2018’e şööle bir bakış

2018

Adettendir, yeni yıl gelirken eski yılın muhasebesi yapılmazsa olmaz… O halde benden de gelsin: 2018’te en sevdiğim filmler, en sevdiğim diziler, en sevdiğim müzikler ve en sevdiğim kitaplar hangileri olmuş acaba? Buyrunuz top 5 listeme:

Filmler:

Bu sene pek fazla film seyredemedim; toplasan 20’yi bulmaz… O yüzden ilk 5’im çok da içime sinmedi ama yine de şöyle:

  1. Coco: Meksika’nın ünlü ölüler günü temalı bu minnoş animasyon ailenin önemi ve hayallerinin peşinden gitmek temalarını başarıyla birleştirip kalbimize dokunuyor 🙂
  2. Searching: Tempoyu hiç düşürmeyen bir dedektiflik hikâyesi. Şu yazıda detaylıca anlatmıştım.
  3. The Lobster: Yunan yönetmen Yorgo Lanthimos’un kafası bir değişik çalışıyor… Aslında bu senenin filmi The Favourite’ti, ama onu hâlâ izleyemedim maalesef :/ Eski filmlerinden olan The Lobster ise sevgilisi/eşi olmayan insanların bir hayvana dönüştürüldüğü acayip bir dünyayı anlatıyor. Çok ilginç ve izlemesi keyifli bir filmdi. Biraz Wes Anderson filmlerini andırıyordu, ama daha karanlık olanıydı sanki 😉
  4. Perfetti Sconosciuti: Bir grup arkadaş bir akşam otururlarken bir oyun oynamaya karar verirler: Telefonlarına gelen bütün mesajları, aramaları o ortamdaki herkese gösterecek/duyuracaklardır. Tabii hepsinin bir sürü kirli çamaşırı saçılır ortalığa ve ev birbirine girer 🙂 Modern dünyada her birimizin ne çok sırrı olduğuna dair bu film o kadar beğenilmiş ki her ülkede bir remake’i çevrilmiş, bizdekinin ismi Cebimdeki Yabancı. Onu izlemedim ama orijinal film bayaa iyiydi 😉
  5. To All the Boys I’ve Loved Before: Netflix chick flick’lerinden en sevdiğim bu oldu. Noah Centineo sevimlisi ve Koreli başrol kızımızın da etkisi olabilir 😀

Diziler:

Filmlerin aksine bereketli bir dizi sezonu geçirdim 🙂 Hatta o kadar ki, top 5’imi seçerken epey zorlandım. Buyrunuz:

  1. Dark: Alman yapımı bu zaman yolculuğu konulu dizi beyin yakıyor ama nasıl güzel yakıyor 🙂 Ba-yıl-dım! İkinci sezonu iple çekiyorum.
  2. Anne with an E: Bu minnoş dizimizi şurada anlatmıştım.
  3. Mindhunter: Seri katillik müessesesinin ilk kez tanımlandığı günleri anlatan bu dizi kimi izleyicilerce durağan bulunmuş. Ben çok sevdim. Psikoloji ve polisiye sevenlere hitap edecektir.
  4. Miss Fisher’s Murder Mysteries: Bu diziye bir yazı yazmak boynumun borcu olsun! 1920’ler Avustralya’sında geçen dizide Miss Fisher deli dolu, çok zeki ve çok tatlı bir kadın dedektif. Onun ve olgun, kibar komiser Jack Robinson’la sık sık yolunun kesişmesine sebep olan cinayet hikâyelerini izlemek büyük keyifti. Beni bu diziyle tanıştıran sevgili dünürcüm Senem’ime öpücüklerimi yolluyorum 😉
  5. The Haunting of Hill House/Şahsiyet: Ay valla hangisini seçsem bilemedim, ikisini de çok sevdim 🙂 Korku/dram türlerini başarıyla birleştiren Haunting ve Onur Saylak’ın yönetip Haluk Bilginer’in döktürdüğü alzheimer’lı seri katil hikayesi Şahsiyet, yine gönlümü fethedenlerden…

Müzikler:

Aşağıdaki listedeki bütün şarkılar 2018 yılına ait değil. Ama ben bu yıl keşfettiğim için benim 2018 top 5’imdeler 🙂

  1. City Lights Cry (Armistace): Çok minnoş ve insanın içine yaşama sevinci veren bir müzik değil mi? Sözler pek değil ama olsun 😉 Tıktık
  2. Lullaby Love (Roo Panes): Yine soft, tatlı bir musiki 😀 Roo’nun kürek çekerken şarkı söyleyebilmesi ise takdire şayan 😀 😀
  3. Lost on You (LP): UTC sağolsun bu şarkıyı herkes biliyor 🙂 Popüler şeylere alerjimiz olsa da güzel bence 😉
  4. Mariners Apartment Complex (Lana del Rey): Lana’yı çok sevdiğimi söyleyemem ama bu şarkısına doyamadım.
  5. Derya (İncesaz): Bu şarkıda ise eski mahalle havası, böyle bir Süper Baba tadı yok mu Allahaşkına söyleyin 🙂

Kitaplar:

60-65 kitap okudum bu yıl. Her birini de @hikarusbooks instagram hesabımda itinayla kritik ettim 🙂 Detaylar için lütfen oraya bakınız efenim 😉 Ama top 5’im şöyle:

  1. According to Garp – John Irving
  2. Dürtme – Richard Thaler
  3. İza’nın Şarkısı – Margo Szabo
  4. Monogram Cinayetleri – Sophie Hannah
  5. İskoçya Sokağı 44 Numara – Alexander McCall Smith

Herkese keyifli seneler ^^

happy-new-year-2019-background-vector-illustration.jpg

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı kitap, Müzik, sinema, Yabancı Dizi içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to 2018’e şööle bir bakış

  1. crescentefiori dedi ki:

    hikaruivy merhaba ben eskiden oppasız hayat boş diye bir blog takip ediyordum. ama sonra o blog kapanmış. çok aradım ama bulamadım. ben o blog sahibi ablayı çok seviyordum. acaba bir instagram hesabı var mıdır yada blogunu geri açmışmıdır diye google da aradım ama bulamadım. sonra senin bloğun geldi aklıma çünkü onun bloğunda seninle konuştuğunu birbirinize mim attığınızı falan hatırladım. acaba ondan haberin var mı?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s