Sadeleşmek üzerine…

benefits-of-minimalism

Ne kadar huzur verici görünüyor değil mi… Ama siz bir de bu resmin tam tersi olan bizim evi görün! 😀

Oldum olası sadeliği severim… Hayatımın hiçbir döneminde aşırı makyaj yapmadım, abartılı giysiler giymedim. Çok fazla aksesuarım, ayakkabım ya da çantam olmadı. Yine de gardrobum nedenini anlamadığım bir biçimde hep doludur 🙂 Sık sık Sevgi Evi‘ne ya da sokaktaki geri dönüşüm konteynerlerine giysi bağışlasam da o doluluğu bir türlü gideremiyorum…

Ama gardroptan giysi ayırıp ihtiyacı olan başkalarına göndermek insanı fena rahatlatıyor. Cidden. Aynı şey kitaplar için de geçerli. Evdeki kitaplığın rafları dolup ikinci sıraları oluşturmaya başlayınca bir daha okumayacağım/kızıma ileride okutmayacağım kitapları göndermek iyi bir fikir gibi görünmeye başladı. İnternette ikinci el kitap satıp kedi-köpeklere mamalar alan hesaplar var, ben genellikle kitaplarımı oraya yolluyorum. Arada bir sahafa gidip değiş-tokuş yapmak da aklımdan geçmiyor değil, ama bir şekilde bunu hiç başaramadım. Bu planın başarılı olması için Kadıköy’e inip değiştireceğim kitapları çantaya atmayı unutmamam lâzım 🙂

Kozmetik konusunda daha başarılıyım sanırım; makyaj yapmadığım için fondötenmiş, kapatıcıymış, hiç doğru dürüst malzemem yoktur… Rujlarımı bile bitirme sorunu yaşıyorum, çekmecede on yıllık rujlar falan var 🙂 Güneş kremim ve el-vücut kremlerim boldur yalnız; dermatolog sister sağolsun beni kremsiz bırakmaz. Bir de işte temizleyici bir şeyler, tonik-monik, BB krem, yetip de artıyor.

Bu arada çok eşyanın cidden ruhumu yorduğunu fark ettim. Sadelik, minimalizm, az eşya sahibi olmak, bunlar güzel şeyler 🙂 Bu süreçte minimalist günlük‘le tanıştım, çok tatlı bir blog. İçindeki önerilerin çoğunu gerçekleştiremesem de (mesela kapsül gardrop sahibi olduğumu hayal bile edemiyorum!) sırf okumak bile huzur veriyor. Ancak şu da var ki, küçük çocuğunuz varsa minimalizm hayal gibi bir şey. Onun odası o kadar çok incik boncuk, ufak tefek oyuncaklar, tokalar, giysiler vs. ile dolu oluyor ki bu kadar eşya evin geri kalanına da taşıyor! Biz aylardır salonun ortasında bir sepet dolusu oyuncakla, bir Barbie eviyle ve Minişlerimizle birlikte yaşıyoruz! 😀 Çocuğa oyuncak almamak mümkün değil; maalesef kapitalizm bu konuda hücrelerimize kadar işlemiş. Zaten biz almasak da hediye geliyor; anneanneler babaanneler sağolsun, her gelişlerinde elleri kolları giysi ve oyuncaklarla dolu geliyorlar… Eski oyuncakları ve giysileri sık sık bağışlasak da bazılarına kıyamıyor insan 🙂 Yani kızımdan çok ben kıyamıyorum mesela, “aa” diyorum “bunu dayım Japonya’dan getimişti; a bunu rahmetli anneanne hediye etmişti, aaa bebek kuzu bu oyuncağını bir yaşındayken çok severdi…” Evet sanırım anafikri anladınız 😀

home

Televizyon ünitesinin alt rafı… Minimalizm falan hak getire 😀 Designed by @bebekkuzu 😀

Neyse… Ruhum sadeliği özlese de sanırım bir süre daha minimalizm yalnızca uzaktan bakıp iç geçirdiğim bir felsefe olarak kalacak 😀 Yine de geçtiğimiz yıl giysi ve kitap alışverişimi biraz sınırlamayı başardım sanırım. Eh, bu da bir şeydir 😉 Darısı diğer alışveriş kalemlerinin başına 😉

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

10 Responses to Sadeleşmek üzerine…

  1. mydestiny dedi ki:

    Ah tam benlik konu! Minimalist yaşamı ben de pek seviyor ve uygulamaya çalışıyorum. Yaz – kış dolabımda gerçekten çok az giysi vardır. Dolabımı açtığımda karşılaştığım sadelik beni mest ediyor. Kardeşim dolabı ve çekmeceleri ise taşıyor resmen, es kaza dolabını açtığımda beynim yoruluyor. Eşya konusunda da az eşya çok huzur mantığındayım ama komün yaşamda ne mümkün 🙂

    Bebekli evde de minimalist yaşamı bence uzun süre unut! Bizim sıpa 8 aylık oldu, bize geldiklerinde bile oda oyuncakla, yastıkla doluyor bir anda 🙂 Ama kıyamıyoruz, yeğen sahibi olmak bunu gerektiriyor 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      valla müthişsin mydestiny’cim 🙂 ben de az giysi sahibi olmaya hep özenip asla gerçekleştiremeyenlerdenim 😀 😀
      bazen internette böyle montessori evlerine falan denk geliyorum da, birkaç oyuncak, birkaç giysi falan, inanamıyorum 🙂 bizim kız o kadar az oyuncağı olsa sıkıldım da sıkıldım diye başımızın etini yer 😀 belki küçükten alıştırmak lazımdı, ya da belki karakter meselesi; anası gibi maymun iştahlı olduğu için bizimkini tek bir oyunla/oyuncakla oyalamak mümkün olamıyor…

  2. lafea dedi ki:

    Senin kitapların güzeldir ilginçtir. Kütüphanelere bağışlayabilirsin. Bebek ve küçük çocuk olunca minimalizm zor. Çok güçlü olmak gerek 🙂 Yeğen sahibi biri olarak ben deli gibi oyuncak ve giysi alma hevesindeyim. Küçük de olsa her hafta bir şey alıyoruz.

    • hikaruivy dedi ki:

      çok ilginç olmayanlar da var ne yazık ki; bazen internetteki yorumlara kansam da fos çıkan kitaplar alabiliyorum 😀 valla bebekle minimalizm işi cidden zor; sen almasan eş dost alıyor, yine ev curcunaya dönüyor 😀 😀

  3. bunusevdim dedi ki:

    Benim de bayadır düşündüğüm bir konu. Özellikle iki kez taşınınca, boşa taşıyıp durduğum hatta taşındıktan sonra dönüp de açmaya bile erindiğim kutuları, giysileri gördükçe, demek ki oluyormuş dedim. Ama iş uygulamaya gelince o kıyafetleri veremiyorum nedense…

  4. Pelin dedi ki:

    Merhaba, benden bahsettiğinizi şimdi fark ettim, teşekkürler 🙂 Bu arada ben de shoju anime izlemeye bayılırım 🙂
    Benim çocuğum yok ama okuduğum yabancı bloglarda çocuklarıyla azaltma yapanlar var, 3-4 yaşından itibaren güzel tepkiler veriyorlar, çünkü eskiyi bıraktıkları zaman yeni şeyler konusunda daha da heyecan duyuyorlar. Ama gurme oyuncak dediğim, her yerde bulunamayan, enteresan parçalardan ben ve eşim de hala saklıyoruz çocukluğumuzdan beri.
    İlla da az olmasına gerek yok, sahip olduğumuz her şeyin bir anlamı olsun ve bunu çocuklara da öğretelim yeter 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      harika 🙂 shojou anime seven birisi daha! 😀
      kesinlikle katılıyorum, marie kondo’nun “spark joy” dediği, sahip olduğumuz eşyalardan mutlu olmak ve onları takdir edebilme yeteneği kazanmak en başta geliyor… yorumunuz için çok teşekkürler, sevgilerimle…

  5. Ebru dedi ki:

    Merhaba 🙋 Sade yaşam konusunda yazınızda verdiğiniz faydalı bilgiler için teşekkür ederim. 💚 Yaklaşık 2 senedir, sade yaşamı ben de hayatıma uygulamaya ve oluşturduğum bu sade düzeni korumaya çalışıyorum. ‘’Sadeliğin Yasaları’’ kitabıyla ilgili yazmış olduğum blog yazıma https://www.tarz2.com/sadeligin-yasalari linkinden ulaşabilirsiniz. 👐 Yazılarınızın devamının gelmesi dileklerimle, keyifli okumalar dilerim. 😊

    instagram.com/tarz2com
    twitter.com/tarz2com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s