While you were sleeping – rüyalarda buluşuruz

Yaklaşık bir yıllık bir aradan sonra yeniden Kore dizisi izlemeye başladım. Tuhaf şey, son üç-dört yıldır izlediğim nerdeyse tüm diziler, Lee Jong Suk’un dizileri: En son geçen yıl W’yu izlemiştim. Ondan önce Pinokyo’yu. School 2013’ü. I Hear Your Voice, izlediğim ilk dizisiydi (Secret Garden’ı saymıyorum). İşin komiği Lee Jong Suk’u pek sevmem bile: Aşırı ince yapılmış estetikli burnu dikkatimi dağıtıyor, güzel dudakları bile durumu kurtaramıyor. Ama demek ki rol alacağı dizileri çok iyi seçiyor kerata; hangi dizisini izlesem bayılıyorum. Bu defa ekran karşısına Suzy ile geçmiş. Suzy’yi severim aslında, ama rol yapma yeteneğinin bir balkabağından hallice olduğunu da görmezden gelemeyiz. Bu dizide de zaman zaman (özellikle romantik sahnelerde) kötü oyunculuğuyla beni ortamdan koparmakla birlikte asi ve çılgın kız tiplemesini fena oynamamış, gerçek hayatta da böyle bir tip demek ki… Neyse, Jong Suk’un burnu ve Suzy’nin oyunculuğu hariç oldukça beğendiğim bir dizi oldu While You Were Sleeping. Konu, rüyalarında insanların başına gelecek olan kötü olayları gören bir genç kız (Suzy) ve onun karşı komşusu genç savcı çocuk (Jong Suk) arasında gelişen romantik bir aşk hikâyesi. Bu iki genç güçlerini birleştiriyor ve kendilerini kötülükleri önlemeye adıyorlar (haha!). Esas kızımızın restoran işleten annesi, esas oğlanın liseli erkek kardeşi, aşk hikayesinin üçüncü tekeri yakışıklı polis Woo Tak (Jung Hae In), kötü adam avukat Yoo Bum (Lee Sang Yeob), ve savcı ofisindeki birbirinden renkli karakterler de dizideki diğer elemanlar. Esas oğlanımızın savcı olmasından dolayı bol bol adli vaka öyküleri izliyoruz ve ünlü oyuncular (mesela genç yıldız Kim So Hyun, ki onu Moon & Sun’daki minnak halinden beri pek severim) diziye birkaç bölümlüğüne konuk oluyorlar. Dizinin sevdiğim yönlerini şöyle sıralayayım sizlere:

  • Daha ilk bölümden, esas kız büyük bir trajedinin pençesine düşüp klasik “en dibe vuran aşırı masum ve mazlum kız” klişesini hayata geçirecekler gibi başladılar. Ancak olaylar birden yön değiştirdi ve dizi adeta bir komedi dizisine evrildi! İşte bu bana gerçek bir sürpriz oldu; hiç beklemiyordum. Diziye kendisini bu klişeden kurtardığı için tebriklerimi sunmayı bir borç bilirim!
  • Hikâyede güzel ayrıntılar var: Örneğin esas kızımız savcı oğlanımıza işten atılmaktan korkmadan başsavcıya kafa tutabilmesi için o haftanın loto sayılarını söyler. Ama oğlan işe girişip araştırmalarına başlayınca “aslında o sayılar yalandı, sen yalnızca işini yapmak için gerçeği araştırmalısın,” diye bir dönüş yapar ve gazı verir. Savcı oğlan başta bozulur; ama sonra gerçekten de kendini işine kaptırır. O büyük bir hevesle soruşturmalarına gömülmüşken biz arka planda görünen TV’de esas kızın verdiği sayıların gerçekten de loto çekilişindeki sayılar olduğunu görür ve koparız 🙂
  • Esas kızın muhabir oluşu: İşsiz güçsüz, ya da fakirliğinden dolayı on yedi amele işte birden çalışan esas kızlardan fenalık gelmişti…
  • Dizi hikayelerinin 3-4 bölümlük olması: Dizinin alt metninde devam eden bir büyük resim elbette var (Kore dizilerinde son bölümlerde açığa çıkacak olan bir sır mutlaka vardır…), ancak birkaç bölümlük birbirinden ilginç cinai vakalar da dizinin temposunu düşürmeden merakla izlenmesini sağlıyor. Ayrıca bu hikâyelerde aile içi şiddet, hayvanlara eziyet gibi ülkemiz için de gayet geçerli olan konulara değiniliyor. Keşke şu dizinin haklarını satın alıp adam gibi uyarlasalar…
  • Dizide felsefi ikilemler de var. Örneğin bir vakada savcı şüphelinin suçsuz olduğunu kanıtlıyor. Ancak kamuoyu tepkisi o kadar fazla ki, diğer savcılar ona yine de dava açmasını salık verip hakimin adamı zaten serbest bırakacağını, böylece tepkiyi kendi üzerinden savuşturup hakime yönlendireceğini söylüyorlar. Buradaki doğru olanı yapma/kendini töhmet altından kurtarma ikilemi ve karakterin bu konudaki kararı çok şahane. Bu gibi felsefi ikilemlere odaklanan hikayeleri çok seviyorum. Bir de bizim dizilere bakın; varsa yoksa entrika, yalan dolan, iftira…
  • Dizideki komediyi de seviyorum. Zaten ben genel olarsak Kore dizilerinin mizah anlayışını seviyorum sanırım; bu mizah kimilerine pek hitap etmese de bana komik geliyor: Mesela kızın bir yorumu üzerine esas oğlanın savcılık ofisindeki herkesi kilise korosunda şarkı söyleyen tipler olarak hayal etmesi; ya da öfkeli kalabalığın esas oğlan savcıyı tanımayıp diğer savcıyı o zannederek dövmeleri (üstelik bu iki kez oluyor ve ikincisi daha komik :D); ya da hastane odasında narkozdan uyanan esas oğlanın esas kız diye başsavcının yanağını okşaması falan 🙂 Bizim Kuzu bey bunları izleyince “ne banal…” diye burun kıvırıyor ama ben seviyorum ya, komik işte banane 😛

Dizi bölümleri yarım saat sürüyor, toplamda 32 bölüm olacakmış. Yani bildiğin eskinin 16 bölümlük dizisi, ama maalesef eskisi gibi haftada 2 saatlik bölüm yerine 1 saatlik bölüm oynuyor. (Bunun sebebi ise, Çin’in Kore’yi boykot etmesinden dolayı artık dizilerini Çin pazarına satamamaları, ve bu şekilde bölüm sayısını artırarak daha fazla reklam geliri elde etmek istemeleriymiş. Bak sen şu siyasete, nelere mal oluyor!) Şu an en son 20. bölüm oynadı. Umarım son bölüm de gelene kadar hevesimi kaybetmem ve diziyi tamamlayabilirim (çünkü genellikle son 1-2 bölüm kala dizileri bırakıyorum ben, asjdjakskjdaksdlk), ama neyse ki şu ana kadar sıkıldığım hiç olmadı. Umut hep var 🙂

Netice itibariyle güzel dizi. İzleyin millet 😉

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı Kdrama içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

6 Responses to While you were sleeping – rüyalarda buluşuruz

  1. Alielle dedi ki:

    Ya geçen gün bloğuna girip eski komik yazılarını okuyup epey eğlenmiştim. Keşke yeni yazı yazsa dedim yazmışsın hemen okudum tabi 😀 Çok çok farklı bir dizi değil ama güzel. Lee Jong Suk’un estetiğine ben de takıntılıyım. Ama ekranda kendini izletme konusunda çok başarılı bence. Suzy’nin oyunculuğu kötü cidden. Bir de Lee Jong Suk’u hep çok havalı görmek yerine bu dizide etraftakilerin ezik gördüğü sakar bir tip olarak görmek hoşuma gitti :))

    • hikaruivy dedi ki:

      yorumun için çok teşekkürler alielle’ciğim ^^ jong suk’un kendini izletme konusunda başarılı olduğuna katılıyorum; hiç fena oynamıyor 😉 ayrıca ezik ve komik bir karakter olmasına ben de sevindim; aşırı pohpohlandığı karakterleri izlemekten gına gelmişti! 😀

  2. Sumeyra dedi ki:

    Yukaridaki konudan bagimsiz bi yorum olacak ama sizinle paylasmak istedigim bir sey var buraya yazayim dedim. Sizi kore bagimliligimin zirvelerindeyken yaklasik 3-4 yil once kesfetmistim. O zaman butun blogunuzu ve hikayelerinizi okumustum. Sonra da ara ara yine sizi takip ediyordum ama sosyal medyada aktif olmayi degil takipci konumunda kalmayi tercih ettigim icin pek yorum yazmiyorum. Neyse sadede gelirsek; ingilizce roman okumayi tercih ediyor musunuz bilmiyorum ama gecenlerde bir e-kutuphanede bir yazar ve bir serisini kesfettim tamamen sans eseri. Hatta serinin ortasindan basladim ama bi bastan bi sondan derken hepsini okudum ve okurken aklima siz geldiniz. sizinle bi sekilde paylasmak istedim. Yazar penny reid serinin adi knitting in the city. Contemporary comedy-romance tarzi okuyor musunuz bilmiyorum ama sizle paylasmasam icimde kalacakti. Zeki ve basarili kariyer sahibi kadinlar iceriyor neyse ben cok iyi anlatamayacagim sanirim. Vaktiniz oldugunda bi goz atarsaniz sevinirim. 🙃🧐

    • hikaruivy dedi ki:

      Çok teşekkür ederim öneri için sevgili sümeyra. ingilizce roman okumayı severim, ancak artık türkiye’de pek fazla bulamıyorum. internetten okumayı sevmiyorum, kitap dediğin kağıda basılmış olacak 😀 ama penny reid’i burada da bulmaya çalışacağım. çok teşekkürler, sevgiler ^^

  3. Bende izledim diziyi sende çok güzel özetlemiş ve yorumlamışsın 🙂
    Bende başladım blog işlerine blog dünyasında bende varım diyebilmek için desteklerinizi bekliyorum 🙂
    https://ruhsa.blogspot.com.tr/

    • hikaruivy dedi ki:

      hoşgeldin ruhsa! biz blog dünyasını ne yazık ki pek öksüz bıraktık, ama fırsat buldukça uğrar, el emeği göz nuru yazılarını okurum. sevgiler ^^

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s