Cesur ve Güzel – ilk bakış

cvg2

Kıvanç Tatlıtuğ ile Tuba Büyüküstün’ü bir araya getiren Cesur ve Güzel dizisi başladı. Entrikalı diziler benim kalemim değil; o yüzden izleyeceğimi sanmıyorum. Ama ilk bölüm içerdiği klişeler yüzünden beni o kadar eğlendirdi ki, dayanamadım, bir yandan izledim, bir yandan da recap’ini yazdım. Gerçi bir Heirs performansı beklemeyin, o dizi o kadar absürttü ki, ev yapımı tarhanadan boğulan bir gencin dramı bile vardı; bizim dizi ise (karakterlerin iki lafından biri “Korludağ” olup insanın kusacak hale gelmesine rağmen) bir miktar daha gerçekçi kalıyor 🙂 Hazırsanız recap’e başlıyoruz:

İlk sahne: Ülkemizin medar-ı iftiharı, yerli Thor’umuz Kıvanç, adeta Wisconsin ormanlarında ilerleyen bir kovboy edasıyla cipiyle salınırken (manzaralar bayaa hoştu burda) önünü deli atıyla gezintiye çıkmış olan güzeller güzeli, kısa saçın da uzunu kadar yakıştığı nadir kadınlardan olan Tuba bacımız keser. Kıvanç bir an şaşırsa da bir terslik olduğunu anlar, hemen at ve binicisini takibe başlar. At çıldırmış gibi tabi ki de uçuruma doğru gitmektedir. Kahraman Kıvanç önce ciple atın yönünü çevirir (atı rahat bıraksanız o zaten döneceğidi??), sonra bakar başka çaresi yok, her kahramanın yaptığını yapar: cipten ata atlar ve kızla birlikte yere yuvarlanır. Yere düştüklerinde ay bir kıvılcımlar, ay bir hormonlar falan fışkırır, birbirlerinden hemencecik etkilenmişlerdir. Bu arada onları bir ağaç ardından elinde dürbünle izleyen pörtlek gözlü hain yenge “tüh bee!” diye dizini dövmektedir (sen hangi ara atın uçuruma doğru koşacağını anladın da en iyi gözlem yerine konuşlandın be abla??)

Kıvanç'ın "meme mi o?" bakışı

Kıvanç’ın “meme mi o?” bakışı

Piremses Tuba hemen kendini toparlamıştır, kırık yok galiba dediği halde arkadan yetişen adamlarının arabasına kendini Kıvanç’ın kucağında (öhöm) taşıtmayı ihmal etmez. Adamlarına “beni bu bey kurtardı” deyince Kıvanç’ın “cesur” demesi üzerine “evet beni bu cesur bey kurtardı” diye düzeltir, ashdaskjjdkaksdlak aferin Tubacım çok iyi düşünmüşsün, çünkü Kıvanç o lafı: “yalnız çok rica edeceğim ne kadar cesur olduğumu belirtmeden geçmeyin” anlamında söylüyodu. IQ’n 70 civarında geziyorsa Kıvanç “Cesur benim adım oluyo yalnız, ashfajsjsakj” diye düzeltince bozulmayacaksın o zaman. Ama tripli bir zengin kızı olduğu için tabii ki bozulur bizim kız, Kıvanç’a tepeden tepeden konuşmaya başlar “birazdan arabanı aldırır, bütün masrafı karşılarım” filan der. Anadolu çocuğu, gurur abidesi Kıvanç böyle triplere gelir mi hiç? Burnundan kıl aldırmaz; hatta atın adını (Nazlı) öğrenince kızla dalga filan geçer. Tuba da alınarak “atımla bizim aramızda çok özel bir bağ var tımam mı” der (hö?) Neyse bu arada kız çiftliğe gel de önüne bir tas çorba koysunlar, Korludağ çiftliği şuracıkta deyince Kıvanç birden duraklar: “Sen de Korludağ mısın yoksa?” Hee, ben Korludağgillerden Erciyes, pardon Süphan mıydı neydi, memnun oldum der bizim Tuba, Tahsin Korludağ’ın kızıyım. Bunu duyan Kıvanç tabi ki de arkasını dönüp gider, binsininbıbındınnifritidiyırım der lisan-ı hal ile. Bizim Tuba da çiftliğine geri döner. Ulan atı orda unuttun ya? Hani aranızda özel bir bağ vardı, nankör kadın. Neyse ki atlara fısıldayan adamımız Kıvanç Nazlı’yı bulur, hatta eyerinin altından bir de dikenli tel çıkarır. Dırınınınnnn, dakka bir gol bir, birileri (tabi ki hain yenge) Tuba’yı öldürmek istemektedir.

Çiftlikte ise pörtlek gözlü hain yenge çoktan geri dönmüş, konum almıştır; görümcesini hiçbişeyden haberi yokmuş gibi ah-vahlarla karşılar. Aynı anda Korludağ marka (!) uçaktan inen Tahsin Korludağ’ı görürüz. Çatık kaşları dışında bir numarası olmayan bu amcayı kel ve salak oğlu karşılar. Çatık kaşlı amcanın tabi ki de tek derdi bir torun sahibi olmaktır (yaşlı zenginlerin tek derdi bu değil midir zaten…), keloğlanı kendisine bir torun bile veremediği için azarlar.

Bu arada Tuba tabi ki de Kıvanç’ı aklından çıkaramamaktadır; ayağını buzlu kovaya daldırmış bornozla otururken Kıvanç’la niçin öbüşemediğine hayıflanır. Hizmetçinin kızı onu daha da fiştekler, kılkuyruk nişanlın nireeee, bu ateş parçası nire diye kızın iyice aklını karıştırır. Bu arada kılkuyruk nişanlı da kızın babasıyla fabrikada buluşmuş, kabak çekirdeği yağı üretmek gibi kıytırık bir muhabbet tutturup adamın tepesini attırmıştır. Kel salak abi babanın gözüne girmek için tepedeki çöplük gibi araziyi sattığını bir heves babaya yetiştirir, ama manyak baba birden 180 derece dönmüştür, ben oraya otel yapacaktım iyi halt ettin diye zaten salak olan oğlanı iyice mala çevirir… Ay ben üzülürüm buna. Salak oğlan Kılkuyruk’la birlikte gider Kıvanç’ı bulur, araziyi geri almaya çalışırlar ama Kıvanç tabi ki de bu ikiliye kıçıyla güler. Kıvanç: “ooo, bugün de iyi Korludağ yaptı be…” diye çok eğlenmiştir. Bitakım intikam planları varmış meğer, zamanında Tahsin Korluçatıkkaş bu Kıvanç’ın babasına bişeyler yapmış, oğlan da intikamını almak için dönmüştür. Hoşgeldin 2016 model çakma Asi.

Çiftliğe geldiklerinde Nazlı’nın delirdiğini öğrenen Tahsin amca “benim topraklarımda bana ihanet eden it de olsa at da olsa adam da olsa cezasını keserimmm!” diye esip gürlerken Tuba hatrım için elleşme atıma filan deyip atın hayatını kurtarır (iyi bari). Hain yenge ise B planına geçer, salak oğlana hamileyim galiba, ayhh her şeyin varisi biz olucaz, babanın bir numarası olucaz, kıymetlimisss olucaz diye gazı verdikçe verir (yazıq).

(Bu arayı biraz kaçırdım, galiba Kıvanç yapı market alışverişini, çarşı-pazar alışverişini, tuvaletini filan yaptı, yerli dizi yersiz uzun ashdasd) Tuba gece gece arabasına atlar, Kıvanç’ı görmeye gider. Kıvanç’tan önce atı Nazlı’yı bulur, ah yavrucum yaralanmışsın falan der (jeton köşeli, düşmüyo). Sonra elinde bir fener (nerden buldun la bunu?) adamın evine girer. İki valiz, bir yer yatağı görünce duygusallaşır falan, dışarıdan araba sesi duyunca da dışarı çıkıp “kimse yok muu?” diye rol kesmeye başlar. Kıvanç “ben var, yen mi?” deyince de hemen atım yaralanmış naptın ona falan diye hesap sormaya kalkar (salak yemin ederim gerizekalı bu çocuk…) Kıvanç da kafa bulur bunla, hee ben yaraladım atını diye. Bizim kız gene trip atıp arkasını dönüp giderken de “niye bu kadar agresifsin, Tahsin Karlısıradağlar’ın kanını taşıdığın için mi, yoksa ilk görüşte bana aşık mı oldun qüsel qıss” der. Tabii ki de Tuba hemen tokatı çakmak üzere elini kaldırır, ama Kıvançdıtatlıtuğ’a vurmak öyle kolay mı? Bizimki kızın elini yakalayıp birbirimize iyi davranalım, komşuyuz yüz yüze bakıyoz, komşulara karşı çok ayıboldu der.

Kıvanç Tuba'ya "savaşma seviş" tavsiyesi verirken

Kıvanç Tuba’ya “savaşma seviş” tavsiyesi verirken

Sonra aralarında öyle salak bir diyalog geçer ki hiç anlam veremedim: Kız “Hayatımda senin gibi bir adamla hiç karşılaşmadım.” Oğlan: “Sen gerçek erkek görmemişsin” Höö?? Töbe bismillah, hangimiz o gün tanıştığı bir insanla böyle muhabbetler açıyor, bu dizi insanları da biracayib… Ayrıca Kıvanççım gerçek erkek muhabbeti babaya abiye filan biraz ayıp oldu, hadi Yunan tanrısı görmemişsin desen neyse… Neyse, kız “küstahhhhh!” deyip dönüp gitmeye davranırken bir de merdivene takılıp düşeyazar iyi mi (sakar qıss), Kıvançtatlışey hemen yakalar onu, atın gibi seni de yola getireceğim der (mizojiniye gel, hıyar herif), Tuba da “asıl sen yola geleceksin, sen daha benim babamı tanımıyosun (benim babam senin babanı döverr)” diye lafı yapıştırır. 70 IQ’yla iyi cevap verdin valla, aferin kıs.

Çiftlikte ise Tahsin Çatıkkaşkarlıdağlar Nazlı’dan sorumlu seyisi (İzzet Altınmeşe’nin bensiz versiyonu) bi güzel kovar. Hizmetçi kız “böhüüü biz evleniceğdikk” diye ağlayarak kendi gibi hizmetçi olan babasına “nolur bişi yap” dese de adam “Ağanın pohu üstüne poh olmaz,” diyerek karışmayı reddeder. Bu arada Tuba yatağına yatmış 70’lerin beyaz dizi romanlarından fırlamış gibi Kıvanç’ı düşünmekte, Kıvanç ise araştırmalarına kamp ateşi başında fesybuk resimlerine (ahah google yani, pardon) bakarak devam etmektedir. Ertesi sabah bizim kovulan seyis soluğu Kıvanç’ın yanında alır, Kıvanç da onu “Tuba’yı sen mi öldürmek istedin lan?” diye hesaba çektikten sonra işe alır. Çok mantıklı.

Kılkuyruk nişanlı oğlan anasıyla kahvaltı yapmakta, anası dırdırdır Tahsin Korludağ’a saydırmaktadır. Meğer oğlanın annesini bu Tahsin nikah masasında terk etmemiş mi kııızz? Ay bombelere gel. Bu arada Tuba fabrikada salınmakta, ay aman Tanrım herkescikler tarafından çok sevilmekte, her işi (70 IQ’suna rağmen) müsmükemmel becermektedir. Ayol bu Korludağ’ların da her işte eli kolu var anacım, kabak çekirdeği, otelcilik, yapı market derken bir de cam atölyesi çıktı başımıza.

Kıvanççım herkülcüm arazisine gelen suyu kesen kütükleri on kaplan gücüyle kaldırırken Korludağ amcanın adamı gelir, seni görmek istiyor der, ama Kıvanç onu bir güzel geri çevirir. Olaya şahit olan Kılkuyruk’un anası ellerini ovuşturur: aranan müttefik bulunmuştur.

Korludağ amca ilçe emniyet müdürünü savcıyı mavcıyı Allah ne verdiyse makamında toplamış, Kıvanç’ı oradan atma planları yapmaktadır. Tuba ise yengesiyle hastanede karşılaşır (hastane, süpermarket hatta belediye bile tabii ki gene Korludağ), sonunda eczanede onu yakalar, eczacı kızdan da tüyoyu alır, yengesi hamiledir. Tabi bunların hepsi yengenin hain planlarından başka bir şey değildir. Bu arada Kıvanç da aynı yere gelir (dünya çok küçük), sırf uyuzluğuna gidip tam Tuba’nın arabasının arkasına park eder. Tuba gelip kornaya abanınca da kırmızı gül ve parfümle gelip özür diler, ama kız güle hamle edince “bunlar senin için değil” diye onu iyice bozar. Ahah, tam trol yahu 🙂

Bu arada yengenin olayı da ortaya çıkıyor, başka bir kadının çocuğunu kendilerininmiş gibi yutturacakmış. Aferin çünkü DNA testi daha icat edilmedi, çok iyi düşünmüşsün. Kelsalakoğlanla bu durumu Ortaköy’de bir partide birbirlerine sarılarak kutlarlarken Kıvanç’la sevgilisi/avukatıyla çarpışırlar. Ayol bu dizi evrenleri de çok küçük oluyo gerçekten; İstanbul’un nüfusu 200 filan galiba. Sonraki sahnede maaile şampanya içerek bebek haberini kutlamakta, Tahsin Korludağ “aslan oğlum benim!” diye salakoğlanı övmektedir. Evet çünkü dünyada üreyebilen ilk adam senin oğlundu, ne büyük başarı. Salakoğlan Ortaköy’deki partide Kıvanç’la sevgilisini gördüğünü söylediğinde ise artık feysbuktan adam stalklama sırası Tuba’ya gelmiştir.

Baba Korludağ sonunda satışta usulsüzlük var diyerek çiftliği mühürletmeyi başarmış, haberi alan Kıvanç pis pis gülmüştür. Mühür Kıvanç’a işler mi bee, adam süper kahraman, siz onu hiç tanımamışsınız. Tahsin beyin doğumgünü partisi son hızıyla sürer, Kılkuyruk’un anasıyla birbirlerine laf sokuştururlarken Kıvanç partiyi basar. Bu arazi benim o’lum, bak vermezseniz otel yapmak için zeytinlikleri yağmaladığınızı herkeslere söylerim diyerekten çatıkkaş amcanın planını boşa çıkartır. Tieyyt, karizmaya gel! 😛 Bu arada Kılkuyruk nişanlı başka zaman bulamamış gibi Tuba’yı tam da pasta kesilirken bi köşeye çekmiş, evlilik teklifi etmektedir. Aynı anda da pastadan dansöz çıkar, puhashahsdhhjasd. Kız “salak herif, hay senin zamanlamana…” diyerekten onu reddeder. Kılkuyruk reddedilmeye dayanamaz, çok pis sinirlenip kızın koluna yapışır.

Kıvanç Kılkuyruk'u madara ederkene...

Kıvanç Kılkuyruk’u madara ederkene…

Ama süper kahramanımız Kıvanç tabi ki de hemen yetişip kızı kurtarır, Kılkuyruk’u çok pis madara eder, yerlerde filan sürüklenir zavallım, herkesciklere rezil olur (ay ben Serkan Altunorak’ı severdim ya, bir daha ona nasıl aynı gözle bakıcam bilmiyorum, bu rol karizmasını çok fena çizdi :D) Gecenin sonunda kız Kıvanç’a telefon eder, “lütfen git burdan” filan der, ama Kıvanç alakaya maydonoz “niye erkek arkadaşının evlenme teklifini kabul etmedin?” diye yanıtlar. Kızın IQ’su bi on puan daha yüksek olsa “sanane yaprağım” diyebilecekken maalesef “Hı? Ne?” diye apışıp kalmakla yetinir. Bu sırada çatıkkaşkorludağ Kıvanç’ın evine gelir, karşılıklı şömüne karşısına otururlar. Mafyaamca Kıvanç’a “akıllı ol, sana burayı yar etmem” diye konuşur, Kıvanç gevrek gevrek gülerek dinlerken gururu incinen Kılkuyruk evin etrafına gelmiş, aaa o da ne, bir köşede yanan bir meşale ve yanıcı maddeler (tiner miner) bulmuştur. Bak şu Allah’ın işine sen. Kılkuyruk evi dört bir yanından tutuşturur. Bizim muhabbet halindeki ikili durumu fark ettiklerinde ev çoktan alevler arasında kalmıştır (yuh, insan hiç mi yanık kokusu almaz…) Tuba ve diğerleri hemen yangın var diye koşup yetişirler, bir de bakarlar ki Kıvançdısuperhero babayı battaniyeye sardığı gibi alevlerin içinden çekip çıkarmıştır. cvg7Baba güvenli bir yere alınır ama Kıvanç mal mal yanan evin çatısının altında durmaya devam ettiği için kafaya “çötenk!” diye alevli bir kereste parçasını yer! Ama galiba bu bile süperkahramanımızın planının parçasıdır, çünkü sonraki sahnede onu omzunda bir sargıyla yatakta, çevresini dört bir yandan Karlıdağlar sarmış olaraktan görürüz. (Kaldım dumaniçi dağlarda…) Tahsin baba “sana borçlandık, evin yeniden yapılana kadar bizim misafirimizsin!” diyerek onu evine alır! Bu hatayı en son yapan Adnan bey’di, adamın başına neler geldiğini hepimiz biliyoruz, heheheh 😀 İlk bölüm burada biter.

Dediğim gibi gülmek eğlenmek için bayaa izlenesi bir dizi olabilir aslında, vaktim olsa izlerdim. Ama ben Song JoongKi’nin Nice Guy’ına bile tahammül edememişken sırf Kıvanç ya da Tuba için dizi izleyemem (hele de her hafta böyle 2.5 saatlik bir şeyi, Allah korusun). O yüzden ilk ve tek recap’im olarak burada bırakıyorum. Sevenlerine iyi seyirler, sevgiler saygılar efem.

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı Türk dizisi içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

7 Responses to Cesur ve Güzel – ilk bakış

  1. Alielle dedi ki:

    Aşırı eğlenceli bir yazı olmuş yarılarak okuldum 😀 😀 bravo valla üşenmeden upuzun yazmışsın. Üslubun yine çok eğlenceli ellerine sağlık 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      afiyet olsun şekerim 🙂 valla bi yandan izlerken bi yandan yazdım, vakit kaybı olmadı 😀 sahnelerin gereksiz uzatılması ve arada reklam kuşakları böyle bi işe yarayabiliyormuş 😉

  2. seda dedi ki:

    diziyi izlemedim ama cidden süper olmuş yazı. Adnan Bey göndermesinde sesli güldüm bi de Kıvanç’ın saçlar da uzun ya tam o modda bak :D!

  3. Aşağı yukarı var olan dizilerin yarısından da anlayabileceğimiz gibi adrenalin=beni kurtaran bu adama aşık oldum aman tanrığğm
    Yazın her zamanki gibi eğlenceli olmuş. Hiç yapılmaması gereken bir sey yapıp -şimdi çalışmıyor olsam da- iş yerinde yazıyı okumak gibi bir hataya düştüm. Gülmemek için amansız bir sınav verdim. Olmayan ciddiyetimi kaybetmem an meselesiydi. :’)
    Yalnız iyi sabretmişsin. Yaz vakti bir seviyor sevmiyor izleyeyim bir seyler yazarım dedim ama zor izledim diziyi. Gerçi beş bölüm falan izlemeyi başardım. Son on yılın rekoru bence bu :’)

    • hikaruivy dedi ki:

      seviyor sevmiyor’a ben de bir şans vermiştim, ama kabız senaryosu ve başrollerin uyuzluğu beni hemen soğuttu sağolsun… cesur ve güzel komedi dizisi niyetine izleyince epey komik aslında, ah bi de bu kadar uzun olmasa…

  4. ezops dedi ki:

    İlk bölümün yarısına kadar dayanabilmiş biri olarak kahkaha fışkırtarak okudum. Tuba’nın ayqu’suyla olan imtihanı beni de benden aldı ondan gayrı devam edemedim. Kara geceme şokella gibi bir yazı oldu. Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s