Tiyatro aşkına!

(Keyifli bir şarkı eşliğinde okumanız için, buyursunlar efenim: )

Uzun zamandır yazamıyorum. Yazmayı boşladıkça yazma eylemi daha bir güçleşiyor sanki… Ama bu aralar zaman resmen uçup gidiyor! Tutamıyorum zamanı, hiçbir şeye yetişemiyorum. Ben mi yoruldum (evet), işler mi arttı (bu da evet), dünya mı daha hızlı dönmeye başladı nedir… Neyse, kişisel sorunlarla sizi de yormanın âlemi yok.

Ben buraya tiyatrodan bahsetmeye geldim. Evet, şu bildiğiniz tiyatro, dünyanın en eski sanatlarından biri. Çok güzel iki oyun izledim de, tüm isteksizliğime rağmen yazmazsam ayıp olacak gibi hissediyorum.

parktaguzelbirgun

Birincisi “Parkta Güzel bir Gün”. Moda Sahnesi’nin oyunu, başrolleri (ya da oyunun bütün rollerini demeli) Mert Fırat, Didem Balçın ve Volkan Yosunlu paylaşıyor. Oyun, bir sabah parkta hava almaya çıkan ve birdenbire aralarına sınırı çeken işgüzar bir asker yüzünden kendilerini iki farklı ülkede bulan sevgililerin trajikomik hikâyesini anlatıyor. Hikâye bu kadarcık, ama bir buçuk saat süren oyun sizi hiç sıkmıyor. Bunda oyuncuların performansı büyük etken – özellikle müthiş komedi oynayan Mert Fırat şekerine dikkat çekmek lâzım, bu çocuk dram dizilerinde harcanıyor bence. Oyunun websitesi için: http://www.modasahnesi.com/parkta-guzel-bir-gun

oyun-huysuz_big

Diğer oyunsa “Huysuz”. Engin Alkan’dan bir Moliere güzellemesi. Ben önce Moliere uyarlaması zannettim, ama değilmiş, Engin Alkan (nam-ı diğer -bizim 7 numaradan tanıdığımız ismiyle- Vahit emmi) tarafından yazılan bir oyunmuş. Ve Moliere oyunlarına (benim sayabildiklerim Cimri, Kibarlık Budalası ve Hastalık Hastası oldu) çokça göndermeler olan, onun yazdığı vodviller tadında bir oyun bu. “Moliere’in Huysuz’u diye ünlenen eski bir tiyatrocunun hasta yatağındaki hayalleri” gibi bir konusu olduğu söylenebilir. Ama ne hayaller! Rengârenk kostümler, dekorlar (bir ara adamlar denizde yüzen kayıkları bile canlandırdılar :)), oyuncular tarafından büyük başarıyla icra edilen çok tatlı şarkılar ve muhteşem danslar, üstüne bir de acayip derecede eğlenceli bir hikâye eklenince tadından yenmez bir iş çıkmış ortaya. Kaç kere kahkaha attım sayamadım bile. Seyirciyle interaktif diyaloga geçilen yerlere de bayıldım. Ayrıca TV’den aşina olduğunuz yüzleri sahnede görmek de ayrı bir tat veriyor tabii. Biz bileti groupon’dan satın alıp 30 liraya izleme şansı bulmuştuk, ama 50 lira bile verseniz değer, verdiğiniz her kuruşu sonuna kadar hak eden bir oyun bu. O yüzden fırsatını bulursanız mutlaka gidip görün. Biletix (ki hiç sevmem kendisini, mümkünse şehir fırsatı kuponu bulun siz) sitesi şöyle: http://www.biletix.com/etkinlik-grup/65903891/TURKIYE/tr

Evet, biraz kuru bir yazı oldu ama bu seferlik idare etsin. Aralık ayında sürprizlerle döneceğim, söz 😉

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı tiyatro içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s