Birkaç kitap, biraz şiir…

IMG_1174

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da 
Göğe bakalım

Bence insanların yaz günlerini tembellikle geçirebilme lüksü olmalı. Çok değil, üç-dört hafta bile yeter. Aklında makalelerin, Tübitak’a yazılacak projelerin, okul yönetiminin senden beklediği idari ve eğitimsel işlerin kaygısı olmadan harcanacak birkaç haftacık… Bembeyaz yazlık evlerin çiçekli balkonlarında denizin mavisini izleyerek, şiir kitapları okuyarak geçirdiğin, tembel bir meltemin teninde dolaştığı, kırlangıçların uçuştuğu, şeftalinin en hasının dişlerini kamaştırdığı yaz öğleden sonraları…

Böyle bir ruh halindeyim birkaç gündür. Music Bank bana yaramadı 🙂 Kendimi hayaller âleminden alamıyorum… Hayır, ergen kızların iki katı yaşında olduğum için bu hayaller Donghae ile, Dujun ile ilgili değil 😀 😀 Benim hayallerim, sakin, huzurlu bir pastırma yazına kaçmak üzerine kurulu. Her şeyden uzak, bol bol kitapla, şiirle, sessizlikle geçirilecek saatler. Hiç kimse için üzülmeden, başına bir şey gelecek diye korkmadan, söğüt gölgelerinde, göğe bakarak harcanacak saatler…

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım

IMG_1423

Böyle günlere en çok Sait Faik hikâyeleri yakışır. Sait Faik’in o sıradan insanı, sıradan yaşamları anlatan hikayelerinde tam da özlediğim gibi bir huzur hissiyatı vardır. Ne iyi adamdır, ne çocuk kalplidir bu Sait Faik! “Mahalle Kahvesi” isimli öykü kitabını okurken onun insan sevgisi, doğa sevgisi bir defa daha yüzüme çarptı. Onun da benim gibi hep yol sormak için seçilen adam olması içimi gururla doldurdu 🙂 Nur yüzlü, açık mavi gözlü hallaç amcayı, Kınalıada’da yaşayan genç Rum kızını, Kör Mustafa’nın “kambur” gözünü görmüş, tanımış kadar oldum. İçim mutlulukla, neşeyle, ışıkla doldu. Şu satırları okuyunca insanın gevrek bir kahkaha patlatıp muzip yazarın yanağından bir makas alıveresi geliyor:

Gözleri, kırçıl sakalının içinden simsiyah, canlı bakarlar. Kirpikleri kudretten sürmelidir. Ben ona, Türkiye haritası içinde, doğum yeri olarak Van’ı seçtim. Oralı mıdır, değil midir, beni zerre kadar ilgilendirmez. Balıkesirli ise: “Yanlış beybaba, unutmuşsun. Sen Balıkesirli olamazsın. Sen Vanlısın! (…) Tespihinden belli. Kehribar tespihinin şakırtısından anlıyorum. Neden Balıkesirliyim diyorsun? Vanlısın sen yahu, Vanlısın sen!”

Ya şu satırların güzelliği?

“…Demek benim dünyada dostlarım vardı. Daha yaşayabilirdik. Beyhude yere iftiracılar, namussuzlar, yalancılar birbirinin ekmeğini kapanlar için insanları, yaşamayı hor göremezdik...”

Bir şehirde senelerce oturulur. Bıkılır. Usanılır o şehirden; her yerini gördüm, tanıdım sanılır. Ama daha ne görülmedik insanları, ne görülmedik sokakları, her gün önünden dört beş defa geçtiğimiz halde iyice göremediğimiz binaları vardır.

Velhasıl, böyle günlerde biraz dinlenmeli insan. Geçip giden yazın ardından tevekkül dolu bir huzurla bakmalı. Sait Faik okumalı sonra. Bedri Rahmi de olur. Ama illa ki Turgut Uyar… Bir yanında o, diğerinde Sait Faik: İkisiyle el ele tutuşup göğe bakmalı…

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin, bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım

IMG_1071

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı Genel, kitap içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Birkaç kitap, biraz şiir…

  1. alin dedi ki:

    Öyle güzel yazmışsın ki işi gücü bırakıp kaçasım geldi…

  2. tutunamayangillerden dedi ki:

    kaçıp gitmeli ama nereye.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s