Yaz günleri akıp giderken…

N’aber millet? Hayat nasıl gidiyor? Umuyorum ki sıcaklarla ve oruçla başınız hoştur; yaz günlerini aylak aylak geçirme lüksünüz vardır; ve hayatınızdan memnunsunuzdur… Peki böyle günlere yakışan dizi/film/kitap önerileri duymak ister misiniz? İşte Hikaru’nun seçtikleri (lan, bu son iki cümle fena halde dergi yazısı ağzı oldu 😛 Neyse, bu “üslup kırılması”nı blogdan uzun zaman ayrı kalmış olmama verin :P):

Rizzoli-Isles-rizzoli-and-isles-12616009-1017-1200

Rizzoli & Isles: Başrollerini iki güzel kadının paylaştığı polisiye dizi Rizzoli & Isles benim yeni gözdem. Uzun zamandır haberdar olduğum, ancak birkaç hafta öncesine kadar nedense izlemeyi düşünmediğim bir diziydi (harbi, neden öyleydi?). Ama Tess Gerritsen’ın Çırak kitabını okumamla fikrim değişti ve erkek Fatma dedektifimiz Jane Rizzoli ile “Ölüler Kraliçesi” adli tabibimiz Maura Isles’ı bir de kanlı-canlı izlemek istedim. İzlediğim daha ilk bölümün de okuduğum ilk kitaptan uyarlanmış olması benim için çok hoş bir sürpriz oldu. Fakat baştan söyleyeyim, romanlarla dizinin pek ilgisi yok: İlk romandan sonra dizideki olay örgüsü kitaplardan tamamen bağımsızlaşıyor. Üstelik romanlar katilin psikolojisine odaklanan heyecanlı thriller’lar formatındayken dizi polisiyeden çok Jane ve Maura’nın dostluğuna ve aile/arkadaşlık ilişkilerine önem veriyor sanki… Bu yüzden dizinin tonu kitaplara göre çok daha hafif ve eğlenceli. Hatta cinayetler olmasa nerdeyse “feel good movie” diyeceğim, insana kendini o derece iyi hissettiriyor! 😀 Jane Rizzoli rolüne Angie Harmon ablamız cuk oturmuş; yani ondan başkası bu erkeksi-alaycı (yine de çok güzel, ah ah! :P) dedektif hatunu böyle güzel canlandıramazdı… Dr. Isles rolünde Sasha Alexander ise kitaplardakinden çok farklı bir portre çizmiş; soğuk nevale olmak yerine fazlasıyla sempatik bir hatun bu doktor Isles bence. Hatta bitmek bilmeyen ukalalıkları ve her gördüğü yakışıklıya yazması bile onu itici yapmıyor; her şeyiyle çok sevimli ve muhteşem giyinmeyi bilen stil sahibi bir insan 🙂 İkilinin kanka oluşu da kitaplardakinden farklı bir durum sanırım (seride henüz çok fazla ilerlemiş değilim), ama böyle zıt karakterlerin bir araya gelişi her zaman ilgi çekicidir, dizide de bence böyle olmuş. RIZZOLI-ISLESSon olarak kitaptaki uyuz Rizzoli ailesi yerine dizideki sempatik aile çok yerinde bir seçim olmuş. Bir tek yakışıklı ajan Dean’i dizide pek görememekten şikayet edeceğim; onun dışında diziyle ilgili nerdeyse her şeyi seviyorum diyebilirim. (Ha, bir de yaz dizisi olduğu için her sezon 15 bölümcük yayınlanmasına kıl oluyorum 😥 ) İrlandalı popülasyonu yüksek olan, bir Amerikan şehrinden çok Avrupa kentlerine benzeyen cağğnım Boston’da geçiyor olmasına, Red Sox göndermelerine ve Kelt esintileri taşıyan jenerik müziğine de ayrıca bayılıyorum 🙂 Yaz günlerinde çıtır çerez bir dedektiflik dizisi izlemek isteyenlere Rizzoli & Isles hararetle tavsiyemdir.

loneranger

The Lone Ranger: Karayip Korsanları’nın yönetmeninden şahane bir Western-komedi. Başrolleri hiç yaşlanmayan adam Johnny Depp ve yeni kuşak Amerikan çıtırı Armie Hammer’ın paylaştığı çok eğlenceli, çerezlik bir film. Western’le tanışması 90’lı yıllarda her pazar TRT1’in verdiği eski filmlerle -baba zoruyla- gerçekleşmiş, laf aramızda kovboy filmlerini hiç sevmeyen bir insan olarak çok severek ve eğlenerek izledim. IMDB’de 6.7 gibi bir ortalamayı kesinlikle hak etmediğini düşünüyorum, bence en az 7.5 olmalıydı. Bir kere filmde bir Johnny Depp faktörü var ki, bu manyak adam (bir Jack Sparrow kadar çılgın olmasa da) Tonto karakteriyle harikalar yaratıyor. THE LONE RANGERKendisinin ticaret (!) anlayışı, kafasındaki kara kargası, kutsama amaçlı kuş yemi serpmeleri, beyaz atla konuşmaları bize defalarca kahkaha attırdı 🙂 Filmin Kızılderilileri kötü göstermemesini ayrıca sevdim (hoş, zaten yıl olmuş 2013, bu çağda hâlâ Kızılderililer pis kaka diyen bir film çekilecek olursa biz dünyayı toptan kapatıp gidelim :P) Bu arada film, 50’li yıllarda ABD’de fırtınalar estiren aynı adlı diziden uyarlamaymış. İçine ufak tefek fantastik öğeler de katılmış, uçan (!) at ve etobur tavşanlar gibi. (Sanırım yönetmen kendini Karayip etkisinden pek kurtaramamış :)) Amerikan hukuk adamlarına giydirmesi yönüyle ayrıca sevdim. Kadın erkek çoluk çocuk herkeslere tavsiyemdir 😉

karisikkaset

Karışık Kaset: Siz de benim gibi 90’lar nostaljisine bayılan “erken Y kuşağı” (yani 80-90 doğumlular) içine mi dahilsiniz? O zaman acı-tatlı bir aşk öyküsünü 1990 yılında bir çocuğun ağzından anlatmaya başlayan, ardından 2000 yılına, nihayet 2010’a atlayarak devam eden bu sevimli kitaba bayılacaksınız. İstanbul Acıbadem’de yaşayan Ulaş, ilk kalp çarpıntılarını ve aşk acısını yaşarken 30’luk, 45’lik, 90’lık kasetlerde Sezen Aksu’dan MFÖ’ye o günlerin pop sanatçıları da kendisine eşlik ediyor. (Gerçi şarkı-şarkıcı referansları bence biraz abartılı olmuş. Nerdeyse her sayfada bir, hatta birkaç şarkı(cı)ya gönderme var! Yine de Mevsim Bahar (Nilüfer Örer), Pinhani ve Brenna MacCrimmon’ın isimlerinin zikredilmesi beni mutlu etmedi desem yalan olur 🙂 ) İçinden meybuzların, atarilerin, Didim’e yazlığa gitmelerin, hatta Umut Kurt ve Ezgi Mola’nın (valla :)) geçtiği şirin bir kitap. Çok kolay okunuyor, tam anlamıyla çerezlik. Yaz günlerinde iyi gider 😉 Gerçi arada bir kendini aşıp güzel tespitler, altı çizilesi sözler de söylüyor, mesela şu satırlar gibi:

33 yaşımın 23’ten ve 13’ten daha çok şey bildiği kesin, tesellim bu. Korkum hayatın gözlerinin içine bakıp “işte şimdi anladım” demek için 83 yaşımı beklemek zorunda kalmak. Yaşlanmanın korkutucu yanı ölümün yaklaşması değil, gerçekleştiremediğin hayaller için kurduğun “Canım, nereden baksan daha önümde … yıl var” cümlesindeki boşluğa yazdığın sayının giderek küçülmesi.

Keyifle okuyunuz canlarım ^^

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı kitap, sinema, Yabancı Dizi içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yaz günleri akıp giderken… için 9 cevap

  1. ŞaHiKa dedi ki:

    Rizzoli & Isles’ı ben de severim televizyonda arada denk gelip ‘ mutlaka izlemeliyim’ dediğim dizilerden biri. Ama nedense onun yerine ‘ Being Human ‘ a başladım. Ama Rizzoli & Isles da listeye tekrar ekliyeceğim yazı sayesinde aklıma girdi 🙂
    Kitaptan uyarlandığını bilmiyordum. Adı ‘ Çırak ‘ değil mi ? Alıp okumak isterim ve seri ise devamını da getirmek tabii ki 🙂
    The Lone Ranger ‘ın da tanıtımını görmüştük annemle gidelim demiştik. Takip etmiyordum gelmiş demek. Gideriz artık bir gün.

    • hikaruivy dedi ki:

      Being Human’ı duydum ama hiç izlemedim, güzel mi? Beğendiyseniz listeye onu da alayım, çünkü Mentalist ve Game of Thrones’un son bölümlerindeyim, izleyecek dizim kalmadı 🙂 Dizi Çırak’la başlıyor, ama aslında serinin ilk kitabı Cerrah. Ben okumadım, Çırak’ı okuyunca Cerrah’ta olup bitenleri öğreniyorsunuz zaten. Ama o kitaba da güzel diyorlar, siz bilirsiniz 🙂 The Lone Ranger’a anne-kız gitmek iyi fikir; ben eşimle gittiğim için Johnny Depp ve Armie hammer’a yeterince dikkatle bakamadım, eheh 😀 😀

  2. Alp dedi ki:

    38’inde biri olarak kendimi şanslı hissediyorum çünkü 80 leri de 90 ları da dolu dolu yaşadım 🙂 hey gidi günler heyyy 🙂

  3. hayalmiyim :) dedi ki:

    Ben geldiiiiiim 🙂
    Hem de The Lone Ranger’ı izledim geldim diyebilirim nerdeyse.. İki gün önce izledim gerçekten bayıldım. Zaten filmin içinde Johnny Depp olacak ve ben bayılmadan izleyecem tarih yazmadı tarih 😀
    Rizzoli&Isles izliyordum ben bi ara aslında sonra noldu da bıraktım hiç bilmiyom bak… Başlamam lazım tekrar (bunu daha önce de demiştim ama hala başlamadım 😦 ) Maura’ya bayılıyorum 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      hoşgeldiiin 😀 ben de iade-i ziyarette bulundum az önce, okursun bi ara 😉 lone ranger klasik johnny depp fırtınasıydı yine. adamın armie hammer’ın babası yaşında olduğuna inanasım gelmiyor o_O rizzoli & isles’a yeniden başla canım, çok şahane dizi yav. maura zaten şirinlik abidesi bir ukala 😀 öperim ^^

  4. Hatice dedi ki:

    Hangimiz baba zoruyla kovboy filmi izlemedi ki:) Ve ben de nefret ettim tabii. Çok harika olduğunu düşündüğüm bir yapım olmazsa izlemem sanırım bu filmde çok cezbetmedi :/

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s