Hikaru ergeninin kısa aşk tarihi

Bana ilk defa ilân-ı aşk edildiği zaman lise 1’deydim. Evet, çıkma teklifi değil, ilân-ı aşk. Hoş, daha önce çıkma teklifi de almamıştım; ortaokul yıllarımda önceleri maymun, ardındansa inek formunda gezdiğimi biliyorsunuz (bilmeyenler şu yazıya bakabilir…) Arkadaşlarıma, özellikle güzeller güzeli Şirvan’a liseli çocuklardan teklifler yağarken ben “bağa niye püskevit almıyonuz?? anne bağa niye yok??” diye içimden isyan ederek melül melül bakmakla yetinirdim. Sonra liseye geçtik ve ben Anadolu Lisesi’nden küçük şirin ilimizdeki fen lisesine terfi ettim. Bu noktada şöyle bir açıklama yapmak lâzım: Söylemesi ayıp, fen lisesi sınavında bayaa sağlam bir Türkiye derecesi yapmış, 18. olmuştum. Böylece küçük ilimiz çapında ünlü olmuştum. Neden İzmir ya da Ankara fen lisesi yazmadın Hikaru diyorsanız küçükken tam bir anne kuzusu olduğumu belirtmek isterim: Hatta 12 yaşıma kadar bir (sayıyla 1) gece bile annemle babamdan ayrı yerde kalmadım! Bebeklikten beri arkadaşım olan, çok yakın aile dostlarımızın kızı canciğer kuzu sarması dostum Zeliş gelip bizde kalırdı mesela, ama ben onlarda bir gece bile kalamamıştım: Bunu yapmaya niyetlendiğim her seferinde “galiba bu kez şeytanın bacağını kırıcam! yaşasın!” diyerekten neşe içerisinde Zeliş’lere gider, ama gecenin ilerleyen saatlerinde üzerime bir mahsunluk çökerdi: Yatakların açılma saati gelip çatınca benim de gözpınarlarım dolu dolu olurdu. Ve nihayet gecenin sonunda annemler kendilerine edilen “sizin kız gene ağlıyo…” telefonunun ardından apar topar beni almaya gelirlerdi. Evet böyle de mal bir çocuktum. (Zaten benim çocukluk tarihim çok acayip atraksiyonlarla doludur, alien’lardan mı almışlar nedir, tuhaf çocuğun tekiydim lan ben. Neyse ki ortaokulda epeyce normale döndüm.)

Neyse konudan çok saptım, geri gelelim: Fen liselerini bilenler bilir; ufak okullardır, sevgili adayları konusunda fazla şansınız yoktur: Yeni gelenlerden bir tane kaptın kaptın, yoksa eskilere talim etmek zorunda kalırsın. Özellikle (sayıları az olduğu için) kızlar pek bir değerlidir: Her sene yeni gelen lise 1 kızları, lise 2 erkekleri tarafından şöööyle bir süzülür, notları verilir, ve herkes talip olduğu çıtıra yazılmaya başlar. Ben de okulun ilk günlerinde beni kesen birkaç lise 2 erkeği ile müşerref oldum, hatta “noliyy?? lan, yoksa hayatımda ilk kez biri beni beğendi mi??” diye kalp çarpıntıları bile yaşadım. Ama okulda ünümün yayılması gecikmedi; birileri bu oğlanlara: “oolum o kız Türkiye 18.’siymiş, kaç kaç kaç!” falan dedi heralde, bi baktım aaa, öğretmen derse girmeden önce kendi sınıflarının kapısında durup beni kesen oğlanlardan eser kalmamış! Bu arada bizim sınıfın kızları lise 1 kızları arasında en cevval, en atak olanlarıydılar (halen bizim lise tayfası arasında “ünlü 31 kızları” diye anılırlar – hayır lan, sapıtmayın, bu lakap yurttaki oda numaraları olan 31’den geliyor…) bu yüzden de okulun açılmasından bir ay sonra sınıfımızdaki kızlar arasında sevgilisi olmayan bir ben kalmıştım! 😛 Eh ne yapalım, kısfmet deyip boynumu büktüm her zamanki gibi 😛

Fakat bilmiyordum ki meğer kader bana bambaşka oyunlar hazırlamış, meğersem ben çıkma teklifi safhaları falan geçilip direk evlenilecek kızmışım! 😛 😀 Talibimin kendisi de bizim sınıftaydı, hatta ineğin önde gideniydi (yazılmamış toplum normları madde 238: inek kızlara talip olarak inek erkekler gelir! :D) Hepimiz çocuğun zekâsına hayrandık, kendisi fen lisesi sınavında fazla varlık gösterememiş olsa da Anadolu Lisesi sınavlarında Türkiye derecesi yapmış, kalem kağıt kullanmadan en deli matematik, fizik problemlerini çözebilen cinsten bir insandı. Ama işte aşk bünyeye girince zekâ falan kalmıyor anam babam, bana açılması aynen şu şekilde oldu: Bir gün ders çıkışı okulda kalmış, spor salonunda üst sınıflardan biriyle bizim sınıfın basketbol maçını izliyordum. O sırada bizim inek vatandaş (adına mesela Kaan diyelim) yanıma geldi. O zamana kadar da kendisiyle hiçbir muhabbetim yok ha, belirteyim.

“Şeyy, Hikaru, sana bir şey diyeceğim, benimle biraz dışarı gelir misin?”

Hareketleri son derece şüpheli olduğu halde (kekeleyerek konuşuyor, boncuk boncuk terlemiş garibim…) ben Hikaru safı hiçbir şey çakmadım. (Zaten böyle maybaş bir yanım vardır; gerçi sonraları ilişki terapisti kesildim, iki insan arasındaki elektriğin voltajını ölçebilecek derecede güçlü sezgiler sahibi oldum, tam bir çöpçatan oldum çıktım falan ama ortaokul, hatta lise 1’de safın önde gideniydim: Bir seferinde yolda durdurup bana saati soran, ardından bir süre peşimize takılıp takip eden bir elemanın sapığım olduğunu bir türlü anlamamış (ah yazık, evi bu tarafta heralde…), ancak benden üç yaş küçük kardeşim “abla, bu çocuğun bakışları normal değil, eve gidelim istersen” diye beni çeke çeke eve götürünce durumu çakabilmiştim.) Neyse konuyu dağıtmayayım, ben de saf saf: “Aaa olur tabii..” deyip Kaan’ı takip ettim.

Birlikte okulun girişine çıktık. Tabii dersler bitmiş olduğu için etrafta kimseler yok. Merdivenlerin başında dikildik. Ben merakla ne söyleyecek diye beklerken (yok lan, yalan: Merak ettiğim falan yok, heralde ödev soracak inek diye düşünüyorum) Kaan damdan düşercesine pat diye:

“Seni seviyorum, sen de beni seviyor musun?”

demez mi!

Höööyyyy??

Eşekten düşmüşe döndüm. Evet, doğru tabir bu 🙂 Lan oğlum, bu nasıl bir giriş cümlesi?? Önce bir tanışsaydık, bir nasılsın, iyi misin, anangiller nasıllar falan deseydik… Ama bizim elemanda Big Bang Theory mode on, sanırım bu aynştaynlar gerçekten de sosyal zekâ konusunda Esra Ceyda kardeşlerden hallice bir zekâya sahip oluyorlar..

Neyse ki on beş yaşımda da olsam benim sosyal zekâm normale epeyce yakındı. Tam anlamıyla şok olmuş olmakla beraber birden kadınsal içgüdülerim olayı devraldı, yüzüme normal bir gülücük kondurdum:

“Immm, şey Kaan… Ben şu anda böyle bir şey düşünmüyorum, biliyorsun okula yeni başladık, ayrıca dersler de çok zor…” diye kadınlık tarihinin en eski yalanlarından birini (bkz: “şu anda kariyerime odaklandım”) söylemeyi başardım.

Zavallı Kaan’cığın yüzü düştü, boynunu büküp “peki” diyerek gerisin geri spor salonuna döndü. Ben de öyle. Hiçbir şey olmamış gibi eski yerlerimize oturduk, maçı izlemeye devam ettik.

Tabii sadece görünürde: Muhtemelen çocukcağız bayaa üzülmüştü. Maçtan falan bir bok anladığını sanmıyorum.

Bense…

“HÖLEEELEEEYYYY! ÇIKMA TEKLİFİ ALDIM OOOLUM BEN, ÇIKMA TEKLİFİ ALDIM, OLLLLEYYYYY BEEEAAA!”

O anda iç dünyamda neonlar yanıp sönüyor, havai fişekler atılıyor, böbreklerimle midem kol kola girmiş halay çekiyorlardı! Demek ki lanetli falan değildim! Demek ki “forever alone” olmayacak, 70 yaşımda bir kızkurusu olarak evimde 40 kediyle ölü halde bulunmayacaktım! Beni de beğenen vardı oğlum, hem de IQ’su 170 falan olan çocuklar beğeniyordu beni, naberrr??

Nitekim sevgili Kaan’ı hâlâ minnetle anarım: Onun itirafı gerçekten de hayatımda bir dönüm noktası oldu. Kendisinin belki kalbini kırdım; ama o komik (yine de romantik) cümlesi ile özgüvenime tavan yaptırdı, sayesinde aşka inancım arttı (haha 😀 :D). Evet onu reddettim, çünkü yalnız ve aşksız bir ergenken bile tip konusunda yüksek standartlarım vardı: Bir Boliç, bir kızıl saçlı Alpay falan gelmeliydi ki kabul edeyim (bööğkk, tamam tamam bildiğin zevksizmişim…) Yani Kaan’ın klasik “gözlüklü, çelimsiz inek” görünümü ergen Hikaru’nun zevkine hiiiiç uymuyordu… Ders-mers bahane, zavallıcık tipten kaybetti yani, boş yere çektirdim çocuğa… Gerçi düşünüyorum da, o da bana az çektirmedi, lise hayatım boyunca Kaan’la köşe kapmaca oynadık: Lise 1’deki itirafı ve reddedilmesinin ardından lise 2’de bir kez daha ilân-ı aşk etti. Sonra lise 3’te bir kez daha. Bense en sonunda “ehhh, yeter beaaa!” moduna girdim, gıcık olmuştum: Oğlum kız sevmiyo işte, anlasana artık! (Şu: “bir kız size hayır dediyse ‘belki’ demek istiyordur, ısrar edin” lafını uyduranı bir bulursam var ya…) Hatta lise 3’te gelip “Peki ama üniversitede de mi olmaz? Bak ben ciddi düşünüyorum,” deyince artık sinir krizi geçirdim, bütün kibarlığımı bir kenara atıp: “Olmaz ulan olmaz! Sevmiyorum ben seni!” diye bağırıp okul koridorlarında ağlaya ağlaya tuvalete koşturdum falan, bir sürü rezillik, piii… 😛 😛 Neyse ki sonra akıllandı demek isterdim ama diyemiyorum: Çünkü üniversiteye başladıktan sonra da lise tayfası olarak her bir araya gelişimizde bir kez daha şansını denemeye devam etti (neyse ki en azından artık aynı okulda değildik, buna da şükür…) Sonra Amerika’da karşılaştık, o da doktoraya gelmişti (hatta kendisi MIT’de okudu. valla lan, çok zeki diyorum inanmıyonuz…) New York’taki son görüşmemizde bile “hâlâ mı olmaz?” deyip “olmaz” cevabı aldıktan sonra boynunu büktü ve nihayet kaderini kabullendi, benim Kuzu bey’i nüfusuma almamla birlikte “artık dünya ahret bacımsın” diye bir mail atarak bir yıldız gibi uzayın derinliklerinde kayboldu… (Güle güleeee, yolun açık olsuuuun, wohooo!! \^_^/ İnşallah başka bir kızla mutlu olmuşsundur sevgili ilk ilân-ı aşkcım :))

(Yazının başlığını Hikaru’nun kısa aşk tarihi koyduk ama ilk maceradan geri kalanlarına fırsat kalmadı… Neyse, onlar da başka yazıya inşallah…)

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı kişisel, Komik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Hikaru ergeninin kısa aşk tarihi için 59 cevap

  1. Lee dedi ki:

    Buradaki ve hikaye blogundaki yazılarını bazen ben işe giderken yayınlıyorsun çingu. Otobüste veya metrobüste okumak çok zevkli oluyor, çünkü yol hemen bitiyor 🙂 Bu yazıyı da otobüste okudum ve bayıldım!

    Bu tarz kişisek yazıları okumayı ben çok seviyorum. Ayrıca Kaan’ın azmine hayranım aha, yeter beee diye çıkışın ve ağlayarak tuvalete koşman ise efsanevi olmuş ehue 😀

    18.lik süper bir dereceymiş, tebrikler 🙂 Ben asıl üniversite olaylarını merak ediyorum valla. Lisede hepimiz ergendik, ben salaktım resmen. Senin gibi anlayamamıştım uzun süre, hem de 2 farklı kişiyi aha 😀

    Ellerine kollarına sağlık diyorum 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      ahaha, süpermiş, eğlendirdiğime sevindim 😀 kaan’ın azmine ben de hayranım ya, bi takdir ettiğim o oldu yani, nerdeyse “ya benimsin ya kara toprağın” diyecek diye bekler olmuştum 😛 😛 tuvalete koşturmamı görmeliydin, üç gün okulda “şok şok şok! acaba hikaru niye hülya koçyiğit gibi ağlayarak koşturdu?” diye dedikodu konusu oldu, ama kimseye bir şey söylemedim, haha. bu on yıllık sırrı ilk defa burda açıklıyorum 😀 😀
      lisede saflığımıza doymayalım. üniversitede neyse ki gözüm açıldı, orda da bayaa komik maceralarım var, bakalım bir gün cesaretimi yeterince toplarsam yazı haline getirebilirim. yorumun için teşekkür ederim canım.

  2. Oh Yoon Joo dedi ki:

    Ahahaha kısa aşk tarihinin açılışı böyleyse gözlerin açıldıktan sonra ney dönüştün merak ediyorum Hikarucum 😀

    “Olmaz ulağn olmaz” lardan “Olacak Ulaan mutlaka olmalı Olduda bitti maşallah” lara getirmişsindir sen durumu 😛

    • hikaruivy dedi ki:

      yaa işte bir kim sun ah, bir nilgün belgün böyle yetişiyor oyuncu cadım. yirmi sene sonra beni de “ben aşkh gadınıyım” diye gezinirken görürsen anla ki bu yüzden! 😀

      o dediğini kuzu bey üzerine denedim, yüzde yüz çalışıyor, hehe 😀

  3. deniz dedi ki:

    Hikaru,

    Nasıl bir çekiciliğin var senin böyle ya, çocuğu yıllarca süründürmüşsün, kıskandım 😀 Sen yazınca aklıma benim lisede ki aşığım geldi, şiir yazmıştı bana “Ne güzel gözlerin var, ne güzel saçların var” diye.Göz kısmını hadi biraz anladık da, saç ne yaa.Saçıma güzel diyen ilk ve son kişiydi kendisi.Zaten de o yüzden kaybetti 🙂
    Yine çok eğlendim okurken.Öyle ki pilav pişiriyordum, artık nasıl dalmışsam dibi tuttu 🙂
    Sabahımı şenlettin, senin de günün şenlensin emi 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      puhaaaa, sorma sorma, medusa gibi hatunum, bir aşık olan bir daha kurtulamıyor 😛 😀 😀 senin liseli de çok romantikmiş, bozmasaydın yavrucağı 😀 sağol canım, pilav tutmasına sebep olsak da eğlenmene sevindim ^^

  4. çok daha önce yapmam gereken yorumu yapıp buraya geldim hehe.
    sorunlu bi çocuk olduğum benim küçüklükten belliymiş. ben de şu yaşıma kadar ne kadar akraba, arkadaş kalmışımdır. sanırım son çocuk olduğumdan bizimkiler benden sıkıldı ve nereye istersem yolladı. bak içlendim şimdi..
    khbsdfklgblkgbskldgsdkfjbhklsdfhbskldfjlhsdlkfnkghdf oda numarasına göre kızları verdilerse dksjgbdkjlkfdknfnhjmfgmdfnfgjf. erkekler çok yanlış düşünüyo ama ya. “türkiye çapında 18.olmuş bu kız abiiiii. hocalarla arası iyi olur, dersleri de iyidir hem sırtımız yere gelmez” demeleri gerekirdi. bide zeki çocuklar olucaksınız nıcknıcknıck*
    hee bu norma göre üniversitede mi çıkacak benim ineğim? gelsin gelsin beraber çalışırız \(*o*)/
    anaaammm!!! tam anime karakteri! yerler onun o hallerini (sanki gördüm de konuşuyorum ben de efjfrglsdjhfdjndgjfgjkmj)
    lan? hadi seni seviyorum demene lafım yok da sen de beni seviyor musun? ne ya sdkjbgdsgkhfljngmkhkmhgmhfh.
    ÇOK KÖTÜ Bİ İNSANSIN SEN HİKARU! adfsljgnhsdfjgasdojnlksjgfhniwaıtsrwdlfmaskfgnsşdjbhsmf nvalsfjghdikndlhjnsfjkmdtlkgnsşofjkfgg
    çocuk senin için gurur murur bırakmamış kendinde anlaşılan. yazık laa. bari biraz tipine dikkat etseymiş son sınıfta bi ihtimal 2 gün dener sonra ayrılırdın kjfsbgsdtjfrjhdfjgndfhdfjhnfjhfgg
    çocuk zeki ama algılamada ciddi bi sorunu olduğu açık. nasıl bi azim bu ya jklsdfbsdlgbfdhnyhj. helal olsun ço kıskandım (yalan! kibarlık olsun diye dedim yoksa çekilir dert değil o köşe kapmacalar fff)
    ben bu yazının devamı niteliğinde gelecek yazı ya da yazıları büyük bir sabırsızlıkla beliyorum hee jsdflgjhndfjgfjkfgh. bu arada havai fişeklerinin attığı sırada gözüm cecunga gitti sonra il wooyu görüp “meh” diyip okumaya geri döndüm vjfdsbgsajhnkdfhjdfbgfhmd

    • hikaruivy dedi ki:

      ahaha, son çocuklara olur öyle 😀 😀 şaka bi yana, genelde küçük çocuklar daha rahat ve sosyal büyüyorlar, biz büyük çocuklar biraz daha problemliyiz gibi geliyor bana hep… benim de annem bana çok düşkündü, galiba o yüzden öyle oldum.

      kızların oda numarası tam denk gelmişti gerçekten, kendileri de bu durumu kabul ederlerdi 😀 lise hayatımız boyunca bunun geyiğini yaptık 😀 😀

      hocalarla aram harbi iyiydi bak.. niye öyle demediler anlamadım, ileriyi göremeyen saflar işte, pehhh! 😛 😀

      yaa işte… seni seviyorum kısmı hadi neyse de, ikinci cümleyi de kurdu ve beni o anda kaybetti, sajsaksakaslka 😀 😀 harbiden kötü bir insanım yaa 😀 eğer şimdiki aklım olsaydı ben de 3 gün bile olsa bir çıkardım çocukcağızla. hatta bütün uyuzluklarımı sergilerdim ki benden soğusun… ama işte o zamanlar çıkmaya gereğinden fazla anlam yüklüyordum sanırım 😛 köşe kapmacalar gerçekten de çekilir dert değildi, brrrrr!

      sağol canım bu upuzun eğlenceli yorumun için 😀

  5. Pamuk dedi ki:

    Çok güzel olmuş bu yazı, okurken Kaan’a ne oldu acaba diye düşündüm ama cevabı sonundaymış 😀 Demek o yaşlarda hep aynı cümleler kuruluyormuş, ilan-ı aşk sırasında 😀 Seni Amerika’da da bulmuş bir de, Kore dizilerindeki kader oyunları gibi 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      aman aman kader oyunu falan deme gözünü seveyim! 😀 vayy, sana da aynı cümleleri kuran olmuş galiba 😉 o zamanlar seni seviyorum diye konuya girmek çok kolaymış di mi, çocukluğun saflığı işte 🙂

  6. Mikal Zia dedi ki:

    Biri kuzu, digeri inek… Sevimli mi ne senin etrafindaki erkekler 🙂
    “seni seviyorum, sen de beni seviyor musun.” ahaha insan kizamaz da bu inege. Otur bi soluklan diyip gazini alsaydin once. Belki heyecani gecince yuz yil yapisip kalmazdi 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      benim etrafımda hiç “kötü çocuk”lar olmadı… kimse gotik makyajlarla dolaşıp elektronik gitarla rammstein’ın şarkılarını çalmadı. hep böyle işi gücü ders çalışmak olan nahif insanlar, en çılgını da işte istiklal’de aydınlık dergisi falan satardı, o kadar… böhü 😦

      kızamadım zaten… hatta halen içimde bir burukluk vardır kalbini kırdığım için. ama yok, gazını almakla olacak gibi değildi; belki tek çare bir süre onunla çıkıp yapmadığım eziyeti bırakmamaktı ama ondan da emin değilim, bu kadar peşimde koştuğuna göre mazo olma ihtimali var 😛 😛 neyse…

  7. bunusevdim dedi ki:

    Yazının devam serisini bekleriz, çok sürükleyici 😀 Okurken kendimi gördüm sende, özellikle lise kısmında. Liseyle ilgili anılarım hep içimde kalmıştır, şu yaşımda hala anlatamadım kimseye, kendimle övünüyorum sanmasınlar diye, halbuki çok salakça şeyler. Ben de fen lisesinde okudum ve evet, okulun en zeki çocukları senden hoşlanıyorsa (ki bu Türkiye’nin o yaş grubunda en zekilerinden biri olduğunu da gösteriyor neticede) sen en muhteşem kızmışsın gibi hissediyorsun, dalağın karaciğerinle sevinçle kucaklaşıyor falan ama gerçek hayat matematik gibi değil tabii. Ne kadar çok matematiksel zeka o kadar az sosyal zeka. Ne yazık ki acı gerçek bu. Çok zeki bir liseli erkek için ondan hızlı matematik problemi çözebilen bir kız cazip geliyordu galiba, ya da en azından matematik problemi çözebilen bir kız 😀 Başka teorilerim de var ama yorumu mini post haline getirmeyeyim 😀
    Benim erkeklerle ilgili yaşadığım ilk travma ilkokuldaydı (sanki yüzlerce yaşamışım gibi hahah). İlk aşk itirafımı benden hoşlanan çocuğun üç beş sümüklü arkadaşından duymuştum 🙂 Beni bir köşeye sıkışıtırıp “Kalbin boş mu?” demişlerdi. O ne uleyn! Ve sonra artık şoka mı girmişim, bilinçaltım üste mi çıkmış ne olmuşsa öyle bir cümle etmiştim ki hala düşündükçe kendimden tiksiniyorum. Demiştim ki, niye boş olsun canım kaslar, kan falan var ya! Ve evet daha ilkokuldaydım. Sonra büyüdüm doktor oldum hahahahh. (Kendime de haksızlık etmeyeyim, çok küçüktüm, korkmuştum ve işi geyiğe bağlamak istemiştim. Yok lan, yine de nefret ediyorum kendimden hahahahh)
    Yalnız o kızıl saçlı Alpay’a da fena takmışsın yahu hikaru 😀
    Çocuğun azmi gözlerimi yaşarttı, takmış resmen, tuvalete koşmanı anlayışla karşılıyorum 😀 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      vayy, bir fen lisesi kızı daha 😉 o duyguyu biliyorum, bende de var, ama bazen de kendimi tutamayıp anlatıyorum işte böyle… sen de yaz bence. insanlar okusunlar, topluma “inek de olsa insan insandır” mesajı aşılayalım 😛

      inek erkeklerin inek kızlardan hoşlanması dediğin gibi açıklanabilir. bir de mahalle baskısı denen bir şey var; lisede çok değil de ortaokulda “hikaru bak sen de çalışkansın, bu da çalışkan, bence ikiniz çıkın” diye sınıfın diğer çalışkanları ile aramızı yapmaya çalışanlar çok oldu… bsg diyorum izninle, sanki sevgili seçerken tek derdimiz adamın notları…

      kalbin boş mu’ya verdiğin cevap süper! 😀 işte geleceğin doktoru, adam olacak çocuk! 😀 😀 bense ilkokulda hiçbir travma yaşamadım, diyorum ya malın önde gideniydim: sonradan tee üniversitede, hatta daha sonra beni bulup “biliyo musun, ilkokulda ben sana aşıktım” diyen arkadaşlarım oldu, ama ben hiiiiç anlamamışım o_O annemin beslenme çantama koyduğu poğaçaları falan alır kaçarlardı bu tipler, saçımı çekerlerdi, ama bunların ilân-ı aşk demek olduğunu çözebildiğim zaman çoktaaan yetişkin olmuştum bile 😀 😀

      kızıl saçlı alpay çok fena ya.. bir zamanlar ne kadar korkunç zevklerim olduğunu hatırlamak adına ibretlik bir tablo olarak saklıyorum 😀 😀 😀

      sağol canım yorumun için ^^ senden de benzer bir yazı beklerim o zaman 😉

  8. Harmony ~ dedi ki:

    Hahaha gene benim yaşlarım, gel vatandaş gel! 😀 Unni öncelikle tebrik ederim, sizin zamandaki sistemi bilmemekle beraber (Anadolu Lisesi sınavı, Fen Lisesi sınavı ayrı mıydı? Gerçi şimdi bizdeki sistemde meslek lisesi de, fen lisesi de, en düşük anadolu lisesi de aynı kefede, neyse.) başarın için kutlarım seni. ^.^
    Ve ben de şimdiye kadar hiçbir çıkma teklifi almadım. Gerçi bunda benim etkim çok, yaklaşanı kaçırıyorum en gıcık tavırlarımla. Şöyle ki, hissettiysem, bu çocuk bana bakıyorsa, ne biliyim püskevit filan alıyorsa senin deyiminle, yoğunlaşıyorum o zavallıya bütün eziyetleri yapıyorum. Orta okulda böyleydim yani. 😀 Adım gıcığa çıkmıştı ama iş ilerlemeden kestirip atmanın tek yolu olarak bunu görüyordum ben. Ama cidden kötüydü, etrafımda arkadaş olarak erkek bile kalmamıştı. (Not: Ben de sınıf öğretmenimin ısrarlarıyla 2. sınıfta (o zamanlar kafam çalışıyormuş) sınavlara girip özel okulda yüzde yüz burs kazanmıştım, ilkokulda tek sınıf var, toplam 15 kişi filan, erkeklerin de hepsi fırlama şımarık erkekler. Kızların yanında özgüvensizlik de vardı bende, hepsi taş bebek gibi, süslü püslü, makyajlar… Ben pileli eteğin altına dantelli çorap babet, kısa kıvırcık bonus saç, insan çok kötü hissediyor. Ortaokulda da en fazla iki sınıf var, o sınıflarda da en fazla 10 erkek var, eh 5ini gıcık et, gerisi de zaten “yaklaşma yaklaşma ona gıcık diyorlar” moduna girip uzak duruyor, ah bu arada evet, onlar da sapıtık, emo, şımarık erkekler.) Eh hal böyle olunca etrafta insan kalmadı, dahası. Gerçi şimdi de her erkeğe “dünya ahret çingu” niyetiyle baktığımdan hala düşünmüyorum öyle şeyler ama iki senedir “arkadaş” ne demekmiş öğrendim, devlet okulu gibisi yok. Ben üniversitede aşık olmak istiyorum, lisede dersler filan daha önemli bence. Ve evet, o klasik yalanı direk yansıtan insanlardanım. 😀
    Senin hikayen baya iyiymiş, çocuktaki azme şapka çıkartılır. Demek Amerika’da bile takip etti, ahaha yok artık. 😀 Bu arada kuzu beyi nüfusa aldım derken? Yoksa bize haber vermeden evlendin mi sen unni? 😀 Öhöm, konudan sapmayım, bu güzel yazı dizisinin devamını bekliyorum. ^^

    • Harmony ~ dedi ki:

      dahası deyip devam etmemişim çok ayıp. 😀 Eh hal böyle olunca etrafta insan kalmadı, dahası sosyal yönüm gelişemedi, hep ezildim, hep aşağı görüldüm. Ama onlardan biri olmadan tam 6 sene boyunca özümü korudum. Yani asosyaldim ama en azından onlara benzemedim, küçük yaşta kalıp kalıp makyaj yapıp havalara girmedim filan falan. Neyse, bunu söyleyecektim, yazmamışım. Bir de hata yapmışım yorumda: etrafımda arkadaş olarak bile erkek kalmamıştı. olacak, bugün baya yanlışlık yaptım. 😀
      Görüşürüz.

      • hikaruivy dedi ki:

        evet tatlım, biz anadolu lisesi sınavına ilkokul 5’te giren nesiliz. ben ingilizce hazırlığı 6. sınıftan önce okudum.

        evet o yaklaşanı kaçırma taktiği işe yarıyor 😉 ama çıkma teklifi almak insanın egosunu okşuyor, yalan değil 😀 😀 😀 ben hiç özel okulda okumadığım için o dediğin ortamları bilmiyorum, ama eminim öyledir. şımarık çocuklar arasında kalmak fena, hele de kızlar yalnızca görünüşleri ile ilgili olunca çok fena 😦 erkek arkadaş candır, yani normal arkadaş diyorum. lisedeki arkadaşlarımla hâlâ görüşürüm, hepsi kardeşim gibidir. karşı cinsle normal iletişim kurabilmek için karma eğitim çok önemli.

        aşk-meşk davalarını üniversiteye bırakmak aslında iyi fikir. çünkü gerçekten yorucu işler bunlar 😛 ama seni yormayan cinsten, masum bir lise aşkı kapına gelirse de bence bir şans verilebilir 😉

        çocuktaki azim manyaktı ya… gene iyi kurtardım, valla bu azimle beni kaçırıp evlenebilirdi bile! 😀 😀 size haber vermez olur muyum, düğüne çağırıcam hepinizi, sjsakjsakj 😀 😀 öperim canım ^^

  9. minekibuu dedi ki:

    Günaydın bana,
    Sabahın köründe (!) türk erkeği temalı iki post okuyup ikisinde de tüm güne yetecek kahkahalarımı attım sayenizde 🙂 İlki sevgili günlüğün deli kızının yaban ellerdeki ergen ivedikleri hakkındaydı kii okunmalı bence. Hikaru seninde bu yönde tanık olduğun olaylar olabikeceği kanaatindeyim ayrıca 🙂
    Bu yazının, aşk kadını romantizm ustası hikarunun tarihsel gelişiminin ilk durağı olduğunu umuyorum ve devamını en az hikaye kadar merakla bekliyorum 🙂 Son bölüm okunmadı sanılmasın okundu sadece yorumlanmadı ona göre (yok son bölümü okumadın gibisinden bir cümle kurmayasın 😛 öperim :*)
    Ve ve ve ve Kod adı Kaan: canım naptın sen yaa? İstikrarlı duruşunla puan alabileceğini düşünen o beyindeki IQ patlamaları hiç mi ara vermedi yafrum. İç sesin dış sesin hiç mi uyarmadı “kaan zekisin kendine göre bir çekiciliğin var(!) -iç sesi ya çok hırpalamıyor tabi- ama hikaruyla olmaz kızceyiz seni daha ne kadar reddetsin, tuvalete koşarken savrulan saçları, o yaşlar boşalan gözleri ne güzeldi ama dimi kaan” mı dedi yoksa “hikaru kesin seni seviyorda idealist kız, az bekle seneye tekrar denersin” mi dedi. İnsanın iç sesinin kendine kazık atması da çok acı oluyor.
    O değilde artık bacımsın olayına bittim. Ne bekliyordun ki kaancım 😀 ahahah “hikaru yola gelecek beni kaan kadar seven yok deyip kendini Hülya Koçyiğit tarzı edayla koşarak kollarıma atacak” mı? Canım yaa o parlak zekada hiiiiç entrika hiiiç ilişkilere yönelik acaba düşüncesi yok. Aşk matematik mi annem topla çıkar işte kesin sonuç diyesin. taaaaaa ortaokul-lise zamanı yaptığın işlemin sonucu masterda doktorada tutarmı sandın piii 😛
    Kaana bu acı kaybı için geçmiş olsun der, kuzu beyi tebrik eder, hikaruyu yaz yaz yaz diye teşvik edip kaçarım 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      Arya’nın yazısını şimdi okudum, gerçekten harikaymış 😀 😀 Bir başkadır memleketimin ergeni 😀

      Ahahah, aynen öyle canım! 😉 Ama hikaru’nun romantik tarihini blogda tamamen ifşa edemem, o biraz sıkar 😀 Belki böyle ara ara komik enstantanelerle anlatırım ama.

      Kaan’ın iç sesini konuşturma biçimin süper, iç ses ya, fazla hırpalamıyor! 😀 Ama artık bacımsın noktasına gelene kadar bana bayaa bi kredi vermiş, şimdi fark ediyorum da: Arada başka sevgililerim olsa da çocuğun umrunda değildi, yani bazen düşünüyorum hakikaten beni en çok Kaan mı sevdi diye (öhöm, kuzu bey duymasın). Gerçi onunki bir çeşit elde etme hırsı da olabilir, bilemiyorum…

      Teşekkür ederim, senin yorumun sayesinde ben de bol bol güldüm 😀 Öpüldünüz ^^

  10. Sessizgemi dedi ki:

    Çok eğlenceli bir yazı olmuş 🙂 Kaan’daki azim hayran olunası 😀
    18. derece gayet de süpermiş, tebrik ederim ^^

  11. (=^_^=)Zennn~~ dedi ki:

    eğlenceli bir yazıydı 🙂 yalnız gerçekten manyaklık derecesinde sevmiş sizi herhalde 😀 ne o öyle amerika da felan 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      hatta bu yazıdan sonra beni yine bulup peşime düşer mi diye tırsmıyor değilim 😀 😀 yok ya, yapmaz heralde… teşekkür ederim yorumunuz için 😉

  12. sagbeyin dedi ki:

    “seni seviyorum,sen de beni seviyormusun?” çok güzel bir ilan-ı aşk yöntemi.lafı dolandırmadan direkt söylemiş hehe 🙂 kaan da çok kendine güvenliymiş anlaşılan koridor olayından sonra bile peşini bırakmamış 🙂
    aşk meşk meselelerinde ben de bayağı bir saftım. ortaokulda bir çocuk bana bir arkadaş aracılığıyla “arkadaş olalım mı?” diye sormuştu.o zamanlar ben bu arkadaşlık teklifinin çıkma teklifinin diğer adı olduğunu bilmiyorum tabii. hatta niye bu kadar basit bir teklifi direkt kendisi yapmıyor acaba diye merak içindeydim. 1-2 gün sonra aynı arkadaş “sağbeyin erdi sana i love you dediğini iletmemi istiyor ” dedi. ben de “ben onu öyle görmüyorum,üzgünüm ” dedim. hemen sonra aynı arkadaş “erdi herşey bitsin o zaman diyor ” dedi. ilk zamanlar bu salak kendi kendine ne uyduruyor diye dumur içindeydim . meğer farkında olmadan biriyle çıkmışım 😀 ama benim ki kaan gibi azimli değildi 2 hafta sonra başka biriyle çıkmaya başlamıştı 🙂
    yazını keyifle okdum . devamını merakla bekliyorumm 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      değil mi? aslında sırf dürüstlüğe puan vermek lâzımdı; millet sevgilisinden seni seviyorum lafını duyabilmek için taklalar atıyor… ama kendine güveni biraz abarttı maalesef 😛

      ahahah, senin hikaye de acayip eğlenceliymiş sağbeyin 😀 demek farkında olmadan çıkmışsın ha! 😀 😀 ama senin erdi de pek bir ayran gönüllüymüş; sana i love you deyip beklediği karşılığı alamayınca 2 hafta sonra başkasıyla çıkmak da ne oluyor? nıck nıck nıck…

      ben de sizden böyle yazılar bekliyorum, bombayı attım, hadi bakalım 🙂

  13. güzzi dedi ki:

    Senin ergenlik fılaşbeklerine bayılıyorum hikaru! Daha fazla, daha fazla lütfen! Bütün ergenliğini öğrenmek istiyorum 😀
    MIT’mi? Çocuğun IQ’su 170 derken şaka yaptığını sanmıştım 😄
    Da sosyal zekasının düşüklüğüne şaşırmamak elde değil. Her sene geleneksel ilan-ı aşk günleri yaşatması hiç cool olmamış k k k
    Boliç’e ben de bayılırdım da Alpay’ı çıkaramadım? Futbolcu Alpay’sa şayet ne demeye bilmem ben de kendisini yakışıklı bulurdum. O dönemde o mu modaydı acaba? Bir de Alişan’ı pek bir beğendiğim dönem var ki… Dile getirmekten hiç hoşlanmadığım bir mevzudur bu da…

    • hikaruivy dedi ki:

      😀 😀 😀 tamam canım, gene aklıma geldikçe komik anılarımı yazarım böyle 😉

      MIT ya, bildiğin emayti. Şaka-maka dünyanın beyin takımı ile tanışıklığım vardır böyle, öhöm öhöm 🙂 😀 Geleneksel ilân-ı aşk günleri, ahaha 😀 Sanırım her bahar başlangıcına denk geliyordu; malum hormonal dönemler 😀 😀

      Kızıl saçlı Alpay’ın nerden geldiğini merak ediyorsan şu yazımda anlatmıştım: https://hikaruivy.wordpress.com/2011/12/05/cok-yonlu-bloggerlar/

  14. eunhye dedi ki:

    hikaruivy…Uzun bir zaman diliminden sonra buraya yorum yapabilmek çok güzel. Ve çok eğlenceli çok sıcak bir yazı olmuş. Kişisel yazıları çok seviyorum. Özellikle sen bunu anime aslında daha çok manga gibi görselleştirmişsin. Yeni yazılarını merakla bekliyorum sevgiyle kal…^^

    • hikaruivy dedi ki:

      seni de uzun zamandan sonra blog aleminde görmek güzel eunhye 🙂 kişisel yazıları ben de eğlenerek yazıyorum ama beni tanıyan biri okuyacak diye de ödüm kopuyor 😀 😀 teşekkür ederim yorumun için ^^

  15. alin dedi ki:

    Çok tatlı bir hikaye bu;Ne aşkmış ama yıllar sürmüş…Ben asıl şeyi merak ettim hani filmlerde olur ya lisenin inek oğlanı yıllar sonra bir içim su şeklinde karşına çıkar burda öyle bir durum yok galiba?…

    • hikaruivy dedi ki:

      ahhh tatlı mı diyorsun? dışı seni yakar içi beni 😀 😀 öyle bir durum yoktu maalesef, ayrıca benim standartlarım da giderek yükseldiği için zavallı çocuğun hiç şansı olmadı 😀 😀

  16. agfshgafdgadghfsahdhasgfdhgfashdas ay bırakın daha da gülecem ashgfgahsdas.Bu nasıl yazı oğlum ulan.Allahını seven üzerime mutluluk atsın demiştim yazına denk geldim.Ah ben ergen Hikaru’nun kankası olaydım diye bir yandan da ağlıyorum.Ne güzel ekşınlara koşardık.

    İlk paragrafta ben de resmen küçük egosantrik’İ gördüm.Ben de yazıyla bir kez bile ailemden uzakta kalmadım.Bir yerlere kalmaya diye gider ağlamaktan patlayınca da eve getirirlerdi beni.Hatta üniversiteye başka şehre gidince bile 1 hafta ağladıydım neyse konuyu kapatayım rezil olduk pii 😀

    Ah Kaan kod adlı kişi canım yazık valla üzüldüm de afedersin ne dingil çocukmuşsun he.Yok cevabına hiç mi yok diye cevap veren amca adeta kendileri.sahgasduhgasdf ders çalışacakmış da çok zormuş da heeeğ sen gel onu benim külahıma anlat.Çocuk azcık tipli olaydı uçan kuşlar martılar,yeşil tatlı bir bahar olurdu valla oraları 😀 😀 Aşk ilan edişine de bayıldım.Açık çocukmuş zbam diye söylemiş kem küm etmeden.Neyse ki Kuzu beyi duyunca vazgeçmiş,iyice saplantı haline getirmemiş.18. olmak ne ayrıca hay maşallah.Dimağını öpeyim senin.Zekana sağlık.Aasjgdjhasg böyle yazıları da hep aramızda görmek isteriz,bayıldım

    • hikaruivy dedi ki:

      😀 😀 😀 senle ergenlikte kanka olsak ortamı dağıtırmışız kok’um. gerçi ergenlik dönemleri pek birbirini tutmuyo ama çaktırma 😛

      ehueheu, sen de mi anne kuzusuydun, kıyamam 🙂 ben lisede kendi başıma tatillere çıka mıka alıştım neyse ki 🙂

      “Ah Kaan kod adlı kişi canım yazık valla üzüldüm de afedersin ne dingil çocukmuşsun he” ahahaha! 😀 😀 çocukcaazın bu aralar epey kulaklarını çınlattık ha! 😀 ah ah, beni ne güzel çözmüşsün, evet dış görünüşe çok önem veririm yalan değil 😛 ama büyüyünce fark ettim ki bizim dünyalarımız da birbirinden farklıymış, ben onunla gerçekten mutlu olamazdım… neyse işte…

      ellerine kollarına sağlık, güldürdün gene beni 😀

  17. besra dedi ki:

    Amanınnn çok talı bir yazı olmuş senin böyle yazılarına bayılıyorum. Çok içten vede samimi ❤ birden lise yıllarım aklıma geldi senin azimli Kaan kadar olmasada bizdede vardı bir şeyler :)) ama şu yazında senin lise çağlarında çok fena olduğunu düşündürttü zeki olduğunu zaten biliyorduk tescillendi 🙂 ha belirteyim her kese nasip olmaz böyle ilanı aşk valla Kaan cesurmuş direk olaya dalmış ben sana aşığım demiş ben en çok yüzündeki ifadeyi merak ettim 🙂 Kaan vazgeçmemiş sürekli teklifte bulunmuş eee bilmiyormusun kaçan kovalanır :))

    Sevgili: hikaruivy bu güzelmi güzel yazıyı bizimle paylaştığın için teşekkürler kocaman öpüyorum 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      eğlendiğine sevindim canım, ben de eğleniyorum böyle yazılar yazarken 😀 e ama sen de sadece bizde de bir şeyler var deyip kaçmışsın, olmaz ki böyle 😀 biraz anlatsaydın, senin hayranlarından da ilginç hikayeler çıkmıştır… lise yıllarında fena mıydım, pek değil aslında. asıl üniversite yıllarımda fenaydım 😉 😀 ama artık o günler geçti gitti, evimin kadını çocuklarımın (evcil hayvanlarımın yani) anası oldum, ehueheu 😀

      ben de kocaman öpüyorum, görüşmek üzere ^^

  18. Alielle dedi ki:

    Çok eğlenceli bir yazıydı okurken bildiğin koptum 😀 Bir inek için fazla cesur bir davranış böylesi aşk-ı ilan sanki. Başta çocuğa acısam da sonra bu kadar saplantılı olmasının normal olmadığını düşündüm 😀 ellerine sağlık sen beni güldürdün Allah da senin güldürsün 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      🙂 inek arkadaşlar da bazen epey cesur olabiliyor 😀 😀 ama saplantılılık konusunda haklısın, ben de bir noktadan sonra hırs yaptığını düşünüyorum. teşekkür ederim yorumun için ^^

  19. serpace dedi ki:

    inanılmaz güzel bir yazı olmuş 🙂 ellerine sağlık. kaan bey de maşallah oldu mu bir kere aşık olanlardan herhalde, bu ne istikrarlı bir aşk ve sevgi vay bee..

  20. besra dedi ki:

    Benimki tam tersiydi ben baya peşinden koştum çocukta çok yakışıklıydı bakmadı bana pisluk benim ilk aşkımdı elde edemedimmi diyemi hiç unutamadım onu !!! öğrendimki evlenmiş ayıı 🙂 şimdi gülüyorum önceden olsaydı karalar bağlamıştım 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      ahah! 😀 o da süpermiş, vay pisluk vay! (şimdi birileri de kaan’ın blogunda bana pisluk diyor mudur acaba? :P) 😀 ama şimdi güldüğüne şaşmamalı, min ho’nun yanında en yakışıklı türk erkeği bile sönük kalır (öhömm… kuzu bey duymasın :P) 😀 😀

  21. besra dedi ki:

    Tabi canım MinHo’nun yanına kimi koyarsan sönük kalır 🙂 ama erkekler konusunda zevkliyimdir çocuk baya yakışıklıydı uzun boyluydu çok güzel gülüyordu vede çok çapkındı 🙂 ah ah bu yazı beni eskilere götürdü bayadır düşünmüyordüm sen yazınca anılar canlandı 🙂 iyi oldu teşekkürler 🙂

  22. 11.galaxy.2 dedi ki:

    🙂 🙂 🙂 yazıyı ilk yazdığınızda okumuştum ama özel bir yazı olduğu için yorum yazıp havayı bozmak istememiştim ama tutamadım kendimi daha fazla 🙂 Lisedeki erkek arkadaşım ve eski yakın arkadaşım ( bizzde kavakyelleri moda girmişiz bir aralar allahım 😀 ) okulun birincisiydi ama onun 5 dakikada çözdüğü bir mat sorusunu benim bakmamla çözmem bir olmuştu 😀 galiba ilk o zman benden arkadaş dan farklı bir şekilde etkilendi 😛 Sizin hikayenizi okurken nedense canan tan ın piraye kitabı geldi aklıma birden sizi pirayeye benzettim sanırım bilmiyorum 🙂 Aman sonunuz benzemesin diyim anladığım kadarıyla çok güzel bir evliliğiniz var nazar değmesin 🙂 ama kaan ya koparttı beni çocuk zeki çalışkanlardan değilde azimli çalışkanlardanmış bence baksana ne azim kaç sene sonra bile helal dedirtti 😀

  23. 234234234 dedi ki:

    hiç umut yok mu ?

  24. Özgecan Uyar dedi ki:

    biraz alakasız olcak kusura bakma ama bu itiraf anındaki yazının yanındaki anime sahnesi hangisinden uzun zamandır aradığım bi anime var ve karakterler baya benzio adını söyleyebilirsen çok sevinirim

  25. makinosev dedi ki:

    Kaan’a bak sen Kaan’a 😀 seni aşkın sabit kat sayısı bellemiş her ciddi ilişki istediğinde sana yazmış 😀 ya tutarsa artık 😀 😀 😀 başın bağlanınca da ben devam eder diyordum ama olasılık hesaplarını yapmış sıfırı bulmuş demekki ki, bir daha sarmamış sana 😀
    not: bu da böyle formüllü bir yorum oldu, hee de geç! başka zaman cevap verirsin 😀 😀 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      çok matematiksel bir yorum olmuş kuzum, mühendis bakış açısıyla yazmışsın 😀 😀 evet, artık kavuşma ihtimalinin limiti sıfıra yakınsayınca bizim eleman da rasyonel davranmaya karar verdi neyse ki :))))

  26. Bahar dedi ki:

    Bende yeni bir blog açtım kore ile ilgili ama sadece kore dizileri ile ilgili değil. İnsanların kafasındaki kore ile ilgili önyargıları silmek için. Eğer bana da yardım ederseniz çok sevinirim 🙂 E-posta adresimden ulaşabilirsiniz 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      ne güzel, şimdiden hayırlı olsun 🙂 bu aralar epeyce yoğun olacağım, blogla eskisi kadar ilgilenemeyebilirim, ama yine de elimden geleni yapmaya çalışırım. birazdan mail gönderiyorum. sevgilerimle ^^

  27. SaGiTTaRiuS dedi ki:

    Yazıyı yazalı baya olmuşsun ama yine de bir şeyler yazmak istedim. Arada denk geliyorum yazılarına ama yorum yapmadan geçiyordum – alışkanlık yok o yüzden 🙂 -. İnsana neşe verici bir üslubun var. Bu yazında beni hayli güldürdün. :)) Ayrıca Kore dizilerini ve animeleri çok seven biri olarak oldukça faydalı buluyorum yazılarını. 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      eğlendirdiğime sevindim 🙂 ne zaman istersen uğra, ben bile böyle ayda yılda bir uğrayıp yorum cevaplar oldum maalesef.. :/ sevgilerimle 😉

  28. Geri bildirim: Hikaru Ergeninin Kısa Aşk Tarihi – 2 | Hikaruivy'nin renkli dünyası :)

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s