Kitapların Büyülü Dünyası…

Sevgili dongsaeng’im küçük kitap kurdu Harmony-chan ve coğrafyacı blogger’ımız tatlı Rosa bana bir kitap mimi paslamışlar… İkisinin de yazılarını okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum; çok güzel kitap önerilerinde bulunmuşlar çünkü. Şimdi sıra bende. Yaklaşık olarak yirmi dört senedir (eee, evet, okumayı dört yaşımda söktüm ben…) devam eden okuma serüvenimde rahatlıkla 1000’den fazla kitap okumuşumdur (hayır, Cin Ali/Bıdık Ali serileri bu sayıya dahil değildir! Eheh 😀 :D). O yüzden isteyene nerdeyse her konuyla ilgili kitap önerilerinde bulunabilirim. Ama bunu başka bir yazıya bırakıp mimdeki sorular üzerinden gidelim, değil mi? İşte geliyor:

1. Ne sıklıkla kitap okursun?

Çok yoğun dönemimde değilsem haftada bir kitap bitiririm. Yoğunsam iki haftada bir. Tatillerde günde bir.

2. En sevdiğin yazarlar kimler?

Çok isim var sayacak… Ama çok sayıda kitabını okuduğum yazarlar arasında ilk aklıma gelenler Reşat Nuri Güntekin, Peyami Safa, Irvin Yalom, Trevanian, Tom Robbins, Agatha Christie, Murathan Mungan ve Cengiz Aytmatov oldu…

3. En beğendiğin kitaplar hangileri?

Ovvvv, bu yazıya elli kitaplık bir liste ile karşılık vermem lâzım… İyisi mi şöyle yapalım; ben size ikinci top 10’umu aşağıda belirteyim. En sevdiğim 10 romanı ise ayrı bir yazı olarak hazırlayayım; çünkü her biri üzerine uzun uzun konuşmak istiyorum…

O zaman ikinci top 10 şöyle:

1. Bülbülü Öldürmek – Harper Lee

2. Ana – Pearl Buck

3. Bir Genç Kız Yetişiyor – Betty Smith

4. Drina Köprüsü – Ivo Andriç

5. Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

6. Çiçekler Büyür – Emine Işınsu

7. Yüreğinin Götürdüğü Yere Git – Susanna Tamaro

8. On Küçük Zenci – Agatha Christie

9. Aşkın Celladı – Irvin Yalom

10. Parfümün Dansı – Tom Robbins / The Hobbit – J. R. R. Tolkien (kararsız kaldım…)

İlk 10’u bir süre daha merak edin 😉

4. Hangi yazarları daha çok tercih edersin, yerli mi yabancı mı?

Bu soruya sanırım yerli diye cevap veririm. Yabancı yazarları orijinal dilinden okumadığınız sürece kitaplardaki o leziz tat bir miktar kayboluyor… Ve eğer bilingual (iki dilli) değilseniz, yabancı diliniz ne kadar iyi olursa olsun, bir eseri yabancı dilde okumak anadilinizde okumak gibi olmuyor… İki ucu pis değnek dedikleri bu işte 😛 Tam dört ciltlik Savaş ve Barış’ın üç cildini devirip de dördüncüde tıkanmamın, Dostoyevski’nin kült romanlarından Budala’yı hiç sevemememin bütün sebebi beceriksiz çevirmenlerdir!!

5. Bugüne kadar okudukların arasında en sevdiğin kitap serisi hangisi?

Hımm, hangi serileri okudum diye düşünüyorum şu anda… Sanırım oyumu Harry Potter’dan yana kullanacağım; HP kitaplarını okurken çocuk değil, kazık kadar bir üniversiteli olmama rağmen çok sevmiş, çok zengin ve yaratıcı bir dünyayla karşılaşıp büyülenmiş, ve teenage karakterlerine kendimi son derece yakın hissetmiştim. Lord of The Rings’in tüm zenginliğine rağmen Harry Potter benim kalbime daha yakındır o yüzden…

6. Daha çok hangi kitapları okumaktan hoşlanırsın?

Polisiye! Polisiye romanlar bana zekâ bulmacası çözme hissiyatı veriyor. Agatha Christie’nin, Jean Christophe Grangé’nin nerdeyse bütün kitaplarını, Sherlock Holmes’un tüm serüvenlerini, Ahmet Ümit’leri, Elizabeth Gaskell’ları, Patricia Cornwell’leri… resmen okuyup hatmettim. İkinci sırada güzel, edebî romanlar gelir… Üçüncü olarak ise tarihi kitaplar diyeyim (roman ya da inceleme). Aldığım eğitimle uzaktan yakından ilgisi olmasa da, tarih beni büyülüyor… Ayrıca psikolojik romanlar ve memoir, yani anı kitapları okumak da bana büyük keyif verir; Mina Urgan’ın “Bir Dinozorun Anıları” aklıma ilk düşen kitap ismi…

7. En son hangi kitabı okudun?

The Tea Lords. Kendisi de Endonezya’da büyümüş bir Hollandalı olan Hella Haasse’nin 19. yy sonları – 20. yy başlarında Java’da yaşayan ve çay yetiştiren Hollandalı sömürgecilerin hayatını anlattığı güzel ve akıcı bir romandı…

8. Şu an hangi kitapları okuyorsun?

Şu anda bir yandan Beşir Ayvazoğlu’nun “Tanrı Dağı’ndan Hira Dağı’na” adlı araştırma kitabını okuyor, bir yandan da Murat Uyurkulak’ın Tol’ünü okumaya çalışıyorum. Ama Tol’ü yalnızca okumaya çalışıyorum, itiraf edeyim çok sevemedim 😛 Underground edebiyat beni bayıyor, Bukowski’ler, Chuck Palahniuk’lar, Kinyas ve Kayra falan zorlanarak okuduğum, içimde bulantı hissine sebep olan kitaplardandı… (Niye okudun derseniz… eh, maksat genel kültür olsun işte 😛 İstiklâl’deki uzun saçlı küpeli delikanlılarla daha kolay iletişim kurabilmek için sanırım! 😛 😀 :D)

9. Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsun? Yeterli mi?

Kitap bloglarını pek takip etmiyorum, o yüzden bu soruya cevap veremeyeceğim. Gözüme çarpan bloglar daha çok popüler kitaplar üzerineydi; oysa ben kıyıda köşede kalmış güzel kitapları tanıtan yazılar okumayı daha çok isterdim…

10. Kitap okumak sana ne ifade ediyor? 

Ahh, bu soruyu internet çağı çocuklarından çok farklı algıladığımız kesin… Benim için kitap okumak, çocukluğum demek: 10’lu yaşlarımın uzun yaz ikindilerinde, anneannemlerin eski kasaba evinin avlusundaki dut ağacının gölgesinde okunan o birbirinden güzel klasikler, çıkılan serüvenler, her okuduğum kitapla birlikte daldığım bir başka dünya… O zamanlar her okuduğum kitaba hayran olurdum; bir gün ben de öyle bir kitap yazmayı düşlerdim; zaten en sevdiğim ilk 10 romanı saydığımda belki bazılarına burun kıvıracak, beğenmeyeceksiniz; ama ben o romanı muhtemelen 12-13 yaşlarında okuduğum için kalbime sevgisi hiç çıkmayacak biçimde kazınmıştır…

İşte böyle… Kitaplar bambaşka bir dünyadır gerçekten… Ve bir insanın değişik dünyalar tanıması, başka fikirlere açık olması, kendini daha iyi ifade edebilmesi ve düşünmeyi öğrenebilmesi için okuması, güzel kitaplar okuması elzemdir. Anneler, babalar, çocuğunuza yapacağınız en büyük iyilik ona okuma alışkanlığı kazandırmak olacaktır. Gerisini zaten o halleder 😉 Okuyan, tek yönlü değil de çok çeşitli dallarda okuyan insandan korkmayacaksın arkadaş; o insan özgür bir beyne ve vicdana sahip insandır çünkü…

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı kitap içinde yayınlandı ve , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

19 Responses to Kitapların Büyülü Dünyası…

  1. Özlemaki dedi ki:

    Annem kuaföre gidip cici kız olmam için her cmt. günü para verirdi, ben eve kitaplarla ve fönlenmemiş saçlarla dönerdim. 7 yaşımda da aynıydım, 40’ımda da aynıyım, şükürler olsun =)
    Andriç’i ben de çok severim…Sevgiler.

    • hikaruivy dedi ki:

      @ozlemaki: ne güzelmiş: kafanın dışı yerine içini güzelleştirmek için para harcıyorsun! 😀 ben de kitaba verdiğim paraya hiç acımam. Andriç’inse sadece Drina köprüsü eserini okudum, ama o bile kendisini en sevdiğim yazarlar kategorisine almama yetti… yorumun için teşekkür ediyorum ^^

  2. Mrym dedi ki:

    J.C.Grange mi dedin sen? Ahh, balım yav. Taş meclisi mi? Koloni mi? Kurtlar İmparatorluğu mu?
    Aşktır bu, aşk. Diğer romanlarına göz atmış olsam da en beğendiklerim bu üçü oldu. Eserleri farklıdır gerçekten; sanki kolunuza girip sizi peşinden sürüklüyor, olaylara, kişilere, gittikleri yerlere.. S. Holmes’ u da okumuştum biraz ama yine Grange benim için başkadır. Çocukken de bütün Metal Fırtına serisini bitirmiştim, büyüdükçe sanırım birazıcık romantikleştim, bozdum ya. (:

    • hikaruivy dedi ki:

      @mrym: ben en çok kızıl nehirler’i sevmiştim: ilk okuduğum romanıydı, son derece sürükleyici ve sürprizliydi. kurtlar imparatorluğu türklerle ilgili olduğu için özellikle sevdiklerimdendir; taş meclisi ise muhteşem şaman ritüellerine dokunduğu için… düşünüyorum da adam harbiden her kitabında apayrı bir âlemden bahsetmiş; fena halde çalışkan ve bilgili bir gazeteci/yazar. gerçi siyah kan’dan sonra yazdıklarını o kadar etkileyici bul(a)madım; belki ben artık tarzına alıştığım için, belki de o çok sayıda yazınca eski düzeyde bir kaliteyi tutturamadığı için 🙂 haha, romantikleşmek iyidir 😀 😀

  3. besra dedi ki:

    Ben en çok dünya klasiklerini okudum Türk edebiyatından okuduğum bir kaç yazar var mesela Peyami Safa’nın dokuzuncu hariciye koğuşu beni o kadar etkilemiştirki anlatamam bu kitabın bende yeri başka ! hiç bir şey bizi uzaklara götüremez kitabın götürdüğü kadar mutlaka sıklıkla kitap okurum 🙂 Budalayı çevirmenler yüzünden sevmediğini yazmışsın doğru çok kötü çevirenler var benimde başıma geldi Gogol’un Ölü Canlar kitabı hayatımda bu kadar kötü bir çeviri görmemiştim nerdeyse kitaptan nefret ettim çok merak ediyordum bende Can yayınlarından aldım kitabı fark o kadar inanılmazdıki şimdi en sevdiğim kitaplardan biri anladımki çeviri çok önemli çok iyi yayın evlerinden alınırsa kitap çevirileride o kadar iyi ! Budala sevilmezmi hikaruivy ? tekrar oku o harika kitabı :)) nerdeyse Rus edebiyatından bütün yazarları okumuşumdur benim için vazgeçilmez olan dostoyevski bütün eserlerini okudum inanılmaz bir yazar üstün insan diyorum 🙂 aslında çok kitap okudum buraya sığmaz ne yapsam seninki gibi listemi yapsaydım hı? 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      @besra: peyami safa bir başkadır; yalnızız, matmazel noraliya’nın koltuğu, biz insanlar… her biri birbirinden harikadır gerçekten, muhteşem psikolojik tahliller içerirler… budala’yı bir defa daha okuyacağım canım, ama çevirisine güvendiğim bir yayınevinin baskısını bulmam lazım 🙂 dostoyevski’nin ben en çok suç ve ceza’sını severim; defalarca okudum, her defasında hayran oldum. sen de listeni yap da gel o zaman, valla çok güzel olur 🙂 🙂

  4. akustikhuzunler dedi ki:

    Sanırım seksenlerde ve doksanların basında cocuk olanlar cocuklugu doyasıya yaşama yönünden bir adım daha öndeler. Şanslı nesiliz 😉 Bu arada dilerim en kısa zamanda ilk on listeni de okuruz, merak ediyorum. (umarım ben aylık kitap alımımı yapmadan önce olur 🙂 )

    • hikaruivy dedi ki:

      hoşgeldin akustik! uzun zaman oldu, özlemiştik seni 🙂 ilk 10 listemi kısa zamanda açıklayacağım ama sen bu onlu ile başla derim 😉 😀 sevgilerimle canım ^^

  5. Besra dedi ki:

    Buda benim listem 1.Suç ve Ceza dostoyevski 2. Karamazov Kardeşler dostoyevski 3.Budala dostoyevski 4.Yeraltından Notlar dostoyevski 5.Honoré de Balzac Vadideki Zambak 6.Uğultulu Tepeler Emily Brontë 7.Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa 8.Ölü Filozoflar Kahvesi Vittorio Hösle,Nora K 9.Babalar ve Oğullar -Turgenyev 10. Nana – Emile Zola :))

    • hikaruivy dedi ki:

      vayyy, muhteşem bir liste! sen tam klasikçi çıktın 🙂 suç ve ceza benim de ilk 10’umdaydı. karamazov kardeşler de bir başyapıttır gerçekten… vadideki zambak ve uğultulu tepeler de beni çok etkileyen kitaplardandır… ölü filozoflar kahvesi’ni ne yazık ki bilmiyorum, nana’yı ise okumadım ama onun ilk kitabı olan meyhane’yi okumuştum. sen bu kadar sevdiğine göre bir ara bunları da okumak farz oldu 🙂

  6. Mutluluk Oyunu dedi ki:

    Klasiklere edebiyat hocamın zoruyla başlamıştım. İlk başta verdiğim paralara bile acımıştım , itiraf ediyorum 😀 Ama güzeldi yine de. Sıkılmamıştım. Bu bile yeterdi bana 😀 Senenin başında sadece polisiye , dedektif tarzı kitaplara kancayı takmıştım. Yani en son durum böyleydi bende. Şimdi ne bilmiyorum. Sınavlardan kitaplara sıra gelmiyor bir türlü. :))

    • hikaruivy dedi ki:

      ah ah, sınavlara hazırlanırken okumak zordur canım, biliyorum… ama böyle zamanlarda bile kafa dağıtıcı kitaplar okumak terapi görevi görebilir; sophie kinsella, meg cabot kitaplarına bir göz at derim 😉 klasiklerde olay çeviride bitiyor; mutlaka çevirisine güvendiğin kitapları al, yoksa sıkılmayı bırak nefret bile edebilirsin 🙂

  7. besra dedi ki:

    Hahaha evet tam bir klasikçiyim Oku gerçekten çok güzel bir kitap beğeneceğini düşünüyorum :))

  8. Derya dedi ki:

    Kitap okumak bana nedense Ivy hanimi hatirlatiyor :). Kitap okumayi bana sen sevdirdin canim arkadasim! Sizin evden az kitap tasimadim hani.

    • hikaruivy dedi ki:

      canım yaaa, senle az macera kitapları, polisiyeler okumamıştık! 😀 bu arada burda da deli gibi kitabım var, giderken nasıl götüreceğimi kara kara düşünmeye başladım 😛 sizle bi ara buluştuğumuzda eski günlerin hatrına onları sana getirsem olmaz mı, hıı? 😀

  9. Rosa dedi ki:

    İltifat için teşekkürler:)tatlı rosa deyince aklıma şimdi şekerimsi ama acı bir şey geldi.(neden aklıma böyle bir şey geldi;bende bilmiyorum)
    Çeviri konusunda çok haklısın,çeviri kötü olunca kitabın tüm tadı tuzu kaçıyor.Ama Budala kitabını iyi bir çeviriden tekrar okumanı da tavsiye ederim ki ben çok severim o kitabı:)
    Çok güzel kitaplar var listende,okumadıklarımı yazdım bir kenara,edinip okuyacam:)Ve ilk on listen nedir,hangi kitaplardır?

    • hikaruivy dedi ki:

      ahah, tatlı rosa’dan nasıl öyle bir çağrışım yaptı anlamadım 😀 budala’yı mutlaka yeniden okuyacağım; klasiklerin klasik olması için mutlaka bir sebep vardır.. ilk 10 listemi yakında ilan edeceğim, takipte kalınız şekerim 😉 😀

  10. Sanırım seksenlerde ve doksanların basında cocuk olanlar cocuklugu doyasıya yaşama yönünden bir adım daha öndeler. Şanslı bir nesiliz doğrusu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s