En Sevdiğim Anime Karakterleri

Sevgili winpohu ve sessiz gemi beni şurda ve şurda aynı konu ile mimlemişler: “Çocukluk kahramanım” İkisi de aynı anime erkeğini seçmiş: Sailor Moon’dan Mamaru. Öte yandan, bir de winpohu’nun harem mimi vardı ki, “anime karakterine vurgun olmak” başlığı altında arz-ı endam ediyor ve uzun zamandır ellerimden öpüyordu… İşte ben de bu iki mim’i birleştireyim, hatta üşenmeyip bir de “en sevdiğim anime kızları”nı ekleyeyim dedim – ve karşınıza aşağıdaki devasa liste çıktı 😛 Öncelikle, aşağıdaki anime karakterleri kadar yer aldıkları animeleri de çok sevmişimdir. Ve her biri tavsiyemdir. İkinci olarak, benim asıl çocukluk kahramanlarım Rose of Versailles‘dan Lady Oscar ve André, Sihirli Kurdele‘den Himeko ve Daichi’dir, onu baştan söyleyeyim. Oscar’ın cool ve sağlam duruşuna, Himeko’nun neşeli erkek fatma hallerine hastaydım. Aynı şekilde André’nin fedakârlığına, Daichi’nin de cool ve akıllı bir erkek kahraman olmasına vurulmuştum (tabii yakışıklılıkları da bunda önemli bir faktördü. Evet, anime karakterleri de yakışıklı olabiliyor, öhömmm…) Ama daha geniş karakter tanıtımlarını -eğer üşenmezseniz- aşağıda okuyacaksınız. İşte size hikaru’nun gelmiş geçmiş en sevdiği anime karakterleri:

ERKEKLER

André Grandier (Rose of Versailles): Ahhhh, benim gariban, benim çilekeş André’m! 😛 😛 Yıllar boyu soylu hanım kızımız Oscar’ın yanında gıkını bile çıkarmadan çalışıp duran, onun tüm kaprislerini çeken, ama bir dakika bile “gölge” olmaktan gocunmayan bir insandır bu André’cik (Fransız erkekleri gerçek hayatta da senin kadar tatlı insanlar olsalar ne güzel olurdu :P) Rose of Versailles isimli şaheserin muhteşem karakterlerinden André Grandier benim en sevdiğim anime karakterlerinde birinciliği kimselere bırakmıyor 😉

Suoh Tamaki (Ouran High School Host Club): Dünyanın en şirin, en çapkın, en yakışıklı, ama en saf prensi ile tanışın! Onun Haruhi’yi baba şefkatiyle sevdiğine kendini inandırdığı halleri ve diğer oğlanlara bozulunca bir köşeye geçip mantar yetiştirmesi kadar güldüğüm başka bir anime sahnesi olmamıştır heralde 😀 😀 Yirim seni şirinlik abidesi!

Zuko (Avatar the last airbender): Önce soğuk, takıntılı, intikamcı bir pislik olarak başladığı Avatar macerasını karizmatik ve iyi bir prens olarak bitiren Zuko da favorilerim arasına girmeyi başarıyor. Dönüşümler her zaman eğlencelidir; ama Zuko’nunkini izlemek çok keyifli bir serüvendi (bu arada gördüğünüz gibi her telden çalıyorum: ilk sırada tam bir 2. erkek tiplemesi; ikinci sırada saf şebek bir prens, üçüncü sırada ise cool ve soğuk bir yakışıklı var. insan burda Buket Uzuner’in o ünlü sözünü anımsamadan edemiyor: “Asıl çok eşliliğe ihtiyaç duyanlar kadınlardır. Çünkü bir erkek, ne kadar eğitimli ve kendini yetiştirmiş olursa olsun, sonuçta düz ve tek yönlüdür…” Tam olarak böyle olmasa da bu minvalde bir sözdü. Kumral Ada Mavi Tuna’dan…)

Taichi (Chihayafuru): Taichi de muhteşem bir karakterdi. Evet, harika çizilmişti ama asıl sebep bu değil. Sebep şu: Normalde Taichi gibi çizilen anime erkekleri aşırı derecede mükemmel, hiçbir falsosu olmayan, yakışıklı, dersleri süper, sporda birinci…vs. olurlar ve bu çok can sıkıcıdır. Ama Taichi, tüm bu özelliklerine rağmen aşkta kaybetmeye mahkûm, ve Karuta’da da asla birinci olamayacağının bilincinde bir karakterdi. Ama yılmayıp azmetmesi bende büyük hayranlık uyandırdı. Chihayafuru’yu izleyin, eski bir Japon oyunu olan karuta ile ilgili olduğu için ilk bakışta burun kıvırabilirsiniz ama aslında çok güzel animedir.

Kazehaya (Kimi ni Todoke): Amaaaaaan, işte dünyalar şirini bir esas oğlan! Dünyada böyle şeker, komplekssiz, iyi kalpli yakışıklıların çoğalmasına fena halde ihtiyacımız var! 😀 Kazehaya her daim gülümseyen yüzü, ve bitchy cheerleader kızların peşinden koşmak yerine ezik ve aşırı saf Sawako’ya duyduğu büyük aşkı ile buraya girmeyi bileğinin hakkıyla kazanıyor.

Usui (Kaichou wa maid-sama): İşte size klasik bir shoujo erkeği! Yakışıklı, çok akıllı, çok karizmatik, azıcık da sapık 😛 Normalde Usui gibi erkeklerden kaçarım, bu kadar mükemmel ve bir de oyuncu olması bana korkutucu gelir. Ama tatlı Misaki’miz içindeki liderlik gücüyle tam da Usui’ye yakışan bir  esas kız ne de olsa 😉

Daichi (Himechan no Ribbon): Daichi de tüm kızların peşinden koştuğu bir ufaklık. Ayrıca çok da havalı, Himechan’a bile yüz vermiyordu… Ama içten içe Himechan’a olan sevgisini sezdiğimiz için onun bu cool halleri bile insana batmıyor (ayrıca kendisi ortaokul aşklarımdandır, o yüzden bu listede olmalıydı 😀 :D)

Kairi (Peach Girl): Travesti gibi çizilmiş olduğuna bakmayın, Kairi’nin okulun en yakışıklı çocuklarından biri olduğunu farz ediyoruz 🙂 Muzip, çapkın, oyunbaz, ama âşık oldu mu sonuna kadar aşkına sahip çıkan bir çocuk bu. Ayrıca entrikacı kızın oyunlarını yemeyen tek aklı başında karakter olduğu için de çok sevilesi (hatta feci bir soap opera olan Peach Girl’e tahammül etme sebebimdir kendileri)!

Yuki Sohma (Fruits Basket): Fruits Basket’ın yakışıklı ve kibar prensi. Seri boyunca onu tuttum, kedi karakterine meyletmedim bile. Ah sessiz farecik… Sonu, dizilerdeki her efendi erkeğin kaderi gibi oldu 🙂 (Efendi erkekler, bu animeler, diziler sizi korkutmasın, gerçek hayatta eninde sonunda siz kazanıyorsunuz! 😀 😀 )

Kaname Kuran (Vampire Knight): Vampire Knight öyle çok matah bir anime değildi; daha doğrusu inanılmaz salak ve sürekli korunmaya muhtaç esas kızıyla bana ekran başında sinir krizleri geçirten dizilerden biriydi. Ama öyle güzel çizimleri, öyle yakışıklı bishounen  karakterleri (vampirler) vardı ki “Allah’ımmm, iyi ki bunlar gerçek değiller, yoksa ciddi ciddi çoluk-çocuğu terk edip peşlerine düşerdim” diye düşünürdüm (öhöm 😛 çapkın mıyım neyim? :P). Başlarda biraz daha Zero’cuydum; ama sonra Zero’nun ergen tripleri içimi baydı. Ve ben de, fena halde tehlikeli, ama bir o kadar da zarif ve kibar vampirimiz Kaname’de karar kıldım. Ama şu güzelliğe bakın bea…

KIZLAR

Oscar (Rose of Versailles): Lady Oscar, ortaokul yıllarımda rol modelimdi: Cool, dürüstlük ve cesaret timsali, silah atmada ve kılıç kullanmada bütün erkekleri yenen harika bir kadın. (Ama ben tüm cool görünme isteğime karşın asla öyle olamadım; Lady Oscar olmayı bırak, ben olsam olsam şeker kız Candy olurdum, peh…) Ama onu benim en sevdiğim kadın karakter yapan şey bu özellikleri değildi: Rose of Versailles’ın son 3 bölümüydü… Harika bir animedir; hayatım boyunca tekrar tekrar izleyeceğim…

Haruhi (Ouran High School Host Club): Haruhi’mizse çılgın Ouran akademisinde en aklı başında ve normal insan oluşuyla gönlümü kazandı. Onun Tamaki ve ikizlerin tuhaflıkları karşısında hiç istifini bozmadan gözlerini devirmelerini gülerek anıyorum 🙂

Osaki Nana (Nana): Nana tanıdığım en badass kızlardan biri. Saygı duyulası. Animenin diğer Nana’sı ise tam aksine ağzına terlikle vurulası.

Misaki (Kaichou wa maid-sama): Usui’nin sapıklıkları karşısında kızarıp bozarsa da onun o dominant başkan tavırlarına kurban! Tuttuğunu koparan, akıllı bir kızımızdır.

Hikari (Special A): “Kronik ikinci” Hikari’mizse hiçbir zaman mücadele etmekten vazgeçmemesi ile gönlümü kazandı 😉 Aslında Kei’yi de rahatlıkla yukarıdaki erkekler listesine alabilirdim ama onun sürekli birinci olması sinirimi bozuyor 😛 Sevmiyom lan ben beni (öhöm, yani esas kızı) geçen erkekleri 😛

Kyoko (Skip Beat): Önce saf bir anime kızı iken eski sevgilisinden yediği kazık sonucu bir intikam meleğine dönüşen komik ve şeker Kyoko da buraya girmeye hak kazanıyor. Onun o kızdığı anlarda ortaya çıkıveren Medusa’nın saçları kılıklı şeytanlarına kurban 😀 Dizinin esas erkeği Ren niye bu listede değil diye sorarsanız animenin çizerini suçlarım: O çizdiğin upuzun çeneyle gül gibi bishounen’i tipsiz bir şeye dönüştürmüşsün be hafız! 😛

Himeko (Himechan no Ribbon): Erkek fatma kılıklı Himeko’muz da ilk göz ağrılarımdandır, o yüzden burada olmalı. Paralel paralel! 😀

Chihaya (Chihayafuru): Chihayafuru’nun en iyi yanı derinlikli karakterleri demiştim ya; esas kız Chihaya da normalde saf-salak anime kızlarından nefret ettiğim halde kendini bana sevdirmeyi başardı. Sebebi ise Karuta’ya olan derin sevgisi, ve başarmak için gösterdiği çaba… Evet, gidiş yoluna puan veren bir hocayım ben 🙂

Yukino (Kare Kano): Kare Kano tekrarları fazlaca olan bir anime olmakla beraber güzeldi, gerçekçiydi, hem komik, hem romantik hem de dramatikti… Esas kız Yukino ise çalışkanlığı ve hırsı ile kendime benzettiğim, ama benim biraz daha sivri bir versiyonumdu. Ama âşık olunca ballı kaymak kıvamına geldi, orası başka 🙂

Katara (Avatar the last airbender): Avatar’ın akıllı ve olgun Katara’sını almadan da olmaz. Gerçi şimdi Korra tüm çocuksuluğuna ve atarlı ergen tavırlarına rağmen Katara’nın pabucunu dama atacak gibi görünüyor 😉 Bakalım, izleyip göreceğiz 😉

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı anime içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

26 Responses to En Sevdiğim Anime Karakterleri

  1. güzzi dedi ki:

    Anime erkekleri ne mükemmeldir Tanrım! Kızlar hiçbir zaman kusursuz olmaz, lakin otakuların %90’ı erkek. Nedendir?! Tam şu anda merak etmeye başladım.
    Bu arada Versay’ın Gülleri’ni fazlaca ön plana çıkarman, Mamarou Tsukino ve Terry’den hiç bahsetmemen yaşını ele veriyor bacım 😄 Ben en sevdiğim animeler olarak Pokemon’u falan söylüyorum kimse yaşımı çakmasın diye 😀 Birkaç sene sonra Digimon’a, 10 sene içinde de Doreomon’a geçiş yapacağım 😀 Pororo’ya kadar yolu var…

    • hikaruivy dedi ki:

      @güzzi: galiba erkekler anime kızlarının kusurlu ya da kusursuz oluşuna aldırmıyor, ama kızlar rüyalarının prensini görmek için izliyor 🙂 🙂

      hahah, aynen öyle bacım 😀 şimdi şeker kız candy bizim de çocukluğumuzun çizgi filmiydi, orası ayrı; ama bi andre dururken terry’nin lafı mı olur?? ama pokemon’larda artık ben bildiğin kazık kadardım, onlardan bahsedersem ayıp olucak 😉

  2. winpohu 'ca dedi ki:

    sonunda yazdın ama ne güzel bir liste bu böyle gerçi benim sevdiklerimin sadece bir kaçı var ama olsun zaten onları paylaşmaya kıyamıyorum ben he he 🙂 ellerine sağlık süper olmuş 🙂

  3. lady oscara bende bayılırdım çok çok eskiden tv de izlemiştim sonunu izleyemedim maalesef:(
    o kadar nette anime sitelerinde aradım bulmadım varda videolar açılmıyor:(

    ayrıca Suoh Tamaki (Ouran High School Host Club) ye de bayılmıştım o küsüp köşeye çekilmesi mantar yetiştirmesi allam çok tatlı geliyordu bana:)))

    nana da çok hoştu diğer nana bir alemdi yalnız:)

    avatarı daha önceki yazılarında görmüştüm listeye almıştım da diğer animeleri de merak etmedim değil:)))

    • hikaruivy dedi ki:

      @asiruh: benim hard disklerin birinde tüm bölümler olacaktı… sana dvd yazıp gönderirim istersen, adresini mail atsana bana.

      tamaki’ye bayılmayan olabilir mi yaa! aşırı derecede şeker bişi 😀 nana’daki komatsu nana’nın ağzını burnunu kırmak istedim defalarca! özellikle nomu’ya yaptıkları yüzünden, böhüü 😦

      avatar’ı da mutlaka izlemelisin, epiktir o kadar diyeyim.

  4. lafea dedi ki:

    Rose of Versailles’ın son 3 bölümüydü… Harika bir animedir; hayatım boyunca tekrar tekrar izleyeceğim…

    Altına imzamı atarım. Yıllardır izlerim hala bıkmadım. Demek yalnız değilmişim 🙂 Zsten farkındaysan ne zaman bu animenin konusu geçse atlıyorum yoruma-konuya. Ama sözünün üstüne ekleyecek sözüm yok katılıyorum demekten başka 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      @lafeas: zaten RoV tutkumu paylaşan ender insanlardan biri olarak kalbimde yerin ayrıdır lafeacım 🙂 ben resmen âşığım bu animeye; oscar ve andré’ye de 🙂 🙂

  5. Sessizgemi dedi ki:

    Ellerine sağlık hikaruivy 🙂 anime izleyesim geldi yine, sayende ^^
    Zukooo benim karanlık prensim 😉 mimin konusu çocukluk kahramanları olmayaydı ben de kesin Zuko derdim, ah şu kurallar 🙂

  6. sagbeyin dedi ki:

    rose of versailles.. 5.sınıfta izlemiştim ben bu animeyi,o yüzden bazı yerlerini anlayamamıştım ama benim için hala bir efsanedir. bu animede madam antoniotte çok saf biri olarak gösterilidiği için sonradan tarih dersinde çok kötü bir kraliçe olarak anlatılınca bayağı bir şaşırmıştım, o yüzden arkadaşlarıma ” ben çizgi filmini izledim aslında kötü bir insan değil o ” diye açıklamalar yapıyordum 🙂
    chihayafaru yu ocak ayında izliyordum ama günceli takip etmek sıkıcı gelince bitsin öyle izleyim diye diye izlemeyi unuttum hemen tamamlayım. gerçekten çok güzel bir animeydi,bir gün heyecanla japon kart maçını izleyeceksin deseler inanmazdım 🙂
    fruits basket’ de ben kyo cuydum ama yuki yi de severdim tabii :)animede sonu muallak bitti ama mangasında tohru’yla olmasa da eli boş kalmıyordu sanırım. 🙂 gerçi bu animede inek,yılan ve köpeğe de bayılmıştım 🙂
    osaki nana hakkındaki yorumunun altına imzamı atarım 🙂 süper bir tespit haha 🙂
    usui’nin resmini gördükten sonra Kaichou wa maid-sama’yı izlemek farz oldu sanırım 🙂 bu ne yakışıklılk böyle 😀
    yazını ayıla bayıla okudum hikaruivy 🙂 klavyene sağlık 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      ben izlediğimde ortaokuldaydım. muhteşemdi, âşık olmuştum, hâlâ da çok ama çok severim. ama marie antoinette’i iyi göstermeye çalışması durumu vardı hakikaten. chihayafuru’nun geçenlerde 2. sezonunun çekileceği açıklandı, beni mutluluklara boğdu 🙂 🙂 mutlaka izle canım, çok güzel gidiyor. fruit basket’ta ben de köpeğe bayılmıştım ya 🙂 kaichou wa maid-sama da izleneceklerden, çok eğlenceli ve romantiktir 😉 sevgilerimle ^^

  7. mysweet dedi ki:

    bende anime syrtmeye baslayacktm.. hevesim special a ile ilgili söylenen gzl seyler sayesinde basladı. izlemeye basladım çooook hoşuma gitmişti fakat uzun sürmedi.. cünkü hiçbir site tam olarak bölüm vermemiş. 3. bölümden sonrasını izleyemedim dolayısıyla.. bende animeleri sseverim halbuki 😦 sailor moon, special four, avatar, howlun yürüyen şatosu gökteki kale falan filan ammavelakin böyle zorluklar cıkınca karsıma hevesim kaçıyr.. biride indirmeden izlemem için düzgün bir site önermiyor :((

  8. turkay dedi ki:

    tesekkurler

  9. Geri bildirim: Mim: Dizi Karakterleri + Anime Club | Hikaruivy'nin renkli dünyası :)

  10. kajika dedi ki:

    hepsine katılıyorum tüm sevdiğim karakterler bu yazıda toplanmış ama tomoe (kamisama hajimemashite )yi de eklemeden duramıycam 😀 😀

  11. Hepsine katılıyorum amma Skip Beat için istersen kore dizisine de bir bakıver derim. 😀

  12. diabolo violette dedi ki:

    Hani pek listeyle alakalı değil şimcik yazacağım şey de bir şekilde bir yere yazayım istedim. Aramalarda blog içinde denk gelemedim.
    Ao Haru Ride adlı bir anime seyrettim geçen. Nispeten yeni sayılır. Shoujo lar içinde -pek sevmediğim- abartısı az olan bir anime nispeten; belki de bu yüzden dikkatimi çekti bilemeyeceğim. Büyük bir keyifle birkaç saate sezonu izleyiverdim.
    Ama maalesef animenin devamı gelecek mi gelmeyecek bilemiyorum. Manganın ilk çeyreğinde bitti şu an için. Hatta şimdi merakımdan mangaya devam edeceğim 🙂 Mangası sonra ermiş ama yanılmıyorsam. Yukarıdakilerin de hepsini seyretmediğim için karakterlerle kıyaslama yapamam tabii ama sevdim bu tipleri. Tavsiye ederim… 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      ay ne iyi oldu da hatırlattın, ben bu animeye başlayıp yarım bırakmıştım o_O daha doğrusu o sırada hâlâ yayınlanıyordu; bitmesini beklerken unuttum gitti… sayende devam edeyim, tenk yu canım 🙂 yalnız yarıda kalıyorsa fena; o olayı ben skip beat ve nana’da çok fena yaşamıştım, insan sudan çıkmış balığa dönüyor :/ (bu arada ancak yorumuna aylar sonra cevap yazdığım için kusuruma bakma, hep tembellikten bunlar… *utangaç smiley*)

  13. mina dedi ki:

    Vampire Knight konusunda sana hem katılıyor hem katılmıyorum. Şöyle ki :

    Yuuki hakkında: Ben Yuuki’den baştan beri nefret etmiş insanımdır. ‘Ulan Yuuki misin nesin bi çakcam burdan hee ! ‘ diye bağırıştığım , ‘Ah yavrum seni attılar da tutamadılarmı kuzuum ?! ‘ diye manyağa bağlatan , saf salak yapma denileni yapan aptal bir kızdı Yuuki benim için. ( ne çok kin beslemişim öyle)

    Kaname hakkında : Vurmazsan bir şey söyleyeceğim :p Benim o animede öldürmek istediğim tek karakter vardır o da Kaname’dir. Bana her zaman ukala , kendini beğenmiş , ohh paşa gönlüm rahat etsin , hain vb vb bir Vampir (insan diyemiyorum :p) gelmiştir. Hele bir de sonlarda Zero ‘yu kullanması açsından nefret etmişimdir.

    Zero hakkında : Evet buradan sonra benim manyak olduğumu anlayacaksın. Ama ben hayatımda 1 kere aşık oldum ve bir anime karakteri olan Zero ‘ ya aşık oldum. Evet AŞIK OLDUM. Vampir (E sınıfı bir vampir) olmasına ve dediğin gibi ergen triplerine girmesine ve ‘ VAMPİRLER CANAVAR , BU BENİM TANIDIĞIM YUUKİ DEĞİL O CANAVAR OLDU’ vb şeyler söylemesine rağmen. Hele şu Yuuki Kaname’yle konuşacakken dur gitme seni seviyommm diyemeyip de kolunu tuttuğu yerde içim acıyordu benim. ‘Zeroğğ ben varaağğm bana geeell !! ‘ diye haykırıyordum ama geçti (geçmedi hala aşığım yarım sene önce izlediğim anime -_-)

    Yani anladın sen :)))))))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s