Cici filmler bunlar ^^

Yakın zamanda ağır filmlerden bahsetmiş, “watch with caution” uyarısı yapmıştım, işte burda. Şimdi 2 tane de cici film tanıtalım: Intouchables ve Wristcutters.

Intouchables

Fransızlar beni bir kez daha şaşırtıyor ve kendilerinden beklenmeyecek kadar şirin ve insancıl bir filmle karşımıza çıkıyorlar: “Intouchables”, müthiş bir dostluk hikâyesi… Film, paragliding yaparken kaza geçirip boyundan aşağısı felç olan (tetrapleji deniyormuş bu duruma, film sayesinde öğrendik…) zengin Philippe ile onun bakıcısı olarak işe başlayan Senegal göçmeni, varoş çocuğu Driss’in öyküsünü anlatıyor. Normalde böyle öyküler önce birbirinden nefret eden, sonra birbirine yavaş yavaş ısınan insanları anlatır ya; bu film öyle değil: Ayrı dünyaların insanı olmalarına rağmen iki adam da en baştan itibaren birbirine karşı öyle önyargısız ki, izlerken içinize bahar güneşi vuruyor sanki, “oh be, ne güzel” diyorsunuz. Philippe bir tabloya onbinlerce euro bayılan elit (hatta züppe?) bir adam olduğu halde Driss onunla “bu ne la?? sen buna sanat mı diyorsun? adamın burnu kanamış, ondan tablo yapmış!” diye dalga geçince hiç alınmıyor, hizmetkârına “sen ne anlarsın” demiyor. Driss de bu lafları söyleyecek kadar cesur ve kendine güvenli bir adam; ayrıca eğitimsiz olduğu halde gayet derin bir sanat zevki var bence (özellikle müzik zevkini çok takdir ettim 😉 ayrıca operada ağaç kılığına girmiş bir adamın arya söylemeye başlaması ile bir kopması vardı ki, Philippe’le birlikte ekran başında ben de ona koptum, çok tatlı bir sahneydi! :D) Film boyunca şaşırtıcı hiçbir şey olmuyor denebilir; ama yine de en baştan en sona o kadar keyifle izleniyor ki, bu aralar kim sorsa bu filmi tavsiye ediyorum. Yani tam bir “feel good movie”, izle ve mutlu ol 🙂 Üstelik gerçek bir öyküden uyarlamaymış – filmin bitiş jeneriğinde olayın asıl kahramanları ile de tanışıyorsunuz 😉 Belki bir tek Driss’in ailesiyle ilgili ortaya atılan birkaç noktanın çözüme ulaştırılmamış olması yönüyle eleştirebilirim; ama onun dışında mükemmel bir film diyorum. İzleyin; pişman olmayacaksınız 😉

Wristcutters: A Love Story: 

Sevgili blog yazarı ahbabımız Mikal Zia’nın isim annesi olduğunu tahmin ettiğim bu filmi Diaboloviolette’in önerisi ile izledim. Ve acayip sıradışı ve şeker buldum. Aslına bakarsanız böyle bulmuş olmam biraz ilginç, çünkü mekânlar, olaylar çok da şeker değil: Sovyet Rusya benzeri bir atmosferde geçen bir yol hikâyesi diye özetleyebilirim bu filmi. Fakat aslında konu çok daha uçuk. Ve eğer hiçbir şey bilmeden izlerseniz benim gibi çok güzel bir şaşkınlıkla izleyip daha çok keyif alabilirsiniz. Eğer bunu tercih ederseniz aşağıdaki paragrafı okumayın. Ama “azıcık konuyu bileyim” diyenlerdenseniz aşağıdaki tanıtımı okuyabilirsiniz, mümkün olduğunca az spoiler verdim.

Wristcutters, adından da anlaşılacağı gibi “bilek kesenler”, daha genel bir tabirle intihar edenleri konu alan bir film. Ama daha da tuhafı, intihara teşebbüs edip de kurtulanlar değil, bildiğin intihar edip ölenleri konu alıyor!! Siz “Ne diyo’ bu manyak??” demeye başlamadan önce hemen açıklayayım: İntihar edince şimdiki dünyadan çok daha boktan bir yere düşüyorsunuz. Sovyet Rusya diye kast ettiğim buydu; en az 30 yıl öncesinin teknolojisi, kıraç araziler, hiçbir çiçeğin olmadığı, insanların gülümsemediği, her yerin sıkıcı bir griliğe boyandığı bir dünya bu. Kahramanımız Zia, sevgilisi Desiree kendisini terk edince bileklerini kesmek suretiyle kendini bu tuhaf dünyada buluyor. Bu dünyada Rus Eugene’le tanışıyor; Eugene’in tüm aile bireyleri intihar edip (valla :D) hep birlikte bu dünyada yaşamaya başlamışlar (çok komik bir aileydi bunlar 😀 çok da sağlam aile bağları vardı,  Eugene’de adeta, annesini her gün arayan sevgilimi gördüm 😀 😀 :D) Bizim esas oğlan Zia, Eugene’le dostluğu ilerletirken günün birinde bir öğreniyor ki eski kız arkadaşı Desiree de buraya gelmiş, hem de kendi intiharından sadece 1 ay sonra! Desiree’nin kendi acısına dayanamadığı için intihar ettiğini düşünüp onu bulmak üzere acayip derecede heyecan yapan Zia, Eugene’i de ikna edip yollara düşüyor. İki kafadar yolda kendilerine otostop çeken, bu dünyaya yeni düşmüş olan Mikal adlı bir kızla tanışıyorlar. Mikal ise kendisinin buraya bir yanlışlık eseri düştüğü konusunda ısrarlı, ve yana yakıla “yetkili birileri”ni arıyor. Sonra… sonrası acayip eğlenceli, kendine has bir mizah dili olan çok sıradışı bir film çıkıyor ortaya. Araba koltuğunun altındaki, her şeyi yutup duran karadeliğe; okyanus kenarında romantizm yaptıkları sahneden sonra sabah olunca tüm sahilin kondomlar ve uyuşturucu iğneleri ile dolu olduğunu görmelerine; Mesihli sahneye ve Mikal’in her gördüğü tabelayı değiştirip durmasına (“save us Messiah” tabelasını “shave us Messiah” yapmıştı :P) çok güldüm ben 😀

Ayrıca çok hoş felsefi cümleler de vardı filmde. Mesela: “Bir kız size “bekle, birazdan döneceğim” derse asla geri gelmeyecektir…” falan gibi. Hahah, öyle midir ki cidden? 😀 😀

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı sinema içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

18 Responses to Cici filmler bunlar ^^

  1. Lee dedi ki:

    Intouchables’ın dün basın bülteni geldi bana maille. Burada da vizyona giriyormuş. Acaba basın gösterimine gitsem mi diye düşündüm şimdi bu yazıyı yazınca. Ben klasik önce nefret eden, sonra dost olan bir ilşki diye hızlı hızlı okumuştum haha. Demek ki öyle değilmiş, gideyim ben en iyisi 🙂

    Wristcutters: A Love Story’i ise daha da merak ettim. Dayanamadım ve konuyu okudum, kesinlikle bombastik. Ben bu filmi izlemeliyim. Böyle değişik ve harika konulu iki filmi bize tanıttığın için çok teşekkür ederim çingu 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      @Lee: Mutlaka git canım, çok güzel film. Nefret safhası varsa bile ben görmedim açıkçası; ayrıca zengin amca zenci oğlanı işe kendisi alıyor; hem de bir sürü adayın arasından. Nefret ettiği adamı almazdı heralde 😛 😀 Wristcutters kesinlikle bombastik! Onu da izleyin mutlaka 😉 Şimdiden iyi eğlenceler dilerim ^^

  2. Mikal Zia dedi ki:

    Birkac yil evvel filmde kizi gorur gormez “lan bu kiz amma benziyor bana” dediydim.. Saclarimi da ayni modelden kestirdim…Feysbuka ne zaman Shannyn Sossamon’un fotografini koysam millet bayagi bi celiskiye dusuyor 🙂 Ama o benden guzel tabi bisey diyemiyorum o konuda.
    Intouchables’a da bugun bakiyordum icli icli izlesem mi diye, afis cok guzel cunku (sebeplerim cok harika) madem hakkinda yazmissin izleyeyim o zaman. sonra tekrar damlarim buraya 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      @Mikal Zia: Vayy, Shannyn Sossamon güzel hatun, ona benzediğine göre güzellik konusunda iddialısın demektir 😉 Intouchables’ın kendisi afişinden bile güzel; Omar Sy ise gördüğüm en sempatik zenci herif, filmi mutlaka izlemelisin 😉 Sevgiler ^^

      • Mikal Zia dedi ki:

        Onun kadar zayif olsam hersey mukemmel olacak ta iste, kadin artik 45 kilo mudur nedir mumkunu yok o kadar kuculemem. Safi kemiklerim 45’ten fazladir benim herhalde 🙂

        Filmlerde ve dizilerde boyle saf bakisli, saf suratli kisiler olur ya onlari gorunce ustume fil cokmus gibi olur. Mesela Greatest Love’da esas kizin abisi ya da Miracle of Giving Fool filmindeki cocuk gibi…Intouchables’ta da ayni sey olacakmis gibi hissettim zenci abinin suratindan ama anlasilan beni bayagi mutlu edecek bir film 🙂

  3. denizborulcesi dedi ki:

    Bilgi: Wristcutters’da gogol bordello’nun solisti olan eugene hütz’de rol alıyor. Filmde ara ara duyulan müzik de gogol bordello’ya ait. Eugene direksiyondaki abimiz oluyor.
    (fondaki müzik) http://www.youtube.com/watch?v=Syw9_Kawnns

    • denizborulcesi dedi ki:

      unutmadan, ön koltuk muhabbeti çok güzel olmuş 🙂 (spoiler vermeyelim)

      • hikaruivy dedi ki:

        @denizborulcesi: ön koltuk muhabbeti cidden süperdi 😀 müziğin gerçekte de eugene’in grubuna ait olduğunu ilk defa duyuyorum, haha, süpermiş! 😀 filmde de ellerindeki tek kaset bu olduğu için bi süre sonra şarkının sözlerini hepsi ezberlemiş oluyorlardı 😀 😀

  4. makinosev dedi ki:

    Çok sevdim bu filmleri üstelik izlemedim bile daha 😀 😀 😀 😀 moral veren filmlere de çok ihtiyacım var iyi oldu 😀 yaz geldi sözde ama hiç o moda giremedim bu filmlerle birlikte içime bahar güneşini alabilirim sonunda 😉 eline sağlık 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      @makino: ahahah, bi de izlesen kimbilir napıcan… 😀 😀 😀 o zaman sana bir doz intouchables, bir doz da wristcutters yazıyorum tatlım, üstüne tatlı niyetine 10 things I hate about you’yu da izleyebilirsin (ben yaklaşık 47249584 kere izlemekle beraber gene arada bir açıp izlerim, acayip yaşam enerjisi aşılıyor o film bana) öperim ^^

      • makinosev dedi ki:

        Intouchables’ı izledim çok güzeldiii, felçli adamın gülüşüne hasta oldum, diyaloglar ve aralarındaki ilişki de çok güzeldi 😀 sıra diğerinde 😀

      • hikaruivy dedi ki:

        @makino: di miiiii, ben de ben de! 😀 diğerini de izleyince konuşuruz, onda tartışacak bayaa enteresan detaylar var 😉

  5. Neo dedi ki:

    Intouchables filmini kardeşim de tavsiye etmişti 🙂 Yakın zamanda izleyebilirim. Teşekkürler.

  6. harmonyhalmeoni dedi ki:

    Aylar sonra keşfetmiş olsam da keşfettim mi keşfettim. 😀 (Yok aslında sen link verdin de çaktırma işte :P)

    Çok güzel olmuş unni yazın, aynı yerlerden yakalamışız Intouchables’ı, gerçi ben azıcık uzatmışım, bunu okuduktan sonra “ya dur, fazla mı spoiler vermişim acep” deyip yazımı tekrardan gözden geçirdim ama neyse, verdiysem de verdim artık, napalım. 😀 Bir de müzik zevki konusunda çelişmişiz hafiften, o kadar da olur zaten. ^.^

    Diğer filmi de alıyorum hemen listeme. 🙂

    Yazı için ellerine sağlık unni. ^_^

    • hikaruivy dedi ki:

      @harmony: senin de ellerine sağlık canım, sen de çok güzel anlatmışsın, hatta çok daha güzel ayrıntılar yakalamışsın. ne güzel, sımsıcak bir filmdi bu, keşke herkes izlese. diğerini de izle, seversin diye düşünüyorum. öptüm canım ^^

  7. Geri bildirim: Bir demet kitap… | Hikaruivy'nin renkli dünyası :)

  8. Geri bildirim: Yaz Önerileri 2: En sevdiğim yol filmleri | Hikaruivy'nin renkli dünyası :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s