Çok Yönlü Blogger’lar…

Efenim dün iki ödül sahibi birden oldum: Sevgili Lee ve OhYoonJoo beni “çok yönlü blogger” ödülüne layık görmüşler, kendilerine burdan teşekkürlerimi ve öpücüklerimi gönderiyorum, sayelerinde kendimi Rönesans sanatçıları gibi hissettim! 😛 Şimdi format gereği (hangi format? tabii ki mim formatı!) benim de aynı şeyi yapmam ve çok yönlü olduğunu düşündüğüm 10 blogger arkadaşı seçmem gerekiyor. Ayrıca mim’in kurallarından bir diğeri de kendimiz hakkında bilinmeyen 7 şey yazmak. Ben de size kendim hakkında ilginç bulacağınızı düşündüğüm 7 gerçek seçtim, bir kısmı kişiliğimle, bir kısmı geçmişimle ilgili, bakalım okuduktan sonra hakkımda ne düşüneceksiniz? 😉

Mim’i göndereceğim 10 kişiye gelince… Hakikaten çok zor bir seçim bu! Sağ taraftaki listede gördüğünüz tüm bloglar özünde Uzak Doğu ile ilgili olsa da birbirinden kaliteli, birbirinden özgün, dolu dolu bloglardır. Onlar arasından sadece 10 kişinin ismini vermek bana hiç adil görünmüyor :/ Ama madem kural böyle, ben de mecburen O Ses Türkiye’nin jürisi gibi ağlayarak seçimlerimi yapıyorum 😛 😛

(Bu arada hemen not düşelim, aşağıdaki liste sırasızdır efendim.)

1. Denizlerin altından girip kelimelerin kökenlerinden çıkan Diabolo ve nişanlısı Denizbörülcesi’nin harika blogu: diaboloviolette!

2. So Ji Sub Türkiye distribütörü, filmlerin, dizilerin, genel kültürün kraliçesi: makinosev a.k.a. kaktüsçiçeği!

3. Rock efsanelerinin, vampir efsanelerinin, Türk filmi efsanelerinin, kısacası her türlü efsanenin bulunup çıkarılmasında büyük katkıları bulunan geçmiş hazineler arkeologu: egosantrikrapsody!

4. Hem mühendis hem modacı, kıyıda köşede kalmış yakışıklıları keşfetmekte benle yarışan bir göze sahip: Aslı!

5. Filmler, diziler, animeler, kitaplar… Her türlü kültürel varlığın canavarı, hızına yetişilmez  insan: winpohu!

6. Bir başka yazı canavarı, Kore’nin dizilerinden müziklerine, ordan askerlerine kadar her bir şeyini bilen: Oh Yoon Joo!

7. Piyasadaki tüm diziler hakkında sizi bilgi yağmuruna tutabilecek, her şeye nasıl yetiştiğine hayret edeceğiniz biyonik varlık, metropolün nabzını tutan insan: Metropolgünlüğü a.k.a. Lee!

8. Birbirinden ayrı olarak düşünemediğim harika üçlü, en eski blogger kızları, kültürlü pandalarım: Kimbapsushi, Astrea, Sermin!

9. Hikayelerine, yazılarına, FT Island’ına (öhöm) doyamadığım masalların prensesi: Masalevi!

10. Blogları modadan müziğe, manhwadan acayip komik yazılara, deneysel yemeklere kadar her bir şeyi içeren blogger band: arya, cinnet, meli ve seidou!

Hepsini tebrik edip alkışlıyorum -**şak şak şak!**-

Gelelim benle ilgili ilginç gerçeklere:

1. Hayatımın farklı zamanlarında iki kez Süleyman Demirel’in elini öpmüşlüğüm vardır… Elleri yumuşacıktı (hangi kremi kullanıyor, her daim merak ettim… :P)

2. Hayatımdaki en güzel iltifatları hiç tanımadığım insanlardan aldım. Bir seferinde Macaristan’da genç bir taksi şoförü “hayatımda gördüğüm en güzel gözlere sahipsin” demişti ki, bu durum aslında son derece şaşırtıcıydı, çünkü Macaristan’da yeşil-mavi gözlerin kralı vardır. (Amca bana yazıyodu galiba :P)

3. Küçükken balerin olmayı çok isterdim. O kadar ki, her gece yatmadan önce annem pijamalarımı giydirmek için beni soyduğunda don-atlet elinden kurtulur, yarım saat kendimce bale yapardım. Ama yaşadığımız küçük şehirde bale okulu olmadığı için bu heves içimde kalmıştır maalesef 😦 Türkiye büyük bir sanat insanını kaybetti, yazık! (Ahah, yersen 😛 😀 :D)

4. İlk defa içki içtiğimde 16 yaşındaydım. Ve sıkı durun: Tübitak’ın olimpiyatçılar için düzenlediği resepsiyonda şarap içmiştim!!! Tübitak’a kızmıyorum; sonuçta olimpiyatçılara ders veren profesörler için alkollü resepsiyon vermek ince bir davranış… da, ortamdaki liseli veletlerin o içkilerden içmemesi için daha dikkatli olunması gerekmez miydi sevgili yöneticiler?

5. Ortaokulda Boliç hastasıydım. Onun resimlerini kesip yapıştırdığım bir defterim vardı. Şimdi bakınca manyak mıyım neyim diyorum: Mıymıy konuşan bu adamın nesini beğendin kızım bee?? Ama ortaokulda çok garip bir zevkim olduğu doğrudur; çocuğun tekine sırf saçlarından dolayı iki sene boyunca platonik takıldım. Saçları ne renk miydi? İşte şu renk:

Ama kendisinin maalesef resimdeki adamla uzaktan yakından ilgisi yoktu! Yaklaşık olarak şöyle bir şeydi:

İki resmi birleştirelim, işte size bir zamanlarki platonik aşkım:

Oldu mu? Eh, bence de olmadı (Manyak bir ergendin sen Hikaru evlâdım…) Bir zamanlar epey zevksizmişim, neyse ki kendimi çok geliştirdim bu konuda 😀 😀  (Bu arada Boliç günlerimden beri hiçbir ünlüye hayranlık beslememiştim, ta ki bu seneye kadar: Kazık kadar olmuşken ergen günlerime geri döndüm. Bilin bakalım kimin yüzünden? :P)

6. Orta 1’den beri aynı boyutta, aynı tipteyim. (Hımm, yalnız 13 yaşımdaki halime kıyasla bi +10 kilo fazlam var şimdi :P) Orta 1’e giderken beni 17-18 yaşında kocaman bir kız zannederlerdi. Şimdi ise 20-21 yaşında üniversite öğrencisi sanıyorlar! Galiba bende Koreli kanı var, hehe 😀

7. Sabırsızım. Özellikle trafikte çok sabırsızım. Aslında risk almayı çok da seven bir insan değilimdir, ama araba kullanırken sırf bu sabırsızlık huyumdan ötürü otobanda 80 (km değil, mil) falan basıyorum sürekli; hep sol şeritteyim, hiçbir Amerikalı bana yetişemiyor 😛 Tamam bu marifet değil, ama ne yapayım ki durum böyle… Bir gün hız yapmaktan dolayı çok pis ceza yiyince aklım başıma gelecek. Ayrıca trafik olayı çok sinirimi bozuyor. Ben İstanbul’da yaşayamam, o trafik tıkanıklığı yüzünden kanser olurum dostlar.

Ben de böyleyim işte… 😉

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı kişisel, mim içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

34 Responses to Çok Yönlü Blogger’lar…

  1. Oh Yoon Joo dedi ki:

    Kendi hakkında yaptığın bilgilendirme vaaays daha neler öğreneceğiz bu cadıdan diyorum (: Hikayelerinle beni dertten derde salsan da blogunda normale dönüyorum (: Güzel gözlü, sanat dünyasının en büyük kaybı, minik cadı ^^

    • hikaruivy dedi ki:

      @Oh Yoon Joo: Sağol canım yeniden, beni mutlu ettiniz 🙂 Artık seni dertlendirmeye son, hikâyeler bitti, bir tek blogla devam edip keyif yapacağız 😀

  2. Lee dedi ki:

    Süleyman Demirel’in elini öpme olayı süper çing. Cidden acaba hangi krem? 😀

    Paint çalışmana bayıldım, bence balerin değil ressam olacaksın aha :p

    Ve ödül için çok teşekkür ederim, mutlu oldum. Bu mimler sayesinde ödül odasında bile yer kalmadı, belediyeden izin alıp kat çıkacağım artık eve aha 😀

    Çok keyifli bir yazı olmuş, ellerine sağlık 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      @Lee: Sorma sorma, Baba’dan icazet aldım, siyasete atılıcam da… (öhömm! 😛 :D) Kendisi o zamanlar cumhurbaşkanıydı, bense tıfıl bir lise öğrencisi… Kremi sormama ne yazık ki fırsat kalmadı, üretim bandı gibi elini öpüp bir sonraki öğrenciye sıramızı devrediyorduk, o esnada: “sayın cumhurbaşkanım, acaba hangi kremi kullanıyorsunuz?” diyemedim haliyle… 😛

      Paint çalışmam süper di mi, ahaha 😀 😀 Sanatçı ruhluyum olum, yetenek fışkırıyor mübarek! 😀 😀 😀 Ödül için ben de teşekkür ederim, kaçak katındaki ödülleri kupaları günün birinde görmeye gelirsem benimkini de ararım aralarında 😉

      • makinosev dedi ki:

        “üretim bandı gibi elini öpüp bir sonraki öğrenciye sıramızı devrediyorduk” 😀 puhahhaaaaaaaaaaaa 😀 meslek esprisi böyle bir şey olsa gerek, ay yarıldım gülmekten 😀 😀

      • hikaruivy dedi ki:

        @makino: ahaha, valla meslek esprisi olmuş bu 😀 😀 ama öyleydi, görsen seri üretim gibiydi mübarek, demirel amca daha biz ağzımızı bile açamadan elini suratımıza yapıştırıveriyordu, bize de öpmek kalıyordu! sonra da gelsin sıradaki! 19 mayıs şerefine TR’nin dört bir yanından Çankaya köşküne gitmiş gençlerdik 🙂 o gün heralde iki-üç bin öğrenci falan cumhurbaşkanının elini öpmüştür… (ıyhh düşündüm de, ne hijyen yoksunu bir ortam! adamın elinden ne biçim mikrop kapmışızdır yav, böğkk!)

  3. makinosev dedi ki:

    Allahııııım gül gül öldümmmm 😀 Demirel’in 2 kere elinden öptün öyle miiiiğ 😀 şapkasını da alıp kaçaydın ya şimdi ne para ederdi 😛 😀

    macar amca ağzının tadını biliyormuş bence çünkü çok değişik bir yeşil senin ki 😉
    balerin olmak istemene lafım yokdu aslında ama şu yorumuna çok güldüm 😀 “Türkiye büyük bir sanat insanını kaybetti, yazık! ” 😀 😀 kesiiin kesin, acımız büyük, neyse ki Tan sağtürk var 😀 !

    Boliç konusunda haklısın ama aa bir de baliç vardı o daha iyi bir tercih olabilrmiş bak 🙂 gerçi sen gene iyisin aynı dönemde fenerbahçede rüştü’de vardı, bende rüştüyü beğenirdim 😀 😀 defter bile yapmıştım ben onun için beee 😀 😀 neyse kapatalım bu konuyu ben sırf seni rahatlatmak için yazdım bu yorumu, hem o dönemde normaldi böyle boliç hayranlığı, sonuçta adam manchester’a gol attı ya daha ne yapsın 😀 ( benden bir anı; boliç’in evlendiği liseli kız abimin okuduğu okuldandı 😀 😀 kız mezun olur olmaz evlendi boliçle 🙂 )

    kızıl saç zevkine katılıyordum ta ki fair play ödüllü / yumruk ustası alpay’ı ekranda görene kadar 😀 😀 ee be hikaru ben sana ne diyeyim 😀 😀

    aa bu arada ödül için teşekkürler 😀 yorumlarını okumaktan ödüle teşekkür edemeyecektim 😀 So Ji Sub Türkiye distribütörü olduğumu artık kabul ediyorum diğer güzel tanımlamaları iltifat olarak alayım yoksa çok pis şımarırım sonra 😀 😉
    not: bende bloguma karlar yağsın istiyorum, facebook’da yardım mesajını bekliyorum 😀

    • makinosev dedi ki:

      ya ben başka bir şey daha söylemeyi unuttum bkz 😀 http://kaktuscicegi.files.wordpress.com/2011/12/hikaru.jpg
      😀 baş sayfa haberi olmuşsun kok’um 🙂

      • hikaruivy dedi ki:

        @makino: Vayyy, süpermiş, en çok okunanlara girdik demek… Haber verdiğin için sağol canım ^^

        Yukarıda Lee’ye de söyledim, Baba’dan icazet alıyordum orda 😛 😛 Şapkayı alıp kaçmak iyi fikirmiş, hehe 😀

        Ah ah sorma, sanat camiası büyük bir yeteneği kaybetti, işte Tan da sağolsun yerimi doldurmaya çalışıyor! 😛 😀 Boliç yerine Baliç’e hayran olmak daha mantıklıydı hakikaten; o çocuk daha karizmatikti en azından 😛 Ama Boliç’in golü unutulmazlar arasındandır be yau, hâlâ hatırlarım, deli gibi sevinmiştim (üstelik ben GS’liyim!) 17 yaşındaki kızla evlendiğini de hiç unutmadım, çok pis içime oturmuştu, ah ah… Şimdi olsa adama sübyancı derdim ama o zaman 17 yaş büyük görünüyordu gözüme 😛

        Ahahah, çocuk Alpay’a çok da benzemiyordu ama görsellerde en yakın onu bulabildim, napayım? 😀 Alpay’a da kızıl saç süper olmuş di mi? Düşün işte bendeki zevki!

        Ödülünü güle güle kullan, bol Ji Sub’lu günler canım ^^

  4. masalevi dedi ki:

    ay bi ödül daha geldi, ne kadar mutlu oldum ki ben 🙂 ellerine sağlık hikarucum, ödülüm için, masalların prensesi ünvanı için 🙂 ödül veren ellerin dert görmesin 🙂

    kendini anlattığın kısımda ise yine ayaküstü stand up yapmışsın yau, hala sırıtıyorum bilgisayar başında deli gibi 🙂 boliç hastası olmana şaşırmadım, ben de ortaokuldayken ilhan mansız hastasıydım. dünya kupası vakitleri posterlerini falan biriktirirdim, yapbozunu almıştım, aldığım gün de dünyayı fethetmiş gibi sevinmiştim ah ah 🙂 vee aynen ben de ortaokuldan beri aynı boyuttayım, aynı kiloda hatta. hiç mi değişmez, azıcık uzamaz insan yok kardeşim olmayınca olmuyor 😦 neyse kaderimizde minyon olmak varmış, ileride işimize yarar bu özelliğimiz 🙂

    en yakın zamanda ödül yazısı yazacağım ben de. kendine iyi bak canım^^

    • hikaruivy dedi ki:

      @masalevi: rica ederim canım, hak edilmiş bir ödüldü 🙂 boliç hayranlığıma gelince, ben ilkokul-ortaokuldayken bir ara televole kültürü çok yaygınlaşmıştı ve futbolcuları şov programlarında görür olmuştuk, işte o zamanlara denk geliyor sanırım. dünya kupasında ilhan mansız hayranlarının sayısı da çok artmıştır eminim, o ne goldü ama! gerçi ben o sırada üniversite çağına gelmiş, hayranlık yaşını geçmiştim 😛 😀 ortaokuldan beri değişmemek olayında da bardağın dolu tarafına bakmalı dediğin gibi: bodur tavuk her daim piliç, ehu ehu 😀 😀 yazını merakla bekliyorum, öptüm masalcım ^^

      • makinosev dedi ki:

        her lafa atlıyorum biliyorum ama yine aklıma bir şeyler geldi 🙂 ya hakan şükür’ün televolelerde fıkra anlatıp inek şaban gb güldüğü hallerini de hatırlıyor musun ? 😀 😀 😀

      • hikaruivy dedi ki:

        ay hatırlamaz olur muyum?! kendisi “torinolu şaban” ismini boşuna almamıştır! 😀 😀

  5. Aslı dedi ki:

    “Hem mühendis hem modacı, kıyıda köşede kalmış yakışıklıları keşfetmekte benle yarışan bir göze sahip” =) benimle ilgili bu tanımlamalarını çok sevdim =) ödül için de ayrıca teşekkür ederim 😉

    laf aramızda ben de GS’lı olmama rağmen sergen’e takıktım bi dönem =))) hatta şimdi bile yetenek sizsiniz’de görünce sanki eski sevgilimmiş gibi hissediyorum =)) arada da kendimi ekrana dalmış şekilde “hâlâ yakışıklı…” derken buluyorum =)))

    mim’e gelince biraz zor geldi yine bana =(

    • hikaruivy dedi ki:

      @Aslı: ne demek efendim, hak edilmiş bir ödüldü 😀 burası da itiraf.com’a döndü yalnız; televole sayesinde hepimizin tıfılken bir futbolcu aşkı olmuş meğer, burdan bunu anlıyoruz! 😀 😀 valla yakışıklılığını bilmem ama sergen acayip bir yetenekti, ama tembelliğinden harcadı o yeteneği 😛 mim’i istemezsen yapma, hiç sorun değil.

      • Aslı dedi ki:

        evet hep televole’nin işleri bunlar =))) gözleri çok güzel keratanın 😛

        bana gelen mim sayısı giderek artıyor =) yazmak zorunda kalacağım sanırım 😉 ayrıca sizlerden ayrı ayrı ödül almak da büyük keyif 😉

      • hikaruivy dedi ki:

        @aslı: ahah, valla dikkat etmemişim, ama sen öyle diyosan öyledir 🙂 ayrıca toplumsal baskı böyle olur işte, mecburen yazacaksın şimdi, nıhahaha! 😀

  6. winpohu 'ca dedi ki:

    anammmm çok mutlu oldum bu listede olmaktan sağ olasın yüksek mertebeden çingum ve de kok ‘um hele beni tanımladığın kelimelere bittim.
    yazı süper ellerine sağlık 🙂

  7. kimbapsushi dedi ki:

    Hikaru’cum çok teşekkürler, hislerimiz karşılıklı 🙂

  8. 4astrea dedi ki:

    Ödül ve güzel sözlerin için teşekkü ederim 😀
    Hakkındaki bilgiler kısmı süperdi, şimdi baktımda herkesin bir futbolcu hayranlığı varmış. Benim neden yoktu acep diye düşündüm, haha:P
    Benim de dediğin gibi eskiden öle hayran olduğum şarkıcı, oyuncu bir olayı yoktu hep bu uzakdoğu fangirl yaptı bizi^^

    • hikaruivy dedi ki:

      @astrea: rica ederim astrea’cım. senin yaşın biraz küçük kalmıştır, biz tam ergenliğe girerken televoleler çok revaçtaydı, futbolla mecburen ilgilendik! 😀 uzak doğu çok fena kanımıza girdi, daha da kurtulacağımızı sanmıyorum! 😛 😀

  9. oyyy ne güzel şeyler yazmışsın kok’um.Hep arkeolog olmak istemişimdir ama denk düşmedi.Ben de sayende blog aleminin arkeologu ödülüne layık görülmüşüm.Aman Tanrım ne büyük bir saadet içindeyim,tahayyül edemezsiniz 😛
    Bloguna da karlar yağmış,çok özendim diyim heh şimdi sıra sende.Demek Süleyman baba’ya yüz sürdün,şapkasını çalaydın diye aklımdan geçti ama Makinocum sağolsun demiş.Şapkamı kimseye kaptırmam diye demeçleri vardı.İçime yer etti,biri aşıraydı şu zat-ı muhteremin şapkasını be 😀 😀 Boliç nerden aklına düştü yahu ahahah ilahi.Paint çalışmana bayıldım.Bizim Fair Play fatihimiz Alpay ne hale düşmüş 😀 😀 Bir balerin kaybettik ama gümbür gümbür gelen bir öğretim üyesi kazanacağız fena mı? Tubitak amcalar ne etsin allasen.Liseli dediğine engel olamazsın kanımız kaynıyordu.Dağlar dursa önünde yine bir yol bulunur o şarap içilirdi kok.Güzel gözlerinizi de Tanrı korusun ve yüceltsin diyerek yorumuma noktayı koyuyor kokulu kokulu öpüyorum 😛 😛

    • hikaruivy dedi ki:

      @egosantrik: vayy, desene senin gizli kalmış kültürel hazineleri keşfetme merakı ordan geliyormuş 😉 ben de sizin bu iştiyakınızı keşfettiğim için çok mes’udum, ahah 😀 Makino’yla ikiniz olsanız baba’nın şapkasını alıp kaçardınız, size bu konuda güvenim tam! 😀 Boliç’in ne çok kulaklarını çınlattık, n’apıyo ki şimdilerde acaba? Alpay’ı da modelim yaptım, kılıktan kılığa sokuyorum, adamcağız görse “püüü, ben bu hallere düşecek adam mıydım?!” diyecek! bale meselesini hiç sorma, pek yazık oldu 😛 😛 güzel ülkemin pek değerli eğitim sisteminin “matematiği iyi olan her öğrenci mühendislik okumalıdır” felsefesinden yola çıkıp böyle bişiler olduk, hadi hayırlısı… son olarak, tübitak konusunda sen de haklısın bacım, ben orda kafaya koymuşum şaraplardan götürmeyi, gerekirse profesör kılığına girer gene içerdim! 😛 😀 sağol canım yorumun için ^^

  10. tarih84 dedi ki:

    Trafik canavarı olmayalım şekerim daha yaşanacak nice güzellikler var!
    Yalnız çok şaşırtıcı yazını okurken birçok ortak noktamız olduğunu gördüm ben de orta son ve tüm lise dönemimde GSli Emre Belözoğluna aşıktım hatta ona 3 kez ulaştım, onun resimlerini kesip biriktirridim:) neyse devamını kendi bloğumda anlatayım:) yaş konusunda da ortağız, lisede üniversiteli şimdi ise liseli sanılıyorum hatta bazen çocuk muamelesi görüp para bile alınmıyor .

    • hikaruivy dedi ki:

      @tarih84: haklısın tarihcim, ama adamlar kaymak gibi yolları yapmışlar, en az iki şerit, tek yön… şimdi ben nasıl 65 mille gideyim? 😛 Türkiye yollarında yapmam ama, merak etme 😉

      aha, bir futbolcu itirafı daha! bu yazıdan sonra “futboldan anlayan kızlar” efsanesi tarihe karışacak, hepimiz sırf favori futbolcularımız için izliyormuşuz 😀 😀 valla yazını merakla bekliyorum, emre’ye nasıl ulaştın, sana ne dedi? çocuk muamelesi vuhaaa, süpermiş! 😀 yok neyse ki bana liseli muamelesi yapmıyorlar, o kadar da deel 😀

  11. seidou dedi ki:

    çok teşekkür ederiz efendim:)sizlere layık olmaya çalışacağız:) bizde en yakın zamanda toplaşıp ödül dağıtacağız ama 4 kişi olunca toplanıp dağıtmak zor oluyo malum:):):):)

  12. Geri bildirim: Çok Yönlü Blogger Ödülleri ^^ « Kaktus Çiçeği

  13. diaboloviolette dedi ki:

    eneeem ben kaç günlerdir evde ve hâliyle internette olmadığımdan görmemiştim yazdıklarını. hadise gibi gözyaşı döküyorum şimdi, çok duygulandım.
    en çok pek çok hep çok teşekkür ediyor, o en güzel gözlerin öpüyorum çocuum.. 😛 🙂 sağolasın varolasın.. kızıl saçlı alpay’a da koptum valla ahaha süper bir tarz hani.. 🙂 siz koreliler çok alemsiniz ayol 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      @daibolo: ahah, rica ederim tatlım, ne dimek? 😉 supangle, kolye, sekreter, hepsinin kökenleri sayende aydınlandı, everything is illuminated! 😀 😀 alpay ve kızıl saç harika bir kombinasyon oldu, di mi? moda dünyasına mı atılsam naapsam? 😀 😀 ben de öpüyorum, görüşmek üzere! 😉

  14. güzzi dedi ki:

    auhauhauhauuhauaha ok anlaşıldı

  15. Geri bildirim: Bir avuç mim | Hikaruivy'nin renkli dünyası :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s