2011 Bahar Sezonu Animeleri – Part 1: AnoHana

Başlık biraz “2011 bahar modası” çağrışımı yapıyor, di mi? İdare ediniz dostlar 🙂 Size bu senenin en çok ilgimi çeken ve zevkle izlediğim üç adet animesinden bahsedecektim aslında: AnoHana, Hanasaku Iroha ve Gosick. Hiçbiri shoujo ya da josei değil, ama aksiyon olmak yerine “drama” yönleri ağır basıyor. O yüzden yaşını başını almış bir hanım olarak (öhöm öhöm…) şu sakin ve tembel yaz günlerinde çok keyifle izlediğim diziler oldu bunlar. Ama ilkini yazmaya başlayıp kendimi durduramayınca okurların selameti açısından yazıyı ikiye bölmeye karar verdim. 😀 O yüzden bu yazıda yalnızca Ano Hana’yı tanıtacağım. İşte geliyor:

Dizimizin resmi ismi: “Ano Hi Mita Hana No Namae o Bokutachi wa Mada Shiranai“. “Yuh, bu nasıl isim lann?” dediğinizi duyar gibiyim (eheh). “Over Her Dead Body” filminin Türkçe’ye “Sevgilimin kazara bu dünyadan göçmüş eski nişanlısıyla tanıştığım gün” ismiyle çevrilme faciası gibi bir şey cidden 😀 “O gün gördüğümüz çiçeğin adını hâlâ bilmiyoruz” anlamına geliyor. Ama biz kısaca AnoHana diyeceğiz, çünkü animenin forumlarda ve “medeni dünya”da kabul gören makul ismi bu 🙂 (Zaten forumlarda “We still don’t remember the name of that anime because it was too damned long” diye dalga geçiyorlar, ehu ehe 😀 )

Sadece 11 bölümden oluşan kısacık, ama son derece “yoğun” bir anime olan AnoHana, üçü kız üçü erkek altı çocukluk arkadaşının hikâyesini anlatıyor: Bu altı gencin çocukluklarında birlikte geçirdikleri ve çok eğlendikleri yaz günleri, trajik bir olayla son bulur. Aradan tam on yıl geçtikten sonra eski dostlar yeniden bir araya gelirler. Ama zannedildiğinin aksine zaman her şeyin ilacı değildir… Karakterlerimizin hepsi bir biçimde geçmişteki travmaya takılıp kalmıştır ve içlerindeki boşluğu doldurmak için her biri ayrı bir teselli bulmuştur (kimi hikikomori olmuş, evden çıkmamakta;kimi kendini eğlenceye, kimiyse gezip tozmaya vermiş, bazıları ise derslere gömülüp inek olmuştur! :P) Grubun 6. elemanı Menma sayesinde tekrar yolları kesişen bu eski çocukluk arkadaşları geçmişi anıp bastırılmış hislerini, pişmanlıklarını, suçluluk duygularını ve söylenememiş aşklarını konuşmaya başlayınca ortaya büyük sırlar dökülür… ve aralarındaki o çocuksu ama içten dostluğu yeniden yakalamak için bir şans doğar belki de, neden olmasın?

Evet, spoiler vermeden çizgi dizimizin konusu böyle. Ama aşağıda daha detaylı bir anlatımını yapacağım; tamamen spoiler’sız izlemek istiyorsanız lütfen son paragrafa atlayınız 😉

Çocukluklarında yaşadıkları travma şu oluyor efenim: Aralarından hepsinin en sevdiği olan, sürekli gülümseyen şeker kız Meiko “Menma” Honma, kaza sonucu nehre düşüp boğularak ölmüştür! Bu olayın üzerinden tam on yıl geçtikten sonra, grubun o zamanki lideri, şimdi ise kendini eve kapatmış bir antisosyal olan Jintan’ın başına birdenbire çok garip bir şey gelir: Menma’nın hayaletini görmeye başlar! Üstelik Menma görüntü olarak şimdi olması gereken yaştadır, yani lise çağında bir genç kız olmuştur (gerçi davranışları hâlâ 5 yaşındaki çocuk davranışıdır ya… neyse…) ve Jintan’dan eski grubu yeniden toplamasını ve hayattaki son dileğini gerçekleştirmelerini ister. Yalnız bir sorun vardır: Menma bu son dileği bir türlü hatırlayamamaktadır!

Bundan sonrası izlerken dudaklarınızda buruk bir gülümseme bırakan cinsten: Her biri bambaşka bir tarafa savrulmuş, kendince hayatlarına devam etmiş, ama aslında hiçbiri Menma’nın ölümünün yarattığı travmayı atlatamamış olan beş genç, yeniden bir araya gelirler. Başta bu durum hepsi için zordur: Bir zamanların neşeli, lider çocuğu Jintan, şimdi sosyal fobi sahibi ezik bir insana dönüşmüştür. Sessiz, herkesten hemen etkilenen, ve gizli gizli Menma’yı kıskanan Anaru, okulun kevaşe kızlarıyla takılan, adı kötüye çıkmış bir hatun olup çıkmıştır. Grubun sessiz çocuğu ve Jintan’ın hep gölgesinde kalmış olan Yukiatsu, şimdi en prestijli lisede en yüksek notları alan, süper cool ve yakışıklı bir delikanlıdır. Aynı şekilde Tsuruko da onunla aynı liseye gider ve Menma’yı ve çocukluklarını yeniden hatırlama çabalarını boşuna bulur. Sadece Poppo ruhen değişmemiş, aynı çocuk ruhuyla kalmıştır… ama o da eski bücürlüğünün aksine şimdi iri-yarı bir adama dönüşmüştür! Beş genç birlikte geçirdikleri o yazı ve ölmüş çocukluk arkadaşlarını hatırlayıp birlikte vakit geçirdikçe, bilinmeyenler, unutulanlar, ve gizli kalmış duygular ortaya dökülür…

Dizinin ilk bölümü açıkçası beni çok sarmamıştı: 5 yaşında kız sesiyle konuşan ve sürekli “Jintan… Jintan….” diye salak salak nazlanarak çocuğun kucağına atlayan Menma, bende acıma (gencecik ölmüş, tüh tüh tüh!) yerine, kendisini fecii halde tokat manyağı yapma isteği uyandırmıştı!! (yaklaşık 4738402. kez yineliyorum: kawaii olmaya çalışan mıymıy anime kızlarından neffffret ederim!!! Bu -bence- iğrenç anime karakterleri, güzelim Clannad’ı ve Honey&Clover’ı yarıda bırakma sebebimdir…) Bir de belirtmeden geçemiyciğim, yemek pişirebilen, hatta yemek yiyebilen bir hayalet, nasıl bir şeydir abi?! Yazarlar, kafanız mı güzeldi sizin?! Üstelik Jintan, Menma’nın var olduğunu diğerlerine kanıtlamak için kıçını yırtnıştı: halbuki en baştan evine davet etsen, mutfakta kendi kendine havada uçan ev aletlerini ve kendiliğinden pişen kurabiyeleri göstersen olacakmış meğer… Pöffff… Neyse lan ben bişey demiyorum 😛

Ama izlemeye devam ettikçe sinir zıplatan Menma ve mantık sınırlarını zorlayan diğer faktörlere rağmen bu duygu yüklü animeyi sevmeye başladım. Bazı aşk dalgaları (evet, tahmin edebileceğiniz gibi ben Anaru’yu tutuyordum :)) ve en son bölümdeki dozu fazla kaçmış melodram pek hoşuma gitmese de, sonuç olarak izlemesi keyifli bir animeydi. Zaten “ToraDora”nın yaratıcılarına düşük kalitede bir seri yakışmazdı. Sonuç olarak, AnoHana özellikle nostaljik bünyelere, ve çocukluk anılarıyla ilgili hikâyelerle duygu yoğunluğu olan dizileri sevenlere tavsiyemdir 😉

Ayrıca şu kapanış parçası ne kadar güzel, renkler ne kadar tatlı!

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı anime içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2011 Bahar Sezonu Animeleri – Part 1: AnoHana için 2 cevap

  1. Lee dedi ki:

    Benim listemde olan bir anime ama hala başlamadım. Her yerde güzel sözler duyuyorum hakkında. Şu sıralar Fairy Tail ve Shiki izliyorum, Shiki bittiğinde başlayabilirim.

    Yazıyı keyifle okudum çingu, ellerine sağlık. Bu arada belki biliyorsundur, Animedyum’un blogunu tavsiye ederim sana. Sürekli okuyorum ve oldukça beğeniyorum. Neredeyse izlemediği anime yok hehe 🙂

    Shiki korku türünde anime, tavsiye de ediyorum. Bunu da, evet! Seveceğine eminim, hem vampirler var burada 🙂

  2. hayalmiyim :) dedi ki:

    izleme isteği doğdu içimde 😀 yazının hepsini okumadım ama izledikten sonra tekrar dönüp bakarım diye 😀

    haa bir de Lee’nin söylediği Shiki’yi de not aldım, “korku” ve “vampir” kelimelerini görmek yetti bana 😀

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s