Türk Dizileri – Sezon Sonu Karnesi

Karpuz kabuğu denize düşüp yaz sezonu açılınca bizim bütün diziler de tatile girdi sevgili okurlar… (Gerçi bu işi de hiç anlamam valla; insanların asıl yayıla yayıla TV izleyeceği zaman yaz tatili değil midir? Neden yazları TVde abuk subuk yarışma programları, ucuz bütçeli saçma salak diziler ve eskilerin tekrarları dışında hiçbir şey olmaz?! Gerçi bana ne, benim izleyeceklerimin listesi şimdiden hazır: Amerikan/İngiliz dizileri: The Wire, The Big C, Misfits; ve Kore dizileri City Hunter, Hong Gil Dong, City Hall, The Return of Iljimae ve You’ve Fallen For Me’den oluşan kalabalık bir yaz programım var. Yani son derece yoğun bir dönemimdeyim; ahh, çok çalışmam lâzım çok… 😀 😀 ) Hal böyleyken, geçtiğimiz senenin iddialı Türk yapımlarının bir sezonunu şöyle bi değerlendirelim, ne dersiniz? İşte size takip ettiğim dizilerin sezon sonu değerlendirmeleri:

Behzat Ç: Ahhh benim kalbimin en baş köşesine kurulan; içimdeki Angaralı magandayı uyandırıp beni hanımefendi kimliğimden ayırarak sevgilime “naber laa” diye hitap etmeme sebep olan, aksiyon ve komediyi en güzel bi biçimde harmanlayan sevgili dizim! Senin o dehşetengiz sezon finalini sanırım yıllar yıllar sonra bile unutmayacağım: Bu dumuru bir The Usual Suspects’te, bir de Se7en’da yaşamıştım (bir de 6. His’te diyebilmek isterdim, ama maalesef filme gideceğim gün sınıfta bağıra çağıra finali söyleyip bu zevkimin içine eden bi arkadaş yüzünden kısmet olmadı! Ayrıca o arkadaşa buradan sesleneyim: aradan on seneden fazla geçmiş olabilir, ama o gün yaptığın hıyarlığı hâlâ unutmadım sütoğlan: Seni face’ten takip ediyorum, hayatının bütün detaylarını biliyorum, çok pis stalker’ın oldum olum: Akrep kadını kinci olur, bir gün gelip intikamımı alacağım, kork benden! Nıhahaha 😀 :D) Neyse dağıldık iyice, muhteşem final diyorduk… Hadi bir ters köşe olursun da, iki ters köşe birden bir Türk dizisi için fazla değil mi be dostlar? Biz Türk dizilerinde bu kadar zekice kurgulara alışık değiliz, dengemizi alt üst ettiniz! Şaka bir yana, hakikaten çok iyi finaldi; çok ufak şeyler dışında benim gözüme batan bir tutarsızlık olmadı; o ufak şeylerin de zaten ikinci sezonda açıklanacağına inanıyorum… Fakat finalinden de öte, Behzat Ç.’nin gönlümüze taht kurmasının asıl sebebi birbirinden harika karakterleriydi zaten. Üç aylık bir sürede bile sevgili Behzat amirimi, Hayalet’i, sevimli lahana mühendisi Cevdet’i, hatta ayı Harun’u bile özleyeceğim! 😀 Dileğim o ki, bu dizi Balkanlar’dan Orta Doğu’ya, o da yetmez Amerika’dan Çin’e kadar her ülkede yayınlansın ve deliler gibi izlensin. Tüm dünya Türkler isteyince neler yapabiliyormuş görsün yav! Her hafta bir buçuk saat dizi çekip gene de kaliteyi düşürmemek budur! Serdar Akar, Emrah Serbes, Ercan Mehmet Erdem ve tüm oyuncular başta olmak üzere yapımda/yayında emeği geçen herkese helal olsun! Notum 10/10.

ÖBGZK: Ajitasyon kralı sevgili dizimiz ÖBGZK’de bütün sezon boyunca atraksiyonlar bitmek bilmedi sevgili seyirciler… Dizide hapse girmeyen, hastaneye düşmeyen, umutsuz aşka düşüp acı çekmeyen kalmadı; gözyaşları sel oldu. Hatta döktüğümüz gözyaşlarını milletçe gözyaşı şişelerinde biriktirsek ve sevabına bir baraja bağışlasak Türkiye’nin bir senelik ihtiyacını karşılayacak kadar elektrik üretirdik; çok ciddi diyorum. Neyse ki ikinci sezon var ve bu gidişle dram ve trajedi gene bitmeyecek; sayın yöneticiler baraj önerimi bi düşünsünler… Cemile ve ailesini dünyanın gelmiş geçmiş en kara bahtlı kem talihli ailesi ilan ediyorum (gerçi bir de Küçük Kadınlar faciası vardı di mi… O dizide de bu zavallı kızcağızların üzerinde dolanan cenabetlik ne menem bişiydi, hâlâ çözememişimdir… İnsan bahtsız olur da, bu kadar da olmaz ki be kardeşim! Hani karma diye bişey vardı, hani biz kardeştik?!)

Gelelim sezon finaline: Final bölümünde Ahmet’in Berrin’lerin kömürlüğünde bıraktığı silah ortaya çıktığı anda (büyük üstad Çehov’un yıllar yıllar öncesinden işaret ettiği gibi) neler olacağını anlamıştık: Bir hikâyede duvarda asılı bir tüfekten bahsedilirse o tüfek patlamak zorundadır! (Yalnız bu noktada bir parantez açıp malak Ahmet’e saydırmak istiyorum: Lan Ahmet, mal mısın sen olum?! Bir insan silahını öyle ulu orta nasıl bırakır laynnn?! Zaten bir ay boyunca Berrin’lerin kömürlüğünde yatıp kalktın, ekmek elden su gölden beslendin, zavallı fakir ailenin rızkına ortak olup zayıflayacağın yerde iyice semirmiş bir halde çıktın ordan! Tüm bunlar yüzünden zaten gıcıktım sana, bir de bu mallığını gördüm tam oldu. Ben bundan sonra Hakan’cıyım ey dostlar: Berrin’i o kapsın, nıhahaha! 😀 Zaten çocukcaaz Berrin’le Ahmet’in arkasını topluycam diye bir hal oldu; motosikletle gelip ikisini kurtarmalar mı dersin (o sahne de ne komikti yav: üçü birden motosiklete binip kaçtılar! üç kişi ufacık bir motosiklette tost vaziyetinde oturmuş, çok komik görünüyorlardı 😀 :D), Ahmet kendi babasını vurduğu halde ona sahip çıkmalar mı dersin… Hatta Ahmet’i öldürmek üzere hastaneye gelenlerin elinden bile onu gene Hakan kurtardı lan, daha n’apsın bu çocuk?! Ayrıca çohoş çocuk bence, böyle eski Amerikan aktörleri tipi var bu Hakan’da, beğeniyorum ben kendisini. Alooo Hakancığım, slm, nbr, asl, pls?) Öhömm, neyse, konuyu dağıtmayalım. Ne diyorduk, düğün sahnesi, evet. Şimdiii, aranızda Ali kaptanın kuzu kuzu bu nikaha boyun eğeceğini düşünen var mıydı sevgili arkadaşlar? Yoktu, de mi? Yoktu tabii, çünkü elhamdülillah zekâmız yerinde ve tam bir sezon boyunca yapmadığı itlik kalmayan ve hepsinden paçayı tereyağından kıl çeker gibi sıyıran Ali Kaptan’ın psikopatlığını kafamıza vura vura öğretti senarist amcamız saolsun… Ama koskoca bir holdingin başkanı olan pek değerli işadamımız sevgili Balıkçı (adamın adı da balıkçı kaldı yalnız… Balıkçı, başımın tacı…) böyle bir olasılığı hiç hesaba katmayarak herkesin elini kolunu sallayarak geldiği bir yerde bir kır düğünü düzenliyor, ve de düğüne davetsiz misafirlerin gelmesini engellemek için etrafa bir tane bile koruma dikmiyor! Sonra da Ali kaptan gelip silahı bunlara doğrultunca yüzlerde bir şaşkınlık, aman bir hayret peyda oluyor: Ne bekliyodunuz ulen, adamın daha önce gemiyle gelip senin evine dalmışlığı var (gemi diyorum gemiii!), tüm psikopatlığını bir kenara bırakıp “ay canımm, çok yakıştılar birbirlerine, Allah mesut etsin” deyip düğüne çiçek mi gönderecekti?! (Öyle bir şey ancak Leyla ile Mecnun’da olur, bunu da sadece en sevdiğimiz kötü karakter Arda yapar! Ardacım, adamımsın! 😀 :D) O yüzden son sahnede Balıkçı’nın vurulmasına hiiiiiç üzülmedim: salak herif kendi akılsızlığına yansın! Ali kaptanın ölmeyeceğini de zaten adım gibi biliyorum; o olmazsa ortada gerilim faktörü neyin kalmayacağından birkaç gün hastanede yatıp tedavi görmekle turp gibi olacaktır… Eh, dizi karakterlerinin böğrüne beş kurşun yiyip iki günde ayağa kalkması olayı biz fanilerin dünyasında büyük bir mucize iken diziler evreninde vaka-i adiyedendir ne de olsa 😉

Bu dizi hakkında yazacak daha çok şey vardı ama lafı yeterince uzattığım için burda kesiyorum. Yalnız İnci hocaya pek üzüldüm yav… Sübyancıydı-mübyancıydı ama iyi kadındı. Ayrıca onu en iyi ben anlarım (çıtırcı Hikaru kimliğimle :P), yazık canım benim; azıcık daha dişini sıkaydı, iki sene sonra Mete reşit olunca evlenir muratlarına ererlerdi… Böhü… 😦 (Bir de Murat hani ölümcül hastaydı, o iş n’ooldu usta?? Aylin’i alınca herif resmen viagra yutmuşa döndü, gözler fıldır fıldır, felfecir okuyor! Kızım Aylin, sen unut Soner’i: Bu Murat seni de, onu da gömer!) Neyse, sana puanım 6/10 kanka; o da sırf güzel çekimlerin için; yoksa senaryo tırt…

Leyla ile Mecnun: Bu diziyi geç keşfedip birikmiş tüm bölümlerini su gibi içtim ve tek kelimeyle bayıldım! Her karakterinin ayrı ayrı hastasıyım! Nam nam nam’cı ve laaaapss’cı İsmail abiden arkadaşlarını satmaya hazır Erdal bakkal’a, onun gotik karısından “ben böyle bir adam mıyım?”cı Yavuz hırsız’a, ama illa ki, en çok da tıstıs Arda’sına hastayım 😀 Bu Arda’dan markette satılmıyo mu? Eve alıp beslemek istiyorum ben ama? Parası neyse vericem kardeşim! 😀 😀

Şimdiiii, Leyla ile Mecnun’u anlatacak cümle arıyorum ama cık, bulamıyorum. Ben hayatımda bu kadar absürt, bu kadar acayip bir şey izlemedim! 😀 Ama inanılmaz tatlı; göndermeler, espriler gırla gidiyor! Bir dizide hem Lost’a, hem Geleceğe Dönüş’e, hem Ferdi Tayfur ve diğer arabesk şarkıcılara, hem futbolcu Gökhan Zan’a, hepsine birden selam çakılabilir mi yau?! Bu neyin kafasıdır arkadaş?! Bu haller incirden mi, erikten mi, yoksa üzümden midir?! 😀 😀 Dizinin çok efsane sahneleri vardı; ama İsmail abinin aileden gelen dağcılık eğilimini anlatırken “bizde dağcılık aile mesleği… mesela benim halamı dağa kaldırdılar!” demesiyle giren hala sahnesi beni bitiren yer olmuştur! Ay hâlâ aklıma geldikçe gülüyorum, ahaha 😀 😀 Bir de elbette “bu kıza kadar” klibi: Bir gün boyunca evde kendi kendime “ben böyle bir adam mıydım? mıydım??” diye söylene söylene dolaşmama sebep oldu! Bir tek, evet bir tek sezon finalini beğenmedim: Absürt komedi dizisi olarak duygusala bağlamanıza bence hiç gerek yoktu sevgili senarist bey evlâdım; üstelik bunu yapabilmek için esprilerden kısmanız gözümden kaçmadı… Neyse, yine de hoşgörülebilir bir durum, ayrıca sadece 1 ay aradan sonra yeni bölümleriyle karşımızda olacak olması her şeyi affettiriyor 🙂 Kısacası sana da puanım 10/10, yeni sezonda da başarılarının devamını diler, gözlerinden öperim yavrum.

“Erik çok güzel erik…”

“Nasııııılll??!”

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı Türk dizisi içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

14 Responses to Türk Dizileri – Sezon Sonu Karnesi

  1. La Fea dedi ki:

    Ayrıca onu en iyi ben anlarım (çıtırcı Hikaru kimliğimle 😛 ),
    Ahh çok güldüm ya 🙂 Bende çıtır seviyorum biliyorsun 🙂 Ezeli izlemedin mi? Onu finali de iyiydi. Koreli misiniz ya diye isyan ettim 😀 😦 Bir de yoğunluğunu anlıyorum canım ya vakit yetmiyor dizilere 😀 😀 Ciddi bir mesai harcamak lazım :d

    • hikaruivy dedi ki:

      @La Fea: Ah bilmez miyim canım; bu âlemde çıtırcı bir sen bir de ben varız zaten 😀 😀 Gerçi Gong Yoo senden büyüktür heralde; Song Joong Ki bile benden küçük maalesef 😛

      Ezel’i ikinci sezonun başında bıraktım. Aslında ilk sezonu çok sevmiştim; ama ikinci sezon Dayı-Kenan Birkan hikâyesi işin içine girince ve ilk sezondaki kötüler (Cengiz’le Eyşan özellikle) fırıldak gibi bir iyi tarafa bir kötü tarafa savruldukça canım sıkıldı; tutarsız buldum. O yüzden izlemeyi bıraktım. Sadece eski günlerin hatrına finalini seyrettim. Final fena değildi ama bak… Ve evet – tam Korelilere yakışan cinsten olmuş 😀

  2. bunusevdim dedi ki:

    Anam mis gibi Türk dizileri sezonu geçirmişiz valla, şimdi sen toparlayınca daha da barizleşti 🙂
    Ben o Leyla ile Mecnun efsanesini çok yeni keşfettim, bu aralar her gün akşam 10 10.30 gibi tekrarını yayınlıyor Trt, izliyorum, gülmekten ölüyorum. Arada sezon finalini de izlemiş bulundum. Sonunda ben de “Noluyor yav, böyle bitmiş olamaz” diye internetten açtım baktım, ama öyle bitirivermişler valla 🙂 Ama sonra salim kafayla düşününce beğendim. Zaten her zaman en komik karakterlerin geçmişleri en acılı olan değil midir, misal One Piece’de Usopp’un hikayesi, evet alakaya maydanoz ama olsun 😀
    Bir de ben 3 mü 4. bölüm mü oralarda bir yerdeki bir sahneye yarıldım, hemen anlatayım: Leyla malum “yeşil” geyiğini yapar, Mecnun boynu bükük gülü verir, İsmail abi tam bir holigan gibi sahanın tellerine yapışmış çılgınlar gibi sallamaktadır, Arda gülü görünce Mecnun’a dönüp: “Ayyy, canıııım” der. Hahahahah, düşündükçe gülesim geliyor.
    Ayrıca bir ay sonra yeni bölümler mi geliyor, yaşadık yaşadık
    Öyle Bir Geçer Zaman Ki, için talihsizlik diyorum 😀
    Behzat Ç de klasik Angaralı…

    • hikaruivy dedi ki:

      @bunusevdim: Hatırlamaz olur muyum?? Arda’nın o “ay canıııım” dediği sahne benim de favorilerim arasında! Hatta Arda’ya orda tutuldum desem yalan olmaz. “Ay canııımm….” bunu hangi ikinci erkek der yaa, sorarım size! Hahahh 😀 😀 Çok şirin bişi bu Arda, seviyorum ülenn! 😀 😀

      İsmail abinin geçmişi beni de üzdü, orası ayrı tabii… Ama İsmail abi o rengarenk giysileriyle, o efsane atalarıyla falan, bence biraz gerçek üstü kalmalıydı: Yani bunları mantıklı bir çerçeveye oturtmanın çok da gereği yoktu yav…

      ÖBGZK büyük talihsizlik hakkaten 😛 Meraktan bırakamıyorum da; napıcaz şimdi? 😛

  3. hayalmiyim :) dedi ki:

    Ahh o Behzat Ç 😀 sanırım ben en çok “ayı Harun”u özlicem yaa 🙂 bayılıyodum onun ayılıklarına 😀 Sezon finali çok fenaydı hakkaten yaa…zaten ben; dizileri reklamlarından takip edip sonra finalini izleyen bi tip olduğumdan, sadece finalini oturup adam akıllı izledim bu Ç amcanın 😀 ama bu yaz bütün bölümleri netten izlemeyi planlıyorum 🙂

    ÖBGZK izlemiyorum yaa 🙂 annem izliyo ben de arada yanına gidip takılıyorum, Osman’a ” ayyy çok şeker yaaaa”, Ali kaptana “yuhhh artık bunu da yapmış olamazsın”, Balıkçı’ya “ohaaaa adam kim çıktı iyimi??” demişliğim vardır ama düzenli izlemedim 😀 yine tekrarlıyorum ben Türk dizilerini reklamlarından takip etmeye alışmışım bi kere 😀 (bu arada oppalar listemde 1 adet 90 doğumlu ufaklık (Lee Hong Ki) olduğu için, kıyısından köşesinden ‘çıtırcı’ kategorisine girer miyim???)

    Leyla ile Mecnun’u da düzenli izlemeye fırsatım olmadı, bu yaz izlerim diyorum 😀 İsmail abi beni bitiriyo yaa “nasıııııııl” nidalarıyla 😀 bi de kaçıncı bölümdü hatırlamıyorum ama “Ben sigortalıyım yawww!!” deyip çatıdan atlayıvermişti payetli pantolonuyla 😀 kopmuştum orda işte 😀 😛

    ama listeye Üsküdara Giderken’i almamışsın çingu 😀 izlediğim en süper dizilerden biri de o yani 🙂 yazını kahkahalar atarak okudum ve abimin “deli laa bu!!!” bakışlarına maruz kaldım 😀

  4. La Fea dedi ki:

    Ahh Hikaru 🙂 Gong Bende azıcık büyük Allaha şükür 🙂 Bir tane ‘Oppa’ var listede 😀
    Hayal miyim kaç yaşındasın ki? 90’lılar asıl çıtırlar yani bencee 😀

  5. makinosev dedi ki:

    sevgili çingum hikaru, evdeki tv – bilgisayar sirkülasyonundan ötürü, yıllar varki bir türk dizisini bölüm bölüm takip etmişliğim yok, her bölümün 90dk olması da internetten takip etmemi güç kılmıştır. ama bir bilsen bu yazıyı okuyunca bir iç geçirdim bir iç geçirdim, keşke bir çip yapabilseler tüm bu dizileri beynime marullayabilen! ama biliyorum ki bu imkansız, mecbur manuelden izlemek durumundayım. işte hepsini zilediğim o ana kadar, ne zaman sen böyle türk dizileri değerlendirmesi yaparsan işte ben de böyle saçma bir yorum yapacağım.
    saygılar sevgiler
    imza: yorum yapamadığı için içinde ukte kalmış ezik blogger!

  6. besra dedi ki:

    hikaruivy: izlediğin diziler arasında tek Leyla ile Mecnun’nu izliyorum one şahane güzel bir dizidir izlerken çok mutlu oluyorum 🙂 izlediğim bir dizi daha var Üsküdara giderken oda çok güzel bir dizidir listene al bence pişman olmassın 🙂
    Öyle Bir Geçer Zaman Ki, çok acıtasyon vardı dizi inandırıcılığını yitirdi bende izlemeyi bıraktım…
    Behzat Ç’yi hep izlemek istedim ama nedense birtürlü izleme fırsatı bulamadım artık önümüzdeki sezon bakarım 🙂

  7. hikaruivy dedi ki:

    @hayal: izle canım, behzat ç her bölümü izlenmeye değer bir dizi. ÖBGZK’yi sadece reklamlarından takip etmek yeterli oluyor; daha fazlasını izleyip bünyeyi gereksiz dramla doldurmaya hiç gerek yok 😀 leyla ile mecnun da her bölümü kopartma garantili dizilerden; onu da baştan izle derim 😉

    ahaha, hong ki candır, şirin ufaklık 😀 ama 3 yaştan bişey olmaz. ben 89lulara bile yan gözle bakar oldum; senin 90lıları beğenmen çok masum kalıyor 😀 😀 ama istersen seni de alırız çıtırcılar kategorisine, ahah 😀

    @hayal-besra: üsküdar’a giderken benim de aklımdaydı; ben de severek izliyorum (zaten yaz ekranında izlenmeye değer bir tek o var…) ama sezon finali yapmadı diye onu listeye almadım. ayrıca yazı da çok uzayacaktı…

    @la fea: haha, benim listede büyükler ve küçükler eşit sayıda Allah’tan 😀 😀 gong yoo, hyun bin, kang ji hwan ve lee dong wook, geri kalan ufaklıkların varlığını nötralize ediyor 😀 😀

    @makino: behzat ç ve leylailemecnun’u mutlaka izlemelisin şekercim; sen de çok seversin, eminim buna. öyle çiple marullamayla falan olmaz bu işler 😀 ama seni iyi anlıyorum; eve gittiğimde ben de mecburen anne-baba ne izlerse onu izlemek durumunda kalıyorum 😀 zor bu işler, zooor! 😀 😀

  8. miwako dedi ki:

    behzat ç kral ona laf yok öybgzk iyi başlayıp kötü devam eden dizlerden ilk bölümleri çok güzel di baktılar tuttu türk filmlerinde ne kadar acı klişe varsa kattılar mahvettiler diziyi leyla ile mecnunu anlatacak kelime bende bulamıyorum onun nası güzel nası eğlenceli nası absürt bir dizi oldugunu anlatmaya kelime bulamıyorum korkarım ağzımdan çıkanla kulağımın duyduığunun tuttuğunu göremicem öyle harika bir dizi:D

  9. winpohu 'ca dedi ki:

    erik çok güzel erik hahah .bende bu diziyi çok seviyorum böyle absürd komedi görmedim .süper ötesi her karakter harika arda gerçekten eve alıp beslemelik ama işsiz ismail abi ayrı komedi 🙂
    bu şarkıyı da çok dinledim orjinali cause I high da çok komikmiş 🙂 ben bu diziyi izlerim 🙂

  10. masalevi dedi ki:

    hikarucum bahsettiğin dizilerden yalnızca ÖBGZKyi izledim ama yorumlarının tamamını okudum ve izlemiş kadar güldüm sağolasın 🙂 behzat ç. yi indirip izleyesim geldi valla ne güzel anlatmışsın, bunca yıldır öyle güzel Türk dizisi izlemiyorum ben, izlesem de vay be desem şaşırsam keşke..
    ÖBGZK için yaptığın tüm yorumlara bir bir katılıyorum ne diyeyim, Kanal D yine her zamanki gibi kaliteli bir dizi yaptı, kıyafetler mekanlar, evler falan 10 numara ama senaryo aynen tırt. yıllar önce yayınladıkları çemberimde gül oya’yı hatırlasalar keşke, o bir harikaydı tarihi diziler kategorisinde. bence yeni sezonda balıkçı ölecek cemilegiller zengin olup bi güzel intikam alacaklar Ali Gaptan ve tayfasından 🙂 Murat da ölmeyecek dediğin gibi, Soner’den daha sağlıklı görünüyor valla, töbe ölmez oo 🙂
    Leyla ile Mecnun’u da bütün arkadaşlarım izle izle dediler ama yakalayamadım bi türlü.. valla utandım sen kmler ötesinden izlemişken bende hayat belirtisi kalmamış anacııım 🙂 yeni sezona artık kısmetse, TRT cıvıtmaz zaten, dizi konusunda o da çok iyi..

  11. hikaruivy dedi ki:

    @miwako: hahhahh, çok doğru söylemişsin sevgili dostum, ağzından çıkanla kulağının duyduğunun tuttuğunu hiç göremeyeceğin bir dizi bu 😀 😀

    @winpohu: aynen 😀 ismail abi fan’ı çok zaten… ben bu diziyi izler, bu oyunu bozarım arkadaş! 😀

    @masalevi: hem LİM’i hem de BÇ’yi izle canımcım, hazır tatile girmişken indir de en baştan izle hatta. ben kefilim 🙂 Çemberimde gül oya’yı hatırlatmışsın, ne iyi etmişsin! Öyle bir dönem dizisi bir daha gelmedi… Bu ÖBGZK’den ilk bölümlerde çok umutluydum, çemberimde gül oya gibi bir şey olacak sanıyordum; ama bir saçmaladı pir saçmaladı. Neyse, zengin Cemile’nin Ali kaptandan intikam almasını izlemek daha keyfili olabilir 🙂

  12. Geri bildirim: En sevdiğim Türk dizileri^^ « Masal Evi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s