Akira’dan Mim Gelmiş ;)

Sevgili çiçeği burnunda blogger arkadaşım Akira’dan bir mim pası geldi, kucağıma kondu. Ona teşekkür ederek hemencecik bu mim’i cevaplamaya karar verdim; geciktirince kalıyor çünkü… İşte size hikaru’nun iç dünyasına dair birkaç kelam:

Hayalindeki meslek nedir?

Yazarlık. Evet, zaten sürekli hikaye blogu açmamdan da belli oluyordur! 😀 Eğer bunca senedir aldığım eğitime acımasam (ve de elbette beni parayla destekleyecek zengin bir sponsorum olsa, bu sponsor zengin koca da olabilir :D) hemen şu anda her şeyi bırakır, kendimi roman yazmaya adardım. Ama biliyorum ki bunu yapamam; ömrüm okumakla, matematikle, fonksiyonlarla, türevlerle geçti/geçiyor; artık bunları insanlara faydalı olacak biçimde kullanma zamanıdır… Ayrıca ben aynı anda bir sürü farklı işle uğraşmazsa mutsuz olanlardanım. Yazı yazarken bir yandan da research yapmazsam, ders vermezsem, kendimi işe yaramaz hissederim. O yüzden yazarlık (en azından emekli oluncaya kadar, yani yaklaşık önümüzdeki 30 sene boyunca!) sadece bir hobi olarak kalmaya mahkum…

Yazın sürmeyi en sevdiğin parfüm?

A mi Aire. Çok hoş, biraz mayhoş (limonlu) hafif bir kokudur. Bvlgari’nin Voile de Jasmin’ini de severim. Bir de Calvin Klein’in Summer’ı var ki o da pek hoş ve hafif bir kokudur; hatta daha geçen gün kardeşime hediye olarak aldım (burdan müjdesini vermiş olayım: yakında parfümün geliyor cücük!)

En önemli makyaj hileniz?

Ben pek makyaj yapmam. Şu yaşa geldim, becerip eyeliner bile süremiyorum, iyi mi… Ama meyveli dudak besleyiciler ve rimel sağolsun; suratımı bomboş kalmaktan kurtarıyorlar 🙂

Yine de size bir makyaj hilemi anlatayım, ki bu da tamamen eyeliner sürmedeki beceriksizliğimden dolayı icat ettiğim bir yöntemdir: Ertesi gün gözlerimin çevresinin kalemle çizilmiş olmasını istiyorsam, bir gün önceden gözüme sürme çekerim. Sürmeyi çekerken taşmış, bir taraf kalın diğeri ince olmuş falan hiç aldırmam… Sonra, o gece o sürmeyi temizlemeden, sadece gözlerimi suyla yıkayarak yatarım. Ertesi gün kalkınca sürme tam da kirpik diplerinde ince bir tabaka halinde kalmış olur (tabii biraz da göz altlarına taşmış biçimdedir; ama onu silmek kolay :P). Pamuklu çubukla göz etrafını temizleyince de size çerçeveye alınmış gözler kalır… Gerçi göz makyajını temizlemeden yatmaya giriyor bu iş; ama söz konusu olan sürme olduğu için gözlere zararlı değil, bilakis faydalıdır diye umut ediyorum.

Çay mı kahve mi? Şekerli/şekersiz,Sütlü/sütsüz?

Çay elbette… Tabii ki sütsüz (İngiliz asilzadesi miyiz kuzum?!) ve son yıllarda şekersiz. Her gün iki demlik içiyorum yav… Üstelik üniversite yıllarımda bile çay içmezdim ben. Sonra ne oldu da alıştım bilemiyorum; sanırım son sınıfta eve çıktıktan sonra her akşam koca bir demlik demleyen ev arkadaşım sayesinde oldu… Bu arada kahveyi de severim esasen; ama günde bir-iki kupadan fazla içemem. Nescafe üçü bir aradalar favorimdir.

Tam şu anda kucağınıza bir cin düşseydi ve 3 dilek hakkiniz olduğunu söyleseydi, ne olurdu?

Bir: Kucağımdan in! (Hahaha, şaka şaka, değerli dileklerimi böyle harcayacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz! :P)

Bir: Birdenbire öyle bir ilham gelsin ki, inanılmaz iyi bir makale yazayım ve bilim camiası “böylesini görmedik!” desin! Çığır açayım buluşumla 😀 😛

İki: Birdenbire öyle bir ilham gelsin ki, acayip deli bir roman yazayım. Konu ve janr fark etmez. Ama öyle acayip, öyle mükemmel bişey olsun ki herkes: “Bunu insan yazmış olamaz!” desin. (ehu :D)

Üç: Sondan bir önceki sorudaki şahsiyet bana âşık olsun. 😛 (Ara: Dünyanın en yüzeysel kadını…) Ya da biraz hayalgücümü kullanayım: Cinden bu adamın beni her gece rüyasında görmesini sağlamasını isterdim. Aman yanlış anlaşılmasın, gayet normal rüyalardan bahsediyorum, haha 😀 Hatta benim günlük hayatımdan kesitler görsün. Her günümün on-on beş dakikasını falan… Tabii şöyle etkileyici dakikalar olsun mümkünse; evde Kitty pijamalarla otururken, ya da tuvaletteyken değil! Başka da bir şey istemiyor ve gerisini ona bırakıyorum. Yani ben her gece rüyamda başka bir insanın hayatından kesitler görsem, bu adam hiç ilgimi çekmeyen biri bile olsa “kim lan bu? benim rüyamda ne arıyor?! gerçekten böyle biri var mı???” diye meraktan çıldırırdım. İşte bu kişi de rüyasında gördüğü kızı merak edecek ve rüyalardan toplayabildiği ipuçlarıyla peşime düşecektir! Nasıl fikir ama?  😉

Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği ve tatli. Bu öğünlerden ömrünüz boyunca yalnızca bir tanesini seçmek zorunda kalsanız,hangisi olurdu?

Kahvaltııııııı! Şu anda bile bir ömür boyu kahvaltılık yiyeceksin deseler eyvallah derim, hiç de bıkmam… Ama şöyle anlı şanlı Türk kahvaltısı olacak; peynirler, zeytinler, reçeller, bal kaymak eksik olmayacak. Kıytırık Amerikan kahvaltıları gibi bir bagel arası krem peynir, bir fincan kahve, ya da cornflakes’i kahvaltıdan saymam ben kardeşim…

Eğer Hello Kitty olsaydınız, kurdelanız ne renk olurdu?

Ne bilem, pembe heralde… (Nası soru bu lan?) Ama en sevdiğim rengi merak ediyorsanız gök mavisi:

Eğer ömrünüz boyunca yalnızca bir tane takı takma seçeneğiniz olsaydi bu ne olurdu?

Minik, ışıltılı, top küpeler. İnsanın havasını bir anda değiştiriveriyor bence.

Sahip olmak istediğiniz bir yetenek ?

Hitabet yeteneği. Güzel konuşan insanlara hep gıpta etmişimdir. İnsanları konuşmasıyla etkileyen, ikna edebilen, ağzı laf yapan, bıcır bıcır bir insan olmak isterdim… Ama ben biraz sessizimdir. Yazdıklarımdan hiç belli olmuyor (yazarken nedense çenem düşüyo :P) ama cidden öyle… Ben muhabbetlerde genelde dinleyici konumundayımdır; bir şey anlatacaksam da “işte şu şöyle oldu, bu böyle oldu, tamam bitti” deyip iki cümleyle özetlerim. Konuşmak beni yoruyor… Valla 😛 😀

Bitince almaya devam edeceğiniz bir kozmetik ürünü?

Şampuan, saç kremi, güneş kremi, yüz kremi, parfüm, anti-perspirant… Bir de şu:

Eğer geleceği görme şansınız olsaydı, görmek ister miydiniz? Evetse tam olarak neyi görmek isterdiniz?

Ben geleceği görmek istemezdim… Çünkü geleceği bilmemek insana mutluluk ve umut verir: Evet, insanlar kendi geleceklerini olması beklenenden daha iyimser bir biçimde hayal etmeye meyillidir (hemen size link de vereyim; kaynak belirtmeden çalışmıyoruz, akademik prensibimdir, haha :D) Mesela ben belki de hayatım boyunca SJK ile tanışamayacağım; ama bunu şimdi bilmek beni üzerdi… Oysa geleceği bilmediğim şu anda, onunla bir gün tanışma hayalleri kurmak bile çok zevkli 😉

Gizli ünlü aşkınız kim?

Eveeet, geldik Hikaru’nun büyük sırrına… Hoş, artık sır falan değil, bilumum bloglarda ilan ettim zaten. Efenim, öncelikle hepinizin bildiği gibi Lee Min Ho olsun, Jung Yong Hwa olsun; zaman içinde pek çok favori aktörüm bu satırlarda kendilerine yer buldular… Hatta Min Ho’nun 87li, Yong Hwa’nınsa 89lu olduğunu hesaba katarsak bir sonraki favorimin 90 ve üstü doğumlu olacağını düşünüyor, feci halde tırsıyordum: Tamam, çıtırcıyız, ama o kadar da deel: Eğer 90 ve üstü doğumlu birinden hoşlanırsam artık tutmayın beni; kayışı kopardım demektir! Artık beni çocuk bahçelerinden mi toplarsınız, yoksa yeni kankalarım Hüseyin Üzmez ve Halis Toprak’la kol kola girmiş halay çekerken (tey tey tey!) mi bulursunuz, onu bilemiyciim…

İşte ben böyle kritik bir durumdayken (ahaha :D) karşıma bu şirinlik abidesi çıktı. Üstelik de 85liydi! Tabii ki balıklama atladım; SKKS’deki sahnelerini defalarca izledim; yetmedi, onun rol aldığı tüm dizileri arşivime indirdim. Kimden mi bahsediyorum: Elbette Song Joong Ki ismindeki şekertodan!

Hani bazı insanlar vardır; hiç tanımasanız bile gözlerindeki ışıktan iyi bir insan olduğunu anlarsınız. Uzaktan görmek bile sizi gülümsetmeye yeter. Ya da aktördür, şarkıcıdır, yani ekran adamıdır, show business’tadır, rol yapması gerekir ve hareketlerinin samimi olmayabileceğini bilirsiniz. Ama yine de o sıcak hallerinin kendi içinden geldiğini, bu insanın normal hayatında da gerçekten böyle sıcakkanlı birisi olacağını hissedersiniz ya; işte Joong Ki benim için bu gruptaki insanlar arasına giriyor… Onu ekranda gördükçe yüzüme nedensiz bir gülümseme gelip oturuyor. Konuşmasını, gülümserken dudağının alaycı bir şekilde kıvrılmasını çok şeker buluyorum. Yanımda olsa tutup yanaklarını sıkacağım; yok böyle bir şirinlik! (Ayrıca nerdeyse yaşıtım olan bir erkeği “çok sevimliiiii!” diye köpek yavrusu sever gibi sevdiğime göre benim hormonlarımı bi kontrol ettirmem lâzım; galiba çocuk doğurma çağım gelmiş, haha 😀 )

Üstelik hakkında araştırma yapmaya başlayınca ona olan hayranlığım daha da arttı: Bir kere, çok yakışıklı ve bundan da öte, çok sevimli (aynı ben…) olduğunu biliyoruz. Ama aynı zamanda kendisinin çok zeki (aynı ben…) ve çok başarılı bir öğrenci (aa, tıpkı ben!) olduğunu da biliyor muydunuz? Adamın üniversitede notları full A’ymış yahu! (Hatta lakabı “Straight A”ymiş…) Bundan da başka, çok sportif bir insan kendisi: Hatta gençliğinde uzun bir süre profesyonel olarak paten kaymış (aa, aynı b- yok artık Lebron James, o kadar da atma Hikaru, senin paten kaymadaki en büyük başarın buz üstünde düşmeden durabilmekten ibaret… :P) ve sakatlanıp bırakmak zorunda kalmış (kıyamam…) Fakat sonuç olarak iyi bir patencilik geçmişi de var; Triple’daki rolü boşuna kapmamış kerata 😉 Adamın on parmağında on marifet, gel de hastası olma… Joong Ki, sen dev bir kedisin! 😀 😀 Burdan kendisine sesleniyor ve “Olum, bak birbirimize çok benziyoruz, ayrıca ben de özümde çok cici ve sevimli bi insanımdır, gel beni bul” diyorum. Hatta “Aşık gibi sevmezsen kardeş gibi sev beni” diye de ekliyorum. O da olur… (Hatta sanırım daha iyi olur; durduk yerde aile faciasına yol açmaya lüzum yok 😛 )

Neden blog tutmaya başladınız?

Uzak Doğu dizilerini izlemekle yetinemeyip onlarla ilgili bir şeyler karalamak için çıldırdığımdan dolayı! Hatta ilk önce darkangel ve kimbapsushi’nin bloglarını keşfetmiş, ve Hana Kimi olsun, Coffee Prince olsun, benim de izlediğim ve çok sevdiğim dizilerle ilgili yazılarını okudukça “aman Allah’ım, bu dünyada benim gibi hisseden başkaları da varmış! Hem de Türk kızları! Snıf snıf!” diye ağlamaklı olmuştum… Burdan ilham perilerim oldukları için kendilerine sevgilerimi gönderiyorum… Tabii sonra diğer çingularla da tanıştık ve sanal alemde de olsa süper dostluklar kurduk. Valla iyi ki varsınız; hepinizi çok seviyorum (iyice duygusala bağladım yalnız… Birazdan Nihat Doğan gibi “benim memleketimin koyunu bile başka bakıyor…” diye başlamadan burda keseyim! 😛 )

Ve geldik işin en zevkli kısmına: Sevgili hayalciğim ve kaktüscüğüm, sıradaki mim sizler için geliyor! Bakalım sizin gizli dünyalarınızdan neler neler çıkacak? 😉

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı kişisel, mim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

20 Responses to Akira’dan Mim Gelmiş ;)

  1. tarih84 dedi ki:

    ne yalan söyleyeyim ara ara Nihat aklıma geldi yazının bir yrinde nihat okuyacağımı hissetmiştim haha:) hello kity olayı hepimizi şaşırtıyot doğrusu, ben de bu mim cevaplamıştım ve en sevdiğim soruydu:) parfüm seçimini çok beğendim:) ve kesinlikle çay-kahvaltı olmazsa olmazlardır!

    • hikaruivy dedi ki:

      @tarih84: ahaha, yapma yau? o son cümle dışında, yukarıda da nihat doğan gibi mi konuşmuşum?! e tabii felsefesi hepimizi etkiliyor, çoh böyük adam! 😛 😛 😛 çay-kahvaltı bence de olmazsa olmazlardan 😉

      • tarih84 dedi ki:

        nihat felsefesi değil de sanki bu yazıda nihat geçecek gibi bir hissiyat doğdu:) Allah kimseyi nihat felsefesine düşürmesin, gülmek için iyi gerisi vahim bir Türkiye gerçeği!

  2. winpohu 'ca dedi ki:

    hikaru yine üslubun çok hoş .ben en çok joong i ile ilgili kısımları sevdim .benden büyük olmasına rağmen yanımda olsa ben bile çocuk sever gibi severim şirinlik abidesi ya böyle sevimli bir şey olabilir mi ? hele dudaklarını ısırdığında tutmayın beni 🙂 ya hiç böyle değildim fan girl falan da değilim ama ne edersin bazen böyle delirip bu ben miyim diyen yorumlar yaparken buluyorum kendimi hepsi bunlar yüzünden 🙂
    neyse çocuk bahçesine gitmeme ben çıtırlar pek tarzım değil .
    iyi ki blog açmışsın iyi karşılaşmışız diyorum . görüşmek üzere çingu 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      @winpohu: ah canım yaa, ben de böyle değildim; bu fan girl hallerim en son ortaokulda kalmıştı 😀 😀 resmen deliriyoruz; bu koreli’ler emperyalist güçlerin bize karşı düzenlediği bir komplo! 😛 bu kadar şirin olunmaz! ama en azından sen yaşına uygun davranıyorsun, bu da bişeydir! 😉 ben de kendimi tedavi etmek için artık kendime yasak getiricem; başrolünde 85 ve sonrası doğumluların olduğu dizileri izlemiycem (sadece joong ki’ye bi istisna yapabilirim) 😀
      sen de iyi ki blog açmışsın güzelim. sayende nerdeyse her gün yeni bir film tanıtımı okuyoruz. umursamazdan sonra çalışkan blogger adını da takıcam sana 🙂

  3. hayalmiyim :) dedi ki:

    ahanda ilk “mim”im 😀
    en kısa zamanda cevaplayıp yayımlamak nasip olur inşallah 🙂
    bu arada Song Joong Ki tahmin ettiğim bi cevaptı (sevimli Moon Jee) 😀
    neyse senin cevaplar hakkında yorum yaparken kendi cevaplarımı ele vermeden susmam lazım sanırım 😀 çok şeker yazmışsın arkadaşım 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      @hayal: sağol tatlım! evet, sjk’yi hikayede büründürdüğüm kişilikten her şey belli oluyodu zaten, di mi? kahretsin, duygularımı hiç saklayamıyorum 😀 😀

      mim’i yapmanı merakla bekleyeceğim. bakalım sende ne cevherler çıkacak? 😉

  4. makinosev dedi ki:

    amanııın o makyaj hilesini ben de çok seviyorum 😀 bi güzel olii bi güzel olii gözler, valla jisubum bana bakmaya doyamii sonra 😛 😀 cinli soruyu ne zaman okusam mimlerde neden kucağa ya demişimdir, ilk dileğine koptum oyuzden ahahah 🙂 gelecek ile ilgili yorumun süperdi, bu mim sayesinde bilimsel yanını görme fırsatımız oldu, önünde saygıyla eğiliyorum çingu 🙂
    yalnız “gizli ünlü aşkınız” sorusundaki gizli kelimesine kopuyorum ben, gizlisi saklısı mı kaldı, tek tek parselledik koreli-japon ünlüleri 😀 Song Joong Ki’ye gelirsek cevabını okurken hafiften bir biyografi kokusu aldım ama tadı damağımda kaldı, bilahare bi uzun uzun anlatsan ya 🙂 haaa yok, song joong ki biyografinden sonra, rakiplerin artar diye korkuyorsan onu bilemem tabi, o iş biraz riskli cidden, ben geceleri uyuyamıyorum misal 🙂

    bu arada MİMLENMİŞİM BEN BEYA 😀 😀 😀 çommal kamsahamnida 🙂 hemen ödeve başlıyorum 😉

    • hikaruivy dedi ki:

      @makino: aa, yalnız diilmişim! iyi bari, göz makyajıyla yatarak çok saçma bişi yapmıyorum o zaman 😀 ayrıca hakkaten, cin niye kucağıma düşüyo, adam gibi yanıma inse ya? sapık bu cin, ben size söyliyim. bi de maalesef henüz önünde eğilecek kadar bilimsel bir yanım yok şekercim (snıf snıf!) kendi çapımızda uğraşıyoruz işte…

      biyografi konusuna gelince: ay ben senin kadar sabırlı olamam makinochan yaa… bu kadar anlatmak yeter 😀 ayrıca evet, daha fazla anlatıp dikkatleri sjk’ciğin üzerine çekmeyeyim; ne kadar az rakip, o kadar iyi! 😀 sadece bir ara oynadığı kliplerle falan ilgili bi yazı yazacağım, hatta senin mim’indi, hâlâ aklımda… malzeme toplamaya devam ediyorum 😉

  5. Geri bildirim: Gökten bir “mim” düştü :) | hayalmiyim

  6. Geri bildirim: Namnamnam’dan Mim Gelmiş, Hoşgelmiş :D « Kaktus Çiçeği

  7. akirafa dedi ki:

    ben bu yazıya bayıldım ya 😀 hele biricik aşkiton 😛 ile ilgili kısımlarda karnıma ağrılar girdi 😀 espiriklerini seviyorum^^ bu arada 3. dilekten iyi hikaye konusu olur ha 😀 ünlü bir selebriti haşin kızımızı her gün rüyasında görüyor falan tabi selebritimiz delleniyor kurtulmak istiyorum deyü sonra bir cin çıkıp eğer bu rüyalardan kurtulmak istiyorsan kızı kendine aşık et diyor ama işe bak ki kızımızın en nefret ettiği ünlü çıkıyor falan işte al sana hikaye konusu 😀 hadi bakam güneş ve ay bitince bu fikri geliştir 😀 yazarada böyle karışırım hehehehee 😀 hadi daha fazla saçmalamadan ben kaçtım ellerine sağlık jaa ne 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      olur valla… hatta bayaa komik olur 😀 gerçi güneş ve ay bitince hikayelere uzuuuun bir ara vermeyi düşünüyorum; yoksa asla mezun olamayacağım, haha 😀 ama sen yazmak istersen buyur senin olsun akiracım 😉 hakkaten, sen neden yazmıyorsun?

      • akirafa dedi ki:

        ben ve edebiyat 2 tezat şey canım o yüzden beni karıştırma 😀 ben yazmayı değil okumayı seviyor ve beceriyorum o yüzden ara vermeyi aklından bile geçirme ve hikayelerine devam et 😀

  8. 4astrea dedi ki:

    Her blogta bu mimin izini sürüyorum ve çingumun blogunada geldim. Yazış tarzını çok beğendim hele hele geleceği görme kısmına bayıldım. 🙂
    Hayalinde ki mesleği hala yapabilirsin dostum sen de o cevher var. Bak ilerde Astrea demişti dersin, hiç bir şey için geç değil;)
    Makyaj hileni ben istemeden de olsa yapıyorum. Siyah kalem öyle bir şeyki temizlememe rağmen çıkmıyor ve ertesi güne daha güzel oluyor^^

    • hikaruivy dedi ki:

      @astrea: sağol çingum bu yüreklendirici sözlerin için… kim bilir, belki bir gün cidden kafaya koyar, her şeyi bir yana bırakıp kendimi yazmaya adarım… ayşe kulin, daha da çarpıcısı j. k. rowling 30undan-40ından sonra yazmaya başlayıp best seller olabiliyorsa bir umut var demektir 😀 😀
      siyah göz makyajı bir gün sonra daha güzel; ama temizlenme bakımından cidden baş belası oluyor, di mi… losyon da kullandım, sıvı göz makyajı temizleyici de kullandım; gene de siyah göz kalemini bir defada çıkarmanın yolunu bulamadım! duşa girmedikçe o makyaj kirpik diplerinde kalıyor, bir-iki gün gitmiyor abicim, çaresi yok 😛 😛

  9. masalevi dedi ki:

    ahaha hikarucum ya mim yazınla bile farkını ortaya koymuşsun gece gece yarıldım 🙂 demek Hüseyin Üzmezle Halis Toprakla halay çekeceksin 🙂 ah be canım ne yapalım çocuklar tatlı yani, insan doğum tarihine rağmen sevebiliyor o minnak tatlı yaratıkları 🙂 mesela ben de Yoo Seung Ho’nun 93lü olduğunu öğrenince bi kötü olmuştum kendime bi dur demek zorunda kalmıştım, kardeşim bile 92li ühü ühü!
    SJK ise bu güzellik abidesi ne diyeyim. hiçbir dizisini falan izlemesem de o kadar çok gördüm ki çocuğu tanıdım artık.. yazdıklarından çok iyi bir çift olduğunuzu anladım ben iyice.. rüya meselesi de çok yaratıcı.. bunu sevdim 🙂
    bu arada SJK’yi ilk olarak güneş ve ayda gördüğümden ötürü o benim için moon jae oldu, bir dizi kahramanı gibi adeta 🙂 çok ilginç aha 🙂
    son olarak evet yazar olmalısın, yazmayı hiç bırakmamalısın.. kendine iyi bak^^

    • hikaruivy dedi ki:

      @masalevi: evet yaa, ben halaybaşı olmuşum, mendil sallıyorum falan, piiii… komik olmasına komik, ama hayali bile kötü 😛 Allah düşürmesin, ne diyim 😛 😛 yalnız bu uzak doğulular beni hep ters köşe yapıyorlar, burdan da kendilerine saydırmadan edemiyciğim: taş çatlasa 20 yaşındadır dediğim biri çat diye 30 çıkabiliyor; ya da bu nerden baksan 25-26 vardır diyorum, hooop, daha 18 çıkıyor… normalde türk ünlülerin falan yaşlarını 1 eksik 1 fazla tahmin edebilirken korelilerde kaç defa yanıldım, sayamadım bile…

      SJK’yi cidden her lafı ona getirerek meşhur ettik 😀 😀 ama sungkyunkwan’ı izle artık canııım, bak kaç defa övdüm sana 😀 😀 yine de izledikten sonra hafızanda yeorim olarak değil de moon jee olarak kalırsa valla ona hiç itirazım olmaz 😀 zaten SJK gerçek hayatta da moon jee gibi bişiydir diye tahmin ediyorum; belki biraz daha az çocuksu, ama onun gibi neşeli, komik bir tiptir heralde.. bilmiyorum ama bana böyle bir izlenim veriyor…

      öperim, sevgilerimle ^^

  10. mavi dedi ki:

    Gizli olmayan ünlü aşkına bayıldımm. Tam yemelik len o. Kaç yaşınd aolursa olsun bebek kalacak 😛 Sporcu olduğunu sayende öğrendim ve gözümde değeri bir kat daha arttı. Başarılı insanı severim ^^’
    Olurda bir gün kitap çıkarırsan imzamı isterim hea. İlk kitap benim 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      @mavi: doğru söze ne denir? tam yemelik cidden 😀 😀 hatta yeme de yanında yat diycem, ama terbiye sınırlarını aşmamak için o konuya girmiyorum! 😀 😀 kitap çıkarsa imzalı kopyasını adrese yollarım, sen yeter ki iste 😉

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s