Love Shuffle: Muhteşem bir dorama

Bu aralar Jdrama’lara sardım. Özellikle realist dramalara ağırlık vermeye karar verdikten sonra internetteki forumlarda bol bol araştırma yaptım. En çok önerilen Jdrama listelerinde Love Shuffle hep başı çekiyordu. Böylece bu diziye başladım ve… bırakamadım! Tek bir günde, on bölümünü birden izledim! Muhteşem bir hikâye, sürükleyici bir senaryo, her bölümde yepyeni bir twist… Evet, Love Shuffle kesinlikle muhteşem bir romantik komedi – gerilim dizisi. Yanlış okumadınız; aynı anda ikisi birden!

Bu kadar övgüden sonra gelelim konumuza: Usami Kei, büyük bir şirket sahibinin kızı Mei ile nişanlı olduğu için hak etmediği kadar yükselmiş genç bir çalışandır. Fakat Mei, durup dururken nişanı bozar. Aynı günün akşamı Kei, yaşadığı büyük rezidansın asansöründe kendisiyle aynı katta oturan 3 genç insanla mahsur kalır. Asansörde tanışan bu dört kişiden Airu çok dil bilen bir tercüman, Ojiro çapkın bir fotoğrafçı, Masato ise bir psikiyatrdır. Elektriklerin gelmesini beklerken tanışıp arkadaş olurlar. Kei’nin nişanlısının onu o gün terk ettiğini öğrendikleri zaman konu aşk hayatlarına ve her insan için sadece bir doğru kişi olup olmadığına gelir… Derken psikiyatr olan ortaya bir fikir atar ve partnerlerini de ikna ederek 8 kişilik bir “love shuffle”a, yani üç hafta boyunca herkesin birbirinin eşiyle date edeceği bir oyuna katılmaya karar verirler…

İşte hikâyemiz böyle başlar… Sonra olaya Airu’nun zengin, ama bir o kadar da çocuksu erkek arkadaşı Yukichi (ki, niyeti Airu’yu yeniden kazanmaktır…), Kei’nin nişanlısı Mei (ki, bu saf genç kızımız ilk aşkı Kei olduğu için başka erkekler de tanımak istemektedir…), Ojiri’nin fuckbuddy’si zengin evli hatun Reiko (ki, kendisi seks için oradadır) ve son olarak da doktor Masato’nun hastası Kairi (ki kendisi intihara meyillidir) dahil olur ve olaylar gelişir…

Oyuncu listesi şöyle:

Ve oyunculuklar birbirinden iyi. Hatta internette “güzel insanların da rol yapabildiği az sayıda diziden biri” diye bir yorum okudum ki, bence de doğru. Özellikle Tamaki Hiroshi, ki kendisini Nodame Cantabile’den de bilenler olacaktır, dizinin ilk bölümlerinde tam anlamıyla sinir bozucu bir karaktere dönüşmeyi başarmış. O sürekli “mei mei” diye keçi gibi meledikçe benim ekran karşısında sinirlerim zıpladı. Hoş, Mei de az değildi, o da en az Kei kadar uyuz bir karakterdi (ve Kei’nin sonradan düzelmesine inat, Mei’nin kafası karışık mızmız kız halleri hiç değişmedi… neyse…) İlk başta sevmeyeceğimi düşündüğüm seksi Reiko ve çapkın Ojiro benim en favorilerim olarak diziyi tamamladılar. (Ayrıca en çok sevdiğim ve ekran başında kahkaha attığım sahne, Ojiro’nun başta fazla aldırmadığı Kairi’nin fotoğraflarını çektikten sonra flu çıkmış olan fotoğraflara bakınca kızın harbiden hayalet görebildiğine inandığı ve depar atıp topukladığı sahneydi! Çok şirindi bu Ojiro yaa :)) Kısacası bu sekiz insan, birbirleriyle olan ilişkileri kadar, benim de kafamı alt üst etmeyi başardılar!

Love Shuffle, ilişkiler, kadınlar ve erkekler hakkında çok büyük iddialar ortaya atan, bize bilmediğimiz şeyler söyleyen bir dizi değil. Hatta tek iddiasının “bir kadın ve bir erkek bir araya gelince neler olacağını asla bilemezsin” cümlesi olduğu bile söylenebilir! Ama buna rağmen izleyicisine son derece keyifli bir serüven sunuyor: Birbirinden çok farklı karakterdeki çiftler bir araya gelip bir diğerini etkilemeye, farklı yönlerini ortaya çıkarmaya, birbirlerini değiştirmeye başladığı zaman gerçekten de neler olabileceğini tahmin bile edemiyorsunuz: Kimyaları kesinlikle tutmaz dediğiniz bir kadın ve bir erkek sürpriz bir aşka yelken açabiliyor; ya da en başta birbirine uygun gördükleriniz birbirinden nefret edebiliyor. Bu arada ortaya bambaşka, karanlık sırlar da dökülüyor: Örneğin gerçekten de Reiko’nun tek derdi seks mi acaba? Ya da Masato, sadece depresif hastasını aşkla iyileştirebilmek için mi bu işe girişti? Mei, en başta Kei’den neden ayrılmıştı peki? Hatta 3-4. bölümler civarında hikâye o kadar enteresanlaşmıştı ki, artık her türlü son’u bekler vaziyetteydim: Çok alâkasız çiftler, çok enteresan kimyalar yakalamışlardı çünkü… Ama daha ortaya dökülecek olan ne sırlar, biribirinden ilginç ne sürprizler varmış meğer… Nerdeyse son bölüme kadar tahmin edemediğim gelişmeler olmaya devam etti. Bu arada sadece aşklar değil, çok güzel dostluklar da gelişti bu sekiz insan arasında. (Mesela Tara-chan’lara bayıldım! Ehu ehu 😀 ) Belki de bu yüzden, Love Shuffle’ı çok sevdim ben. Klasik, bir adet esas kız-esas erkek çiftinin önlerine çıkan zibilyon tane saçma sapan engeli aşmaları hikâyesinden çok farklı, her an her şeyin olabildiği bir şovdu ve bu yönüyle çok başarılıydı. Tebrikler, tebrikler!

Ayrıca taa 70lerin şarkısı olan “Fantasy” de bu diziye inanılmaz yakışmıştı: Tıpkı onun gibi aynı anda dinamik, romantik ve mistik olmayı başarıyordu çünkü… Dizinin diğer theme song’ı “Eternal Flame”i de ben çok severim, o yüzden bazen alakasız sahnelerde kullanılmış olsa bile hiç kulağımı tırmalamadı.

Ya tavşan-kaplumbağa hikâyesine ne demeli? Ai-Ai, şu sözleriyle benim de duygularımı özetler gibiydi:

“Kaplumbağa ve tavşan öyküsünü bilir misin: Çok iyi gittiğini düşünüp yarışın ortasında uyuyakalan aptal bir tavşan… Ben, gidip onun kıçını tekmelemek ve uyandırıp yeniden koşmaya başlamasını sağlamak istiyorum!”

İşte böyle… Değişik tatta bir romantik komedi, biraz da gizem ve dedektifçilik oyunu tadında bir dizi istiyorsanız, Love Shuffle’ı kesinlikle es geçmeyin diyorum. Ve sizi, Kei’nin bilgelik kokan aşağıdaki replikleriyle baş başa bırakıyorum. Yeeee, pandaaaaa! ^^

“Biri beni öyle çok sevsin ki, bu dünyadan kaybolduğum zaman kalbinde kocaman bir boşluk oluşsun istiyorum…

Eğer bu, bir insanın yaşadığının tek kanıtıysa, o zaman şu anda kaç kişi gerçekten yaşıyor acaba?

Bu kişi ister benim sevgilim olsun, isterse arkadaşım… Fark etmez… Sadece tek bir kişi bile olsa, umrumda değil… Yalnızca… Ben kaybolursam, kalbinde kocaman bir delik olacak birisi olsun…”

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı Jdrama içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Love Shuffle: Muhteşem bir dorama için 32 cevap

  1. winpohu 'ca dedi ki:

    bu diziyi son zamanlarda çok duyuyorum güzelde yazmışsın listemde fırsat bulursam izleyeceğim pek jdrama izlemem ama bu kaliteli bir dizi sanırım .

    • hikaruivy dedi ki:

      evet winpohu’cum, şiddetle tavsiye ediyorum, çok değişik ve hoş bir dizi 🙂 ben de jdrama’lara ağırlık verenlerden değildim, ama son zamanlarda önyargımı kıracak kadar iyi olanlarıyla karşılaştım… şimdi buzzer beat, liar game ve ohitorisama var listemde. onlardan da beğendiklerim olursa yine yazar, tavsiye ederim…

  2. Besra dedi ki:

    Enfes bir yazı olmuş, Jdrama hastası olarak bu diziyi listeme aldım. hangi sitede izliye bilirim Jdramalarını her sitede kolay bulamıyorum:( sitenin adını verirsen çok müteşekkir olurum 😀

  3. makinosev dedi ki:

    Buzzer beat’i bende beğenmiştim, yamapinin sürekli dudaklarını büzmesi bile sevimli gelmişti bana (hop diye atlarım muhabettin ortasına böyle) 🙂 Love Shuffle’ı da listeme aldım, mutlaka izlicem 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      @makinosev: hahah, istediğin gibi atla şekerim, ayıpsın 🙂 Ayrıca Yamapi’nin gerçek kişiliğini bu soğuk naoki’de gösterdiğine inanıyorum. Ama gene de hoş çocuk, o konuda yapabileceğimiz bişi yok 😀 😀 Love shuffle’ı izledikten sonra biraz daha konuşalım; valla üzerine bayaa geyik çeviresim var…

  4. tenshi dedi ki:

    cok hoş anlatmışın diziyi bende izlemişti katılıyorum sana….^_^

  5. makinosev dedi ki:

    Bişi sorcam ben daha 2. bölümdeyim ama aklıma takıldı… Usami Kei dizinin sonuna kadar o saçlarla mı dolaşcak? 🙂
    Şaka bir yana konusu espriye çok açık olsada alttan alttan psikolojik seans yapıyorlar sanki, böyle karakter analizleri yapılan dizileri çok severim, bu dizide güzel başladı bakalım sonlara doğru ne olcak 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      heheh, yok, sonlara doğru biraz daha tipini düzeltiyo 🙂 ya da biz onu artık sevmeye başladığımız için gözümüze daha iyi görünüyor da olabilir! 😀 😀

      evet yaa, çok güzel yorumlamışsın makinocum: gerçekten de alttan alta karakterler birbirine terapi yapıyor sanki. her birinin kişilik özelliklerini, geçmişlerindeki karanlık sırları yavaş yavaş öğrenmeye başlıyoruz. benim de izlediğim bir yapımda en çok hoşuma giden şeylerden biri, karakterlerin altının doldurulmasıdır. yani karton karakterler değil de, kanlı canlı, yaptıkları hareketlerin altındaki sebepleri görebildiğimiz kişiler olmaları bence bir diziyi veya filmi başarılı yapan özelliklerin başında gelir. love shuffle işte bunu çok iyi beceriyor, o yüzden çok sevdim ben ^^ hadi bakalım, sen de bir an önce bitir de bol bol geyiğini yapalım 🙂

      • makinosev dedi ki:

        son 5 bölüm kaldı izlemeye kıyamıyorum, yoksa sabahın 5inde bitirmiştim ben bu diziyi 🙂
        An itibariyle seçimlerde Usami Kei’ye oy vermeye karar verdim 🙂
        “Bu ülkenin nesi var? Bütün yüksek rütbeli bürokratlar özel sektörden emekli olduklarında yüksek miktarda maaş alıyorlar. Üstelik gençler iş bulamazken. Kötü ekonomi bunun için bir sebep olamaz. Kesintilerin, kurumsal küçülmelerin canı cehenneme.Yönetimdekiler beceriksiz, bu yüzden gençler cezalandırılıyor. Sözleşmelerle geçici personel alıyorlar, ama bu insanlar ne zaman gerçek işçi olabilir? Kendilerinin durumu yerinde ya sorun yok o zaman di mi?
        Her şey yolundaymış !!!
        Bana bir iş verin!
        Bana güvence verin!
        Bana bir hayal verin!
        Bana bir gelecek verin!
        Japonya!”

      • hikaruivy dedi ki:

        di miiiiii!!! ben de öyle! kei’yi sonradan sevmeye başlıyoruz deme sebebim de budur. işin fenası, söyledikleri evrensel maalesef: hatta türkiye’de durum japonya’dakinden çok daha vahim 😛

        ben de kendimi bir kaptırdım pir kaptırdım. şimdi biraz pişmanım; keşke tadına vara vara, daha uzun sürede izleseymişim diyorum 🙂

  6. Besra dedi ki:

    Pi’ninmi dizide çirkin gülüşü var, inanamıyorum:( onun kadar güzel gülenmi var :)) hikaruivy ayrıca belirteyim kendileri Naoki karekteriyle tabiri caizse odun olurlar 😀 senden bir Buzzer Beat yazısı bekliyorum hastasıyım dizinin severim öyle sağuk dizilerii:)

    • hikaruivy dedi ki:

      hahaha, sana kanıtlarıyla gelicem besra 😀 😀 yamapi normal duruşuyla çok hoş çocuk da, gülünce bi tuhaf geliyo bana. resimlerle ne demek istediğimi daha iyi anlatacağım 😀 😀

      buzzer beat yazısı aklımda; haftasonu falan yazarım sanırım…

  7. makinosev dedi ki:

    sabredip 1 günde değilde 2 gündü izlediğim çok iyi oldu, bayaa bi sindirdim diziyi 😛 dizi tek bir karakter üzerinden anlatılmıyor da daha çok tüm diyalogları biraraya getirince asıl hikaye ortaya çıkıyor, kitap okurken bazı sözlerin altını çizmek istersin ya burdaki diyaloglarda öyle, hangi karakterin söylediği önemli değil üstelik önemli olan birinin söylemesi, her bir karakter sırası gelince lafını oturtup yerini bir diğerine bırakıyor, çok hoşuma gitti oyuzden dizi:)
    buarada taa 5. bölümden çocuğun politik yeteneğini keşfetmişim aferin bana 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      valla ben de onu diycektim ama spoiler olmasın diye söylemedim 🙂 bu arada çiftlerden tahmin edebildiğin oldu mu? ben reiko x masato çiftine çok şaşırdım yav… masato’yu da nerdeyse son bölüme kadar evil karakter zannetmeye devam etmiştim, çok pis ters köşe yaptılar 😀

  8. makinosev dedi ki:

    Mei ve Yukichi’yi ikisi de zengin diye eşleştirmiştim ama mei son ana kadar hep sadık kaldı diye hep duraksadım 🙂 Ai-Ai ile Usa-tan kanka(ikiz gb) olacaklar Ai-Ai & Masato ise gerçekten çift olacaklar sanmıştım. Ama masadaki fotoğraf koparttı beni, izlerken ağzım dolu değildi ama mini çapta bir volkanik patlama yaşadım 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      Masadaki fotoğrafı ben tahmin etmiştim biliyor musun? Çünkü Reiko fotoyu gördüğü zaman “aa ne hoş bir insan, benle tanıştırsana” demişti. Resimdeki kadın olsaydı böyle demezdi 😀 Sonra düşündüm; Masato bu oyunu teklif ettiğine göre asansördekilerden biri olmalı dedim. Ya Usa-tan ya da Ojiro olması gerekiyordu; Usa-Tan her konuda fazla ön planda olduğu için bu olsa olsa Ojiro’dur dedim ve haklı çıktım. Ha hah, tam Hercule Poirot gibi olmuşum, di mi?? 😀 Ayrıca Mei ve Yukichi’yi ben de birbirine çok yakıştırmıştım, Yukichi çok sevimli bişiydi yaa 😀

      • makinosev dedi ki:

        reiko’nun o lafını kaçırmışım bak, ama yakalasaydımda anlayamazdım yalan yok 🙂 asansör üzerinden kişileri elemen de fevkaledenin fevkinde olmuş. Ben ilk tanıştıkları asansör sahnesine tekrar baktımda adam hiç ipucu vermemiş bile, insan ojiro’yu görünce bir şaşırır durur yani, ama yok o sahneden bile ipucu vermemişler, haliyle benim tahmin sınırlarımı aşıyordu o fotoğraf 🙂
        yukichi cidden çok sevimliydi, gözlükleri çıkarmasa da belli oluyordu 🙂

      • hikaruivy dedi ki:

        ben de bakmıştım o sahneye tekrar. evet, kikurin hiç renk vermemiş. zaten çok kontrollü bir herifti, o yüzden son ana kadar ondan sayko bişeyler bekledim zaten 😀 😀
        yukichi gördüğüm en güzel yüzlü erkekler listesine girebilir. cidden çok sevimliydi kerata. Daigo’yu daha önce tanımıyordum, bu diziyle tanışmış olduk…

  9. Chibi dedi ki:

    anammmm kuzu sen ne zaman yazdın bu yazıyı? 🙂 süper bir diziydi ya yazı yazmana çok sevindim ne kadar çok insana ulaşırsa o kadar iyi 😀 ben bütün karakterleri sevdim ama Mei hariç ben de gıcık oldum ona senin gibi.onun haricinde her detay her söz çok güzeldi ikimizin de aklında aynı cümleler yer etmiş süper ruh ikizimi bulmuş gibiyim 😀 Ojiro ve Kairi ne cici ama bir o kadar da manyak bir çift oldu değil mi?

    • hikaruivy dedi ki:

      Aşağı yukarı aynı zamanlarda yazmışız Chibi’cim, ben de senin yazını okurken ağzım açık kalmıştı 🙂 🙂 Evet, resmen ruh ikizi gibi yazmışız 😀 Mei evlat olsa sevilmeyecek bir tipti, dönek şey 😛 Ojiro ve Kairi’ye ben de bayıldım, ayrıca onların aşık olmasını hiç beklemiyordum, resmen ters köşe oldum! Kısacası ben de Love Shuffle’ı öyle sevdim ki, milletin başının etini yiyorum izletmek için! ehu ehu ^^

  10. besra dedi ki:

    hikaruivy, senin sayende başladım bu muteşem Japon doraması love shuffle’ye tek kelimeyle bayıldım, her karekteri sevdim senaryo, akıcı yenilikçi, vede cesurdu bildiğimiz dizilerden değildi… çok sevdim bu kadar güzel beklemiyordum özellikle Ojiro Kairi çiftine bayıldım çok tatlı bir okadarda farklıydılar 🙂 dizide beni en çok şaşırtan psikoloğumuz Kikuta dizinin sonuna kadar gizemiyle beni şaşırtamayı başardı. bir okarekteri çözemedim çokta sevdim ama dizinin başında onun gay olduğunu biliyordum haha benim için büyük başarı 🙂 kısacası izlediğim en güzel dizilerden birtenesiydi çok teşekkürler bu harika diziyi blog’unda yer verdiğin için benle tanıştırdığın için arigatoo 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      Beğendiğine sevindim Besracığım 🙂 Zaten böyle kıyıda köşede kalmış güzelliklerden insanları haberdar etmek için yazıyoruz, senin de bu eğlenceyi kaçırmamana çok sevindim 🙂 Kesinlikle öyle, çok farklı bir diziydi bu. Ters köşe olup durduk! Kikuta’nın gay olduğunu en baştan çözdüysen helal valla; ben ancak Reiko fotoğrafla ilgili yorum yapınca (hani “bu fotoğraftakini benle tanıştırsana” dediği zaman) olayı çözebilmiştim. Ojiro-Kairi çiftini de hiç beklemiyordum ve ikilinin uyumunu çok sevdim. Kısacası bu dizi benim için de bu senenin en güzel süprizlerinden biri oldu. Ayrıca şimdi yine buna biraz benzer bir Kore dizisi izliyorum ki, ismi Soulmates, onu da beğenirsem hemen gelip burada anlatacağım. Sevgilerr ^^

  11. Besra dedi ki:

    Valla çözdüm ben bile şaşırdım kendime 🙂 birtek Kikuta’da bunu çözebildim adam sır gibiydi dizinin sonuna kadar sürekli beni yanılttı ama gerçekten çok iyi bir oyuncu çok beyendim dizideki bütün oyunculukları beyendim. ama! en çok Kikuta’nın oyunculuğunu beyendim 🙂

  12. Geri bildirim: LOVE SHUFFLE …EY AŞK …Yapma Be JOE | Winpohu'ca Blog

  13. kimbapsushi dedi ki:

    öncelikle bu yazıdan uzun süre haberim yoktu, geç kalmış bir yorumla geldim.
    ellerine sağlık mükemmel anlatmışsın, ben de inanılmaz sevdim bu diziyi. zaten chibi ve winpohu ile bolca konuştuk sevgimizi, yazı yazıcam güya uzun zamandır, belki bir süre sonra yazarım zira hepiniz çok güzel anlatıp, diyecek söz bırakmamışsınız.

    bu arada dizinin asıl derdini çok iyi çözümlemiş, tam da aklımdan geçeni yazmışsın. evet ateş ve barut bir aradayken, her şey olabilir. kesinlikle anlatılan buydu.
    hem romantik (ortalama jdramalara göre), hem duygusal, hem eğlenceli, hem de dediğin gibi gizemliydi. 10 bölüm nasıl geçti gitti anlamadık vallahi.

    müzikleri, geyikleri, sevimli karakterleriyle kalbimizde yer edinen dramalardan oldu. herkese tekrar tekrar tavsiye edilir.

    bu ayarda, gerçekçi diyebileceğimiz diğer jdramalar last friends ve hard to say i love you’dur bu arada, onlar da tavsiye edilir.

    • hikaruivy dedi ki:

      @kimbap: sağol canım, hepimiz aşağı yukarı aynı dönemlerde keşfetmişiz; ben, chibi ve winpohu elini çabuk tutanlar olduk. ama bir yazı da senden bekleriz 🙂 gerçekten de kalbimize taht kuran doramalardandı…

      last friends ve hard to say i love you’yu aldım listeye. bu aralar böyle realist şeyler izliyorum, biraz büyümeye çabalıyorum galiba 😀 😀

  14. masalevi dedi ki:

    ah hikarucum ne güzel bir dizi keşfetmişsin böyle, ben ki yaşamış olduğum bikaç dizi faciasından sonra daha japon dizisi izlemem demiştim ama bu dizi yeminimi bozdurdu, iyi ki de bozdurmuş çok güzeldi gerçekten.. sen daha başlığında muhteşem deyince ben de hemen atlamıştım zaten 🙂 neyse, yeni keşiflerini de bekliyoruz, buzzer beat’i de okudum merak ettim şimdiden 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      @masalevi: Beğendiğine çok sevindim canım! Sevdiğim dizileri başkaları da izleyip sevince mutlu oluyorum, manyak mıyım neyim? 😛 😛 Şaka bi yana, Japon dizilerini neden sevmemiş olabileceğini tahmin edebiliyorum: Bazen absürtlüğün dozunu abartıp işin cıvığını çıkarıyorlar, insanda “arkadaşım, iki dakka ciddi ol be!” deme isteği uyandırıyorlar! 😀 Ama bu dizi öyle değildi… Buzzer Beat de öyle değil. Yani bir Love Shuffle kadar iyi değil, ama en azından gerçekçi bir dizi. O yüzden onu da seversin diye tahmin ediyorum. Sevgilerimle ^^

  15. hayalmiyim :) dedi ki:

    izlemeden okumadığım yazılarından birini daha okumanın mutluluğundayım şu an 🙂 (hayır hayır ağlamıyorum, gözüme toz kaçtı….)
    neyse cıvımadan yoruma geçeyim. diziyi dün bitirdim ve cidden bayıldım. anime tadında, genelde yüzümde bir gülümsemeyle izlediğim bir diziydi. arada bir olayları çözmeye çalışırken kaşlarımı çatsam da yine de gülümsedim genelde 😀 Ve çiftleri de tahmin etmiştim^^
    gelelim asıl soruma: bütün J-Daramalar böyle anime tadında mı oluyor? eğer öyleyse tadından yenmez ki onlar 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      @hayalmiyim: evet ya, sen izlemeden okumuyordun drama yazılarını di mi… ayrıca chibi, winpohu, masalevi, ve daha birkaç kişi daha benle aynı zamanlarda love shuffle yazısı yazmışlardı, eğer hatıraların tazeyken okumak istersen onlara da bi bak canım 😉

      dizi cidden süperdi, ben de bir süre sonra en baştan izlemeyi düşünüyorum (biraz unutayım da… şöyle birkaç sene sonra bayıla bayıla bir daha izleyeyim :D) çiftleri tahmin etmen süpermiş, ben edememiştim. en azından yarıya kadar.

      bütün jdramalar böyle olmuyor ama hana kimi, hotaru, zettai kareshi falan bu tattaydı. onları da seversin bence 😉

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s