Kore dizilerinden neler öğrendik?

Geçenlerde sevdiğim Uzak Doğu dizileri ile ilgili review’ları ararken çok şeker bir blog keşfettim, Malezyalı bir kıza ait: varms.blogspot.com. Yazılarından biri de Kdramalardaki klişeler üzerineydi. Varms 50 maddelik bir liste yapmış, burdan okuyabilirsiniz. Ben de bu komik listeyi parantez içinde kendi yorumlarımla Türkçe olarak paylaşmak istedim; kıza da mesaj attım izin almak için, ama henüz cevap vermedi. Bu arada bense çoktan aşağıdaki yazıyı hazırlamıştım. Ve yazarken o kadar eğlendim ki, onun cevabını beklemeden yükleyiverdim gitti. Varms, if you are reading this, I hope you don’t mind me going ahead with the Turkish translation without hearing back from you 😛 Nomu nomu kamsahamnida! ^^

İşte Kore dizilerinden öğrendiklerimiz:

1. Zengin ve kendini beğenmiş erkekler, paspal, erkeksi ve dobra kadınlara âşık olurlar.

2. Eğer bir kızsanız ve en yakın arkadaşınız bir erkekse, aslında içten içe yıllardır size âşıktır da çaktırmıyordur (kızla erkek arkadaş olamaz diyosun yani… aşkolsun, **snıf snıf**)

3. En iyi arkadaş/kardeş/kuzen/düşman olan erkekler nedense hep aynı kıza âşık olurlar… (Türkiye’de olsa kan çıkardı…)

4. Yolda giderken aklınıza bir şey gelip geri dönmeniz gerekirse trafiğe falan aldırmadan olduğunuz yerde U-dönüşü yapabilirsiniz. Nedense karşı şeritten gelen trafik, ya da U-dönüşü yasağı gibi şeyler böyle durumlarda işlemez!

5. Bir lokantadan hesabı ödemeden kalkabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey birini tokatlamak ve gözyaşları içinde dışarı fırlamaktır (sizin hesap da muhtemelen tokatlanan zavallıya girecektir…)

6. Birisi hastalanırsa muhakkak kanserdir (bizde bu verem olarak tezahür eder… en azından eskiden öyleydi…)

7. Yağmur yağarken dışarı çıkarsanız (özellikle üzgün bir halde altında 5 dakika yürürseniz) kesinlikle grip olursunuz. (Sonra da esas oğlan/esas kız başucunuzda soğuk kompreslerle ateşinizi düşürmeye çalışır durur…)

8. Hasta olduğunuz (ya da çok içtiğiniz) zaman erkek arkadaşınız sizi sırtında taşıyarak hastaneye yetiştirir (eve götürür). Nedense taksi çağırmayı/otobüse binmeyi/otostop çekmeyi akıl edemez (Kore’de âşık olmak zor iki gözüm…)

9. Koreliler denize/havuza/okyanusa elbiseleriyle girerler 😀

10. Zenginseniz, adinin önde gidenisinizdir.

11. Fakirseniz melek gibisinizdir.

12. Erkek kardeşiniz tam bir maldır. Tipsiz, tembel, sorumsuzdur ve sizin üzerinizden asalak gibi yaşar. (aynı şeyi fakir kızın babası için de söylemek mümkün bence)

13. Burnunuz kanamadıysa yeteri kadar sıkı çalışmıyorsunuz demektir!

14. Eğer burnunuz kanıyorsa mutlaka kansersinizdir. Ve hayatınızı kurtaracak ameliyat için yeterli paranız yoktur. Ve karaciğeriniz yerinde değildir! Doktorlar karaciğerinizin nereye gittiği hakkında kesin bir şey söyleyemezler, ama onun yokluğu kanserinizi hızlandırmaktadır (lebron james, evet… 😛 :P)

15. Bir cafe’ye gittiğinizde ya portakal suyu ya da kahve sipariş edersiniz. Ve asla içmezsiniz. ASLA!

16. Eğer iki kişi gizli bir mesele hakkında konuşuyorlarsa, kapıyı azıcık açık bırakırlar ki üçüncü biri kulak misafiri olup entrikalar çevirebilsin! (Allah’ııııım, bu olay Türk dizilerinde de kusturacak kadar mevcut!)

17. Amerika’ya giderseniz mucizevi bir biçimde başarılı olarak dönersiniz. İngiltere’ye giderseniz acayip derecede cool, moda ikonu olarak dönersiniz. Kore’de kalırsanız değişen tek şey saç stilinizdir (ehu 😀 )

18. Ve tabii ki, Kore’ye dönme sebebiniz, kanser olmuş olmanızdır!

19. Herkes, nerede olursa olsun, aynı hastaneye gider. (tesadüflerin boku çıkarılır, evet… bizde de öyle. koskoca İstanbul’da herkes birbiriyle karşılaşır durur…)

20. Yiyecek yemeği bile olmayan fakir birisi bile olsanız, hiçbir zaman aynı kıyafeti ikinci kez giymezsiniz! (anaaa, küçük kadınlar! 😀 )

21. Fakir bir çocuğu oynuyorsanız, yüzünüz her zaman kirli, saçlarınız darmadağınıktır.

22. Eğer birini araba çarpmasından kurtarmak istiyorsanız, onu yoldan iter ve arabanın size çarpmasını beklersiniz (ahaha 😀 😀 )

23. Herkesin çoook zaman önce kaybettiği bir kardeşi/ikizi/kuzeni vardır.

24. Eğer sevgilinizin çağrısını cevaplamak istemiyorsanız, telefonu sadece kapamak asla yeterli değildir, üstüne bir de telefonunuzun pilini çıkarmak zorundasınızdır..

25. Bütün Koreli erkekler çok sağlam içerler, süper sesleri vardır ve deli gibi piyano çalarlar. Kız arkadaş, sevgilisinin akşam yemeği için gittikleri piyanosu olan bir restoranda kimseden izin filan almadan başına geçtiği piyanoyu çaldığını görünceye kadar erkek arkadaşının bu yeteneğinden haberdar değildir…

26. Eğer bir sevgiliniz varsa, mutlaka ama mutlaka günün birinde ülkeden ayrılmalısınız. Uçağınız tam da kalkmak üzereyken sevgiliniz gelir, %60 olasılıkla sizi son anda durdurur. Geri kalan %40 olasılıkla ise, birbirinizin yanından yaklaşık 6 sefer geçer, ama birbirinizi görmezsiniz!

27. Bir uçaktan iniyorsanız, mutlaka güneş gözlüğü takmanız lâzımdır!

28. Bütün erkekler korkunçç eşofmanlar giyer ve fermuarı çenelerine kadar çekerler. Yapacakları şey sadece ip atlamak bile olsa…

29. Kızlar çok kızdıkları zaman öfkeyle bulundukları yeri terk etmeye niyetlenirler. Ama erkek her seferinde soğukkanlı bir biçimde kızı kolundan tutup sertçe kendine doğru çevirerek gitmesini engeller. Bunu yaparken kızın omzunun nasıl olup da çıkmadığı merak konusudur…

30. Eğer trafik kazasında başınızı vurursanız hafızanızı kaybedebilirsiniz. Fakat üzülmeyin, başınızı ikinci kez vurunca hafızanız yerine gelecektir (Eski Türk filmlerinde böyle durumlarda hafızanıza bişi olmaz, ama kör olursunuz… Yine ikinci bir darbeyle gözleriniz açılır 😀 )

31. Sürprizler HER ZAMAN ters teper.

32. Bir asansör sahnesi ve bir tuvalet sahnesi mutlaka olacaktır: Her defasında da öldüresiye nefret ettiğiniz kişiyle asansörde mahsur kalır, ya da tuvalette karşılaşırsınız.

33. Tuvalette en nefret ettiğiniz kişiyle karşılaştıysanız, muhtemelen yanlışlıkla erkekler tuvaletine girmişsinizdir! (ahahaha 😀 :D)

34. Acayip derecede zengin değilseniz, kayınvalideniz/kayınpederiniz sizden nefret eder.

35. Görümceniz de öyle.

36. Kayınbiraderiniz sizden hoşlanıyor olabilir. Hatta muhtemelen o da size âşıktır…

37. Sadece iki çeşit öpüşme vardır: Ya dudaklarınız sımsıkı kapalı halde karşınızdakinin dudaklarına bastırılır; ya da karşınızdakinin canını alır gibi sertçe ve ateşli bir biçimde öpüşürsünüz! Her iki durumda da başınız döner 🙂

38. Eğer araba bozulmuş ya da benzini bitmişse, in-cin top oynayan bir dağ başında mahsur kalmışsınız demektir. Üstelik telefon da çekmemektedir! En yakın medeniyet bölgesine kadar 15 santimlik topuklarınız üzerinde 15 kilometre yürümeniz gerekir…

39. Eğer otelde kalacaksanız, muhakkak yalnızca bir tek boş oda kalmıştır. Bu odanın da tek bir yatağı vardır…

40. Seks yaptığınız ilk seferde hamile kalırsınız (ahahaha, Türk dizilerinde de bu böyledir :D)

41. Sadece alnınızdan öpülseniz bile hamile kalırsınız.

42. El ele tutuşsanız bile hamile kalırsınız.

43. Eğer birlikte çok büyük engelleri aştıysanız, aranızdan biri ölmek zorundadır. Muhtemelen kanserden.

44. Bir kız ve bir erkek birlikte otobüse binerlerse, en arka sıradaki koltuklarda, sağ cam kenarında otururlar. Aynı yerde oturan yalnız bir kız/erkekse sevgilisiyle birlikte otobüs yolculuğu yaptığı başka bir an’ı hatırlar…

45. Bir adam tek başına 6 gangsteri birden dövebilir. (Japon dizilerinde bu sayı 20’ye çıkar. Evet…) Onlar da ne hikmetse adamın çevresinde bir çember oluşturur ve teker teker saldırırlar. En sonunda adamımız dayak yemeye başlar ve dövüşmek için içinde bulunulan terk edilmiş deponun tozlu yerlerine kanlar içinde yığılıverir. Bu arada esas kız da sadece olayı izleyip çığlık atmakla meşguldür. 119’u aramak aklına bile gelmez. Ama üzülmeyin, problem yok: Ertesi gün esas oğlan sadece yüzünde birkaç yarabandı ve kolunda bir bandajla görünecek, kısa sürede iyi olacaktır. Hatta o kadar dayağa rağmen gözü bile morarmayacaktır!

46. İyi kızlar araba kullanamaz. Kötü kızlar kullanabilir. İyi kızlar, araba kullanabildikleri durumda o kadar berbat şoförlerdir ki, nasıl olup da ehliyet alabildikleri merak konusudur.

47. Zenginler bahçe duvarlarıyla çevrili büyük malikanelerde yaşarlar. Fakirlerse, Seul’ün downtown’nunda, büyük binalar arasında kalmış derme çatma evlerde/kulübelerde ikamet ederler.

48. Kore’deki okullar çok kötüdür. Başarılı olmak için yurtdışında bir okula gitmek gerekir.

49. Eğer ABD’de okuyorsanız (ki muhtemelen okulunuz Harvard’dır) okulun en iyi öğrencileri arasındasınızdır ve İngilizce’niz süperdir. Fakat neden ekran başındakilerin bu süper İngilizce’nizle söylediğiniz sözlerden bir bok anlamadığı sorusu beni aşar…

50. Eğer bir erkek banyodan üzeri (sadece göğüs kısmı) çıplak çıkıyorsa ve sizinle karşılaşmayı beklemiyorsa, siz ona bakınca gözlerinizi kapatıp çığlık atarken o da aynı anda göğüslerini (evet, göğüslerini!) kapatacaktır!

Sadece bu kadar mı? Tabii ki hayır! İşte benim aklıma gelen 10 madde daha:

1. Yakışıklı ama uyuz bir herifle tesadüfen ve muhtemelen komik bir biçimde tanıştıysanız ve tanıştığınız anda ondan nefret ettiyseniz geçmiş olsun: Müstakbel kocanızı buldunuz demektir!

2. Size bir iyi bir de kötü haberimiz var. Önce kötü haber: Gizliden gizliye hoşlandığınız iyi kalpli ve yakışıklı erkek var ya. İşte onu unutun. Asla onunla birlikte olamayacaksınız. Ama bir de iyi haber: Evde kalmayacaksınız! Bakınız 1. madde.

3. Yakışıklı ama uyuz herifin mutlaka ama mutlaka über, süper, hiper güzel ve başarılı eski bir kız arkadaşı vardır. Ve bu kız, yakışıklı ama uyuz herifle yıllardır ayrı olduğu halde onu unutamamıştır. Ayrıca tam da siz yakışıklı ama uyuz herifin aslında o kadar da uyuz olmadığını düşünmeye ve ona karşı bir yakınlık hissetmeye başladığınız zaman bu eski sevgili çıkagelir.

4. Kayınvalideniz sizden nefret eder (bkz. varms’ın maddeleri madde no: 34), ama nedense bu eski sevgiliyi pek bir sever. Eski sevgiliyle işbirliği yapıp yakışıklı ve uyuz sevgilinizle (artık sevgili oldunuz varsayıyorum) ikinizi ayırmak için entrikalar çevirmekten de geri durmayacaktır.

5. Eski sevgili insafa gelip sizi birbirinize bıraksa bile kaynananın planları bitmemiştir: Eğer yakışıklı ve uyuz sevgiliniz üstüne bir de zenginse (ki bu, yüzde 99 ihtimalle böyledir, hatta ve hatta sahip olduğu şirket Kore’nin en büyük üç şirketinden biridir), kaynana: “şirketimiz batmak üzere! onu kurtarabilmek için son çare senin bilmemne grubunun kızıyla evlenmen!” deyip yakışıklı ve uyuz sevgilinizi anlaşmalı evliliğe zorlar. Ülkenin top 3 şirketinden biri olan bu şirketin nasıl olup da batmak üzere olduğu, hadi batmak üzere olduğuna inadık diyelim, bir evlilikle nasıl kurtulacağı merak konusudur! (Bu arada zaten Koreli zengin çocukları %98.7 oranda böyle ticaret anlaşması gibi evlilikler yaparlar. Evet…)

6. Kore’de görücü usulü çok yaygındır. Görücü usulü evlenmek için bir otel lobisinde takım elbiseyi çekmiş adamlarla karşılıklı meyve suyu içerek muhabbet etmek gerekir. Görücüyle görüşmenizin tam ortasında yakışıklı ve uyuz sevgilinizin aynı otele gelmesi ve sizi görmesi olasılığı yüzde 93.2’dir.

7. Yakışıklı ve uyuz sevgiliniz sizi bir başka erkekle konuşurken görünce bir hışım kolunuza yapışıp sizi kolunuzdan çeke çeke götürürse “höst! ayı mısın ulen?” dememeniz gerekir. Aksine, bu durumu son derece makul karşılamalı ve ayağınızda onbeş santimlik topuklularla onun hızına yetişmek için koşturmalısınız.

8. Esas kızsanız, her daim açsınızdır. Esas oğlan size yemek ısmarladığı zaman onun payını bile yersiniz. Üstelik bunu gayet hayvani tavırlarla yaparsınız. (Kore’de yemek yerken ağzı dolu dolu konuşanlara “oha, hayvan” denmez. Aksine, “ne şeker, ne samimi kız” denir.) Ayrıca ne hikmetse, o kadar yemek yediğiniz halde daima çöp gibi ipinceciksinizdir.

9. Esas kızsanız ve erkek kılığına girdiyseniz, göğüslerinizi sarmanız yeterlidir. Kimse “Bu çocuk yirmi yaşında olduğu halde neden hiç bıyığı yok? Neden hiç kası yok? Lan hepsini geçtim, neden adem elması yok??” diye sormaz; kız olduğunuzu anlamaz. Ayrıca erkek kılığındaki esas kızsanız mutlaka en az bir kişiyi (ki bu, büyük ihtimalle yakışıklı ve uyuz esas oğlan olacaktır) işerken/hamamda çıplak görmeniz gerekir.

10. Esas erkekle bir sebepten (anlaşmalı evlilik, kontrat, tesadüf, erkek kılığına girmiş olmaktan mütevellit aynı yurdu paylaşma vs.) aynı evde yaşamak zorunda kalmışsanız mutlaka birinizden biri diğerini çıplak görecektir. Bu Allah’ın emridir.

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı Kdrama, Komik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

72 Responses to Kore dizilerinden neler öğrendik?

  1. Ser_min dedi ki:

    Haha çok güldüm okurken 😀
    Zamanında Astrea da böyle bir liste yapmıştı ne gülmüştük. Her ne kadar bu kalıpların dışında birşeyler istesekte asla çıkılamaz ve başka kalıp bulunamaz. Orasını bir Allah biliyor bence . İnsan ister istemez böyle birşleyler yazarken/izlerken buluyor kendini. Ancak koreyide kore yapan şeyler bunlar ya 😀
    Paylaştığın için sağol be çingum süper üpe bir liste olmuş 😀 Hatta başlığa Kore dizilerini, filmlerini sevmemizin nedenleri olarak bile yazabiliriz 😉

    • hikaruivy dedi ki:

      @sermin: hatırlar gibiyim o listeyi… benzer bir yazı okuduğumu hatırlıyorum yani… ama kim yazmıştı hatırlayamadım. sizin bloglarınızda search ettiğim halde bulamadım da… Astreaaaaa, seninkiyle aynı şeyleri yazdıysam kusura bakma çinguuu! 😦 😛

      Evet yav, bazen bu kadar klişe oluyor Kore dizileri. Ama gene de seviyoruz, hem de çok! Yaa zaten izlerken beni mutlu etsin de, isterse klişe olsun, ne var yani… 😉 Öperim.

  2. bunusevdim dedi ki:

    Listede göremedim, atladıysam affola. Ama benim en takıldığım konu şu: Beraber aynı ev ya da odada kalan kız ve erkek yüzde binbeşyüz birbirlerine aşık olur. Koreli de, Japon da, Tayvan da, Türk de olsa böyledir.
    Liste güzelmiş cidden, ama seviyoruz işte ne yapalım.
    Kayınpederiniz sizden hoşlanabiliyor olabilir kısmı çok komik yalnız 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      @bunusevdim: ahaha, orası kesin! zaten birbirlerini çıplak görünce bi elektriklenme oluyo’ haliyle 😀 😀

      kayınpeder, kayınbirader, yani esas erkeğin bütün erkek akraba/kanka/tanıdıklarından uzak durmak lazım, haha 😀

  3. koredelisi dedi ki:

    Hahahha çok güzel bir liste olmuş:D Bende buna benzer bir liste yazıyodum, hala taslakta duruyor ama bunu görünce yayınlamaktan vazgeçtim hem genel klişeler yazılmış hemde Astrea yazmış(ben niye gormedim bu yazıyı O_o)…

    ”’50. Eğer bir erkek banyodan üzeri (sadece göğüs kısmı) çıplak çıkıyorsa ve sizinle karşılaşmayı beklemiyorsa, siz ona bakınca gözlerinizi kapatıp çığlık atarken o da aynı anda göğüslerini (evet, göğüslerini!) kapatacaktır!”’
    Bende hem buna takılırım yaa hadi kadınları anlıyonda erkekler ne alaka:D:D:D Neyse fazla kurcalamayın;)

  4. Ser_min dedi ki:

    Dostlar hemen Çingumun yazısının linkini veriyorum burdan
    http://astreatlas.wordpress.com/2010/10/30/uzakdogu-sinemasiyla-degisen-anlayislar/
    Buyrun efendim buda astreadan.
    Koredelisi kuzucuğum bence yap sende hazır taslaklardaymış. Herkesinki ayrı bir güzel oluyor. 10 tanesi aynı bile olsa mutlak farklı bir 11. buluyor yazar 😉 O yüzden vazgeçme..

  5. hikaruivy dedi ki:

    @koredelisi: Ahaha, ben de aynı şeye çok takılırım delicim. Kızların çıplak erkek göğsü görünce gözlerini kapatıp kaçacak delik araması hakkaten komik oluyo 😀 Ya da Koreli kızlar çok çabuk tahrik oluyo, bilemedim 😛

    @sermin: hah, eline sağlık hayatım, sonunda doğru yazıyı bulduk sayende. cidden bak astrea’da okuyunca aklıma geldi, 30küsür yaşındaki kadınların/adamların da hâlâ annelerinden dayak yemesi ayrı bir Kore klasiğidir 😀 komik mi desem trajik mi bilemedim 😀

  6. winpohu 'ca dedi ki:

    Ne çok klişe varmış ama 😀 Her dizide bunlar kullanılıyor yine de izliyoruz hepsi izlettiriyor ya bu da bir başarı .ben en çok öpüşme sahnelerine gıcık oluyorum .bari yapmayın abi olmuyorsa zorlamayın ,ne biçim sahnelerdir ki onlar .ara sıra pembe dizi izleyip ders alsınlar vahşi güzelde adam milagrosun bademciklerini çıkarıyordu be 😀 muhahhaaaa
    sırta taşıma olayında ise secret garden da hyun bin kıza niye sırtımda taşıyayım ki kuçaklarım böylece yüzünü görürüm dedi bu klişe de burda son buldu 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      ahahaha, vahşi güzel latin dizisi tabii, latinler ateşli oluyo’ şekerim 😀 😀 ama hakkaten bu öpüşme sahnelerine ben de uyuz oluyorum. hadi koreliler neyse de, japonlar iyice abartıyo artık, resmen dudakları birbirine dokundurup öylece duruyolar. höh yani, artık on yaşında çocuklar bile öpüşmenin bu olmadığını biliyor 😀
      secret garden’ın klişeleri kullanıp bambaşka bir yorum getirme olayına ben de bayılıyorum; aynı şeyi hafızasını kaybeden erkek konusunda da yaptılar. aferin senariste 🙂

  7. 4astrea dedi ki:

    Süper bir yazı olmuş çinguuu:) her maddesine ayrı bir koptum. Her seferinde “ahh işte aynenn yaa” vb. cümleler kurdum. Ellerine sağlık;)
    Benmki daha çok kafamızdaki sinemayla uzakdoğu arasındaki farklar gibi bişeydi, yada ben öle yazdığımı sanıyordum ahahha:) Gerçi bizim yeşilçamla baya bir benzerlik gösteriyor, uzak doğu sineması. Şu kanser olayına ayrı bir kotum her maddenin arasından çıkıyor:)
    Sermin çingucumgum benim postun reklamını yapmış saolasın çingum. 😉

    • hikaruivy dedi ki:

      sağol tatlıııım! ama maddelerin çoğu zaten var olan şeylerdi, ben sadece Türkçe’ye çevirdim 🙂 kanser olayını hiç sorma yaa, eğer kansere çare bulunursa napıcaklar, kahramanlar aids filan mı olucak o zaman, çok merak ediyorum!

      • Sümeyye dedi ki:

        Öyle bir film de vardı. İsmini anımsayamadım ama esas oğlan hapisten çıkmak için aids oluyor ve onu sevdiği kıza da bulaştırıyor falan… Yeni favori bu heralde

  8. mavi dedi ki:

    hah işte elin kızı bile aynı dertten yakınıyor. Helal olsun diyorum burdan. Seni de tebrik ediyorum canım. Çok güzel noktalar.
    Özelikle 37. maddeye katılıyorum deli gibi hem de. Adam gibi öpüşemiyorlar anam. Ama dudakları birbirine sürtse bile deli oluyorlar aşktan. 😀 Ne biçim iş 😀
    senin maddelerinden 1.sini yaşamak istiyorum yeminlen 😀 Lütfen diyorum biri çıksın karşıma ağız burun kavga edelim. Kesin köpek gibi aşık oluruz 😀 😀
    9 numaralı maddeyi bende yazmıştım sanırım. Özellikle bu erkek kılığına giren kızların halleri delirtiyor beni. Hani kıl tüy sorununuz yok. Anam her ay karnında mı ağrımıyor senin. Adamla beraber yaşarken hiç mi oran buran açılmıyor uyurken. Yok ama olur mu hiç? Bir de şu ilginç. diyelim ki erkek kılığında göze batyamayacak kadar erkek gibisin. Tamam. O zaman nasıl oluyor da vaaa bu kızmış hemde taş gibiymiş diyip aşık olabiliyorlar anında bu hatuna? Anlamıyorum. Aklım almıyor. Olurda bir gün Koreye yolum düşerse. Bende erkek gibiyim. Hadi bakalım peşimden en az üç kişi koşmasın da tükürmüyor muyum çarkınıza? 😀 Öyle ama. Erkek gibi kızımızın peşinde en az üç kişi koşacak. Daha aşağısı kesmez.
    8 numarana da katılıyorum. Hayvan gibi yemek yiyen kızlar çekici geliyor zaar. Bana uyar ne yalan söyleyeyim 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      @mavi: hahah, valla öyle canım. dünya çapında herkes aynı noktalara takılmış 😀

      bu “büyük aşklar kavgayla başlar” klişesi de insanı çok fena etkiliyor cidden. nerdeyse yakışıklı bir çocuk görünce durduğu yerde kavga çıkarası geliyor insanın, haha 😀 😀

      erkek kılığına girmiş kız olayında süper bir tespit yapmışsın: hadi her şeyi geçtim; insanları erkek olduğuna ikna edecek kadar erkeksi bir görünümün varsa, birbirinden yakışıklı elemanlar nasıl oluyor da senin gibi bir kıza/erkeğe aşık oluyorlar?? herkeste mi gizli gay’lik var anasını satiyim?! pöhh… 😛

      • korelin dedi ki:

        abicim onlar kamufle oluyorlar ondan güzellikleri keşfedilmiyo sonra deşifre olduklarında asıl güzelliklerini göstermiş oluyorlar… 🙂

  9. Sümeyye dedi ki:

    Ellerinize sağlık, çok güldüm yaw. Cidden iyi tesbitlerde bulunulmuş. Herkesin Kore filmi-dizisi izlerken aklından geçirdiği olgular bunlar. Ama alışılıyor. Ben de hep derim; izlerken “ayy ne romantik” diyorum ama gerçekde bir erkeğin bana böyle davrandığını düşündüğümde çakarım bee!.. deyip kızıyorum. Ne büyük saygısızlık bir kızı kolundan çekiştirmek falan. Ama dizide çekici geliyor. Bir de şunu gördüm ben; kızlara o kadar laf deniyor. yeri geldiğinde aptal salak bile diyorlar birbirlerine ama küsen, kırılan olmuyor. Kız da ona laf diyor paşa paşa. Bir de; birbirlerine ne kadar ilgi duyduklarını gösterip, söyleselerde bu söz orada kalıyor. Sonraki karşılaşmalarında sanki aşk itirafında bulunan onlar değilmiş gibi birbirlerinin sevgilerinden eminsiz hareket ediyorlar. Başka kızla-erkekle çıkabiliyorlar, evlenebiliyorlar. Yani anlamadığım; sevgili olabilmeleri için gerçekte ne yapmaları gerek. Söylemek yetmiyor mu?

    • hikaruivy dedi ki:

      @sümeyye: kesinlikle öyle! dizide izlerken eğlenceli, ama gerçek hayatta adamın teki elimden tutup çekiştirse, bana hakaret etse bir daha suratına bakmam yahu… dizi karakterleri bu açıdan biraz fazla geniş oluyolar sanırsam 😀 😀 ayrıca aşk konusundaki güvensizlikleri açısından da çok haklısın: bu adam daha bir-iki bölüm önce sana aşık olduğunu söylemedi mi yav, şimdi başka kızla gördün diye neden hemen yanlış anlıyorsun, ya da sana “artık seni sevmiyorum, ayrılalım” dediği zaman kesin bunun altında başka bişey vardır diye şüphelenmiyosun a salak kızım?? evet, dizi karakterleri azıcık mal oluyolar, kabul etmek lazım 🙂

  10. Sümeyye dedi ki:

    Bence sadece dizi karekterleri değil, çünkü film-dizi bu tür olgular ülkelerin kültürlerini yansıtıyor. Bir filmin konusundan, konuyu işleyiş biçiminden yola çıkarak o ülke hakkında yorum yapılabiliyor. Korede adalet sisteminin ağır işlediğini yine Kore filmlerinden öğrenmiştim. Ve araştırınca gerçekde de bu manada -polis-sıkıntıları olduğunu çok eleştiri aldığını öğrendim. Bu yüzden dizilerde de gördüklerimizin temelinde muhakkakki o ülkeyedeki ilişkilere dair gerçekler var. Bloğun birinde okumuştum yurtdışında Koreli bir erkekle çıkan bir Türk arkadaşın yazdıklarıydı. Seviyorlarmış birbirlerini ve evlenecekelrmiş. Oğlumuzun anası kabul etmediği için oğlumuz evlenemeyiz deyip Koreye dönmüş. Sonrasında bayan arkadaş Koreye gezi amaçlı gidince bu oğlumuzda kendisiyle yakından ilgilenmiş. Ama bayan arkadaş oğlumuzun Korede bir sevgilisi olduğunu öğrenmiş yakın arkadaşlarından. Ve “siz yırtdışında görüştüğünüz zamanda o kız arkadaşı zaten vardı ve görüşüyorlardı” demişler. Ve bizim Türk bayan şok olmuştu. Benimle evliliği düşününce bile başkasıyla çıkıyormuş. “Şimdi ayrıyız evlenmemiz söz konusu değil anasından dolayı ve o kızla da hala çıkmasına rağmen elimi tutmaya çalışıyor, benimle arasını düzeltmeye çabalıyor, deli ediyor beni” deyip saç baş yoluyordu bunlarda ne kültür var diye. Dikkat et sevgili hikaruivy, dizilerde de hep bu var. Onları seven bütün kızlarla ilgilenirler kırmamak için. sevdiği fakir ama deli gibi aşık kızın gözünün içine acı acı bakar ve sevmediği eski sevgilisinin elini sıkı sıkı tutar, çünkü ona borçludur. Kırmak istemez. Ya valla ya bunlar çok saf-salak ya da biz çok darız :))

    • hikaruivy dedi ki:

      @sümeyye: doğrudur, bu açıdan düşünmemiştim. ben bizim dizilerdeki yanar döner, bir yaptığı bir yaptığını tutmayan dizi karakterlerini düşünüp genel olarak yazmıştım aslında; ama düşününce haklısın: Kore dizilerinde biraz daha farklı bir durum var. Dediğin gibi, özellikle erkekler çok yapıyor bunu. Biriyle çıkarken pat diye başkasıyla evlenebiliyor. Bir de anne-babanın onaylamaması olayına çok ama çok takıklar. Yani tamam, bizde de önemlidir, ama bu kadar aşıksan, aşkından ölüp bitiyorsan annen izin vermedi diye ayrılmazsın 😀 hatta muhtemelen sevdiğin adamla kaçarsın, sonra evlenip gerlir el öper, özür dilersin, hahah 😀 😀 ama kore’de bu yok; aile büyükleri izin vermedi mi bitti, kimse sözlerinden çıkamaz… zaten zavallılar 30larında bile anne-babadan dayak yiyorlar, üzülüyorum valla hallerine 😀

      • Sümeyye dedi ki:

        🙂 Yo, hayır senin dediklerinde-tesbitlerinde- çok doğru. Hatta kesinlikle doğru. Ben senin aktardıklarını okurken aklımdan geçen bir-iki şeyi daha eklemek istemiştim sadece. Emeğine, yüreğine sağlık. Bu yazınla çok keyiflendim ve okuttuğum herkes de çok eğlendi. Teşekkür ederim. Peygamberin doğum müjdesinin verildiği bu güzel günde müjdeli haberlerin çok olsun…

      • hikaruivy dedi ki:

        Eğlendiğine sevindim sümeyye, zaten benim amacım da okuyanları gülümsetebilmekti 🙂 Sen de aklına gelenleri ekleyip burda paylaştığın için çok teşekkür ediyorum 🙂 Sevgilerimle ^^

  11. makinosev dedi ki:

    ben bu yazıyı nasıl daha önce görmemişim hayret, okurken şekilden şekile girdim ama 😀 eline sağlık 🙂
    benimde favori maddelerim:
    37. Sadece iki çeşit öpüşme vardır: Ya dudaklarınız sımsıkı kapalı halde karşınızdakinin dudaklarına bastırılır; — buna wall kiss denildiğini bile duymuştum nette, biz odun gibi de diyebilirz tabi 🙂

    ***
    1. Yakışıklı ama uyuz bir herifle tesadüfen ve muhtemelen komik bir biçimde tanıştıysanız ve tanıştığınız anda ondan nefret ettiyseniz geçmiş olsun: Müstakbel kocanızı buldunuz demektir!

    2. Size bir iyi bir de kötü haberimiz var. Önce kötü haber: Gizliden gizliye hoşlandığınız iyi kalpli ve yakışıklı erkek var ya. İşte onu unutun. Asla onunla birlikte olamayacaksınız. Ama bir de iyi haber: Evde kalmayacaksınız! Bakınız 1. madde.

    • hikaruivy dedi ki:

      @makinosev: beğendiğine sevndim canım! ben de yazarken çok eğlenmiştim 😀 eheh, kore dizilerini severiz sevmesine ama böyle ince ince dalgamızı da geçeriz 😀

      ayrıca esas oğlanın hep biraz uyuz olması nasıl bir tesadüftür?? neden ikinci oğlan hep çok daha şeker, çok daha romantik olur? çözemedim… 😛

      • makinosev dedi ki:

        Gerçek hayatta 2. oğlan diye bir şey yok çünkü (yemek yapmasını bile, elinden ev işleri gelen, çok düşünceli, annesinin bile sizi çok sevdiği bir erkek gördünüz mü? 🙂 ), o yüzden çok heveslenmeyin ona elinizdeki hödükle geçinmesini bilin mesajı veriyorlar alttan alttan… en azından ben başka bir neden göremiyorum. Düşünsene bütün dizilerdeki bütün kızlar 2. oğlanla evlenip, 1. hödük oğlan ortada kalırsa gerçek hayattaki hödüklerin hiç şansı kalmaz 🙂 bizde armudun sapı üzümün çöpü deyip o 2.oğlanı ararken evde kalıp, altın kızlara bağlarız 🙂 ama iyi tarafından bakarsak dünya nüfusu azalır belki barış sağlanır , ne biliim 🙂

      • hikaruivy dedi ki:

        hahah, valla hiç böyle düşünmemiştim 😀 😀 doğru diyorsun; aynı anda yakışıklı, akıllı, kibar, ev işi yapan, annesi bizi seven bir erkek bulma olasılığı mars’ta hayat olması olasılığına eşit! 😀 😀 Allah bir yerden verdiyse diğer yerden alıyor 😀 demek ki yakışıklı ve zengin arıyorsak hödük olmasına katlanıciiiz 😀

  12. makinosev dedi ki:

    zenginde olsa fakirde olsa hiç çekilmiyorlar ama neyse 🙂 Allah hayırlı kısmet versin diim, ama Pasta’daki şep(f) gibi olmasın kan çıkar valla (biri benim alnıma misket fırlatır gb parmak şaplatcak da ben o adamı boğmicem, olmaz olamaz 😀 ) 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      hahah :))) çok hoşsun kaktüscüm 😀 😀 merak etme, gerçek hayatta öyle kafaya parmak falan atmıyorlardır heralde! 😀 yalnız uzak doğuluların da epeyce maço olduğunu duymuştum; özellikle japon’ların… günseli kato diye bir seramik sanatçısı var; o kadıncağız anlatıyordu japon kocasından çektiklerini… bana gelmez o kadar ataerkil bi ortam, isyan ederim! 😀 😀

      • makinosev dedi ki:

        Japonlar ayrı bir dünya zaten, Günseli Kato’nun anlattıklarını mavi saçları eşliğinde çok defa dinlemişimdir tv’de, bende uyuz olmuştum onun yaşadığı şeylere, boşanıp gelebilmiş neyse ki!!! Aynen bana da gelmez ataerkil olayı 🙂

  13. merve dedi ki:

    ahahah oldum gulmekten harika 😀

  14. merve dedi ki:

    ama cok seviyorumo ayri, guldum ama sevdigimden 🙂

  15. abdulkerim dedi ki:

    bunları yansıtan güzel iki üç tane kore filmi söyleyebilirbisiniz

    • hikaruivy dedi ki:

      son zamanların popülerlerinden always (onlu you), you are my pet, biraz daha eskilerden postman to heaven, 100 days with mr. arrogant, daisy, hello ghost, baby and i, virgin snow bu özelliklere sahiptirler. dizilerdense bir sürü önerim var, blogumdaki kdrama yazılarına bakabilirsiniz. dizileri ezgidizi.com’dan türkçe altyazılı izleyebilirsiniz, filmler içinse yeppudaa.com adresindeki forumdan indirme link’leri bulabilirsiniz. iyi izlemeler ^^

  16. Esra dedi ki:

    birde suna ölüyorum kızın yada erkeğin morali bozuk olur caddenin ortasından tin tin yürür ve araba gelip carpmaz. çarpıcak bile olsa arabayı görür ve bön bön arabaya bakar kaçmaz 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      😀 😀 “batsın bu dünya” demeye çalışıyorlar ama onlarda arabesk olmadığı için intihara meylederek gösteriyorlar bu tepkilerini 😀 güzel tespit 😉

  17. hikura dedi ki:

    şu 3 tane yanyana resimlerden 1. resim hangi diziye ait bilen var mı ?

  18. Magicland dedi ki:

    Gerçekten de süper bir şekilde konuya parmak basmişsiniz.harika bir yaziydi.

  19. rain dedi ki:

    manyaktı yaa nerden geldi aklınıza okurken gülmekten altıma edecektim resmen aslında doğru mutlaka aynıları olur buda bence dizilerin bokunu çıkarıyo

  20. rain dedi ki:

    mesela bir kız evlenmeden hamile olur sonra çocuk 3 aylık olur ve daha yeni fark eder ailesi öğrenir çocuğu almak isteseler de hem kız istemez hem süre dolmuş olur erkek ve kız evlenmek ister ama aileler izin vermez hatta yaşları tutmaz izin verdiklerinde ise adamın eski sevgilisi kızı iter sonra kız gider ve çocuk düşmüş olur adam üzülür ama devam ederler ilişkiye ama bi müddet sonra adam kansere yada biyerlerinde tümör çıkar sonra ayrılırlar falan filan adamm başalarıyla sürter sonra geri birleşirlerr ……….

    • hikaruivy dedi ki:

      ah o klişeler türk dizilerinde de var: melekler korusun’u izleme gafletinde bulunmuştum da esin karakteri tam on bölüm boyunca kürtaja gidemediği için çocuğunu doğurmak zorunda kalmıştı asdjasdlaksdkjl 😀 😀 😀 tümör olaylarına hiç girmiyorum, illa ağlatacaklar 😛

  21. helin dedi ki:

    yazmış olduğunuz maddeler çok hoş:) benimde korelilere karşı bir hayranlığım var lisse öğrencisiyim koreye avukat olduktan sonra gitmeyi düşünüyorum orada hayatımın devamını yaşamak istiyorum 🙂 izce mümkün olabilir mi arkadaşlarım tepki gösterdi ama ben her şeye ramen elimden geleni yapıcam inanın bu maddeleri okurken resmen öldüm özellikle eşofmanlar ….teşekkürler bilgilendirdiğiniz için

  22. Tanya (@TanyaSevay) dedi ki:

    Cidden bayıldım çok güzel olmuş, aklınıza sağlık ne diyeyim :))

  23. özge dedi ki:

    ben şimdiye kadar 4 dizi izledim ve sanırım kore dizisi bağımlısı oldum devamı gelcek yani bu dizilerin. yazdıklarınız çok doğru izlerken benimde biçoğu dikkatimi çekmişti.okurken baya güldüm 🙂 izlemediyseniz bende love rain i öneriyorum 🙂 favori dizim.

    • hikaruivy dedi ki:

      ah ah, ben de o ilk heyecanlı günlerimi hatırladım şimdi. takdir edersiniz ki piyasada izlenmedik dizi bırakmayınca eski heyecan kalmıyor 🙂 🙂 love rain’i bitiremedim, çok dram geldi bana ne yazık ki. ben biraz daha romantik komediciyim. teşekkürler yorum için 😉

  24. Alara dedi ki:

    Yazdıklarına bayılıyorum ya.. kesinlikle çok doğru tespitler 🙂 Özellikle “aa küçük kadınlar” yerine koptum yani 🙂 seni okumak çok keyifli oluyo sen sürekli yaz lütfen.. En azından ben sürekli okurum..:) Bide aklıma bişey daha geldi eğer ağlıyosanız bizim türk dizilerindeki gibi klas ağlamalar yerine bağıra çağıra ve hıçkıra hıçkıra ağlarsınız. Tabi sonuç olarak genede sempatiksiniz.. 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      teşekkürler alara! vakit olmuyor maalesef, yoksa ben de daha sık yazmak istiyorum aslında… ağlama konusunda haklısın, estetikten ödün verseler de çok yürek paralayıcı şekilde ağlıyorlar! 😀 eline sağlık 😉

  25. elaoksas dedi ki:

    Gülerken çatlıyacaktım . Kesinlikle sana katılıyorum 😀 Gerçekten güzel bir yazı olmuş :D:D

  26. eda dedi ki:

    ahaa haa bayıldım

  27. melek dedi ki:

    çok güzel olmuş çok güldüm ellerine sağlıkk 😀 ❤

    • hikaruivy dedi ki:

      teşekkür ederim 🙂

      • sevim dedi ki:

        aslında çok kore dizisi izlemedim.ama izlediklerimle karşılaştırınca çok güldüm 🙂 yazan kişinin emeğine sağlık!ama bişey daha söyleyeyim.kore dizileri de bu özellikleriyle seviliyo…yine olsa yine izlerim 🙂

  28. Tülin dedi ki:

    Kesinlikle doğru 😀 Uzun süredir izliyorum kore dizilerini ve hepsi doğru 😀 Mutlaka sırtlarında taşırlar sarhoş olan kızı. Hoşlandığımız kibar oğlan asla bizi kadın olarak görmez hep uyuz olduğumuz görür. Kızlar hayvan gibi yer 😀 Hele ramen yiyişlerine hastayım. hüüp hüüüüpp, utanmıyorlarda 😀

  29. İrem dedi ki:

    Kore dizilerinde ayrıca erkekler kızdan genelde daha güzel oluyorlar. Ha bir de eğer birisi bir eşyasını bir masanın üstüne bırakıp 2-3 dakkalığına dışarı çıkarsa kesinlikle o eşyasını kaybeder. Nerede olursa olsun. Bir de iki kişi bir randevudayken, geziyorken veya herhangi bir yerde başbaşayken birisi diğerinin yanından tuvalet için, birini gördüğü için, veya herhangi bir başka sebeple kısa süreliğine ayrılırsa kesinlikle telefonunu unutur, şansa bakı ki telefonunu unuttuysa telefonuna bir mesaj gelir ve diğeri mesajı okur. Bundan da öğreniyoruz ki kore de kimseye güvenilmez. Ayrıca kore dizilerinde %98 iyi kalpli, nazik çocuğun yerine kız kendisine kaba davranan, her zaman onu aşağılayan çocukla beraber olur. Bu bize iyilikten yarar gelmez demenin dolaylı bir yoludur.

  30. zehra dedi ki:

    tesadüfen tıkladığım bi siteydi ve en baştaki yazıdan dolayı da bi göz atmak istedim ,sanırım göz atmaktan fazlasını yaptım ve çooook beğendim 😀 😀 millet 2012 deyken görmüş ve yorum yazmıs fakat ben yeni denk geldim vee ilk 2014 yorumcusuyuuum 😛 😀 sadede geleyim artık emeğine sağlık 🙂

  31. Suzan dedi ki:

    Bu siteyi tesadüfen buldum ama gerçekten çok beğendim 🙂 Ellerine sağlık canım 🙂 Senin maddelerine de koptum 😀 Gerçekten hepsine katılıyorum 🙂 Vallaha ben de Kore dizileri ile ilgili bir şey yazmak isterdim ama maşallah sen benim söylemek istediklerimi de yazmışsın 😀 Bir de rica etsem bana Kore,Tayvan,Japon film ve dizileri önerirmisin 🙂 ?Çünki izlemediğim dizi ve film kalmadı 😀 Ama ben yine izlemek istiyorum 😀 Bu Kore dizileri bağımlılık yapıyor yeminle 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      meraba suzan. çok teşekkür ederim içten yorumların için 🙂 valla etiketler arasında kdrama ve jdrama başlığı altındaki bütün yazılarım kore ve japon dizileriyle ilgili, aralarında izlemediklerin varsa değerlendirmeleri oradan okuyup içine sineni bulabilirsin. sevgiler 🙂

      • Suzan dedi ki:

        Ne demek 🙂 Gercekleri soyledim :)Ben de tesekkur ederim canim 🙂 Bu site cok basarili bir site 🙂 Ve de basarilarinin devamini dilerim 🙂 Dizi ve filmler icin de cok tesellurler 🙂

  32. Suzan dedi ki:

    Son sözü yanlış söyledim..Bir de kusura bakma cümleleri doğru yazmadım 😦 Yani “I” yerine i yazdım 😦 Bir de tesellurler değil teşekkürler 🙂

  33. Ayşenur Temiz dedi ki:

    Süper hepsine katılıyorum hatta eklemek istediklerim bile oldu ama bu klişelerin yanında sönük kalır süperdi ya uzun diye okuyamıcam diye zannederken hepsini bir sırıtmayla okumuşum ahahahhaha 😀 😀

  34. koreemmm dedi ki:

    hahahaaaaaa çok komikti ve gerçekten de o şekilde olur (bütüün kore dizilerinde) (^_^) 🙂

  35. Airen dedi ki:

    tebrik ederim gerçekten çok güzel bir yazı olmuş. bende toplam 45 tane kore dizisi izledim ve yazılanların neredeyse her birine rastladım. erkek kılığına girme mevzusu, esas kızın sırtta taşınması, amerikaya okumaya gidilmesi, esas oğlanın annesinin kötü kalpli olması falan artık bu tür klişelere alıştım ama alışamadığım ve herseferinde sinirimin tepeme çıktığı tek bir kore klişesi var. Nedense esas kız herzaman salak ve beceriksiz olur. hiçbir erkek esas kızla ilgilenmezken tam esas oğlanla kavuşcağı sırada kız miss korea olur falan. buna katlanamıyorum yani. kızın şapşal olması beni çileden başlı başına çıkartıyor bide üstüne birden kız ilgi odağı oluyor. şimdi bunu yazınca aklıma geldi king of the school dizisindede esas kız tam bir saftirikti ve bi anda şirketin müdürleri kıza vuruldu. hadi artık izleye izleye esas kızın esas kız salak olacak kuralına alıştımda bi anda tüm erkeklerin kıza abayı yakıp, esas oğlana kötülükler yapması dellendiriyor beni. ama yinede her dizidede esas kızımız salak olmuyor tabikide. örneğin empress ki, gu family book, a man come from stars, the king 2 hearts, ı hear your voice gibi popüler dizilerde esas kız fiyaskosu yoktur. çokta severim bu dizilerdeki esas kızları 🙂 bukadar çok esas kızdan bahsetmişken gelmiş geçmiş en sinir olduğum ve en sevdiğim iki esas kızı da söylemek isterim. en sinir olduğum oh ha ni karakteridir.(playfull kis) kız beni çileden çıkarttı ekranın başında ben utandım o utanmadı. ya kızım yapma etme dedim ama dinletemedim tabi. bu kızın esas adını hatırlamıyorum ama başka bir dizisini daha izlemiştim. bad guy dizisindede aynı oh hani karakteri gibi bir karakteri canlandırmıştı. neyseki orda esas kız değildi ama oppa sev beni diyede az uğraşmadı. herneyse gelelim en sevdiğim esas kızımıza. şimdi bu durum benim için çok zor çünkü ben fanatik bir Lee Seung Gi hayranıyım ve tüm dizilerindeki esas kızları çok sevdim. 3 kişi arasındayım. ha ji won, shin min ah ve suzy. ama izlediğim 45 kore dizisi içinde en sevdiğim dizi Gu family Book olduğundan sanırım suzy e torpil geçeceğim. gerçek hayattada birlikte olmalarını çok istemiştim ama suzy gitti lee min hoyla çıktı. bizim köfte yanaklıda gitti yoonayla oldu. neyseki ayrılmışlar yoona denen kıza ısınamadım hiç. neyse baktım suzyle olacak gibi değil bende dedim ki shin min ah la olsun. çok severim kendisini. ama noldu o da kim woo binle oldu. kim woo binide severim şimdi ama tabi yıkılmadım değil yani. hal böyle olunca bende artık gözleri ha ji wona diktim ama kendiside bi hayli büyük köfte yanaktan. sonra ben bizim lee seung giye yooca çingu ararken moon chae wonu es geçtiğimi farkettim ve ikisinin bir hayli yakın olduğunu gördüm. çok sevindim çok mutlu oldum vallahi moon chae wonuda baya severim. herneyse ben baya kaybettim kendimi burda bitireyim artık. konudan çok saptım ama söz konusu lee seung gi (köfte yanak) olunca tutamıyorum kendimi. ozaman yavaştan kaçayım ben. 🙂 Fightingg

    • hikaruivy dedi ki:

      oooo, bu nasıl bir yorum airen! ellerin dert görmesin 🙂 🙂 kdramalarda esas kızların salak olması benim de çok kanıma dokunan bir şey, hatta en sinir olduğum şey diyebilirim 🙂 aynen senin gibi ben de bunun böyle olmadığı dizilere karşı özel bir sevgi besliyorum; mesela sungkyunkwan scandal seyretmediysen tam da böyle bir dizidir. lee seung ki’yi (hayran olmamakla birlikte) ben de severim, moon chae won’la birlikte olursa da sadece “fightingggg!” derim yani 😀 😀 köfte yanağı çok sevdiğin halde bazı saftirik korecanlar gibi her kızdan kıskanmıyor olman da çok güzel bir şey 😀 sevgilerimle, yine beklerim 😉

  36. Ayshaaa dedi ki:

    GERÇEKTEN ÇOK DOĞRU TESPİTLER 👍👍👍
    AMA NEDENSE BU DİZİLER BİZİ KENDİSİNE BAĞLADI VE BUNLAR BİZİ RAHATSIZ ETMİYORRRR😁😁

  37. Yorumlarınız şaşırtıcı bence imkansız müslüman kız bir Koreli ile evlenecek ? İyi Hoşta sözleşmeli evlilik mi olur bence baştan kaybettiler Türk kızlarını 😄

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s