Kuragehime – Süper bir Otaku animesi

2010 yılı animelerini çok sevemedim… Hadi yine Durarara! sayesinde güzel bir supernatural anime izlemiş olduk; Angel Beats‘in de yine supernatural/drama türünde çok iyi bir anime olduğunu duydum (ama henüz izlemedim); fakat geçtiğimiz sene, özellikle shoujo ve josei türlerinde çok kısır bir seneydi… Kaichou wa Maid-Sama‘dan başka gerçekten hoşuma gitti diyebileceğim bir romantik komediye rastlamadım… diye düşünüyordum ki; birkaç gün önce “Kuragehime” yani “Prenses Denizanası”nı keşfettim. 11 bölümcük, inanılmaz şeker bir josei animeydi (gerçi bence josei değil, olsa olsa light romance’di; ama anime-planet kendisine bu janrı uygun görmüş…) Bütün bölümleri bir günde yutar gibi izledim. Ve her güzel animede olduğu gibi tadı damağımda kaldı. Komedisi ve hafif romantizmi ile bana fecii halde Ouran, ya da Kimi Ni Todoke tadı verdi. Dilerim ki kaderi Kimi Ni Todoke gibi olur ve bir ikinci sezonu daha yapılır bu animenin; çünkü gerçekten hak ediyor.

Animemiz aslında bir otaku hikâyesi: Kuragehime, Amamizukan isimli bir kızlar yurdunun sakinlerini anlatıyor: Bu apartmanın bütün sakinleri, 20-35 yaş aralığındaki otaku kızlardan oluşuyor, ve apartmana erkek sinek bile girmesi kesinlike yasak! Esas kızımız Kurashita Tsukimi (ki Tsukimi = Tsuki + Mi, yani Ay+deniz diye Türkçe’ye çevrilebilir) kafayı denizanalarıyla bozmuş bir karakter. Kız denizanalarının türlerini, görünüşlerini, zehirli olup olmadıklarını, ne kadar süre yaşadıklarını, yani denizanalarıyla ilgili her ama her şeyi biliyor!! Bu da yetmezmiş gibi, her gördüğü güzelliği de denizanasına benzetiyor: “Ah, ay ne kadar güzel… Sanki denizin dibinden yukarıya bakan bir denizanası gibi…” “Elbisenin fırfırları ne kadar güzel! Aynen Prenses denizanası gibi…” vs. vs. Böyle yazınca bana bile korkutucu göründü, ıyhh, creepy! Ama siz bana bakmayın, aslında Tsukimi oldukça sevilesi bir kızcağız. Ayrıca denizanalarına bu kadar takıntılı olmasının asıl sebebi, erken yaşta kaybettiği annesi ile ilgili…

İşte esas kızımız Tsukimi: İlk resim, normal (“before”) hali. İkincisi ise, zaman zaman Kuranosuke’nin zoruyla bürünmek zorunda kaldığı “after” hali. 

Amamizukan’ın diğer kiracılarına gelince: Her biri asosyal, fujoshi (yaoi yani boys love seven kızlar), NEET (not in education, employment or training; yani boş gezenin boş kalfası diye Türkçeleştirebiliriz) ve erkeksizliklerini bir yaşam biçimine dönüştürmüş, hatta kendilerine “Amars” yani rahibeler diye isim takmış bir grup bunlar: Kimonolara ve her birine geleneksel kıyafetler giydirdiği taş bebeklerine gönülden bağlı olan Chieko; “Records of Three Kingdoms” ile kafayı bozmuş olan Mayaya, tren manyağı, her türlü lezzetli şeyi kokusundan sezme yeteneğine sahip, doğuştan kıvırcık (Afro) saçlı Banba, yaşlı erkek takıntılı Jiji; ve aslında erkeklerden nefret ettiği halde Yaoi mangaları çizerek hayatını kazanan (ve anime boyunca yüzünü görmediğimiz; çünkü odasından hiç çıkmamakta!) Ms. Mejiro, bu apartmanın diğer sakinleri. Her biri birbirinden farklı, kendine has özellikleri olan süper otaku tipler!

Ve esas oğlan: Tsukimi’nin görür görmez güzelliğine hayran olduğu Prenses Jellyfish: Koibuchi Kuranosuke!

Kuranosuke, nesillerdir politikacı olan bir ailenin küçük oğlu. Küçüklüğünden beri kızlar tarafından ilgi görmeye alışmış, güzelliğinin farkında olan bir çocuk. Ve bu çocuk, ortalıkta kız kıyafetleriyle dolaşıyor! Daha doğrusu; politikacı olmak istemediği, özgür bir hayat düşlediği için babasının gözünden düşmek amacıyla yapıyor bunu. Ayrıca kız kıyafetlerinin ve makyajın kendisine çok yakıştığını biliyor kerata. Ama aslında cinsiyetiyle ilgili hiçbir sorunu yok; gayet de sapına kadar erkek! (Ehuuu) Tesadüfen tanıştığı otakumuz Tsukimi’nin ilginç dünyası ilgisini çekince, onunla takılmaya başlıyor; ve zaman içinde, bu çirkin, çirkinliğinden de gayet memnun olan kıza ilgi duyduğunu fark edip şok oluyor! Öyle ya; istediği her kadını elde etmekte şimdiye kadar hiçbir sorun yaşamamış olan kendisi gibi yakışıklılık abidesi bir insan, nasıl olur da bu kadar “uncool”, paspal, kendine güvensiz, ve de asosyal bir kıza âşık olabilir?! Ama hayat bu; insana ne getireceği belli olmaz, değil mi? 😉

Durun durun, daha bitmedi: Bir de Kuranosuke’mizin cool, karizmatik, ve de soğuk görünümlü ağabeyi var: Koibuchi Shu. Otuz yaşındaki bu genç adamsa politikada gelecek vaad eden, son derece çalışkan ve başarılı bir iş adamı – ve, otuzunda olduğu halde hâlâ bâkir! 🙂 İşte bu karakter, beni gafil avlayan karakter oldu: İlk bir-iki bölümde gıcık bir tipleme olacağını zannettiğim Shu, zamanla nerdeyse dizideki en sevdiğim tip oldu desem yalan olmaz… (Hımm, Kuranosuke’nin yeri ayrı tabii… Ve çılgın başbakanın da!)

böyle taş bir herif shu...

Ama Shu olmasa, bu dizi böyle tatlı olmazdı: Çünkü Kuranosuke’nin Tsukimi’yi zorla önüne oturtup kaşlarını filan yolduğu, saçını başını tarayıp makyaj yaptığı, güzel elbiseler giydirdiği anda, kazara bu Külkedisi’ni Cindrella’ya dönüşmüş haliyle gören Shu, genç kıza anında âşık olup işleri iyice arapsaçına dönüştürmeseydi; yani hikâye Kuranosuke-Tsukimi arasında sıkışıp kalsaydı, bu kadar güzel olmazdı…(İşte Tsukimi’yi en güzel haliyle görünce kıpkırmızı olan Shu: )

Üstelik esas kızımız da Shu’ya karşı boş değil: Shu, elini bile tutunca taşa dönüşmesi boşuna değil. Ayrıca onun erkek avcısı bir kadınla birlikte olduğunu zannettiği zaman az gözyaşı dökmedi zavallı…

Kuranosuke ise, abisinin Tsukimi’den hoşlandığını anlayıp önceleri acayip eğlenirken (abisiyle “o kız tam sana göre, hem de bakire, istersen ayarlayayım, hıı?” diye dalga geçiyordu…) sonradan ikiliyi kıskandığını fark edince dumurdan dumura koşuyor! Ki onun bu iç mücadelelerini anlatan sahneler hem çok eğlenceli, hem de birazcık insanın içine dokunan cinstendi. Hımm, düşündüm de, komedisi ağır basıyordu; mesela ikisini sarılırken görünce “oha! noluyo lan bana, iki bakiri mi kıskanıyorum??!!” diye kafayı yiyen Kuranosuke’ye deliler gibi güldüm 😀

Son olarak, açılış ve kapanış müzikleri de son derece hoş. Açılış jeneriğindeki film göndermelerini bakalım yakalayabilecek misiniz?

İşte böyle… Hikâyemiz, kız kıyafetleri içindeki Kuranosuke’yle tesadüfen tanışan ve bu güzeller güzeli kız(!)ın zorla evine gelmesine engel olamayan Tsukimi’nin sabah uyanınca kız zannettiği çocuğun aslında çok yakışıklı bir erkek olduğunu gördüğü andaki dramıyla başlıyor! 😀 😀 Sonra, erkek sinek bile girmesi yasak olan ev sakinlerinden, bu güzel kızın aslında kız olmadığını saklamakla geçiyor zavallı Tsukimi’nin ömrü… Bu arada otaku kızlara adeta bir “home sweet home” olan Amamizukan’ın yıkılıp alışveriş merkezine katılacağı haberi, eve bomba gibi düşüyor. Bunu duyan ve kendi ailesinin de işin içinde olduğunu öğrenen Kuranosuke, tuhaf hallerini çok ilginç bulduğu ve garip yaşam tarzlarından hoşlandığı otaku kızlara yardım elini uzatıp onlarla kafa kafaya veriyor; Amamizukan’ı yıkımdan kurtarmaya çalışıyor. Ve işin içine birbirinden komik yan karakterler de girince (ailenin amcası, sapık başbakan; Mercedes Benz takıntılı şoför, vs.) bu serüvende bizi (azıcık romantizm sosuyla tatlandırılmış) bol bol komedi bekliyor…

Sanırım “Welcome to NHK“den beri bu kadar insani bir otaku hikâyesine rastlamamıştım. “Her küçük kız, büyüyünce bir prensese dönüşür” diyen; ama neyse ki her şeyi “çirkin ördek yavrusunun büyüyüp güzel kuğu olması” hikâyesine indirgemeyen bu animeyi cidden çok sevdim. Çünkü bu animedeki kızlar hallerinden gayet memnunlar ve güzelleşmek gibi bir niyetleri yok! Bu sıradışı animenin devamını içtenlikle bekliyorum. Özellikle açılış jeneriğindeki bazı sahneler, hikâyenin çooook ilginç yerlere gideceğine dair ipuçları verir gibi… Ama manganın bile henüz animenin kaldığı yere gelemediği düşünülürse, ikinci sezon yapılsa bile bunun çooook uzun zaman alacağını düşünüyorum… Ne yapalım, bekleriz… Nana’yı bile yıllardır beklemiyor muyuz?!

İsminin iticiliğine bakmayın, Prenses Denizanası’nı izleyin canlar.

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı anime içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

11 Responses to Kuragehime – Süper bir Otaku animesi

  1. koredelisi dedi ki:

    Hikarummm özlemişim animelerini … En son senin tavsiye ettiğin animeyi izlemişim o günden beri izlemiyorum … Sevdim bu animenin konusunu, sen sevdiysen güzeldir zaten güveniyorum zevkine… İzlemeye başlayınca yine uğrarım;) Arigatoo^^

    • hikaruivy dedi ki:

      canım sorma, ben de son zamanlarda kore dizilerine o kadar daldım ki, ilk göz ağrım olan animeleri boşlamıştım ne zamandır… o yüzden iyi bir anime bulmuşken yazayım dedim. sen izle, yine konuşuruz.

      bu arada kimi ni todoke’nin de 2. sezonu başladı! zaten izliyorsundur belki, ama izlemediysen tavsiye ederim onu da. öpüldünüzz 😉

  2. Lee dedi ki:

    Feci merak ediyorum çingu bu animeyi.
    Bu yazıyı okuduktan sonra da izlenecekler listem de ön planda oldu.
    Beelzebub’u da biraz daa izleyip ben tanıtayım.
    O da kaçırılmayacak süper bir anime.
    Ellerine sağlık, anlatın yalın ve akıcı olmuş 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      cidden eğlenceli animeydi Lee’cim… hararetle tavsiye ediyorum 🙂
      bu arada beelzebub’ı duydum ama izlemedim. bahsettikleri kadar güzel mi? başlamamı tavsiye eder misin?

  3. Lee dedi ki:

    Kesinlikle başla derim, 2 bölüm izledim ve yerlere yattım gülmekten.
    O bebeği var ya tek lokmada yerim ben, o kadar tatlı.
    Çok sevdim çingu 🙂

  4. diaboloviolette dedi ki:

    yazdıkların acayip cezbedici hikaru yaaa ” gel beni izle” diyor. şimdi şöyle bir divxplanet’e baktım, altyazı da var. hobareey dedim. attım listeye. 🙂

  5. Sweet Girl dedi ki:

    Merhaba 🙂
    Acaba Bana Önerebileceğiniz Komik :)Ouran Gibi 🙂 Kızların erkek kılığına girdiği veya kızların çok güçlü olduğu çok sinirili olduğu önerebilceğiniz bir anime var mı ?? çOKKK kOMİK vE BİRAZDA rOMANTİK oLURSA iYİ oLABİLİR 🙂

    şİMDİDEN çOKK tEŞEKKÜRLER 🙂

  6. Sweet Girl dedi ki:

    Soruma Cevap Verdiğiniz İçin Çokkkk Teşekkürler. Hemen önerdiğiniz animelerden birine başlayacağım 🙂

    Tekrardan Çokk Teşekkür Ederim Ve İyi Günler Dilerim 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s