My name is Kim Sam-Soon: Büyükler için romantik komedi…

Geçenlerde My Name is Kim Sam-Soon’u izledim. Dizi hakkındaki yorumlardan (özellikle Coffee Prince’e benzerliğinden dolayı) seveceğimi zaten tahmin ediyordum. Ama bu kadar keyif alarak izleyeceğimi doğrusu tahmin edememiştim! Daha ilk bölümden “hayat, bir kutu çikolata gibidir” diye Forrest Gump’tan alıntı yaparak ağzımı açık bırakan Kim Sam-Soon, şekerliği ve dobralığıyla benim de gönlümü çaldı; dizi, en sevdiğim Uzak Doğu romantik komedileri arasında kendine haklı bir yer edindi.

Başlıkta bu dizi için “büyükler için” ifadesini kullandım: Çünkü dizi, daha çok 25 yaş üstü genç kadınlara hitap ediyor (Ve evet, maalesef artık ben de bu kategorideyim 😛 ) Diziyi tek bir cümleyle “evde kalmış bir kızın maceraları” diye özetlemek mümkün. Ama kesinlikle yanlış anlaşılmasın: Sam-Soon (ya da kendi deyimiyle Hee Jin) kızımızın Bridget Jones’la (hafif toplu olması dışında) hiçbir benzerliği yok. Sam Soon, son derece akıllı, işini iyi yapan ve özgüvenli bir kadın. Tabii âşık olunca o da birtakım salaklıklar yapıyor (hangimiz yapmıyoruz ki?? Aşk eşittir IQ katsayınızın 50 puan düşmesi…) ama aslında ne istediğini bilen, ayakları yere basan, çok da sevimli bir insan. Ayrıca tam da benim gibi feminist bir damarınız varsa; mıymıy kadın karakterler bünyenizde alerji yaratıyorsa, Kim Sam Soon’u sevmemeniz mümkün değil!

Bir de şöyle bir şey var tabii: Modern dünya, kadınlar için fena halde acımasız bir dünya. Bir kadından her daim güzel, seksi, zayıf, ve genç olması bekleniyor. Bunlardan biri bile eksikse kadına ikinci sınıf kadın muamelesi yapılıyor! Ben bu anlayışa fecii halde kılım. Ve ne yazık ki dizide de gördüğümüz üzre, aynı anlayış Kore’de de son derece baskın bir toplumsal norm imiş… Bence balık etli kategorisine bile ucundan giren Kim Sam Soon’a resmen obez muamelesi yapılıyor! Kız daha 30 yaşında, ama herkes sanki evde kalmış gibi davranıyor! Estetik manyaklığına ise hiç girmeyeyim! İzlerken sinirden tırnaklarımı yedim; beni hayal kırıklığına uğrattınız sevgili Koreliler 😛

Fakat neyse ki “beauty is in the eye of the beholder” özdeyişi gereğince esas kızımız kendinden daha zayıf, daha genç, daha güzel ve daha zengin kıza tercih ediliyor da içimizin yağları eriyor biraz 🙂 İnsanlık için hâlâ umut var! 😀

Dizide diğer sevdiklerime gelince: Otuzunu geçmiş olan kızlarını hâlâ elinde sopayla kovalayan anne tiplemesi beni çok güldürdü 😀 Sam Soon’un ablasının sevgilisi, baş aşçı Lee’nin odunluğu ayrı bir eğlence kaynağıydı! Süper doktor, fedakar âşık Henry’ye bayıldım. Dizinin sonunun gerçekçi bir biçimde bitmesi de hoşuma gitti (“they lived happily ever after, lay lay lom” klişesine girmemişler; hoş bişi’ bu bence…) Son olarak, her izlediğim Kore dramasında olduğu gibi, ilk bölümlerde burun kıvırdığım esas oğlanımız Sam Shik’e dizi biterken âşık olmuş vaziyetteydim. Ama şu sahnede hangimizin yüreğinin yağları erimemiştir ki:

Ayrıca şu iki yerde de pek şirin:

Son bişi daha söyleyip Hyun Bin mevzuunu kapatıyorum: Kendisi Chung-Ang üniversitesi tiyatro bölümü mezunuymuş. Ehe 🙂

Kısacası Sam Soon, süper tatlı esas kızı, yakışıklı esas oğlanı, şirin, entrikasız yan karakterleri, ve pek tabii ki muhteşem pastalarıyla izlenmeyi son derece hak eden bir kdrama.

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı Kdrama, Uzakdoğulu aktörler/aktrisler içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

My name is Kim Sam-Soon: Büyükler için romantik komedi… için 17 cevap

  1. Ser_min dedi ki:

    Dimi dimi? Entrikasız yan karakter isteğimize çarelerden bu dizi. O yüzden yormadan, aşırı zevk ile izleyebiliyoruz. Normal hayatta kaç kişi her b*ka entrikalar düşünür ki?

    Diziye annemde başladı da “Kız pek bir çirkinmiş” dedi. Ben direk savunmada. Ne yani ille aşık olunmak için güzel, zayıf bilmem ne mi olmak gerekiyor. Her esas kız süper düper birşey mi olmalı ha! Ha ! HA! diye atlamıştım. o da bana hayırdır kendini onunla mı özdeşleştiriyorsun dedi. Dedim onu bunu bırak sende aş şu duvarlarını. Bu kadar ön yargı insana zarar. İçin çürüyecek…

    Yani normal kriterlerde bir kadınında aşka, aşık olunmaya hakkı vardır. (fazla celallendim :D)

    Ah o doktor henry ne şirin bir yaratık ya. Ne güzel seviyordu kızı. Hele Sam Soon ile diyalogları karnıma ağrılar girdiriyordu 😀

    Aldığı reytingleri sonuna kadar hakeden bir dizi bence. Zaten dediklerinin hepsine de katılıyorum 😉

    • hikaruivy dedi ki:

      hieeeyt, yürü be sermincim! valla aynen katılıyorum, bütün esas kızlar süper düper mi olmalı yani! her kadının aşık olunmaya hakkı vardır 😀

      henry ve sam soon diyalogları bence de acayip tatlıydı 😀 sam soon’un ingilizce biliyorum havalarına girmesi falan çok komikti!

  2. kimbapsushi dedi ki:

    geçen kış izlemiştim, sonrasında okuyan arkadaşların yazılarını okudukça tekrar izleyesim geliyor. hala unutamadığım pek çok sahnesi var ama en sevdiğim yönü kullandığı klişelere inat çok orijinal olmasıydı. yani daha ilk bölümün başları bile pek çok overrated kdramayı buruşturur atar. soundtracki de süperdir bu arada^^
    bir de hyun bin nasıl sevilmez yahu, worlds within’de de süperdir, son dizisi de tuttu baya çok merak etmekteyim.
    kim sun ah (umarım yanlış hatırlamadım ismini) benim çok takdir ettiğim bir oyuncu, çıtırların havasını alır 2 dakkada. tuvalette kan grubu analizi ve karaoke sahneleri en sevdiklerimden^^
    sen de çok güzel anlatmışsın dostum, bu diziye herkesin önyargıyla başlayıp sonradan sevmesine bayılıyorum. beğenmene sevindim^^

    • hikaruivy dedi ki:

      aynen öyle kimbap’cım, dizinin orijinalliği beni de bitirdi! hiç böyle bir esas kız görmemiştim kdramalarda. çıtırların havasını alır valla, tuttuğunu koparır gibi görünüyor 😀 ayrıca tuvalet sahnesi hakkaten çok komikti yaw 😀 karaoke de öyle, ahahah 😀 güzel yakalamışsın…

      The world that they live in, di mi senin bahsettiğin dizi? güzel mi o da? listeye alayım derhal.

      Hyun Bin’in son dizisi Secret Garden’dan kendisiinsan da bahsediyordu, o da şu anda izleme listemde üst sıralarda. Ah Tanrım, resmen izleneceklere yetişemiyorum! 😀 😀 Olsun ama ben bu sıkışıklığa razıyım, yeter ki yeni güzel diziler gelsin sürekli 😉

  3. Lee dedi ki:

    Siz Kim Sun Ah’ın City Hall’de Yoga sahnesi sırasında bilerek “kaçırma” sahnesini izleyin. Yerlere yattım resmen. Ne var yani, insanız biz diyordu bir de 😀
    Nette varsa bakın derim, bulursam koyarım buraya. Olağanüstü! Bayan Balık aha! 😀

  4. mydestiny dedi ki:

    Ben de yeni başladım bu diziyi izlemeye. İzlemediğimi duyanlar şiddetle önerince başladım. 3. bölümü izleyecem ilk fırsatta 😀 Çok güzel anlatmışsın. Sanırım klasik kore dizileri arasına girecek bu dizi.

  5. mavi dedi ki:

    temiz dizi yalan yok. Ve Hyun Binnnn ^^’
    diziyi izlerken kağıt kalem alınız yanınıza yoksa benim gibi çok yanarsınız. Süperdi hiperdi.

    • hikaruivy dedi ki:

      ene! mavi geri gelmiş ya 🙂 hoşgeldiiiin!!!

      temiz dizi, evet 😀 kalem kağıt önerine de kesinlikle katılıyorum; özellikle şimdi winpohu tarafından “en sevdiğiniz dizi replikleri” diye mim’lenmiş olunca ah keşke not alsaymışım dediğim çok oluyor…

  6. mavi dedi ki:

    benim öyle mimlerim yok Allahtan 😛
    ama gerçekten nadir dizide o kadar komedinin arasından böyle güzel laflar çıkıyor.

  7. Chibi dedi ki:

    bu diiz ile ilgili gördüğüm bütün yazılara atlıyorum elimde değil çok tatlı eğlenceli komik ve romantikti Hyun Bin de cabası 🙂

  8. arwentry dedi ki:

    yaw kıza niye çirkin diyolar ki serminin yorumunu görünce de alındım sanki bana sölenmiş gibi yok yok benzemiyorum da sam soon’a 😀
    ama bana acayip sevimli ve hatta GÜZEL geliyor yahu.. şişman diyolar bi de inanamıyorum şişman görmemişsiniz siz pehh

    • Ser_min dedi ki:

      @Arwentry
      Dostum niye ne dedim ben. Yok ben kimse üzerine alınsın diye yazmadım o yorumu. Sözüm annemeydi :D:D
      Bende çirkin demesinler diyorum zaten. Hem çirkin olsa bile(Ki kime göre çirkin tartışılır) aşk çirkine yakışmaz lafına sinirleniyorum. Yani ben kimseye öyle bir itamda bulunmuyorum, bulunanlara kızıyorum.
      Üstelik bencede şişman falan değil. Gayet sağlıklı ölçülerde 😉 (Üstelik şişman olsa ne olur 😉 )

      • arwentry dedi ki:

        yok kuzum sana değil lafım yahu annen demiş ya çirkin diye ondan dedim öle 😉
        biliyorum senin öfkeni gayet yerinde buldum zaten ben de 😀
        aşk en çok çirkinlere yakışır yahu o nasıl lafmış öle hıh
        çünkü güzelleştirir ilk zamanlarında aşk insanı.. sonra daha da çirkin yapar o ayrı 😛 (karamsar arwen çık içimden!)
        tabi ki yaw neresi şişman o kızın bi acayipler bunlar da hea..
        bana sürekli ne kadar zayıfsın denilmesine deli oluyorum ama bu kıza da şişman denilmez yahu bi durun düşünün

  9. Neo dedi ki:

    Bu dizi ile ilgili yorumumu kendi blogumda yazmıştım aslında ama bugün hancinema sitesinde gördüğüm şu resimi paylaşmak istedim.

    İki dizide de buna benzer bir rolde olan zengin büyükbaba 🙂

    • hikaruivy dedi ki:

      @Neo: Aynı amcayı ben birkaç dizide daha görmüştüm… Mesela “who are you”da da vardı. Gene bir işadamıydı! Adamın kaderi bu demek ki 😀

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s