Biraz da Türk dizisi: Yeni Sezonda Umut Vaad Edenler

Selamlar ey sevgili dostlar… Aslında bu blogun kuruluş amacı Uzak Doğu dizi, film, anime, kitap, müzik ve hatta yemeklerini yazmaktı ama dayanamadım, birkaç tane de Türk dizisine el atsam fena olmaz diye düşündüm… Daha doğrusu, başka blog falan yazmadığım için düşüncelerimi aktaracak burdan başka bir mecra bulamadım diyeyim. O yüzden yeni sezon Türk dizileri arasında dikkatimi çekip “Ay pek hoşmuş, ben bunu izleyeyim” dediklerimi -ve elbette nedenlerimi- merak ediyorsanız, buyrunuz. Yalnız baştan söyleyeyim, ben bir diziyi seviyorsam genelde Türk izleyicisi o diziyi pek sevmiyor 😛 Artık lanetli olduğuma inanmaya başladım; geçen senenin başlarında takip ettiğim bütün diziler (Ey Aşk Nerdesin, Elveda Rumeli, Bu Kalp Seni Unutur mu, ve son olarak Şen Yuva) patır patır yayından kaldırıldı!!! Zaten beni Türk TV’lerine küstürüp Uzak Doğu’ya yönelten biraz da bu oldu galiba; hatta reyting hazretlerinin bana attığı bu kazık olmasa gül gibi Kim Jae Wook’la, Jung Yong Hwa’yla, Lee Min Ho’yla tanışamayacaktım… (Her şerde bir hayır vardır diye boşuna dememişler, eheh 🙂 )

Neyse, lafı uzatmayayım, bu sene dikkatimi çekip çizgilerini bozmadıkları takdirde takip etmeye karar verdiğim Türk dizileri şöyle:

Çakıl Taşları: İşte size pek doğal, pek naif, pek sevimli bir gençlik dizisi! Özellikle Küçük Sırlar ve Kavak Yelleri facialarından sonra resmen ilaç gibi geliyor. Aslında sevgili kimbapsushi bu dizi hakkında tam da benim düşüncelerimi içeren bir yazı yazmıştı (buradan okuyabilirsiniz), ama dayanamadım, iki kelam da ben edeyim dedim. Şincüüüüük, bi kere bu dizideki karakterlerin hepsine hastayım: Behlül Ekrem’inden Kuskus Cenker’ine, mahalle kızı Ayçin’den Capon görünümlü Sevil’e, evde kalmış fekat pek bir akıllı Nisanur’a, ve elbette Dehşet Neşet’e kadar her biri pek sevilesi, yanakları sıkılası karakterler. Anne-baba rollerindeki kişiler de çok iyi karakter oyuncuları (ki aralarında Asuman Dabak, Ayşenil Şamlıoğlu, Yılmaz Gruda gibi isimler var). Sonracıma hikâyesi çok eğlenceli, bir o kadar da gerçekçi: Hepsi orta halli Türk ailelerinin, yirmi yaşlarındaki gençlerin başından geçebilecek şeyler. Yani ne bileyim, bu dizide Kore dizilerinin sıcaklığı ve doğallığını buldum desem yalan olmaz. Aşklar çocuksu ve çok şeker, kimin eli kimin cebinde belli olmayan entrikalar falan yok, insanın içine afakanlar bastırmıyor, güzel yani… Ve belki de tam da bu yüzden izlenmiyor! Reyting listelerindeki halini gördükçe ağlamak istiyorum! 😦 “Türk aile yapısı, bik bik bik” diye öten, Sütaş Ayraniç reklamındaki ineğin memeleri göründü diye RTÜK’ü arayıp kıyameti kopartan tipler vardır ya; elimde olsa hepsinin saçını başını yolucam: Madem ahlâklı dizi istiyorsun, niye öyle dizi yaptıkları zaman izlemiyorsun laaan?? Entrika ve yasak aşk dolu Küçük Sırlar’ı, Aşk-ı Memnu’yu listede birinci yapmayı biliyosun ama?! Tövbe tövbe, bak gene dellendim!

Neyse işte, güzel dizi. İzleyin, izletin efenim.

Öyle Bir Geçer Zaman ki: Bu dizi ise dönem dizisi olması yönüyle ve muhteşem oyunculuklarıyla kalbimi çaldı. Aslında senaryoda şimdilik fazla bir ilginçlik yok; karısını aldatan, evde terör estiren bir adamı konu alıyor dizimiz. Fakat o ne güzel oynamaktır! Anne Ayça Bingöl’den evin büyük oğlu Aras Bulut İynemli’ye, büyük kız Berrin’den (Yıldız Çağrı Atiksoy) Osman rolündeki yanakları ısırılası ufaklığa kadar her oyuncu özenle seçilmiş ve harika oynuyorlar. Bir de benim dönem dizilerine karşı bir zaafım var: Çemberimde Gül Oya’ya bayılırdım mesela. Hatırla Sevgili ve Bu Kalp Seni Unutur mu’ya da öyle… Şimdi bu dizi ÇGO, HS ve BKSU kadar siyasi olaylara girmese de, ucundan kıyısından dokunacak, belli. Üstelik sanat yönetmenliği, HS ve BKSU’dakine on basıyor: Ailenin evinin olduğu sokağı o kadar güzel restore etmişler ki, insan hakikaten 60’lı yıllara gidiyor sanki… Belli ki çok emek harcanmış, detaylara dikkat edilmiş. Bu yüzden dizi daha ilk anda içine çekti, can evimden vurdu beni. Tek korkum, birkaç sezona uzayıp dallanıp budaklandıkça Yaprak Dökümü misali ajitasyonun dibine vurması ihtimali… Fakat tadında bırakılırsa bence Çemberimde Gül Oya gibi efsane olur.

Deli Saraylı: Evet, bu dizi de dönem dizilerine olan zaafımdan dolayı kontenjana girdi. Ayrıca konusu bir hayli ilginç: Kurtuluş Savaşı yıllarında, zengin bir beyaz Türk ailesi gibi davranarak İngiliz yöneticilerle ilişki kuran bir grup casusu anlatıyor. Üstelik bunu, konuya epeyce komedi katarak yapmayı hedefliyor. Hatta ilk iki bölüm itibariyle pek çok kez kahkahalarla güldüğüm oldu. Ama ne bileyim, dizide birazcık müsamere tadı var gibi… Yani mesela Elveda Rumeli’deki o doğallık yok bu dizide (ki, bence Elveda Rumeli de komediyle dramı çok güzel harmanlayan bir diziydi). Ayrıca Melis Birkan’ı kadroya kim aldıysa iyi halt etmiş demek istiyorum. Bu kız ben bildim bileli aynı rolü oynuyor, bu yönüyle tıpkı Tuba Büyüküstün’e benziyor: Güzel kız, ama rol yapma kabiliyeti sıfır! Anlaşılan o ki kadroda şöyle ünlü, popüler bir isim olsun demişler. Ama bence hiç gerek yokmuş; çünkü zaten Deli Saraylı’nın öyle bir kadrosu var ki (Çetin Tekindor’undan Öner Erkan’ına, Engin Alkan’ından Cüneyt Türel’ine, Özge Özpirinççi’den Ünal Silver’ine…) Melis Birkan da eksik kalsaymış keşke… Neyse… Bakalım; bu güzel kadro ve ilginç konusu hatrına bir süre daha izlemeye devam edeceğim.

Behzat Ç: Bir Ankara Polisiyesi: İşte bu dizi, yeni sezonun benim için en büyük sürprizi oldu! Aslında polisiye roman okumayı çok severim (Agatha Christie’nin, Ahmet Ümit’in külliyatını hatmetmiş bulunuyorum!) ama cahilliğime verin, Emrah Serbes’i hiç tanımıyordum. Şimdi bu Türk polisiye yazarının yarattığı çatlak komiser Behzat Ç. karakteri dizi haline getirilmiş. Ve başrolünde, oyunculuğunu çok beğendiğim Erdal Beşikçioğlu oynuyor! O yüzden ilk bölümü merakla seyrettim ve Türkiye’de bu kadar iyi bir polisiye dizi yapıldığına inanamadım! Yani ne bileyim, polisiye dizi deyince Arka Sokaklar kıvamında bir şey çıkacak zannediyordum; ama adamlar yapmış abi. Çok kral, on numara bir dizi olmuş. İlk bölüm resmen sinema filmi gibiydi; normalde Türk dizisi izlerken bir yandan çekirdek çitleyen, bir yandan bilgisayarda oyun oynayan, arada bir gidip bulaşık falan yıkayıp geri dönen ben, bu kez ekrandan gözümü ayıramadım. Polislerdeki doğallığa, lan’lı-lun’lu konuşmalarına bittim! Diyaloglardaki gerçekçiliğe bayıldım; ilk bölümde rock bar’da yakalanan hapçıların sorgulandığı sahne (izleyenler hatırlayacaktır; “what kind of music do you like-Taşıyan’cıyız biz-O zaman rock barda ne işiniz vardı lan it??” muhabbeti), sonra “Biz CSI Ankara’yız” esprisi falan, her biri çok komik, çok eğlenceliydi. Erdal Beşikçioğlu her zamanki gibi harikaydı; kafadan çatlak, fakat çok zeki komiser rolünü oynamıyor da yaşıyor gibiydi. Abisi rolündeki Ege Aydan da pek sevimliydi, ikisinin kavga sahnelerine epeyce güldüm. Ayrıca Behzat Ç’nin yardımcısı Harun rolündeki Fatih Akman dikkatimi çekti: Bu çocukta iş var… Sinematürk’te bırakın bundan önceki tecrübelerini, adamın yaşı bile yazmıyor; fakat helal olsun, çok iyi oynuyor. Bir de Ankara’yı çok özlemişim beahh, bu dizi bana bunu hatırlattı… Velhasıl, izlerim ben bunu.

Evet, bu seneki Türk dizisi çizelgem işte yukarıdakiler + Ezel’den oluşuyor. Bakalım iki ay sonra toplamda 5’ten kaça düşecek? 😦

Reklamlar

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı Türk dizisi içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

8 Responses to Biraz da Türk dizisi: Yeni Sezonda Umut Vaad Edenler

  1. kimbapsushi dedi ki:

    altına imzamı atar mührümü çakarım^^
    hele az önce öyle bir geçer zaman ki’deki ohannes sahnenin üstüne:)
    deli saraylı en çok beklediklerimdendi ama ben de pek aradığımı bulamadım. melis birkan’ı kadroda görmek bile izleme isteğimi köreltmemişti halbuki.
    behzat ç. de tanıtımlarını gördüğüm anda aklıma koyduklarımdandı, ama nedense pek izlemeyi düşünmediklerimi izlerken, kesin izlerim dediklerim kaldı bir köşede.
    erdal beşikçioğlu varken güzel olduğuna eminim zaten.

    • hikaruivy dedi ki:

      @kimbapsushi: Sorma yahu, n’aaptılar Öyle bir Geçer Zaman ki’de o son sahnede?? Resmen yarım dakika kadar ağzım açık televizyona bakakaldım 😀
      Çok pis ağlıycaz gelecek hafta galiba :/

      Evet evet, Behzat Ç’ye de bir göz at bence. Özellikle polisiye sevenlerdensen kesin beğenirsin; sevmesen bile bunca birbirinin aynısı dizi arasında değişik bir tat olmuş, bir şansı hak ediyor. Öptüm şekerim ^^

  2. Chibi dedi ki:

    cuk otrumuş benim programımı da ellerine sağlık Behzat Ç. hariç zevkler bir.Çakıl Taşları’na hiç birşey demiyorum ilk bölümden beri favorim kesinlikle.Öyle Bir Geçer Zaman ki uzun zamandır izlediğim en iyi dönem dizisi olucak sanırım.Oyunculuklar küçükten büyüğüne harika.Dün akşam ki bölüm sonu şokdu resmen ama ben pek olasılık vermiyorum bence Cemile sadece aklından geçirdi bunu yani öyle umuyorum 🙂
    Deli Saraylı’yı tam gününde izleyemiyorum malum Çakıl Taşları ile çakışıyor ama tekrarlarına bakıyorum açıkçası çok sarmadı ama yine de Perran Kutman sevgim ağır bastı bakıyorum.Behzat Ç. ilk fragmanını görünce çok şey beklediklerimden de hele bir de Ankara’da geçince ama ilk bölümde benzerlerinin tekrarından öteye geçemedi parçalanmış aile babası ile anlaşamayan kız falan tekrar ve tekrar bakmıyorum bunların dışında artı Fatmagül ve Cazibe var bende ikisi de hoşuma gidiyor 😀

    • hikaruivy dedi ki:

      Teşekkür ederim Chibi’ciğim, ortak zevkleri olan dostlarla yazışmak güzel şey ^^ Aslında Behzat Ç’yi sevmemeni de anlayabiliyorum; biraz fazla maskülen, vurdulu-kırdılı bir dizi. Yani daha çok polisiye severlere hitap ediyor. Beni onda en çok çeken şey, dediğim gibi doğallığı oldu; yani mesela Arka Sokaklar’daki “hijyenik” polislerden sonra hakkaten gerçek hayattan bir kesit izliyormuşum gibi hissettim! Ayrıca ilk bölümü kendi içinde başı ve sonu olan sinema filmi gibi bir bölümdü. Ama ikinci bölümden sonra ben de biraz hayalkırıklığına uğradığımı itiraf etmeliyim; ilk bölümdeki kadar zekice kurgulanmış bir cinayet yoktu bu sefer. Neyse, gene de izlemeye devam edicem.
      Fatmagül’e ise maalesef dayanamıyorum. Yüreğim kaldırmıyor. Tecavüz edilen bir kızcağızın herkesin gözünde “kirli” muamelesi görmesi acayip sinirlerimi bozuyor. Aslında Türkiye gerçeği bu, evet. Ama dizisi bile o kadar üzücü ki, üzülmemek için düşünmemeye çalışıyorum diyebilirim 😦

  3. kimbapsushi dedi ki:

    @chibi
    yorumunu görünce yazmadan duramadım, yeni bölümün reklamını izledim, cemile gerçekten bıçaklıyor caroline’i, ben de ihtimal vermemiştim ama reklamda gayet açık:)

  4. Chibi dedi ki:

    @hikaruivy
    dediğim gibi ya beyfendinin adını hatılayamadım ama bundan önce Es-Es’de de böyle bir kızı vardı karısından boşanmış karısı başka biri ile evlenmiş falan ne bileyim tekrar ve takrar sanki 😦 Fatmagül de o sahneleri izlemedim ben açıkçası bir edebiyat uyarlaması olduğu için merak ettim bakıyorum.
    @Kimbap
    valla bıçaklamış of yaaaaaaaa 😦

  5. mavi dedi ki:

    Deli Saraylı yahu. Off offff ^^’ Çok sevdim. Bayıldım resmen. Ağlayarak izliyorum ben gülmekten çok.
    Behzat Ç.’yi izlemedim ama adamın karakteri Doktor House andırıyı deyiler. Buda demektir ki izlenir.

  6. hikaruivy dedi ki:

    @Chibi: Doğrudur canım, bütün diziler ve bütün sorunlu aileler birbirine benziyor 😀 Ama Es-Es’te çok idealist, çok janti bir amcaydı Erdal Beşikçioğlu; fakat burda bildiğin sayko olmuş. Süper rol kesiyo yaa, bayılıyorum, Erdal Beşikçioğlu rulezzz!!!

    @Mavi: Deli Saraylı’nın son bölümünde ben de epeyce duygulandım. Ama şu çapkın oğlanın iki kızı tavlama numaraları sahnelerinden fenalık geldi. Hep aynı muhabbet yahu! Artık onun olduğu sahneleri ileri sarıp öyle izliyorum 😀 Ayrıca Behzat Ç. House’u hakkaten andırıyor, aynı hazırcevaplık, aynı kimseleri takmama hali…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s