Hana Yori Dango – Kkotboda Namja: Bir post-modern Cinderella Masalı

Uzakdoğu dizilerine olan ilgim aslında son derece yeni: Ben ki, senelerdir türlü türlü anime seyrederim, özellikle soujo ve josei türlerini pek severim; anime ve mangalardan uyarlanmış Live Action filmleri, dizileri pek de izlemezdim. Bunda belki de Uzakdoğuluları pek çekici bulmamamın, animelerdeki renkli gözlü-sarışın-kumral güzel çizimlere sahip karakterleri çekik tiplerin canlandırmasına katlanamayacağımı düşünmenin etkisi yüksekti (Uzakdoğulu-severler, no offense canlarım!). Ve fakat, Japon menşeili Hana Yori Dango ve de 2009 yapımı Kore versiyonu olan Kkotboda Namja beni fecii halde ters köşe yaptı; dünyamı değiştirdi, tam bir Uzakdoğulu fetişistine dönüştürdü! Artık mysoju.com’daki 5 yıldızlı tüm doramaları ve kdramaları izlemiş, 4 yıldızlılara başlamış vaziyetteyim! İşbu yazı da hayatımdaki dönüm noktası olan bu sevimli diziye bir tribute’tür🙂

Şimdiiiiii, öncelikle konuyu kısaca özetleyelim: Esas kızımız Tsukushi Makino (Kore versiyonundaki adı Geum Jan Di), fakir bir aileden gelen, ne fazla zeki ne de güzel olan, ama sağlam karakterli bir kızcağız.  Süper elit ailelerin çocuklarının bulunduğu bir kolejde 2. sınıfta okuyor ve fazla göze batmadan sessiz sakin bir şekilde bu okuldan mezun olmak bir numaralı hedefi. Çünkü bu okul, kendilerine F4 (yani “flower four” = “çiçek dörtlüsü”) diyen, ülkenin en zengin şirketlerinin varisleri olan, birbirinden yakışıklı 4 adet öğrenci tarafından yönetilmekte (evet, tam anlamıyla yönetilmekte: çünkü bu okul F4’ün lideri Domyouji’nin dedesi tarafından kurulmuş). Ve bir şekilde bu dörtlüye yamuk yapanların cezası da canından bezdirilinceye kadar işkence görmek! İşte böyle bir ortamda sessiz sakin kendi işine bakmakta olan Makino’nun hayatı, okuldaki en yakın arkadaşı F4’ün liderinin üzerine yemek dökünce değişiyor. Kendini tutamayıp F4’ün lideri Tsukasa Domyouji’nin (Koreli ismi Goo Joon Pyo) şimşeklerini üzerine çekme pahasına arkadaşını savunan Makino, kara listeye alınıyor ve savaş başlıyor. Ama Makino öyle kolay kolay pes edecek bir kız değil. Nitekim, bütün yıldırmalara rağmen okuldan ayrılmıyor ve bu da Domyouji’nin dikkatini çekiyor. Kızcağızın üzerindeki baskıyı iyice artırıyor. En sonunda Makino’nun da canına tak ediyor, gidip F4’e ağzına geleni söylüyor! Özellikle onların baba parası yiyen zengin veletler olduklarını bir güzel yüzlerine vuruyor. Bu da yetmezmiş gibi, Domyouji’nin suratına yumruğu (Kore versiyonunda uçan tekme! Ahahah, ne gülmüştüm o sahnede :)) yapıştırıveriyor! O zamana kadar kendisine hiç karşı gelen olmadığı için Domyouji’nin feleği şaşıyor ve anında bu Jeanne D’Arc kılıklı kıza âşık oluyor! Ama Makino da F4’ün romantik prensi (kardeşimin yorumu: ne romantiği, bildiğin otistik la bu…) Rui Hanazawa’ya (Kore: Yoon Ji Ho) gönlünü kaptırmış bile… Sonra… Sonrası iyilik güzellik valla🙂 Domyouji’nin sevdiği kızı elde etmek için kendini maymun etmesi, bu arada sert dış kabuğunun altında ne kadar sevimli ve çocuksu bir kişilik olduğunun ortaya çıkması falan öyle tatlı, öyle sevimli ki, hangi kıza izletsem ilk başta nefret ettikleri bu çocuğa dizinin sonunda âşık olmuş vaziyetteydi! Ama bu kara prensimiz beyaz atlı prensin elinden sevdiği kızı almayı başarabildi mi… İşte onu söylemeyeceğim!🙂

Hana Yori Dango’ya esasen animesini izleyerek başladım. Ama animedeki korkunçççç dublaj, 1950’lerden kalma müzikler, felaket çizimler, aslında son derece eğlenceli bir konusu olan bu çizgi diziden beni derhal soğuttu maalesef… Ben de “madem öyle, bir de live action’unu deneyelim,” dedim ve Jdramayı izlemeye başladım. İzleyiş o izleyiş: Aman Allah’ım, resmen bırakamıyorum! Sabahtan akşama kadar onu seyreder oldum. Özellikle ilk sezona resmen ba-yıl-dım! (İkinci sezonu biraz bayık buldum ama, ne yalan söyleyeyim…) Sonra, “dur bakalım bir de Kore versiyonunu izleyelim…” dedim ve söylemeye gerek var mı, ona da bayıldım. Hatta benim kişisel favorim Kore versiyonu oldu. Neden mi? Şöyle efenim:

Şimdi, Kore dizileri Allah için daha kaliteli. Yani prodüksiyon, çekimler ve oyunculuklar açısından (Hoş, burda bu son iddiayı sadece Goo Joon Pyo’nun, yani Lee Min-Ho’nun Matsumata Jun’a beş basan oyunculuğu destekliyor; onun dışında hem Oguri Shun hem de Inoue Mao Koreli aktör/aktristen daha başarılılar). Ama Kore dizisinde birtakım başka artılar da vardı ki beni kendisine âşık etti. Ne mi? Tabii ki Lee Min Ho! Şu şekerliğe bakar mısınız??

Bir de şuna:

Beslenir ki buuuuuuuuuu!

Ehemmm, öhöhö, neyse… Ne diyorduk?? Kore versiyonunun artıları, evet… Elbette sadece Lee Min-Ho değil (gerçi o bile yeterdi ya…). Kdramanın senaryosu da daha tutarlı geldi bana: Mesela Geum Jan Di’nin kendi karakterine taban tabana zıt insanlarla dolu olan bu zenginler okuluna tesadüfen nasıl girdiğinin gösterilmesi hoş bir ayrıntı olmuş. Ya da Goo Joon Pyo hafızasını kaybettiğinde bu iş saçma sapan bir yerden saçma sapan bir şekilde düşerek değil de, araba kazasında Yoon Ji Hoo’yu kurtarmaya çalışırken gerçekleşmiş… (Galiba bir tek Domyouji’nin Makino’dan vazgeçme sebebi kdramadakine göre daha iyiydi: Yani çok sevdiği bir çalışanlarının kendisi yüzünden intihar ettiğini düşünüp omuzlarına yüklenen sorumluluğu ilk defa hissetmesi… Kore versiyonunda bu nokta bana biraz zorlama geldi: Yani, ne bileyim, bizim tanıdığımız Goo Joon Pyo sırf şirketin başına geçti diye Geum Jan Di’yi bir kalemde silmezdi… gibi geliyor bana, yoksa şüphen mi var?) Bunun dışında, F4’ün sahip olduğu zenginlik kdramada daha iyi yansıtılmış: O malikâne, o arabalar, o giysiler, New Caledonia’daki otel… Aman Tanrım, yazarken bile ağzımın suyu aktı! Ayrıca animeye göre son derece güzel olması gereken iki hatun, Rui Hanazawa’nın ilk aşkı Shizuka ve de Domyouji’nin ablası Tsubaki, Kore versiyonunda hakikaten taş hatunlardı. Ama Japon kızlar için aynı şeyi söyleyemiyciim maalesef… Sonra bir de Goo Joon Pyo’nun Geum Jan Di’nin dünyasına girme çabaları; evlerinde kaldığı, ailesiyle birlikte bir yatakta yattığı, turşu yapmaya yardım edip hamama gittiği sahneler acccccayip tatlıydı!!! Japon versiyonunda da böyle şeyler olsaymış tadından yenmezmiş… Son olarak, yan hikâyemiz olan Ga Eul ve So Yi Jeong aşkı da Kore dizisinde daha sevimli, daha sıcaktı. Tüm bunların üzerine bir de Kore versiyonunun defalarca dinlenesi soundtrack’ini de ekleyelim. İşte tüm bu sebepler yüzünden (üstelik Geum Jan Di rolündeki Goo Hye Sun’un abartılı mimiklerle dolu itici oyunculuğuna, ve Ji Hoo’nun Goo Joon Pyo’dan rol çalmasına rağmen!) Kkotboda Namja’yı daha çok sevdim ben.

İşte böyle… Boys Over Flowers’ın gelmiş geçmiş en sevdiğim hikâyelerden biri olmasının öyküsü budur (Ya da Uzakdoğu dramalarının dünyasına girmemin öyküsü mü demeli)… Yalnız şurası kesin: Bu eğlenceli öykü, içerdiği tüm klişelere rağmen (zengin erkek-fakir kız, aşk üçgeni, kötü kalpli zengin anne) ve belki de tam da bu yüzden (itiraf etmeli ki klişelerin de son derece çekici bir yanı vardır!) çok sıcak, çok şeker bir romantik-komedi olma potansiyeli taşıyor… Prodüksiyon kalitesi(zliği)yle bu potansiyeli fena halde batırmak mümkün olduğu kadar (Tayvan versiyonu Meteor Garden!!! İzlerken kustum, bögh!) ortaya çok güzel işler de çıkarmak mümkün: Kkotboda Namja’nın www.mysoju.com ‘da gelmiş geçmiş en sevilen drama olmasının altında yatan sebep de budur işte…

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı Jdrama, Kdrama, Uzakdoğulu aktörler/aktrisler içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Hana Yori Dango – Kkotboda Namja: Bir post-modern Cinderella Masalı için 21 cevap

  1. kimbapsushi dedi ki:

    öncelikle hoşgeldin blog alemine. uzak doğu severler olarak gün geçmiyor ki yeni bir blogla tanışmayalım. çeşitlilik arttıkça günlük blog ziyaretlerimin süresi de artıyor, şimdi yenisi eklenmiş oldu. iyi bir başlangıç yapmışsın, sanırım ilk yorum da benden oldu, bolca yaz da okuyalım diyorum.
    şimdii herhalde 27478 kez hana yori dango vs. boys over flowers yazılarına yorum yazdım, düşüncelerimi belirttim. ama en kısa haliyle önce koreyi izlediğim halde japon versiyonu benim için önce gelir. jan di’den nefret etmenin yanında ben senin aksine matsu’yu çok daha başarılı buldum domyouji rolünde. domyouji-makino kimyası ve aşkı daha inandırıcı geldi. ama kore versiyonunun prodüksüyon anlamında açık ara daha kaliteli olduğu da su götürmez bir gerçek. nitekim ikisinden de keyif aldım mı, yalan yok aldım hacı^^ ama kore daha klişeydi. bir de söz konusu olan bir jdrama ise bazı absürdlükler bilerek yapıldığından gözüme batmadı, bu biraz da mangaya daha sadık kalındığının göstergesi. aman neyse yine başlarsam durduramicim kendimi. kısa yorum makbuldür:))
    son olarak blog hayatında başarılar, artık arada ziyaretine gelirim^^

  2. hikaruivy dedi ki:

    Çok teşekkürler kimbapsushi! Evet bu blog aleminde yeniyim, daha pek çok şeyin kullanımını bilmiyorum bile… Bakalım, zamanla çözeceğiz…
    Japon versiyonunu daha çok sevmene hak veririm; Jan Di’nin iticiliği ve Domyouji-Makino kimyası bunun için başlı başına bir sebep olabilir… Ama işte bir Lee Min-Ho faktörü var ki; onun o deniz kabuğu saçları bile Kore versiyonunu baş köşeye oturtmak için bence yeterli oldu🙂
    Yukarıdaki cesaretlendirici yorumun için tekrar teşekkürler🙂 Ben de en kısa zamanda ziyaretine geleceğim, ahaha ^_^

  3. Lee dedi ki:

    Ben şu anda Çin versiyonunu izliyorum ve Kore versiyonundan daha çok sevdim Çin’i de.
    Jan Di hayatımda gördüğüm en itici, en salak kız. Yeminle diyorum, o suratındaki eblek ifade, o saç şekli, bodur boyu, yürüyüşü. Tsukushi zekiydi ve bileğinin hakkıyla girdi o okula. Peki bu? Çatıdan atlayan çocuğu tuttuğu için. Gerçeklikten bahsedersek burası da oldukça saçma. Hiçbir şekilde o boyda bir kızın, öyle bir erkeği tutup çıkarması mümkün değildir.

    Neyse ben de tam tersi Min Ho’nun oyunculuğunu beğenmiyorum. Personal Taste’de odundu. Evet şeker olabilir ama cidden oyunculuğu yok. Hele Kim Hyung Joog, anam anam diyorum o nasıl bir otistikliktir. Şu anda Playfull Kiss’de de odunmuş. Oguri Shun çok iyi bir oyuncu. Ma-Ki-No deyişi bile yeter benim. Kore versiyonunu 18. bölümde bıraktım ben. Kesmedi, kanamadı bile. İleride bir de evlenme teklif ediyormuş, arkadaşım dalga geçiyordu, çok basitti diye..

    Çin versiyonuna bakın derim. Üniversitede geçiyor ve başrolde kız inanılmaz tatlı. Mao kadar var diyebilirim🙂 Ve buradaki esas çocukta süper. İkilinin atışmaları bir harika. ^^

    Filipin versiyonu yayınlandı mı acaba? Hala bakacağım diyorum, iki tık tık yazmıyorum nete ^^

    Hikaru işte böyle, yerden yere vurdum, biliyorum ama elimde değil🙂 Birtek artısı benim için Kim Joon olmuştu. Onu beğenmiştim ama o da çok çok çok geri planda kalmıştı.

    Ve tekrardan hoşgeldin aramıza..🙂

  4. hikaruivy dedi ki:

    @Lee: Ahaha, valla doğru söze ne denir?? Jan Di benim için de Kore dizisinin en zayıf halkasıydı. Kim Hyung Joong ise tüm yakışıklılığına rağmen kötü bir oyuncu, kabul ediyorum… Ama bana Lee Min Ho kötü oyuncu dedirtemezsiniz!😀 Bence Kkotboda Namja’yı bir numaraya taşıyan isim odur, gerisi fasa fiso. Personal Preference’ın henüz bir bölümünü izlediğim için bişey diyemeyeceğim ama Lee kötü oyuncu diildir yavv…

    Çin dizisine madem iyi diyorsun, bir şans vereyim ben de. Bu arada Çin ve Tayvan dizileri derken aynı şeyden bahsetmiyoruz, değil mi?? Yani Tayvan’ın dışında bir de Çin versiyonu mu var?

  5. Lee dedi ki:

    Kötü oyuncudan çok odun rollerini seçmeyi seviyor sanırım.
    Personal Taste’de gülüyor, eğleniyor ama bir soğuk nevale duruşu var. Onu üzerinden atamadığı için bana kötü oynuyor gibi geliyor.

    Çin versiyonu da var evet. Üniversitede geçiyor 36 bölüm ama maalesef 6 bölümün Türkçesi var. Hatta İngilizce’si de yoktu sanırım, emin olamadım şimdi.

    Ama o 6 bölüm için bile izledim. Ben beğendim şahsen. Birazcık manga havası var. Japon dizileri gibi. Ama o kız, o kız çooook tatlı!🙂

    Jan di ise bir zahmet gebersin. Falçatayla her bir yerini kesmek istiyorum onun. Adını duyunca midem bulanıyor!

    • hikaruivy dedi ki:

      Tamamdır, Çin versiyonuna da bakarım. Hele manga havası varsa kesin bakarım. Hatta benim ofiste bir sürü Çinli var; onlarla birlikte izlerim belki😉

  6. kimbapsushi dedi ki:

    lee çin versiyonunu çok merak ettim şimdi tam adı nedir? bu hikayeyi çok seviyorum, hep izleyesim geloor:D
    bir de o avatarındaki benim canum won bin’im, yapma böyle şeyler yav, vicdasııızzzz lee^^
    ben yine salak geyiklerime sarmadan lee’nin görüşlerine katıldığımı söyleyip, bir kaç şey eklemek istiyorum neden “korean version sucksss” ile ilgili:D
    bence koreliler bazı şeylere karşı duyarsızdı. japon dramaları daha gerçekdışı görünür ama yüzeyde öyledir, derininde daha farklıdır.
    misal 1: jan di domuşuğu, gu jun pyo’nun sunduğu lüks şeyleri ikiletmeden kabul eder. tatile gitme, jeju adalarında gezmece, hatta jun pyo bundan uzaklaşınca f4’un kalanıyla yine yüzsüzce lüks otellerde kalır, pahalı restoranlarda ısmarlanan yemekleri ayı gibi bir oturuşta süpürür.
    japon versiyonda ise bir kere liseli veletlerin zırt pırt tatile çıkması gibi bir saçmalık yoktur. canını yidiğim makino bacı gururludur. domyouji hediye verince “ne bu topla götür” demeyi bilir, onunla lüks mekanlarda, pahalı giysilerle caka satmaz.
    misal 2: çok dikkatimi çeken bir şey ve çok sevdiğim korelilere yakıştıramamıştım. hani şu jun pyo’nun peşindeki psikopat kız var ya. japon versiyonunda o kızın yüzü gösterilmez, resimde de yoktur. uzaktan, yada arkadan görünür. ama korede yüzü görünür. bu bence o çocuğu etkileyebilecek bir şey, şimdi de ilerde de neden “çirkin” çocuk rolüne layık görüldüğünü düşünebilir. küçük bir detay ama dikkatimi çekmişti.

    bir de hikaru’yu kore versiyonunu beğendiğine pişman edicez nerdeyse ahahaha, merak etme ilk değilsin daha önce pek çok blogda bu yarış yapıldı, ben de hepsinde gidip cengaverce japon versiyonunu savundum:D

  7. Lee dedi ki:

    Meteor Shower adı.. Buradan bakabilirsiniz.
    http://www.ezgidizi.com/asyadizi/meteor-shower-1-bolum-izle
    Ama dediğim gibi 6 bölüm işte.
    Normalde dizi 36 bölüm. Ben pek beğendim, devam edildiği an, izlemeye devam edeceğim.
    İngilizce olsa da izleyeceğim🙂

    Won Bin’in oyunculuğunu çok seviyorum. Bana da yakıştı ama di mi Kimbap? Nihaha, kötü adam gülüşü =D

    2. yi çok beğendim Kimbap. cidden küçük bir ayrıntı gibi görünüyor ama öyle değil. Şimdi düşününce gayet ince bir davranış bu yahu, süper!🙂 Japon versiyonunu sevmek için bir neden daha😀

    Bir de şey dicem. Bu Kore versiyonundaki kötü çocuk, hani Japon’da Toma’nın canlandırdığı, okulda kendini belli etmeyen biri miydi? Değildi di mi? Toma tanınmamk için saçları yanına yatırıp gözlük takıyordu. İlgiyi üzerine çekmemek için.

    Bu olay Kore versiyonunda nasıl olmuştu, tam hatırtlayamadım, sizden cevapları bekliyorum🙂

  8. kimbapsushi dedi ki:

    ne 36’sı diziyi sonunda wiki’de buldum. 36 bölüm ama ilk sezon sadece! yine 36 bölümlük 2. sezonu da var, ohannness:D baya sevilmiş zannımca, haksız değilsin merak ettim ben de şimdi. baktığım link de bu:

    http://wiki.d-addicts.com/Liu_Xing_Yu

    won bin=yetenek+güzellik canımın içi o benim, en çok da her role atlamamasını seviyorum, kalite adam:D benim de başka ortamlarda avatarımdır kendisi:)

    hikaru belki daha iyi hatırlar, ben japon versiyonunu milyon kez izlediğimden aklım hep ona gidiyor ama kore versiyonunda da çocuk okulda tipini değiştiren biriydi diye hatırlıyorum. hatta japonda bir kez makino böyle açık fotolar çekmek isteyen birilerinin eline düşüyordu da rui kurtarıyordu ya, korede o çocuk kurtarıyordu. bak aklıma koredeki bir saçmalık daha geldi, o çocuk da haminne tipli jan di’ye hemen abayı yakıyordu. pehhh.

  9. kimbapsushi dedi ki:

    bir şeye kafayı takınca bulmadan rahat edemem, yine aynısı oldu. 6 bölümse başlamıcaktım hiç ama mysojuda ilk sezonun tamamı varmış, tabi ingilizce.
    ilgilenenlere:
    http://www.mysoju.com/lets-go-watch-meteor-shower/

  10. hikaruivy dedi ki:

    Oh my God oh my God, yetişemedim yorumlara!🙂 Ama böyle süper, siz takılın🙂

    Öncelikle Kimbapsushi’nin dediği gibi Kore versiyonunda sapık heriflerin elinden o çocuk kurtarıyordu Jan Di’yi. Hatta adı da Ha Je. Kimse soyadını bilmiyor, kendini gizliyordu çünkü. Ve evet, aynen Japon versiyonunda olduğu gibi tipini değiştiriyordu okulda. İşte sonra Jan Di’yle arkadaş oluyorlar, sonra gene kırmızı kart oyunu, en sonunda da Jan Di’yle birlikte fotoğraf çekimi falan filan, Japon’dakinin aynısı. Ama ben de Japon’dakinin sonunu hatırlayamadım bu sefer: Domyouji, Makino’yu kurtarmak için 5 kişiden dayak yemiş miydi?? Sanki o dayak yeme kısmını Sakura’dan Makino’yu kurtarmaya çalışırken olmuş gibi hatırlıyorum (dizinin taa en başlarında).

    Bu arada ağzım açık kalarak bir şey daha diyeceğim: Yoksa Japon’daki intikam almaya çalışan çocuk IKUTA TOMA mıydı??!! Aman Tanrım, ben bunu nasıl kaçırırım?? (Gerçi o zamanlar Hana Kimi’yi izlememiştim, İkuta fetişisti olmamıştım ama olsun…) Şimdi deliler gibi o bölümleri tekrar bulmaya çalışıyorum🙂

    Bu arada kimbapsushi’nin dediği şey benim de dikkatimi çekmişti: Kore dizisinde küçük kız çocuğunu çirkin diye gösterdikleri zaman içim acıdı resmen. Hatta anne-babasına da kızdım çocuğunuzu niye bu rolde oynattınız diye. (Gerçi onlar oynatmasa oynatacak başkaları bulunur…) Artık yapımcı, yönetmen, her kimse sorumlu, o kızcağız gösterilmemeliydi. Japon’lardaki hassasiyeti yakalayamamışlar maalesef…

    Son olarak, Woo Bin benim de favorilerimden🙂 BOF’da geri planda kalmasına üzülmüştüm çocukcağızın, çünkü çok sevimli şeker bişi… Ama zaten ordan gelecek üne şöhrete fazla ihtiyacı yokmuş…

    Yalnız şu Meteor Shower’a bakıyorum da… O nasıl Lui abicim?!! Bildiğin çirkin lan bu, nerde Oguri Shun’un karizması, nerde Kim Hyun Joong’un kız güzelliği?? Hehehe🙂 Bu arada Meteor Garden’la Meteor Shower’ı aynı zannediyordum; iki tane farklı dizi olduklarını anlamak iyi oldu. Teşekkürler Lee, Kimbapsushi!😉

  11. kimbapsushi dedi ki:

    sen blogu bana devret hikaru, bugün yine yorum canavarlığım tuttu. arada gelir böyle, yakında sakinleşirim ahahha

    açıklama için hemen geldim. japonda kötü çocuk yani bizim toma tamamen domyouji’nin amerika macerası sırasında ortaya çıkar ve o gelmeden kaybolur. ben de 92823 izleyişimin 185.sinde falan Toma olduğunu fark etmiştim😀
    2. sezonun ilk bölümü yanlış hatırlamıyorsam, zaten Makino Amerika’ya geldikten sonra flashback olarak verilmişti, yani “Domyouji’siz Makino neler yaptı” hesaabı. toma’nın amacı domyouji’yi amerikadan getirmekti ama planı yatmıştı, makino başkasının yardımıyla kurtulmuştu. yardım eden de galiba domyoujinin ablasıydı.
    küçük bir yanlış anlamayı da düzeltiim, woo bin’den değil won bin’den bahsediyorduk. isimler çok benzer tabi, resim de bit kadar olunca anlamamış olman normal. benim hemen tanımamın sebebi bilgisayarımda won bin adlı bir klasör içinde bin kez baktığım milyon tane foto olmasından kaynaklanıyurr:)sıkça masaüstümü süslerler^^

    bu arada ben gevezeyim biraz da, yazıları da kısa kesemem. kusura bakma:D

  12. hikaruivy dedi ki:

    Haha, hakkaten Won Bin’miş. Karışıklık için pardon! Ben tanımıyordum Won Bin’i… Ama o da hakkaten hoşmuş yani, tam bir “eye candy”! Autumn Tale güzel dizi diyorsanız sırf bu abinin hatrına izleyebilirim.

    Ayrıca kimbapsushi, rica ederim tatlım, buyur blogumu tepe tepe kullan🙂 Ne kadar yazı yazılırsa o kadar seviniyorum.

  13. Lee dedi ki:

    Oha 2. sezonda mı varmış.
    Ben okuduğum yorumlarda 6 bölümden sonra İngilizce’de yok kısımlarını görünce rafa kaldırmıştım. Hiç bakmayınca da 2. sezon bile çekmişler aha😀

    72 bölüm vayy bee, Hikaru Rui konusunda katılıyorum ama burada Kim Bum’un oynadığı roldeki çocuk süper. Böyle artist artist takılmalar aha, hele Domyouji rolündeki ayrı bir denyo. Kızımız da Makino gibi akıllı.

    Şöyle bir örnek vereyim.. Sınav olacak ve kızımız beni asla geçemezsin diyor. Bu çocukta ders çalııyor ama nafile. En son arkadaşlarının yardımı ile kameralı kalemle giriyor sınava aha🙂

    Bir de flash disk’ten sunumunu çalıyor kızın. Sonra sunum bittiğinde kız onu soru yağmuruna tutup mors ediyor. Bu kısımları ben çok sevmiştim🙂

    Bilhassa o kız Jan Di’den sonra ilaç gibi geldi. 72 bölüm maşallah, Kimbap bu arada teşekkür ederim linkler için, bugün birkaç bölüm daha izleyeyim. ^^

    BOF’ta da ben en çok Woo Bin’i sevmiştim. Won Bin’i de seviyorum, bana her yol Seul😀

  14. mavi dedi ki:

    Uzatmayacağım😀
    Benim içinde Hana yori dango ve Ma-ki-ni ile Doumyouji aşkı önce gelir. Rui bile odunsam odunum ama karizmayım dedi bu dizide. Ancak Bof’taki ikinci eleman ki bence derindondurucu şaka gibiydi. Sustu durdu dizi boyu bide malak malak o kıza baktı. Bide o kıza ya. Ablak surat. Getirin Makinomu yaaaa sevicem^^’

  15. besra dedi ki:

    Öncelikle Bof için söylediklerine yüzde yüz katılıyorum, Bof Hana Yori Dango’ya beş basar. Benim içinde Bof önce gelir en büyük etken LeeMinHo faktörü goo jun pyo’yu onun kadar kimse güzel oynayamazdı çokta iyi bir
    oyuncu olduğuna inananıyorum dizi herşeyiyle güzeldi benim için unutulmaz bir diziydi
    dizinin tek eksiği geum jandi karekteriydi Hana Yori Dango’yu izleyince matsumoto jun MinHo’nun yanında çok sönük kalıyor .Her zaman tercihim bof ..

    • hikaruivy dedi ki:

      @besra: yaşasın, bir bof’cu daha buldum😀 genelde herkes hyd’ci. evet, dizinin zayıf halkası geum jan di, ama o bile lee min ho’nun varlığı sayesinde görmezden gelinebilir😀😀

  16. Besra dedi ki:

    Yanlız benim burda BOF yorumum sönük kalmış benim Kore dramalarına vede LeeMinHo’ya tutkun olmamı sağlayan efsane dizim BOF’un gönlümdeki yeri ayrı😀

    • hikaruivy dedi ki:

      @besra: yoo, bence sönük kalmamıştı ama sen bi daha vurgulamak istediysen o başka😀 evet BOF bizi min ho’yla tanıştıran dizi olması yönüyle bütün eksikliklerini kapatıyor. tekrarlarını en çok izlediğim kore dizisi olma ünvanını da elinde tutuyor!🙂🙂

  17. besra dedi ki:

    Benimde benimde😀 okuduğumda sanki sönük kalmıştı yoksa BOF’la ilgili yazılarım çok uzun olmuştur senin blog’una ilk yazımdı ondan iyiki görüp yazmışım yoksa hikaruivy’inin renkli dünyasını bilmeyecektim büyük kayıp olurdu😀

    • elif ekşi dedi ki:

      çok güüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüzzzzzzzzzzzzzzzzzeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeellllllllllllllllllllllllllll ben de sizin gibi çok beyendim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s