Tayland’dan üç romantik komedi

Kore’den, Japonya’dan çok bahsettik; biraz da Tayland semalarına uzanalım: Bu Tayland var ya, çok acayip bir ülke sevgili arkadaşlar. Şimdi aslında bunu diyorum ama hakkında çok da bir şey bildiğimi zannetmeyin. Bildiklerim şunlardan ibaret: Bir defa, kulağa çok garip gelen bir dilleri var (hatta ses tonları bile bi garip oluyo bu adamların… Bakın dikkat edin; Çince, hatta Korece falan da insana başta bir tuhaf gelir, ama ben bu Taylandlılar kadar iğrenç ses tonu olan erkekleri başka hiçbir ülkede görmedim! Adamlar konuşmuyor, resmen miyavlıyor yahu! Artık özellikle seslerini bozarak konuştuklarını falan düşünüyorum, bir ırkın bütün erkeklerinin ses tonu iğrenç olamaz, olmamalı!…) Sonra, çok tatlı, resim gibi bir alfabeleri vardır, şu güzelliğe bakar mısınız: “มีใครรับสอนฟิสิกส์ ม.ปลายมั้ยค้าบ มีคนอยากเรียนน” (bu arada bu yazıyı arkadaşımın facebook status’undan çarptım, google translate’e göre fizik öğretmek istiyomuş galiba :P :P) Hintlilerin de buna benzer bir alfabeleri vardır, pek severim… Neyse, Tayland diyorduk: Bir de acayip tuhaf isimleri vardır: Benim Taylandlı bir arkadaşımın tam adı “Prempreedee Kitirattrakarn” mesela. Nasıl telafuz edildiği hakkında hiçbir fikrim yok! :S Zaten çocuk kendine “Guide” (rehber) dedirtiyor. Niye diğer Uzak Doğulular gibi normal bir Amerikan ismi seçmemiş, bunu da bilemiyorum… Gerçi bunu tüm Taylandlılar yapıyor; bir başka Tay arkadaşımın adı ise “Joke” (şaka) idi. Şaka mısınız olum siz?? Neyse… Bunun dışında Thai food’un ABD’de çok popüler olduğunu söyleyeyim: Ayrıca bence de, Tay mutfağı (bol miktarda bambu ve hindistan cevizi içeriyor olup et yemeklerinin bile hafif tatlımsı bir sosta geldiğini hesaba katmazsak) Uzak Doğu mutfakları arasında en güzellerinden biridir… Ve nihayet, dünyanın en güzel travestilerinin Tayland’dan çıktığını da hepimiz biliyoruz :) :)

İşte Tayland, hakkında bildiklerim bu kadarcıktan ibaret olan bir ülkeydi. Biraz da fakir, geri kalmış, küçük kızların fuhşa zorlandığı bir ülke olduğuna dair bir imaj vardı kafamda… Ama Tayland sinemasından ard arda üç film seyrettim ve üçünü de çok sevdim. Sinema endüstrisi hiç de fena değilmiş, bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Benim gibi bu ülkeye karşı önyargılı olanlarınız varsa diye de böyle topluca bir yazı yazıp hepsinden azıcık bahsedeyim, sizi de izlemek üzere heveslendireyim diye düşündüm. İşte size, bu üç şirin filmin kısa kısa tanıtımları:

First Love (A Little Thing Called Love): Çok ama çok nahif bir filmdi bu: Ortaokul öğrencisi, sıradan bir kızcağızın okulun taş oğlanına olan aşkını anlatıyordu. Öyle şeker sahneleri vardı ki, Kimi ni Todoke izler gibi yüzümde bir sırıtmayla ve “awwww!” diye sesler çıkararak izlemiştim. Mesela mı: Mesela, çocuk ismini biliyor diye kızın o kadar mutlu olması ki zıp zıp zıplaması… Yıldızları parmağıyla birleştirip isminin baş harflerini yazarsa onun kendisine âşık olacağına inanması… Güzelleşme çabaları içerisine girip bütün cildini mango gibi bir şeyle kaplaması ve yüzünün sarı renk alması (Esas oğlancağız “n’oldu, sarılık mı oldun?” diye endişelenmişti :D) Bu ve bunun gibi pek şeker enstantaneler vardı film boyunca. Ergen bir kızcağızın âşık olunca yaptığı şeyler şeker değil de nedir zaten? Ehu :D

Sonra müthiş bir sürpriz vardı filmde. Doğrusu bunu ummamıştım. Elbette ne olduğunu söyleyip seyir zevkinizin içine etmeyeceğim ama bana şu lafı anımsattığını söylemeden geçemem: “Aşk, zamanlama sanatıdır…” Doğru insanı bulsan bile, doğru zamanı yakalayamamak güzelim bir aşkı elinden kaçırmana neden olabiliyor maalesef…

Filmde benim aklıma yatmayan bir tek şey oldu, o da şu: Kız bildiğin Hintli’yken bir senede beyaz, Çinli bir hatuna dönüştü ayol!… N’aptılar, nasıl yaptılar, kızı akşamdan çamaşır suyuna mı bastılar, vallahi çözemedim… Aranızda var mı öyle ergenlik bitiminde rengi açılan biri?? Ben hiç böyle bir şeye rastlamamıştım :P

Neyse efenim, sözü daha fazla uzatmıyorum. Ben bu filmin tanıtımını Koredelisi çingumdan okumuştum zamanında, ama o linki veremiyorum maalesef (böhü :( ) Sizi mydestiny, lee ve winpohu‘ya yönlendiriyorum, güle güle okuyun ^^

Bangkok Traffic Love Story: Bu film için aklımdaki tek tanım “çok sıradan, ama çok tatlı bir aşk hikâyesi” olduğudur sanırım: Esas kızımız bir kaza sonucu karşılaştığı (hatta nerdeyse kafasına araba aynası uçurduğu!) esas oğlanımızın yakışıklılığına vurulur, onu görmek için türlü dolaplar çevirir, oğlan da kıza karşı boş değildir, birlikte zaman geçirirler ve birbirlerine karşı duyguları gelişir… Bu arada kızın acayip çatlak ailesi, erkek delisi yakın kız arkadaşı, ve elbette Bangkok’un metrosundan tutun da motosikletli kuryelerine kadar tüm ulaşım hattı da hikâyemize arka fon oluşturur… (Bu arada söylemeden geçemeyeceğim, bu motosikletli insan taşımacılarına bittim! Trafikten kurtulmak için süper bir çözüm! Ama arkalarına binerken muhakkak dizlik takmak lâzım! :D :D)

Filmin en çarpıcı yanı araya serpiştirilmiş ince esprilerdi heralde: Zaten daha ilk sahneden en yakın arkadaşının düğününde gelinliğe kusan, sonra da gidip balayı yatağına yatan esas kız beni benden aldı! :D :D (Başroldeki aktisimiz çok şirin bişeydi zaten, “kawaiiii! kyeopta!” demek istiyorum kendisine :P :D) Sonracığıma skinny jeans giyen çocuk ve onun motosiklet + kavga maceraları beni ekran başında kıkır kıkır güldürdü :D Olum, o daracık kotla bacağını bile kaldıramıyorsun, yazık değil mi zavallı vücuduna? Bak ileride çocuğun olmaz yav, cık cık… Aile bireylerinin izlediği inanılmaz derecede dandik TV dizisinden de bahsetmeden geçmeyeyim; bizim Flash TV dizileri bile bundan bir gömlek yukarıdadır, o kadar diyorum! :D Nihayet, McBright kuyruklu yıldızı ile romantik komedimizin romantizm ayağı tamamlanmış oldu ;)

Benden filme dair söylenecekler bu kadar; ama daha ayrıntılı okumak isteyenleri Tayland sinemasının iki üstadı Sermin‘e ve Lee‘ye davet ediyorum.

Hello Stranger: Bir filme ismi ancak bu kadar cuk oturabilir! Filmimiz, Kore’de tanışan iki Taylandlı hemşeriyi anlatıyor. Hemşeri hemşeriyi gurbette… ehem, severmiş derler. Burda da iki Taylandlı anadillerinde konuşan yol arkadaşı bulmanın sevinciyle birlikte takılmaya başlıyorlar ve zamanla yol arkadaşlığı aşka dönüşüyor… Ama birbirlerine en baştan bir söz vermişler bile: İkisi de birbiri için yalnızca “stranger” olarak kalacaklar. Birbirlerine isim söylemek bile yasak! Hatta o yüzden biz seyirciler de ikilinin ismini film boyunca öğrenemiyoruz…

İki yerde kahkaha attım: Çocuğun köpek etini afiyetle mideye indirme sahnesi, ve motosiklette kızın uyuyup kalma ve çocuğun şeyini avuçlama sahnesi! Ayrıca başroldeki elemanın mimiklerine bittim. Hiç yakışıklı değildi ama acayip komik ve şirin bir tipti. Filmin ik başlarında bu şebek oğlanın, Kdrama hastası olan ve bu tutkusu sebebiyle Coffee Prince’in cafesinden tut Winter Sonata’nın heykellerine kadar her yeri ziyaret eden esas kızımızla dalga geçme sahnelerine kıkır kıkır güldüm :) Zaten tüm film Kdrama tadındaydı. Kore’de geçiyor olmasının da etkisi olabilir tabii, bilemiyorum. Bu filme dair detaylı anlatımları ise Akira‘dan ve Sermin‘den okuyabilirsiniz.

Tayland semalarında şimdiden iyi eğlenceler dilerim! ;) ^^

About these ads

About hikaruivy

a big fan of shoujo animes/jdramas/kdramas loves to eat, write, read and watch!
Bu yazı sinema, Uzak Doğu içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Tayland’dan üç romantik komedi için 30 cevap

  1. sizo-mizo dedi ki:

    Bangkok Love Story’i izlemiş, sevmiştim.. şimdi okuyunca diğerlerini de merak ettim.. en kısa zamanda seyredeceğim.. :)

  2. mydestiny dedi ki:

    Hello Stranger ve Bangkok Traffic Love Story filmlerini hala izleyemedim ben T-T Fırsat bulamadım. First Love çok güzeldi. Bana Tayland sinemasında güzel şeyler olduğunu gösteren filmdir. Ayrıca Lee tavsiyesidir, teşekkürler çingu :P

    Filmdeki renk değişim olayına pek takılmadım ben. Çünküü benim kardeşimde çok esmerdi ve mucizevi bir şekilde rengi gittikçe açıldı :D Sonradan sonraya kendini beyaz yaptın diye takılıyoruz ona. Aslında filmde kızın güzelleşme sürecini ergenliğe bağlayarak iyi yaptılar öyle çok ani bir değişim olmadı, yavaş yavaş güzelleşti. Tatlı bir filmdi ve söylemediğin “müthiş sürpriz” çok güzeldi:)

    Diğer iki filmi daha da merak ettim, izlemeliyim yakın zamanda:) Ellerine sağlık çingu^^

  3. Besra dedi ki:

    Bangkok Traffic Love Story: işte bu filim benim ilk üçümdedir bayılıyorum 3 defa izledim aynı zevki aldım yine bıkmadan izlerim her şeyiyle bu kadarmı güzel şekrmi şeker bir filim :D Taylang hakkında tek sevmediğim dilleri abi one öyle berbat sanki hepsi aynı ses tonuna sahip :D alfabesini bende severim dizileride fena değildir ben bir iki tane izledim beyendim :D diğer tanıttığın 2 filim listeye alınmıştır :) teşekkürler :)

  4. Novella dedi ki:

    yazının girişine bayıldım :) dilleri konusunda sana aynen katılıyorum. bof’un tayland versiyonunu izlemeye kalkışmıştım da birinci bölümü bile bitirmeden bırakmıştım bu miyavlamalar yüzünden :)
    bu filmleri de izleyebileceğimi sanmıyorum ama aklımda bulunsunlar. ellerine sağlık

  5. hikaruivy dedi ki:

    @sizo-mizo: pişman olmazsın canım, o kadar diyeyim :)

    @mydestiny: vayyy, demek böyle şeyler olabiliyor… tamam o zaman, bu konuya fazla takılmayayım ben de :) bu değişimi yaşayan insanların durumuna “michael jackson sendromu” adını takıyorum, tıp dünyasına bir armağanım olsun :P ayrıca evet, güzelleşmenin ani olmayıp ergenliğe bağlı olması çok yerinde olmuş; aynı dönüşümü yaşamış bir insan olarak bu yavaş gelişimi ben de çok sevdim…

    @besra: bak ben hiçbir tayland dizisini izlemedim. ama bu filmler beklediğimden iyi çıkınca o korkunç dile rağmen dizilerine de bir şans verilebilir diye düşünmeye başladım. yorumun için teşekkürler canım ^^

    @novella: hoşgeldin çiçeği burnunda blogcumuz ^^ sen yine de baştan izlemiycem diye kestirip atma; bu uzak doğu dünyası çok fecii bir şey; insanı hiç yapmam dediği şeyleri yapmaya sürüklüyor! :D :D

  6. kimbapsushi dedi ki:

    Bütün bu filmleri bana da Sermin tavsiye etmiştir, sayesinde Tayland’da ne kadar güzel filmler yapıldığından haberdar oldum. Üzerine ben de ayrıca bazı filmler izledim Tayland’dan ama sanırım en bahsetmeye değer bunlardı.
    First Love’ı ne yazık ki hala izleyemedim ama Bangkok’u geçen yıl Astrea ile gülmekten kırılarak izlemiştik. Aynı şekilde bu yıl Sermin’in de katılımıyla Hello Stranger’ı izledik, bu yüzden benim açımdan ayrı yere sahipler. Sermin 2. baskı izlediğine göre gerçekten izlenesi bir film.
    Ben sanırım en çok Tayland’lıların absürd esprilerini seviyorum. Bazen bizim tarzımıza çok yakın geliyor, hatta benziyor oluşumuza şaşırıyorum.
    Bangkok başlı başına komediydi. Tam da senin dediğin skinny jeanli kertenkele bacağın sahnelerine dakikalarca güldüm, hatta videoyu durdurduğumuzu hatırlıyorum.
    Hello Stranger da eğlenceli sahnelerle doluydu ama en çok başroldeki elemanı sevdim ben. İzlerken sürekli “Ya bu çocuk benim kankam olsun” diye ağladım durdum.
    First Love’ı en kısa zamanda izleyeceğim artık, sanırım bir ben kaldım.
    Eline sağlık son olarak :D

  7. Lee dedi ki:

    Tayland cidden açılmamış bir hazine gibi, romantik komedilerin altından oldukça iyi kalkıyorlar. Hatta Asya’nın en iyi romantik komedileri bu ülkeden çıkıyor bence. Hep derim, Bangkok benim izlediğim en güzel romantik komedilerinden biri. filmin samimi havasının içine anında girmiş ve bitene kadar çıkmamıştım. 3 kere izledim ve sıkılmadan bir daha izleyebilirim :)

    First Love’ın müzikleri çok hoştu. Günlerden bahseden şarkıyı hala açar aça dinlerim. Hello Stranger’ı bloguma yazmadım ama onu da severek izlemiştim. Ta eskiden beri Bangkok’u insanlara tavsiye ediyorum, “doğru” bir şekilde de tavsiye etmeye devam edeceğim :)

    Bu güzel yazı için ellerine sağlık çingu :)

  8. La Fea dedi ki:

    3 filmi de izledim. İkisini Serminin birini de Lee’nin önerisiyle seyrettim sanırım. Özellikle first love çok sevimli, çok gerçek bir hikayeydi. Sırada bir öneri daha var bekleyen bak aklıma geldi indirmedim hala. Taylandlıllar bir de Korelilerden sonra en güzel Uzakdoğu hallkı bence. Yani dizi ve filmlerde gördüklerimiz için konuşuyorum tabii :) Ellerine sağlık Hikarucum.

  9. Bu filmlerin üçünü de izledim..Başka Tayland Filmi ararken burayı buldum..
    Üç filmi de severek izlemiştim…fakat en sevdiğim first love oldu..Hatta bir kaç kişiye de izlettim ve izlettiğim kişilerin hepsi de çok beğendi..Başka böyle film var mı diye film de istediler..
    Ayrıca first love’ın müzikleri de çok güzeldi.Arada açar açar dinlerim.

  10. masalevi dedi ki:

    Taylan dizi filmlerini henüz keşfetmedim, sanırım kabul etmesem de bi önyargım va onlara (Çin filmlerinden kalma Jackie Chan önyargısı bu sanırım:) ) ama tavsiye ettiğin filmleri izleyeceğim, her şeyin bi ilki vardır ama dimi :)

  11. hikaruivy dedi ki:

    @kimbapsushi: Aynen öyle canım, absürt komedi anlayışlarını ben de seviyorum. Bangkok Traffic’te bu çok ön plandaydı; Hello Stranger’da da vardı. First Love ise absürt olmaktan ziyade biraz daha şeker-eğlenceli tarzda. Ama bir Kimi Ni Todoke-sever olarak ben bu filmi de çok seveceğini düşünüyorum. Ayrıca feci halde katılıyorum; Hello Stranger’daki eleman tam kanka olmalıktı! :D :D

    @Lee: Ben de sayenizde keşfettim Tayland’ı; yoksa hâlâ burun kıvırıyor olacaktım… Gerçekten de romantik komedide başlı başına bir ekolmüş bu ülke. Blogunda anlattığın için teşekkürler çingu. ^^

    @La Fea: Bu Taylandlıları ben bir türlü çözemedim çingucum: Bazıları acayip güzel oluyor; bazıları ise Hintli, Malezyalı gibi bir değişik oluyorlar. Sanırım ülkede birkaç ırk var. Neyse, daha geçenlerde yeni bir Taylandlı arkadaş yaptım kendime; onunla samimiyeti ilerletince öğrendiklerimi sizle de paylaşırım :D :D

    @Gülsevim: Öyleyse hoşgeldin! :D Başka film tavsiyesi için seni hemen sermin’e yolluyorum sevgili Gülsevim; ben izlemedim ama sermin övüyorsa bu film de güzel demektir ;) Buyrunuz link’İ: http://serminece.wordpress.com/2011/08/12/me-myself/

    @masalevi: Evet canım, ne de olsa Uzak Doğu âleminde önyargılarımızı bir bir kırıyoruz :D Bence şirin-romantik tercih edersen First Love, absürt-komik tercih edersen Bangkok’la başla.

  12. makinosev dedi ki:

    yehhuuu film özürlüsü biri olarak, sermin ve lee sayesinde 3’te 2 tutturdum :D son iki filmi seyrettim ben demeye getiriyorum :D her zamanki gibi EN eğlenceli şekiliyle yazmışsın :D :D

    Bangkok Traffic Love Storydeki kıza ben de bayıldım, burnuda kpop gruplarındaki çocukların estetikle yapmaya çalıştığı ama başaramadığı bir ufaklıktaydı :) kız trip attıkça o ufak burnu daha bir şirin gözüküyordu :) ( millet filmi anlatsın sen makino git burundan mevzuya gir cırt cırt !!! )
    ilk filmi de ben de mydestiny, lee ve winpohu’dan okumuştum ama neremle okuduysam dizi sanıyordum ben onu :D şimdi rahatladım, o sesi 16 bölüm çekemem, bir seferde izleyip atlatmam lazım :D en yakın zamanda izleyeceğim inşallah :)

    • hikaruivy dedi ki:

      @makino: aferin sanaaa! :D :D :D bangkok’taki kıza ben de bayılıyorum, aşırı derecede şeker bişey, adnan hoca olsa “kedi canını senin” derdi! :D :D burnunun estetiksiz olduğu konusundaki yorumuna güveniyorum, sen bu işlerden anlarsın ;) ilk filmi de izle mutlaka; bak bu kadar koresever yanılıyor olamaz! :D

      • makinosev dedi ki:

        İzledim geldim, bugun evdeydim, bayram günü olmasına rağmen ev sakindi, bende hemen bu filmi açtım :D ilk aşk konusu bu kadar tatlı işlenebilirdi :) ergenlik dönemine ait her türlü saflık vardı :) bu arada o esas oğlan neydi öyle, ameriken dizilerinde öyle beyazlık yok :D kızı da her renkte gördük kahve-sarı-beyaz :D :D son kısımda artık buğday tenli olmaya karar vermişti :D
        neyse çok uzatmayayım zaten en son izleyen benim, cevap vermeye üşenirsen yadırgamam ahahha :D :D :D iyi baryamlar :D

      • hikaruivy dedi ki:

        @makinosev: iyi etmişsin canım, rica ederim ne üşenmesi yau? cidden çok şirin filmdi, di mi ama? ahah, kızı her renkte gördük, güzel tespit! :D :D esas oğlansa yine bir melez; yanılmıyorsam alman-thai melezi. eh, her uzak doğulu melezi gibi de taş :D :D

      • makinosev dedi ki:

        doğru hatırlıyorsun seni seniiiğ :D alman-çin meleziymiş, beyaz teninden alman babası sorumlu :D bir de abisi mi ne varmış, Bangkok Traffic Love Story’de figuranlık yapmış :) ama bizi oğlan daha yakışıklı tabiside :) filmde güzeldi diye lafı tekrar filme bağlayayım ben :D :D

  13. svglgnlk dedi ki:

    First Love’ın konusunu sevdim ^^ Öneri için teşekkürler hemen başlıyorum izlemeye ( video bi dolsa:D) Tayland filmlerinden ilk filmim olcak hadi hayırlısı ^^
    ~meli

    • svglgnlk dedi ki:

      Off ya süper filmdi First Love bir elimde mendil ağlaya ağlaya izlerdim sonlarda ^^ Ayyy sonu çok tatlıydııı… Cidden öneri için çok teşekkürler…
      ~meli

      • hikaruivy dedi ki:

        @meli: beğendiğine çok sevindim canım ^^ çirkin ördek yavrusu hikâyesine yeni bir boyut getirdikleri için taylandlıları ayakta alkışlıyorum :) allah herkese bir shone nasip etsin, aminnn! :D :D

  14. koredelisi dedi ki:

    Tayland hakkındaki ön bilgilere bittim ahah:D Cidden ya bu ülkedeki bütün erkeklerin mi sesi cılız..O kadar tiz bir sesleri varki pöff. Ama yinde tatlı çocuksu bir havaları var, ilginç insanlar…

    İçlerinden sadece Hello Stranger’ı izlemedim. Heryerde karşıma çıkıyor ama bir türlü izlemek nasip olmadı, halbuki farklı bir konusu var O_o Neyi bekeldiğimi bende bilmiyorum gerçekten:D İzlediğim an tekrar dönüş yapıcam buraya;)

  15. Sophie dedi ki:

    Hep aklımda yer alan ama bir türlü fırsat bulup başına oturamadığım bu 3 filmi sonunda izlemiş bulunmaktayım. Açıkcası Taycayla ilk defa karşılaştım, insanlarıyla da! Hakkaten o erkeklerin ses tonu niye öyle ya :) Güzelim çocuklar konuştukça keşke konuşmasa diye içinde geçiriyorsun.. Androjen hormonlarında mı bir sorun var ses tellerinde mii anlam veremedim.. Ama tip olarak geçer not aldılar benden; hem kızları hem erkekleri..
    Filmlere gelecek olursak -haliyle- valla her biri ayrı güzeldi hakkaten! Ben de senin yazdığın sırayla izledim filmleri. İyi ki de öyle izlemişim. Bence puan sıralaması açısından da o şekildeydi. Ama burun farkıyla :)
    İlk filmimizi ve eksikliklerini güzel özetlemişsin unnican. O nasıl bir mutasyondu yaa?! Kızın rengi gitgide açıldı, vitiligo oldu ama tüm vücutta! Rahmetli micheal gibi mübarek :) Çocuk da ne çocukmuş abi! Yok böyle bir erkek bence, kız o kadar çirkin olacak da erkek gidip aşık olacak! bayağı bir düşük olasılık erkekler açısıdnan bakarsak bence..
    2. filmde de kız baskın taraftı yahu! Oğlanlar çok utangaç, kızlar cesur..
    3. film bence en güzeliydi nedense, ama sonunun öyle olmasını beklemiyordum..
    Hepsinde “yıllar sonra” konsepti olması da ilginçti.. Kim kimi kaç yıl beklemiş, yalan dünya!(gizli reklam gibi oldu yau)
    Bu arada hepsinden sonra aynı tepkiyi verdim: Biri bu romantik komedileri yasaklamalııı!!Kanımca bu konudaki beklentileri çok artırıyor ve bu filmlere kendini kaptıran kızların(!kim acaba!) gerçek aşkı bekleme ve evde kalma risk olasılığını yükseltiyor :) görücü candır! :D

    • hikaruivy dedi ki:

      @Sophie: Vuuu, tebrikler dongsaeng! Bence adamların konuşma şekli öyle; yoksa hormonlarında falan bi bozukluk olduğunu sanmıyorum :P :D

      İlk filmdeki kız vitiligo olabilirdi bak, iyi tespit :) Kızın ilk haline esas oğlanın aşık olması bence de pek gerçekçi diildi :/ Ayrıca kızların baskın taraf olduğunu da iyi gözlemlemişsin şekerim. Acaba gerçekte de öyle mi yapmak lazım, hıı? :P “Yıllar sonra” konsepti sadece Tayland değil, Kore dizi ve filmlerinde de sıkça karşımıza çıkıyor. Bence de saçma bir durum; ama işte “bizimki öyle büyük bir aşktı ki, yıllara meydan okudu!” gibisinden bi anlam var galiba..

      Ahahah, sen de sonunda bu düşünceye geldin demek! :D Dur kuzum, yapma, sen daha çok gençsin! :D Otuza kadar bekle bence, sonra görücü işini düşünmeye başlarsın, hem sen küçük gösteriyosun zaten, otuzda yirmi beş diye yuttururuz seni :P :D :D

  16. masalevi dedi ki:

    yaa aylar önce bu filmleri izleyeceğim demişim sana, izlemek anca nasip oldu :) first love ve hello stranger’ı izledim, işin aslı first love biraz ağır bastı :) baş roldeki oğlanın taş olmasından mıdır nedir filmi iki kez izledim üstüste :) HS da da winter sonata’nın çekildiği yerlere gitmeleri beni mahvetti yaa, bu bizim hayalimizdi (kardeşimle) :( 2006 yılından beri o uzuuun ağaçlıklı yoldan geçmek, yoo jin ve joon sang heykellerine sarılmak rüyalarımızı süslüyor :) neyse bi gün olacak ben inanıyorum :)

    bu arada şu çamaşır suyu yorumuna canı gönülden katılıyorum, tamam bi insanın saçı uzar, makyaj yapar, ergenlik atlatılınca yüz oturur güzelleşirsin falan, ama ten rengi nasıl değişir yaa :s neyse romcomlarda olur öyle diyor ve ellerine sağlık diyerek yorumumu tamamlıyorum. ben de bi yazı yazayım hatta bu gazla :) vee sırada bangkok love story var.. indireyim şimdiden :)

    • hikaruivy dedi ki:

      @masalevi: sonunda izledin demek, tebrikler kuzu! :) winter sonata’yla kore dünyasına adım atmış biri olarak hello stranger’a bayılacağından emindim zaten. üzülme, bir gün siz de hayalinizi gerçekleştirip o taş heykellerle fotoğraf çekileceksiniz (ahan da buraya yazıyorum) ;)

      ten renginin açılması olayı beni bitiren nokta olmuştu; ama evet, romcom’dur, olur böyle şeyler :) yazını merakla bekleyeceğim, sayende bir kez daha bu şirin filmleri yad etmiş oluruz…

  17. seniduydum dedi ki:

    Üçünden yalnızca First Love’ı izledim ama çok beğenmiştim..Masum bi aşkı anlatıyordu :) Kızın havuz sahnesi falan süperdi doğrusu :) güzel yazınız için teşekkürler.

  18. Asırlar asırlar öncesinden kalma bir yazıya yorum yapıyorum Allah iyiliğimi versin. First Love’ı izledim de az önce yazıyı bulup fikirceğizimi belirteyim dedim. :) Bazı sahnelere çok güldüm ama bence sonu olmamış yani. Peh! Böyle sonları sevmiyorum. Defterli sahnede bitmeliydi bence. :)
    Aradan 9 sene geçmiş ama tipe bak oğulcuğumuz yaşlanmamış. Ama şu da var filmdeki diğer erkeklere göre epey yakışıklıydı çocukceğiz. Hemencicik sordum gugıl amcaya kim bu evlat diye? Melez çıktı çocuk. Diyorum hep yine diyeceğim ne varsa melezlerde var. Bakalım biraz büyüsün de neye benzeyecek görelim. :)

    Bangkok Traffic Love Story’yi ise daha önce izlemiştim ve hoşlanmıştım. kızımız tabi ki adama çarpılacak ben olsam orada ben de öyle olurdum. Etrafta (tayland da) öyle kaç erkek var ki eceba? iç güzellik önemli tabi ama dış güzellik ne yalan söyleyeyim önemli o da. :D

    Hello Stranger’ı ise yarın mı izlesem yoksa şimdi mi izlesem bilemedim. Sanırım bugün izleyeceğim. :)

    • Dip not: hello stranger da bir saniye kadar tv de bangkok love story görüyoruz. :D anlaşılacağı üzere izledim onu da :)

      • hikaruivy dedi ki:

        first love’ın sonunu ben de çok sevdiğimi söylemeyemeyeceğim. araya böyle 859302 sene falan koyuyorlar ya, işin bütün büyüsü kaçıyor bence. evet, ne varsa melezlerde var, ben de katılıyorum :) şahsen bir türk melezi olarak bile anne-babamdan daha güzel olduğumu düşünürüm, bi de interracial melez olsam ego tavana vuracakmış :P :D bangkok’ta en çok esas kızı sevmiştim. haha, o yakışıklılıkta bir adamın tayland’da pek sık bulunmayacağına katılıyorum, kore olsa neyse :P hello stranger’ı da izlemekle iyi etmişsin, güzel film buldun mu kaçırmamak lazım :) :)

  19. buse dedi ki:

    3Ünüde izlemiştim başka tavsiyeniz var mı?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s